Merhaba Sayın Okurlarım; Ara sıra da olsa bu köşeden kişilerin sosyal güvenlik büroma gerek gelerek, gerekse telefon ve eposta ile sordukları sorulara verdiğimiz cevapları yayınlıyoruz. Ancak bu defa,  bana soru olarak yöneltilmemiş, ancak gerçekten de hem işçiler hem de işverenler açısından önemli olabilecek bir konuyu kaleme aldım.

Üç seri olarak hazırladığım yazı dizimde bu hafta genel olarak Dinlenme Hakkından ve Ara Dinlenme Hakkından bahsedeceğiz.

DİNLENME HAKLARI NEDİR?

Şüphesiz bir insanınçalıştığı ölçüde dinlenme hakkı da esastır. İnsanların fizyolojik ve sosyal varlık olarak bir takım ihtiyaçlarını karşılamaları gerekmektedir. Bu nedenle çalışan bir işçinin,çalıştığı ölçüde dinlenmeye de hakkı vardır. Çünkü sağlığını, işgücünü koruması ve yenilemesi amacıyla, günlük, haftalık ve yıllık çalışma sürelerinde dinlenmesi gerekir. Bu güvence, Anayasanın 50. Maddesinde “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır” denilerek vurgulanmış ve aynı zamanda ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve koşulları düzenlenmiştir.

Bu hak, uluslararası düzeyde de 1976 yılında Birleşmiş Milletler sözleşmeleri arasında yer alan “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi” nin 7’nci maddesinde de dinlenme, boş zaman ve makul çalışma süresi; ücretli dönemsel tatillerle resmi tatillerde ücret verilmesini sağlayacak adil çalışma koşulları sağlanması öngörülmüştür.

Çalışanlara dinlenme hakkı tanınmasındaki amaç, çalışanın dinlenme sürelerinde kendisinin ve ailesinin geçim kaynağı olan ücretini almaya devam etmesidir. Gerçekten dinlenme süresinde iççi ücret alamazsa, uğradığı maddi kaybı gidermek için uğraşacağından, kendisine tanınan dinlenme hakkı ile sağlanması amaçlanan, sağlığını ve işgücünü koruması gerçekleşmeyecek, böylece çalıştığı dönemdeki verimi de olumsuz etkilenecektir.  Nitekim, hafta tatili ve bayram tatili ile yıllık izin haklarının koşullarının yasayla düzenlenmesini öngören Anayasanın 50.maddesinde bu izinlerin “Ücretli” olacağı belirtilerek, tatil ve yıllık izin sürelerinin ücretli olması ilkesi benimsenmiştir.

ARA DİNLENME NEDİR VE NASIL UYGULANIR?

Esasen gün içinde verilen dinlenme süresine Ara Dinlenmesi denir ve işçinin dinlenmek, yemek ve içmek gibi doğal ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için günlük çalışma süresi içinde dinlenme verilmesi zorunludur. Kanun, ara dinlenme sürelerini işyerindeki günlük çalışma sürelerine göre belirlemiştir. 
Buna göre işçilere;

-Dört saat veya daha kısa süreli işlerde on beş dakika,
-Dört saatten yedi buçuk saate kadar süreli işlerde yarım saat,
-Yedi buçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat ara dinlenmesi verilir.

Kanunda belirtilen bu süreler asgari sürelerdir. Dolayısıyla, sözleşmelerle bu süreler arttırılabilir.
Ara dinlenme süreli, çalışma süresinden sayılmaz, ancak sözleşmelerle ara dinlenmelerinin çalışma süresinden sayılacağı kabul edilebilir.

Yargıtay’a göre toplu iş sözleşmesinde ara dinlenmesinin çalışma süresinden sayılacağına ilişkin hüküm bulunsa dahi, işçi ara dinlenmesinde çalıştırılmamışsa, bu süre fazla çalışma sayılmaz ve zamlı ücret istenmez. İşçiye sadece normal ücretin ödenmesi gerekir.

Günlük çalışma süreleri içinde işçilere verilecek ara dinlenmelerinin aralıksız verilmesi esastır. Ancak iklim, mevsim, o yerdeki örf ve gelenekler veya işin niteliği gereğince toplu iş sözleşmeleri ile bu süreler aralı olarak kullandırılabilir.

Ara dinlenmesi, işyerinin değişik bölümlerinde çalışan bütün işçilere aynı zamanda uygulanabileceği gibi, her bölüme farklı zamanlarda da verilebilir. Ancak, bir işyerinin aynı bölümünde çalışan bütün işçilere aynı saatte ara dinlenmesi verilmesi esastır. Bununla beraber, işin gereğine göre aynı bölüm içinde de nöbetleşe dinlenme yapılabileceği sözleşmelerle kararlaştırılabilir.

İşçi kural olarak ara dinlenmesini serbestçe kullanabilir; yani isterse işyerinde kalır, isterse bu zamanı işyeri dışında geçirebilir. Dolayısıyla, işçinin ara dinlenmesi sırasında işyeri dışına çıkması kural olarak engellenemez. Bununla beraber, işin ya da işyerinin özelliği işçilerin dinlenme sırasında işyeri dışına çıkmalarını sakıncalı kılıyor veya güçlük yaratıyorsa, ara dinlenmelerini işyerinde geçirmeleri kararlaştırılabilir. İşverenin bu yöndeki talimatı kanuna aykırılık teşkil etmez. Ancak, işçi işyerinde kalsa bile ara dinlenmesini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde işçi çalışmaya zorlanamaz. İşçi ara dinlenmesinde çalıştırılır veya işverenin talimatıyla işin başında bulundurulur ve çıkacak iş nedeniyle bekletilirse, ara dinlenme süresi iş süresinden sayılır.

İşçinin o hafta içinde çalıştığı süreler ile ara dinlenmelerinde çalıştığı süreler:

-Toplam 45 saati aşıyorsa,işçi aşan kısım kadar fazla çalışma (fazla mesai),

-Haftalık normal çalışma süresi sözleşmelerle 45 saatin altında kararlaştırılmış ve işçinin toplam çalışma süresi bu süreyi aşıyor, fakat 45 saatin altında ise, fazla sürelerle çalışma yapmış sayılır ve fazla çalışma türüne göre zamlı ücrete ya da serbest zamana hak kazanır. 

Yoğunlaştırılmış iş haftası uygulamalarında ise denkleştirme süresi içindeki ortalama çalışma süresi esas alınır.

Sonraki yazılarımda “Ücretli Tatillerden” ve “Yıllık Ücretli İzinler” den bahsedeceğiz...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ss 4 yıl önce

organizede kölelik var sen konuş

Avatar
yazar @ss 4 yıl önce

mücadele etmeyen, köleliğe devam eder.

Avatar
harbi genç 4 yıl önce

işverene yalakalık oldu sürece kölelik devam eder dostlarım!