Âşıklık Geleneği

Âşıklık geleneği bir toplumun sahip olduğu öz değerlerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı,benliğini hiç bir zaman kaybetmemiş ve kaybetmeyecek bir kültür mirasıdır.Bu mirasın bizden sonra ki kuşaklara aktarılmasına küçükte olsa bir katkıda bulunabilmek adına sitemizde de bu geleneği yaşatıyoruz...

02 Mart 2011 Çarşamba 00:00
Âşıklık Geleneği

Âşıklık geleneği bir toplumun sahip olduğu öz değerlerin kuşaktan kuşağa aktarıldığı,benliğini hiç bir zaman kaybetmemiş ve kaybetmeyecek bir kültür mirasıdır.Bizler sitemizde bu geleneği ve geleneğin yaşatıcıları olan Âşıklar'ımızı tanıtacağız...

Bu gelenekte âşıkların şiirlerini 4+4=8  6+5=11  4+4+3=11  3+4=7  4+3=7  7+7=14 hece kalıpları  ile söylemeleri veya yazmaları geleneğin bir parçasıdır.Bu şekilde yazılan eserler incelendiğinde bu özellikleri taşıyan en belirgin türlerdir diye nitelendirebiliriz.

Âşıklık geleneğinin diğer unsurlarını şöyle sıralamak mümkündür:

1) Mahlas Alma
2)Rüya sonrası âşık olma ( bade içme )
3)Usta-çırak ilişkisi
4)Atışma-karşılaşma
5)Leb değmez ( dudak değmez )
6)Askı (Muamma)
7)Dedim-Dedi tarzı söyleyiş
8)Tarih bildirme
9)Nazire söyleme
10)Saz çalma

Diğer unsurları bu şekilde sıraladıktan sonra geleneğin bu unsurlarını daha detaylı inceleyelim.

1)MAHLAS ALMA:

Mahlas,şairlerin eserlerinin son kıtalarında kullandıkları takma addır.Âşık edebiyatında mahlas,geleneğe bağlı olarak uygulanan kuraldır.Takma adları ile bilinen bir çok şairlerin gerçek isimleri unutulmuştur.Halk ozanlarının mahlasları isimlerinin yerine kullanılmıştır.Örneğin;Dadaloğlunun asıl adı Veli,Sümmanî'nin Hüseyin,Gevherî'nin Mehmet vb.

a)Mahlası Kendi Seçerek Alma:

-Âşık adını soyadını mahlası olarak kullanabilr
-Yaşayışına ve sanatına uygun olarak kendi şeçtiği herhangi bir ismi mahlas olarak kullanabilir.

b)Mahlası Usta Âşıktan,İmamdan,Pir Yada Mürşitten Alma:

Usta Âşık çırağını sınava tabi tutar ve çırağının durumuna göre ona bir mahlas uygun görür.Birde Şeyh yada Pir'in manevi tesiri ile mahlasını alır.

2)RÜYADA ÂŞIK OLMA (Bade İçme):

Bu rüya motifi Âşık Edebiyatı'nda çok sık karşımıza çıkmaktadır.Genellikle halk hikayelerinde yer alan bu rüya motifi bazı Âşık'ların da hayat hikayelerinde de karşımıza çıkmaktadır.

Âşık'lar,Âşık'lığa başlamayı yada yetişip usta bir Âşık olmayı iki unsura bağlamışlardır:

a)Usta yanında yetişme
b)Bade içme

Bade,şerbet,su gibi içilecek bir mai olabileceği gibi elma,ekmek,nar,üzüm gibi herhangi bir yiyecek maddesi de olabilir.İnanışa göre usta bir Âşık olmak için bir usta yanında yetişmek veya 'PİR' elinden bade içmek gerekir.



Bade aşığa;

- Bir pir tarafından,
- Üçler tarafından,
- Beşler tarafından,
- Yediler tarafından,
- Kırklar tarafından verilir.

3) USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİ:

Âşık edebiyatında yüzyıllar boyu yaşatılan geleneklerin en önemlilerinden biri de usta çırak geleneğidir. Âşıklar genellikle bir usta Âşığın yanında onun çırağı olarak yetenekler ölçüsünde olgunlaşırlar.

Genç Âşık'ın ustasının yanında çok büyük bir sabır göstermesi gerekmektedir.Bu sabrın sonun da ustasının hayır duasını alarak tek başına halk önüne çıkma iznine kavuşur.

4)ÂŞIK KARŞILAŞMALARI:

Atışma,âşıkların dinleyenler karşısında iğneleyici fakat bir mizah çerçevesi içinde deyişmeleridir.

Karşılaşma,âşıkların rakibine üstün gelmek için soru cevaplı tarzı seçmesi yada onu mat etmenin yollarını aramasıdır.

5)LEB DEĞMEZ (DUDAK DEĞMEZ):

Ozanların söz hünerlerini sergilemek için seçtikleri bir biçimdir.İçinde (B,P,M,V,F) dudak ve diş-dudak sesleri bulunmadan söylenilen şiir demektir. Âşıkların dudakları arasına iğne koyarak yarıştıkları bir atışma biçimidir.

6)ASKI (MUAMMA)

Muamma,Âşık Edebiyatında bir kimsenin yada herhangi bir varlığın ismini gizleyen şiir demektir.Âşık edebiyatında muammanın özel bir önemi vardır. Âşıklarca muamma düzenlemek ya da bir muammayı çözmek bilgi ve zeka ister.



Anlatılanlara göre muammanın uygulanışını şu şekildedir:

Kahvelerde muamma düzenlendiği gecelerde; sigara ve nargile içilmez, kimse sesli konuşmaz, herkes intizam içinde oturur. Halk şairi tarafından hazırlanmış muamma büyük ve uzaktan okunabilecek bir yazı ile kağıda yazılır ve tahtaya yapıştırılır. Tahtaya bir milimetre kalınlığında bal mumu sürülür. Aşıklar nöbetle kahveye gelenlere işine ve halk arasındaki derecesine göre ağırlamalar söylerler. Ağırlanan kişi de ağırlığına göre muammanın etrafındaki bal mumu sürülmüş tahtaya para yapıştırır. Muammayı kim çözerse paraları alır ve muammayı tertipleyen aşık da bir taksim çıkarırdı. Şayet bu muamma birkaç gece kahve duvarında asılı kalır, kimse tarafından da çözülmemiş olursa sahibi olan aşık bunun ne olduğunu söyler ve bütün paraları alırdı.

7)DEDİM-DEDİ TARZI SÖYLEYİŞ:

Âşık Edebiyatında yaygın olarak kullanılan bir biçimdir.Âşık ve sevgilisinin koşma ve semaî'lerde ki karşılıklı söyleşmeleridir.

8)TARİH BİLDİRME:

Âşık,yangın,sel,kıtlık,hastalık,önemli savaşlar vb. gibi toplumsal konularda kendi doğum tarihinin şiirlerinde tarihi birer belge olmasını istemiş ve genellikle ilk yada son dörtlükte bazen de ara yerde tarih belirtmiştir.

9)NAZİRE SÖYLEME:

Nazire, bir şairin şiirini diğer bir şair tarafından aynı uyak ve ölçüde benzer bir biçimde yazma demektir.

10)SAZ ÇALMA:

Saz Âşıklar için ilhamı kamçılayan bir enstruman olarak tanımlanabilir.Bu gelenkte saz,en önemli unsurlardan biri olarakta nitelendirilebilinir.



Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    
    TÜMÜ Yazarlar
    banner359
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner362