Atatürk’ün Bursa Nutku yoktur!

10 Mayıs 2016, 04:06
Atatürk’ün Bursa Nutku yoktur!
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili dönem dönem gündeme gelen konulardan birisi de Atatürk’e ait olduğu iddia edilen Bursa Nutku’dur. Birilerinin toplumu istedikleri noktaya kanalize etme amaçlı, plan program dahilinde ortaya attıklarını düşündüğüm Bursa Nutku, Atatürk'ün devlet adamlığı, karakteri, felsefesi ile hiç mi hiç örtüşmeyen cümleler içermekte. Yani bu açılardan bakıldığında bahse konu nutkun Atatürk'e ait olup olmadığı hususu ciddi şüpheler içermekte. Planlı olarak gündem edildiğini düşündüğüm bu metinle kanaatimce toplumda kanun tanımazlık kanun adamlarına itaatsizlik ve anarşi çıkarmak gibi Atatürk'ün de asla tasvip etmeyeceği filler mübahmış gibi bir algı oluşturulmak istenmektedir. Bu metnin Atatürk'e ait olduğu söylenerek de oluşacak olan anarşiye meşru zemin hazırlanmakta olunduğu kanaatindeyim.

1933 yılında Bursa Ulu Camii’de Türkçe ezan okunmasıyla ortaya çıkan kriz ve kargaşa sonucunda İzmir gezisini iptal edip Bursa’ya gelen Atatürk’ün, Türkçe ezana karşı çıkan ayaklanmanın gençler tarafından bastırılmak istendiğini fakat zabıta ve adliye güçlerine olan güvenden dolayı müdahale etmediklerini öğrenmesi üzerine Bursa Nutku’nda yer alan konuşmayı yaptığı iddia edilir. Atatürk’e ait olduğu söylenen bu nutuktan kısaca özetlemek gerekirse, Atatürk; “Cumhuriyetin ve devrimlerin aleyhinde bir takım gelişmeler yaşandığı takdirde, Türk genci polis, jandarma, adalet var demeyip taşla, sopayla veya neyi varsa onunla mücadele etmesi gerektiğini” söylediği iddia edilmektedir.

Sürekli iddia diyorum, çünkü böyle bir konuşmanın veya böyle bir metnin olduğunu ispat edecek herhangi delil bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Türk halkının vazgeçilmez lideri, ilk cumhurbaşkanı ve her anı, her adımı, her kelimesi kayıt altına alınıp devlet arşivlerinde bulunan, hakkında ciltlerce kitaplar, hatıratlar yazılan Mustafa Kemal Atatürk'ün böyle bir konuşması olduğu takdirde bu nutkun doğruluğu teyit etmek çok da zor olmazdı. Böyle bir nutkun doğruluğuna ilişkin herhangi bir kaynak, tanık, hatırat olmadığı gibi; Atatürk’ün yanından ayrılmayan yaveri Kılıç Ali Paşa'nın böyle bir konuşmanın söz konusu olmadığını söylemesi de bu nutkun varlığı hakkındaki şüpheleri güçlendirmektedir. Kaldı ki "Yurtta Sulh Cihanda Sulh", "Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş cinayettir" "Polis, kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat edilmelidir." gibi sözlerin ve kanunlara ve kanun adamlarına saygılı olmanın gerekliliğini vurgulayan daha pek çok sözün sahibi olan; Ayrıca Padişahlık yönetimini bitirip tamamen kanunlara, hukuka dayalı bir yönetim biçimini ülkesine getiren bir adamın bu şekilde anarşiye yol açacak hatta yol gösterecek ve kanunlardan bağımsız hareket edilebilmesini söyleyecek olması da abesle iştigaldir.

Böyle bir nutkun olup olmadığı ile ilgili konuşmalar, yazılar, makaleler belli aralıklarla gündeme gelmekteyse bunun sebeplerine eğilmek gerekir. Bursa Nutku diye bilinen bu metnin bir plan ve menfaat dahilinde ortaya atıldığını düşünmekteyim. Bu planın ilk ayağı bahsi geçen metindeki anarşi vurgusudur. Toplumun büyük bir kesiminin Atatürk sevgisi beslediği bir ülkede, "Türk genci, ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır demeyip, elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır" gibi bir başkaldırıya teşvik eden söylemi Atatürk'le ilintilendirerek çıkması istenen kaos ve anarşinin dayanağı sağlamlaştırılmaktadır.

Bir de bakmışsınız ki Atatürkçü geçinen, topluma bu siyasi kimliğiyle mâl olmuş birine bu metinde Atatürk'ün sözde önerdiği metodları kullandırıp neticesinde onu hapse atarlar; halkın gündemini bu olaya kilitleyip kitlelerin faks ve mail yoluyla tepki vermesini sağlarlar, hapse attıkları sözde halk kahramanı politikacı yada gazeteci cezaevinden halkın duygularını okşar nitelikte açıklamalar yapar ve bu kişinin cezaevinde yazdığı mektuplar yada beyanatlar halka medya yolu ile duyurulur. Kitleler vesayetçi yönetimle kavgalı olduğunu ve haklı olduğunu düşündüğü sanal kahramanı sever ve taraftarı olur bu esnada cezaevindeki sanal kahraman, hak ihlali gerekçesiyle örneğin Anayasa Mahkemesi'ne başvurur, ardından da suçsuz diye serbest bırakılır. Cezaevinde çıkar çıkmaz siyasete atılan şahıs bir de bakmışsınız ki iktidara gelmiş ve mevcut düzeni korumakla meşgul. Yani Bursa Nutku denilen metinde var olan o senaryo metnindeki her şey oynanmış yada bir başka deyişle sanal olarak yaşatılmış olur. Ve kötü emeller için hazırlanmış o Atatürkçü geçinen kişi, hitap ettiği kitlenin kahramanı oluverir. Ve Atatürk diye diye vatan hainliğine, vatan hainlerine hizmet için alt yapı hazırlanmış olur. Kim bilir? Bunca senaryonun ustaca sergilendiği ülkemizde neden olmasın?


          

banner278

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 6 yorum mevcut

    • cakabo.. 7 ay önce yorumlandı

      basladınız yıne ataturk reklamlarına,ahirette sıze sefaatcı olacak sanki...ben chp yalakası degılım ve aslada olmam bu yorumumuda ıster yayınlayın ıster yayınlamayın cokta tınn :-)

    • öyle bir mahkeme kararı var 8 ay önce yorumlandı

      öyle bir mahhkeme kararı var. ama mahkeme türk tarih kurumu başkanından aldığı bilgiye göre hüküm veriyor. başkan bilgilyi neye göre veriyor bu önemli

    • Yaşar Aktay @Dogukan Kurnaz 8 ay önce yorumlandı

      bursa nutku diye bir şey kesinlikle yok bunu yakın tarihi az araştıran ve bilgi sahibi olan herkes bilir. doğukan bey uydurmayın böyle bir mahkeme kararı kesinlikle bahse konu bile değil.

    • Hiçbir lider şaşmaz ve yanılmaz değildir ! 8 ay önce yorumlandı

      bu konu için ve burada bahsi geçenler için söylemiyorum: ancak, hiçbir lider, yönetici, firavun, tiran, devlet başkanı, her kim olursa olsun; beşerdir, şaşar, yanlış yapabilir, yanılabilir, yanıltılabilir. olaylara farklı açılardan günün şartları açısında da bakmak lazım. demirelin meşhur sözü dün dündür bugün bugündür, dün kanunla yasaklanan bugün serbest olabiliyor. yani dünyevi düzenlemeler ve fani liderler yanılabilir, yüzde yüz isabetli kararlar almayabilir. dün sarığı için kuran okuduğu için asılanları unutmadık, fötr giymedi diye. bugün fötr giyen mi var. dünya böyledir, çok inatlaşmayın, Allahın kanunlarında ise hiç bir değişiklik bulamazsın. kulları onu uygulamakla huzur bulur, vesselam...

    • Dogukan Kurnaz 8 ay önce yorumlandı

      1975 yılında; ilk kez yazılı metin olarak, cafer tanrıverdi tarafından halka dağıtılmasından sonra, kayseri 2. ağır ceza mahkemesi tarafından yapılan kovuşturmada, dönemin türk tarih kurumu başkanı enver ziya karal ve öğretim üyesi sami n. özerdimin katkılarıyla atatürk'e ait olduğu mahkemece karara bağlanmıştır. harfler büyük yazılmıyor ne yazik ki o yüzden küçük harfle yazıldığı için isimler kusura bakmayın teşekkürler saygılar..

    • hiç 8 ay önce yorumlandı

      mümkün. hersey olabilir. koyun olmayalım işte. oyunlara gelmeyelim.gida paketi ve kömür veriyorlar diye herseye inanmayalım.sorgulayıp arastıralım.oyuna gelmeyelim.makyajın altını, cilanın altını kazıyalım.birbirimize düşmeyelim.vatanımızı sevelim.bu ülkeyi binbir zorluklarla kurtaran atamızı , atatürk'ü anlayalım ve sevelim.

    TÜM YORUMLAR
    banner317
    TÜMÜ Yazarlar
    Özel Haber
    Son Yorumlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner275

    banner316

    Haberler Haberler