banner407

Uşak Eğitim Sen Üyeleri Protesto Gösterisinde Öğretmen Kartlarını Attılar!



24 Kasım Öğretmenler Günü'nde eğitim sendikalarının yaptıkları protestolara bir yenisi daha eklendi. Eğitim Sen Uşak Şubesi bugün Atatürk Anıtı önünde protesto gösterisi düzenledi. Yapılan gösteriye ÖDP Uşak Teşkilatı, TGB üyesi gençler, Gençlik Muhalefeti üyeleri, CHP İl Başkanı Bülent Horasan ve Merkez İlçe Başkanı Filiz Bilen, ADD Uşak Şube Başkanı Arif Güvenir ve sendika üyeleri katıldı.

Sendika binası önünde toplanan üyeler, Tiritoğlu Parkı'nda toplanan grupla beraber Atatürk Anıtı önüne kadar yürüdü. Atatürk Anıtı önüne gelindiğinde Eğitim Sen Uşak Şube Başkanı Deniz Ertunç bir basın açıklaması da yaptı. Yapılan açıklamanın ardından sendika üyeleri ellerindeki örnek öğretmenlik kartlarını yere attılar.

Eğitim Sen Uşak Şube Başkanı Deniz Ertunç'un yaptığı açıklama şöyle:

Bir 24 Kasım’da daha yıllardır duyulmak istenmeyen sesimizin duyulması, taleplerimizin dikkate alınması için alanlardayız. Türkiye’nin sadece öğretmenleri değil, tüm eğitim ve bilim emekçileri her yıl sadece bir gün hatırlanmayı değil, yaşadıkları ekonomik, sosyal ve özlük sorunlarına gerçekçi ve kalıcı çözümler üretilmesini beklemektedir.

24 Kasım tarihi başöğretmenimiz Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gün olması dolayısıyla önemlidir. Buradan başöğretmenimiz Atatürk’ü bir kez daha saygıyla anıyoruz. Ancak “24 Kasım Öğretmenler Günü”nün 12 Eylül döneminin bir ürünü, 12 Eylül zihniyetinin nasıl bir öğretmen istediğinin simgeleştiği bir gün olduğu da asla unutulmamalıdır.

Öğretmenlik mesleği açısından uluslararası anlamda kutlanan gün 5 Ekim dünya Öğretmenler Günü olmasına karşın, 12 Eylül sonrasında ilan edilen “24 Kasım Öğretmenler Günü” bugüne kadar öğretmenlerin en temel sorunlarının bile gündeme gelmediği “resmi bir gün” olarak görülmüştür. 

Her 24 Kasım’da öğretmenliğin kutsallığından, “onurlu bir meslek” olduğundan söz edilerek bildik ezber cümlelerin kullanılması, eğitim emekçilerini ciddi anlamda rahatsız etmektedir. Yüz binlerce eğitim emekçisinin sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmek için yıllardır adım atmayanların, öğretmenlerin gerçek sorunlarını görmezden gelenlerin hamasi nutuklarını daha fazla dinlemek istemiyoruz. 

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer; “Öğretmenler 3 ay tatil yapıyor, öğretmenlerin yeterliliklerini ölçeceğiz” diyerek kamuoyunda öğretmenlik mesleğin küçümseyen ve aşağılayan ifadeler kullanmaktan çekinmemiştir. Ardından Başbakan Erdoğan, öğretmenlerin az çalışıp çok maaş aldığını iddia ederek, öğretmenlerin emeğini ve kişiliğini aşağılayanlar kervanına katılmıştır. Dün bizlere hakaret edenlerin bugün çıkıp kutlama mesajları vermesi resmen ikiyüzlülüktür. 

10 yıllık AKP iktidarı döneminde eğitim emekçilerinin çalışma koşullarında ve özlük haklarında ciddi gerilemeler ve hak kayıpları yaşanmış, var olan haklarımızı ortadan kaldıran bir dizi düzenleme hayata geçirilmiştir. Gelinen noktada M. E. Bakanı ve hükümet yetkililerinin öğretmenlik mesleğinin itibarını düşüren açıklamaları sonucu öğretmene şiddet ve öğretmen cinayetleri artarak devam etmektedir.

Öğretmenler asli görevleri olan ders anlatma dışında Öğrenci Koçluğu, Eğitim Harcamaları Anketi (TEFBİS), İlköğretim Kurumları Standardı Anketi (İKS), mahallelerde okuma yazma bilmeyenlerin tespiti çalışması gibi ek çalışmaları  yapmaya başladılar. Bunlar yetmiyormuş gibi ADEY, RİDEF, RİTA, Afet Yönetimi ve Aile Öğretmenliği gibi uygulamalarla, öğretmenleri mesai saatleri dışında angarya ve esnek çalıştırmaya dönük adımlar hızlandırılıyor. Performans değerlendirme ve angarya çalıştırma uygulamaları ile öğretmenler, sınıfındaki öğrencisiyle ilgilenemeyecek duruma getirilmek isteniyor. 

AKP hükümeti kamuda yaşanan dönüşüm uygulamalarına paralel olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapılmak istenen değişikliklerle iş güvencemizi kaldırmanın ve bizleri göstereceğimiz bireysel performansa göre çalıştırmanın hesaplarını yapıyor. Öğretmenlerin, okul idarecilerinin ve hizmetlilerin daha fazla çalışabilmelerinin önünü açmak, birbiriyle rekabet eder hale getirmek ve çalışmalarının her aşamasında denetlenmelerini sağlamak amacıyla gündeme getirilen eğitimde performans değerlendirme uygulamaları önümüzdeki dönemden itibaren uygulanmaya başlanacak. 

Bir taraftan eğitim emekçileri esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya mahkum edilmek istenirken, diğer taraftan 300 bini aşkın işsiz öğretmen kadrolu olarak atanmayı ve mesleklerini yapmayı beklemektedir. Bugüne kadar 36 işsiz öğretmen ataması yapılmadığı için intihar etmiştir. AKP hükümetinin halen çalışan ve atama bekleyen öğretmenlerin yaşadığı sorunları taleplerini görmezden gelmesi kabul edilemez. 

Eğitim Sen, Türkiye’nin dört bir yanında, yıllardır yaşadıkları bütün olumsuzluklara rağmen fedakarca çalışan eğitim emekçilerinin, insanca yaşayabilecekleri bir yaşam ve nitelikli eğitim yapabilmesinin mücadelesini vermeyi tüm engellemelere ve baskılara rağmen sürdürmeye kararlıdır. 

Önümüzdeki dönemde, eğitimde yaşanan yoğun ticarileştirme ve dinselleştirme uygulamalarına; 4+4+4 ile öğretmenlerin norm fazlası olarak mağdur edilmesine; 4+4+4 sürgünlerine, özür grubu atamalarındaki hukuksuzluklara; ALO 147 ile öğrenci ve velilerimizin ihbarcılığa teşvik edilmesine, öğretmenlerin hukuksuz ve keyfi bir biçimde cezalandırılmasına ve eğitimde performans değerlendirme uygulamalarına karşı başta okullarımız olmak üzere, her alanda demokratik tepkimizi göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Eğitim Sen olarak, sadece öğretmenlerin değil, kötü ve sağlıksız koşullarda çalışan; hakları gasp edilen; sürgünlere ve soruşturmalara maruz kalan eğitim emekçilerinin; parasız eğitim ve demokratik üniversite istediği için tutuklanan; eğitime erişemeyen milyonlarca çocuk ve gencimizin ve onların ailelerinin de taleplerinin takipçisi olmayı sürdüreceğimize söz veriyor, tüm eğitim ve bilim emekçilerini kamusal, bilimsel, laik ve demokratik  eğitim hakkı için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halk anlamıyor artıkkk. 6 yıl önce

melle yani molla tayin etti hükümet güney doguya halk ögretmeni unuttu melle yani mollalar var akp nin atamasıyla...AHHH ATATÜRKÜM AAHHHHH nerdesiin nerdeee edereli.

Avatar
Fevzii 6 yıl önce

Karaçalığıda birgün bu meydanlarda görmek isteriz.

Avatar
R öz 6 yıl önce

Pertformansını ölçtürmekten niye korkuyorsun kendine güvenemiyormusun öğretmenlik kimliğini yere atan öğretmen öğretmen kimliğini yere atmaz kimliğine sahip çıkar bayramları bahane ederek sokağa çıkıyorsun sınıfa gir sokakta öğrenci okutulmaz.