Bildiğiniz üzere geçtiğimiz haftalarda Uşak Cumhuriyet Başsavcısı ile bazı Avukatlar arasında yaşanan bir gerilimin ardından Başsavcının şikayeti üzerine açılan dava görülmüştü. Edindiğim bilgiye göre Başsavcı davayı açmış ama daha sonra sanırım öfke ile yapılmış çokta gerekmeyen bir davranış diyerek işin arkasını aramamış zaten Savcılık mütalaası da Avukatlar lehine imiş ve adeta beraat istemiş Savcılık. Yani Beraat çıkacağı zaten önceden belliymiş. Kaldı ki yine edindiğim bilgiye göre karara herhangi bir itiraz da söz konusu olmamış. Peki o halde birileri neden bir bardak suda fırtına koparmaya kalktı diye sorarsanız size tamamen siyasi diyebilirim. Yani aslında siyasi hareket eden iddia edildiği gibi Başsavcı değil bilakis Baro Başkanı ve birlikte hareket ettiği bir avuç avukat. Siyasi derken ne kastediyorsun? Cevap vereyim, malum Uşak'ta siyaset meydanı bomboş ve hiç bir partide yıldız diyebileceğimiz bir isim yok öne çıkabilen. Bir süredir bazı malum çevreler siyasete yeni malzeme kazandırabilmek için uğraş vermekte ve fakat bir türlü muvaffak olamamakta. Yani siyasete yeni ism kazandırıp halka mal edememekte. Bu durum da çok değişik arayışların yaşanmasına vesile olabiliyor. Yani aslında anladığım kadarıyla Başsavcı'nın açtığı davayı bir fırsata dönüştürüp arada yıldız yada yıldızlar çıkarma derdine düştü birileri. Mehmet Altay ve Nurullah Cahan fiyaskosundan sonra insanların avukatlara dönüp bakası yok ve sanki uzunca bir süre hukukçulara siyaset yolu kapalı kalacak gibi görünüyor en azından Uşak için durum bu. Ama denediler işte tutmadı. Beklenti şu idi; Adliyenin önünden Çarıkköy rampasına kadar araba olacaktı ve kalabalıktan giremeyeceklerdi şehre. Tabi şehirden de akın akın araç ve insan gidecekti konvoyun bir ucu adliyede iken bir ucu Mesut Apaydın'ın belediye bütçesinden yapıp Devlete bağışladığı köprülü kavşağa kadar uzanacaktı. İşte efendim Türkiye'nin her yerinden avukatlar eski Yargıtay yada Danıştay üyeleri falan bile gelecekti ama beklenen olmadı. Davaya dönüp bakan bile olmadı ve zaten beraat çıkınca oluşturulmak istenen ama başarılamayan sahne dağıtılmış oldu. Adamlar Adliyeye siyaset sahnesi kurdular adeta iyi mi? Konumuz bu değil tabi bu paragraf ön bilgilendirme zorunluluğu sebebiyle yazılmış bir paragraftır. Şimdi gelelim konumuza.

Beraat kararından 12 gün sonra öğrendiğimiz ve içeriğinden ve dayanağından hiç bir bilginin verilmediği bir soruşturma neticesinde Uşak İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan operasyonda, 1 binbaşı, 1 yüzbaşı, 3 astsubay ve 1 uzman çavuş gözaltına alındı. Dikkat edin görevlerinden alındı demiyorum, haklarında dava açıldı demiyorum, muvazzaf subaylar görevi başında göz altına alındı diyorum. Göz altına alınanlardan birisi de yukarıdaki paragrafta bahsettiğim davayı gören ve Beraat kararını veren Hakime Hanımın eşi imiş. Elbette ki gözaltına alınmış mahkemeye çıkartılmış hatta tutuklanmış olması bir kişinin suçunun sübut olduğuna bizi emin kılamaz belki de masum çıkacaktır ve bizlerde masumiyet karinesi gereği bunu belirtmeliyiz. Ayrıca yetkililer soruşturmanın içeriğine dair bir bilgiyi en azından kamuoyu ile paylaşmış değiller. Uşak BARO Başkanı Uşak'lı avukatlar adına (Uşak'lı Avukatlar ne diyor bu işe bilemiyorum ama açıklamanın içinde Uşak'lı Avukatlar adına yapıldığı özellikle belirtilmiş) yaptığı açıklama da Başsavcı'nın bu kararının kasıtlı olduğunu Hakime Hanımının Beraat kararı vermesi sebebiyle cezalandırıldığını söylemeye çalışmış ve yetkilileri Başsavcı'yı görevden almaya çağırmış. Öncelikle belirteyim; BARO Başkanı Sağcan öteden beri bu türden dengesiz çıkışları olan birisi ve uzun zamandır karşılaştığımızda selamı dahi esirgediğim bir eski tanışığım. Malumunuz kendisini İşçi Partisi fraksiyonundan birisi olarak tanımlar ve edindiği siyasi kimlikler de malumunuzdur. Solcu bir arkadaş olarak kendisinden bekledik ki yol kenarlarının otoparka dönüştürülmesi meselesinde uluorta mahkeme kararına uyulmadığında dönen hukuksuzluğa isyan etsin. Yok beyimizin gündemine bile girmedi Belediye tayfasının yaptığı hukuksuzluklar. Aslında olması gereken nedir? Madem Baro Başkanısın bu türden haberleri suç duyurusu haline getirip götür Cumhuriyet Savcılığına ver Onlar gereğini yapmazlar ise o zaman görevden alınmalarını iste. Yada mesela FETÖ Aleyhinde tek bir beyanını duydunuz mu Sayın Sağcan'ın? Ben şahsen duymadım ya FETÖ Soruşturmalarına BARO'nun ne katkısı olmuş? Şehir kaçak katlar ve çarpık yapılaşmanın en yoğun görüldüğü şehir oldu, bu şehirde Kominist Mehmet abiyi Cahan'ın elini sıkmadı diye Devlet Mmemuru koruması dövdü uluorta da BARO Siz şehir eşkiyası mısınız? demedi kimseye. 50 Tane belediye personeli FETÖ Gerekçesiyle hiç haksız yere işinden atılmaya kalkışıldı BARO ne yaptı mesela. Sahi siz BARO'yu ne zaman iktidar aleyhinde bir açıklama yaparken ve hukuksuzlukları eleştiriken gördünüz. 

Gelelim Uşak Cumhuriyet Başsavcı'sına kendisi ile bir kaç kez protokolde ve Adliye koridorlarında karşılaşmışlığımın dışında tanışıklığım yoktur ve kendisini ve başka Cumhuriyet Savcılarımızı yeri geldikçe eleştirmişliğim de az değildir ki benden haz ettiğpini de pek sanmıyorum doğrusu. Malumunuz siyasiler sık sık hakıkımızda şikayet götürüyor ve sık sık yalan yanlış bilgilerle hakkımızda dava açılmasını yada işlem yapılmasını sağlamaya çalışıyorlar. Günümüzde zaten AKP'yi eleştiriyorsan sana nasıl bakıldığı hepinizin malumu. Ama ben insaflı adamım arkadaş. Böyle abuk subuk bir suçlama ile algıları oynayarak FETÖ Soruşturmasına zarar gelmesine de şehrimizin Başsavcısına haksızlık edilip linç kampanyasına dönüştürme çalışmalarına da kayıtsız kalamam.

Şimdi gelelim Sağcan'ın iddiasına neden abuk subuk bir suçlama dediğime. Sizce mantığı var mı Allah Aşkına? Hakime Hanımın beraat kararını beğenmeyen bir Başsavcı neden eşine FETÖ iftirası atıp tutuklatmak istesin. Kararı beğenmeyen gider üst mahkemeye itiraz eder. hem kararın beraat çıkmasının hazırlanan mütalada da istendiğini yazımın başında belirtmiştim. Haydi diyelim Başsavcı böyle bir cahillik etti ve beraat kararı verdiği için kızdığı Hakim'in eşini FETÖ'den almaya karar verdi. Yahu adam muvazzaf Subay; Başsavcıya inanmasa Garnizon Komutanı izin verir mi emrindeki Muvazzaf Subayın böyle palas palandıras alınmasına? Haydi diyelim Garnizon Jandarma göz yumdu aldı Başsavcı Komutan'ı peki suçlamalarının mesnetleri yada delilleri nelermiş? Yada Mahkeme görülmemiş mi? Komutanın Avukatı yokmuymuş? Eşi Hakime demiyor musunuz zaten? Elbette ki bunları söylerken Sayın Komutanı suçlamak derdinde değilim ama yargılanma henüz yeni başlamışken ilk günden böyle bir açıklama yapılması sizce de manidar olmuyor mu? Yoksa diyorum FETÖ Soruşturmasının avukatlara sıçrayacağı yönündeki duyumlarım doğru mu? Yoksa FETÖ Soruşturmasının Hukukçu ayağına sıra gelmesin diye mi bu baskı kurulmaya çalışılıyor? Tabi akıl gazeteci aklı olunca ve bu güne dek pek çok kumpas vs görmüş bir gazeteci aklı ile düşününce soruların ardı arkası gelmez. Bende BARO Başkanı Gürcan Sağcan'a haksızlık etmiş olmayayım. Bu konuda haklı olma olasılığı neredeyse hiç yok ama hep dediğim gibi bir haksızlığı ortaya koyarken başka bir haksızlığa sebep olmak istemem. Nasıl olsa önümüzdeki günlerde işin aslı meydana çıkar. Kimbiilr belki de bu güne kadar pek basın karşısında görmediğimiz Sayın Başsavcımız konuya ilişkin bir açıklama yapar da kamuyonu rahatlatarak FETÖ Soruşturmasının sulandırılmasına izin vermez. Bekleyip göreceğiz kim haklı kim haksız? Benim hatırlatmak istediğim sadece böyle önemli bir soruşturma hakkında konuşan kimselerin yeterli bilgiye sahip olması ve varsa bildiklerini kamuoyuna aktararak böyle ağır suçlamalar getirmesi gerekir. Siyasetçi yada Hukukçu adı neyse asla şehrimizin Devlet protokolünün en önemli ismine eğer bir dayanağı yada mesnedi yoksa böyle suçlamalar getirmemesi gerekir. Bu tür açıklamalar normal şartlar altında Devlette kriz sebebidir esasen ama sanırım açıklama çokta umursanmadığından ya da Soruşturmanın selahiyeti bakımından bir kriz çıkmasına müsade edilmedi. Yada belki kriz çıktı biz henüz işitmedik. Eğer BARO Başkanı kimliği ile Devletin Cumhuriyet Başsavcısını FETÖ Kumpası kurarak suçsuz insanları cezaevine atmakla suçlamışsa muhakkak bunu hangi gerçek bilgilere dayandırarak söylediğini de paylaşmak zorundadır. Hiç olacak iş mi bu derken sizce de haksız mıymışım? Allah şehrimizin sonunu hayreyleye...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sabırlı bence 6 ay önce

agb nin yazısında başsavcıya saymadığı hakaret neredeyse kalmadı başsavcıdan tık yok. ya çok sabırlı bir adam ya da ne bileyim... sabırlı sabırlı... kimseye bişey demiyor.

Avatar
mmm @anti fetö 6 ay önce

hadi ordan be ,destek olcakmışız.tayyip erdoğanın fetöcü olduğunu ihbar ifadelere karşı belgelere karşı ne yapmış başsavcı

Avatar
anti fetö 7 ay önce

otopark davası ayrı, fetö ile mücadele ayrı. avukatlar ile sorunum yok ama avı kapları hiç sevmem. genellikle davaları saçma sapan yerlere seçekn, vatandaşın kazandığı davaıyı tersine çeviren kişi avukat değil avı kaptır.
burada sayın başsavcıya destek olmak lazım. fetöcüler bu mücadeledeye sekte vurmak,sulandırmak için insan üstü bir çaba harcıyor. başsavcıya destek olalım ki 15 temmuzlar yaşanmasın.

Avatar
dikilitaşlı emin 7 ay önce

konuyla ilgili bilgi sahibi değilim ama baya gündem oluşturmak için çok çaba sarf edilmiş olmalı, tüm türkiyenin gözü kulağı bu davada olacak filan diye. benim hafızamda daha çok, bana icra davaları açanlar ile 15 temmuz öncesi haklı olduğum davalar da haksız duruma düşürme çabasında olup eşimle üzerimize adliye koridorlarında yürümeye cüret ederek, görüşeceğiz sizinle diye bilme cesaretini kimden aldığını merak ettiğim avukatlar ve karakollarda bazı avukatların kanunun kendilerine vermediği yetkileri nasıl kullanabildiklerinin merakı olduğu için, zerre kadar ilgimi çekmedi bu konu.

Avatar
dikilitaşlı emin @Eren ceylan 7 ay önce

bende onu diyorum. bulunmadığı duruşmada nasıl mütalaa verecek? benim anladığım savcılık makamının eli kolu bağlı değil, dilerse karara itiraz edebilmesi için zaten dosya başsavcılığa gönderiliyor.

Avatar
Eren ceylan @dikilitaşlı emin 7 ay önce

bu mutala değil.temyiz yetkisidir. mutala duruşma esnasında verilir.

Avatar
dikilitaşlı emin @eren ceylan 7 ay önce

asliye ceza mahkemelerinde duruşma savcısı oluyor mu? birde ceza muhakemesi kanununun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki kanuna eklenen geçici 9. maddesinde "verilen hükümler ile tutuklamaya veya salıverilmeye ilişkin kararlara karşı cumhuriyet savcısının kanun yoluna başvurabilmesi amacıyla dosya cumhuriyet başsavcılığına gönderilir" sözünden ne anlamamız lazım. hukukçu olmadığım için anlayamadım.

Avatar
başka bir avukat 7 ay önce

herkese birer lafım var. öncelikle eren, sen müsterih ol. bu gazetenin huyu budur. eğer biri çıkıp da kendini eleştirirse, hemen olayın daha yakınından bir tanık (!), mesela burada karşı görüş av.ı, cevap verir. öncelikle karşı görüşten avukat olması saçma çünkü otopark olayı siyasi değildi . bitene kadar. dava bitti. ne olduysa baro bşk.nımız sonra açıklama demeç derdine düştü. ama başsavcı müsterih olsun. yönetimdekiler ve küçük bir grup dışında gürcan beyi destekleyen yok. herkes rahatsız bu söylemlerden. baro başkanı, otopark davamıza bile bu kadar sahip çıkmadı diye tepkiliyiz. kısaca avukatlar da rahatsız bu durumdan. biz kendi otopark soruşturmamıza bile karışmadık. buna karışmak bir hukukçuya yakışmaz. fetöyle verdiği mücadelede, başsavcının yanındayız.