FETÖ, can havliyle saldırıyorsun ama seni bu millet öldürdü artık; ne yapsan dirilemezsin!

11 Ağustos 2016, 09:51
FETÖ, can havliyle saldırıyorsun ama seni bu millet öldürdü artık; ne yapsan dirilemezsin!
Nurullah Çavuşoğlu
Son günlerde üst üste aldığımız acı haberler üzerine canımız bir hayli yanmakta. Ama gün canımızın yangınını haykırmak günü değil. Bilakis gün kan dolsa ağzımıza ve tükürsek, kızılcık şerbeti içmiştim ondan tükürüğüm kırmızı demek günüdür. Duygusallaştım ve bu konuda bir yazı kaleme almaya karar verdim. Dilerim meramımız doğru anlaşılır. Allah okuyanın ferasetini açsın ve idrak nasip etsin. Okuyana niyetimi malum etsin inşallah iyiyse iyi kötüyse kötü. Lütfen uzun demeden tamamını okuyun ve artık düşünün yorumlayın; ne yaşıyoruz?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne vakit ABD çıkarlarına aykırı davransa, terör olayları hemen tırmanışa geçer ülkemizde. Kamuoyunu yakından takip eden herkes bu durumu, uluorta söyleme cesareti gösteremese de aslında buz gibi bilir. Sen ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesinden vazgeçip, yönünü farklı alternatiflere dönersen, hele Rusya ile Suriye ile İran ile yakınlaşır iktidar partisinin Genel Merkezine Atatürk resmi asarsan ve Rusya Lideri ile görüşüp birlikte hareket edebilmek için somut adımlar atarsan hele hele de İngiliz'in yüzlerce yıl önce fitne tohumu atar gibi Türkiye'nin bağrına çaktığı hançer olan Nakşibendiliğin iyice Batı normlarına uydurulmuş İslam'a ya da başka bir deyişle cahiliye İslamına, Emevi İslamına yani FETÖ'ye bu şekilde savaş açarsan ve gerçek İslam'a, Ehli Beyt İslamına kucak açarsan, terör belası ile yüzleşmen de sana kader olur.

Geçmişte iktidara gelmek ya da iktidarda kalmak için uygulama sözü verdiğin, ABD projelerini uygulamak için verdiğin tavizler ve rehavetin sebebiyle yediğin kazıklar, işte böyle acı acı milletinin bütün fertlerinden çıkar, ABD bunun acısını senden çıkartır. Eğilir, yeniden Rus'un uçağını düşürmek gibi aptalca işler yaparsan, eğilir İsrail ile yeniden uzlaşma sağlayıp, poltikalarını yeniden BOP eksenli belirlersen ne ala, köle gibi bağımlı, aç değil belki ama yarı tok insanları yaşattığın bir ülke hayal edebilirsin ancak. Tabii ki yönettiğin ya da yönettiğini zannettiğin ülkenin kaynaklarını da; ABD başta olmak üzere, kendisine biat etmiş müttefiklerine peşkeş çekmen kaydıyla ve bu kaynakları milletten sakladığın milletten kaçırdığın sürece iktidarda kalabilirsin. Ama yok ben delikanlıyım, doğruldum muydu, artık eğilmem dersen; işte o vakit ABD üzerine köpeklerini salar, seni tehdit eder şantaj yapar sana. Ama yinede boyun eğmezsen her şeyi ölümü bile göze alıp ve milletinin yüreğinin hiç değilse bu konuda topluca seninle beraber atmasını sağlarsan, yani ardına dünya milletlerinin yegane aslanı ve Ehli Beyt'in yolunun aşığı, Asakirullah (Allah'ın askerleri) ünvanının sahibi yüce Türk Milletinin desteğini alabilirsen, kurtulursun her beladan ve tehditten. Türk Milleti şehitlerini toprağa değil kendi öz bağrına gömer Gazilerinin yarasını sarar, gerekirse ekmek soğana razı olur, gerekirse meydana gerekirse de cepheye bizzat iner ama senin yüzünü yerde koymaz Allahın izniyle. Bu Millet tarih boyu bu rüştünü defalarca ispat etmiş şerefli bir millettir çünkü. Vallahi liderini üzmemek için şehit anası dudağını ısırır ve ağlamaz Vatan Sağolsun biz üzülmüyoruz, sizde üzülmeyin der, içindeki harı bastırır, kimseye çaktırmadan yaşar bu yangınını ama düşmanı güldürmez, dostunu üzmez. Üzmez devletinin büyüklerini...

Türk Milleti, sen Türk'üm ben, Türk oğlu Türk'üm diyebilirsen şayet silkelenip ve dik durabilirsen yedi düvele karşı, vallahi seni ezdirmez ve de yedirmez kimselere. Sen geçmişte hata ettiysen ve hata olduğuna ikna edersen Türk'ü, hele tevbende samimi olduğunu hissettirebilirsen hele hiç değilse tevbenden sonra sorulduğunda doğruları gizlemezsen Türk Milletinden, bu kadrişinas millet affediveredebilir belki de hatanı. Affedemeyen de çoğunluğa uyar, çoğunluğun affına mazhar olanın cezasını azınlık ahirete saklar, affedemediği hakkını orada ister ama çoğunluğu bozmaz ve de kırmaz. Çünkü Türk'ler; aynı zamanda dünya milletlerinin en demokrat milletidir. Çoğunluğun kararına saygı duyar, yanlışta olsa çoğunluğun kararı, o çoğunluğun hatırına zulme bile rıza gösterir mırıldanarakta olsa.

Türk Milleti yeryüzünün en cesur milletidir sen korkmadıkça Millet korkmaz ölümden ve ötesinden. Çünkü ölüme Allah Allah diye koşarak götürebildikleri yeryüzünde başka hiç bir millet yoktur. Lakin Türk'leri ölüme koşar adım götürebilmen için size ölmeyi emrediyorum diyebilmen için, Ehli Beytin yolunda gitmen lazım lakin. Aydınlanmanın yolunda, çağdaşlaşmanın yolunda gitmen lazım. Doğruluğun iyiliğin, güzelliğin yolunda gitmen lazım. Atatürk'ün yolunda gitmen lazım başka bir deyişle. Barışı bolluğu esenliği özgürlüğü dilemen lazım milletine. Türk'ler asla kendilerine kölelik vaad edenlerin ardına düşüp yada emrine bakıp ölüme yürümezler. Ama Türk'ler güvendikleri BAŞKOMUTAN'ın emrine ram olur, velev ki bu emir ölümde olsa. Allahın emri gibi tutarlar Türk'ler Başkomutan bildiklerinin emrini. Sende Ehli Beytten bir hisse varsa şayet Korkma yürü, ama Ehli beytin izini taşımıyorsan derhal Ehli Beytin izine gir yani Atatürk'ün yoluna gir. Sen Atatürk değilsen de yoluna girdin mi? Atatürk sana gelir ve yardım getirir. Atatürk olamıyorsan Atatürk'ü istemelisin çağırmalısın. Atatürk çağrılınca gelir mi? Biz inanırız ki Şehitler her yerdedir ve davası uğruna emriyle binlerce Türk'ün cephelerde seve seve şehadet şerbeti içtiği Atatürk, yani emrinde binlerce şehit olan Atatürk mü gelemeyecekmiş? Sen inan ve sebat et doğruda, Atatürk'ün yoluna gir emin ol felah bulacaksın, her ne olursa olsun sonun, şu günden çok daha iyi olacak. Ölüm seni girdiğin çıkmaz yolda yakalarsa çıkmaz sokakta ölür ahiretini hepten berbat edersin. Ama Ehli Beyt caddesine yönelip o caddeyi bulursan ne günah işlemiş olursan ol, hiç değilse cezanı çekince affedilebilirsin. Zaten çıkmaz sokakta da ölsen bu dünyada ödemesen bile emin ol ettiğinin bedelini ahirette ödeyeceksin.

Bana sorarsan girdiğin yol Atatürk'ün yolu ama sen samimiyetini henüz ispat etmiş değilsin milletçe ve sınanmaktasın. Sabret, sabret ki selamete eresin. Sabretmezsen ABD'nin İsrail'in gösterdiği hortlaklara, öcülere teslim olursan yeniden onun köpeklerinin büyüsüne kapılrısan tekrar inan helak olursun. Bak Kaddafi'ye bak Saddam'a Usame bin Ladin'e bak bak... Senin sonun Vehhabiliğin kurucusu Abdülvehab'la bir olup, Arap yarımadasını Osmanlı'dan kopartan Şerif Hüseyin'e benzeyecek, kendine gel diyeni keşke vakti zamanında dinleseydin ama bana sorarsan çokta geç kalmış değilsin. Zararın neresinden dönersen kardır. İnan Ali'nin ikazına uyup cenk meydanını Sıffın'de terk eden Zübeyir Bin Avvam, Muaviye'nin safını terkedip savaş meydanını terkedince, Muaviye'nin adamları tarafından şehit edildi belki ama O kazandı. Ali Onları savaş meydanında azarlamak ve kovmak suretiyle kurtardı yani. Öldüklerinde Muaviye safında değillerdi çünkü. Seni de kurtaran bir Ali çıkar belki samimiysen. Sen de savaş meydanını terkedip kenardan izlersen Ali taraftarlarınca değil, Muaviye taraftarlarınca öldürülürsün hiç değilse. Nasılsa ölümü ertelemeye güç yetiren yok bilinen. Sen mi tehir ettirebileceksin? Öleceksen seni nasıl olsa birisi vesile olup öldürecektir. Ali taraftarlarının eliyle öldürüleceğine Ali düşmanlarının eliyle öldürülür. Hiç değilse haksız yere öldürülmüş olursun da belki affına vesile olur.

Sen 6 kez kalp nakli yaptırıp ömrünü uzattığını sanan Rotschild'e uyma, bırak o başkalarının ömrünü yaşadığını zannetsin, ölmemiş kalplerle kendine nakil yaptırıp, yaşadığı Rotschild'in hayatıdır. O yani Rotschilds; bitkisel hayat ya da tıbbi ölüm masalı uydurup, kalbini söktürüp kendine taktırdığı insanlara ömür biçemezdi, onlar zaten ölecekmiştir. Kendisi de bu yaşa kadar yaşayacakmıştır. Ama sadece aptalca kalbi değiştirdi, belki daha sağlamını edindi ama neticede kalpti ve yine kendi ömrünü yaşadı. Yani kalbi değiştirmese de, belki  tekleyecekti kendi kalbi ama yaşayacaktı bu yaşa dek zaten. Arada kendisi katil oldu. Yaptırdığı kalp nakli kadar insanın katili oldu böylece. Demem oki mahkeme kadıya mülk değildir asla, Malikül Mülk olan yalnız Allah'tır. Bizler kim olursak olalım, gelip geçiciyiz emanetçiyiz.

Ne kadar günaha battıysak o kadar tuttu Deccalin büyüsü üzerimizde ve bize o kadar çok kötülük ettirdi istemesekte. Kimi zaman aldandık, kimi zaman endişemize ya da korkularımıza yenildik. Ama bize hata yaptıran hep o göğsümüzde hissettiğimiz daraltı (endişelerimiz korkularımız) ya da heva ve hevesimizdi. Göğsümüzdeki daraltıda günahımız sebebiyle oluştu aslında, heves ve hırsımızda. Domuz eti yiyen, fiili livata yapan, hatta genç çocuklara ilişen, faizcilik yapan ve Devlet malını hortumlayan dostlar edinenin akibeti nasıl hayrolsun ki. Biz milletçe aldandık kimimiz az kimimiz çok. Ben CHP Kürsüsünden Atatürk'e Hazret dediğimde, bütün Uşak halkına hatta CHP'lilere bile nahoş geldi düşünün.

Düşünün ki hainlere yıllrca hazret dendi kimisi Hocaefendi Hazretleri oldu hainlerin, kimisi Gavs Hazretleri oldu, kimisi Nurs hazretleri oldu, kimse çıt demedi de, benim Atatürk gibi Türklüğü dolayısıyla da dünyayı kurtaran adama Hazret demem, Atatürk'çü geçinenlerin bile zoruna gitti. Atatürkçüler bile istemedi Atatürk dindardı dememi. Ve Atatürkçüler bile istemedi "Atatürk'e haşa deccal diyenlerin CHP'de ne işi var" sorusunu dillendirmemi ve tepki vermemi. Pek çoğu yutkundu hatta kimisi kovmaya bile yeltendi ama cesaret edemedi. Gerçek Atatürkçüler sahip çıktı bana ve doğrularıma.

Düşünün ki; Diyanet İşleri Başkanı ettiğimz kimseler bile Papa'nın camiye girişine isyan etmedi. Papa cenabettir gusletmeden Allahın evine girmemelidir demedi ve müftüler Papa ile huzur duruşu yaptı ecdat yadigarı camilerimizde... Düşünün ki; milliyetçiyiz, ülkcüyüz diyenler, isyan etmedi FETÖ'nün en azından Abdullah Gül'ün adamı olduğundan şüphe ettikleri CFR yöneticisi bir ismin milletvekili edilmesine. Bana deselerdi 20'li yaşlarımda ülkücüler bir gün masonik teşkilatların yöneticilerinin ardına düşecek, onlara oy isteyecek kimse inandıramazdı ama oldu işte ve malesef çok az ülkücü tanıdığım hak verdi bana.Çoğunluğu yutkundu hatta kovmak isteyenleri bile oldu içinde ama hakkı gözeten Ülkücülerin bana duyduğu sevgi ve saygı yaptırtmadı bunu onlara. Ülkücüye her daim sahip çıkan asla ülkücüyü yaralayacak bir habere imza atmayan, ülkücüye faydasından gayrı bir zararı asla dokunmamış olan bizleri yok saymak isteyen MHP il başkanı gördü bu memleket. AKP ile bir oldu da adam bizi yok etmeye yönelik faaliyet sergiledi. Ülkücüler bizim sitede ısrar edince normale dönmek zorunda kaldılar. Düşünün ki Prof. Dr. Haydar Baş'ın yolunun Uşak'taki banisiyiz, hayranıyız, aşığız diyenler bile bana savaş açtı, hakkı söyledim diye. AKP'li Belediye Başkanının yolsuzluğunu bana Haydar Baş'ın partisinin önceki dönem vekil adayları savundu, oğulları Belediyeden nemalanıyor diye. Düşünün işte daha fazla söyletmeyin beni ve artık lütfen düşünün.

Düştüğümüz durumu düşünün, Türk'lerin adetidir düşmeden kalkmazlar sersemleyince ama düşmanları tam düşürdük derken, yeniden ayağa kalkarlar. Hemde düştüğü yerden kalkar bir milim bile sürünmez, kalkmak için bir an bile düşünmez Türk Milleti. Ama emir bekler kalkmak silkelenmek için, çünkü Türk'ler başa bağlı bir milletir. Böyle öğrenmiştir Şeyh Edabalı'dan Hacı Bektaş'tan Ahmet Yesevi'den, yani böyle öğrenmiştir Ehli Beytten. Ülkücüsü birdiir Türklerin, Alpereni birdir, Atatürkçüsü dindarı birdir yeri geldi mi? Kanlı bıçaklı zannettiklerin yanyana geliverir yedi düvele dinelivermek söz konusu olduğunda. İşte tamda vaktidir diye, tamda emre kulak kesildi Türk'ler, artık bir oluyorlar diye telaştalar. Türk'ler yeniden Atatürk'ün yoluna girme sinyali veriyorlar diye, panik halinde saldırıyor yine düşmanlar. Ama bu sefer kendi milletlerini ikna edemiyorlar Türk ile savaşa. Çünkü en son Çanakkale'de gördü yedi düvel Türklerle savaşmanın ne olduğunu. Hani padişahtan almışlardı Anadoluyuda Türk'ler Mustafa Kemalin şahsında bir araya gelince kendiliğinden çekilmişlerdi işgal kuvvetleri. Çanakkale'nin acısını bildikleri için. Bir tek Yunan Başkomutanı Trikopis çekmek istemedi askerini, çünkü o tecrübe etmemişti Çanakkale hezimetini ve gözünü döndürmüştü Anadolu'nun güzelliği.  Sonunda bin pişman etti Yunanlıyı elbette Türk'ler. Nereden bulaştırdın sen bizi bu Türk'lere, nereden bulaştırdın Atatürk'e dediler Yunan halkı bile Trikopis'e. Trikopis yakalanınca yalvardı Atatürk'e; beni, kendi halkıma teslim etme, benim gözümü oyarlar ve asarlar diye. Çünkü çok insanı ölmüştü Yunan'ın Anadolu'da. Çok insanı canını zor kurtarmış gidebilmişti yaralı olarak. Pek çoğu sakat kalmış ve sakat dönmüştü Yunanistan'a. Hala daha üzerinden atabilmiş değildir Yunan halkı bu psikolojiyi. Hala daha Türk'e bulaşmazlar, Türk dedin mi korkarlar, yüz yıl geçti oysa ama Türk'ün şamarının tadını unutamadılar, UNUTAMAZLAR. 

Dün ve bugün, yani Türk Milleti; birliğe yakın adımlar atmaya başladığından, Atatürk'ün posterini iktidar partisinin genel merkezine asıp, Rus'a ve Suriye'ye yani Ehli Beyte yüzünü döndüğünden beri, PKK'nın ortaya koyduğu vahşet, kesinlikle eminim ki; daha çok FETÖ İle verdiğimiz mücadele sebebiyledir. Sizler de böyle olduğuna emin olun ve lütfen sızlanmayın bir müddet. Bir müddet herkes, ben başta olmak üzere herkes az konuşsun Uşak'ta. Hiç değilse konuşanımız baş kesitirecek değil, savaş kestirecek sözler konuşsun. İlla eleştirmek, dert yanmak icab ediyorsa da, uslubuna herkes bir parça daha dikkat ediversin. Hele şu PKK'dan, İşitten, Paralel terör örgütünden vb. hainlerden bir kurtulalım. Hele raydan çıkan ülkemizi yeniden bir rayına otrutalım. O zaman politikada bu olayları yaşamamıza kim sebep olduysa çıkartalaım savaş baltalarımızı onlardan da hesabını politika ile soralım ve gerekirse sandığa gömelim hep birlikte. Ama şimdi kanunsuz iş yapanı sadece kanun adamları bilsin, biz kimseye cadı avına çıkmayalım. Devletimizin işini yalnız Devlet adamlarımız bilsin, biz ben olsam şöyle yapardım demeyelim bir müddet. Elbette eleştirelim elbette gördüğümüz eksik yada yanlışları dile getirelim emin olun belki de en çok yine ben eleştireceğim. Çünkü Türkiye'de eleştiren kim varsa susturuldu yıldırıldı. Ama konuşan, birlik ruhunu zedelemeden, mümkünse birliğe katkı sunacak tarzda ve uslupta konuşsun ve eleştirilerini bu titizlikte dile getirsin.

Elbette kanunsuz iş yapanlardan ya da paralelcilerden eminsek gidip hukuk adamlarına bildirelim. Ama kararı hukuk adamlarımıza bırakalım biz kimseyi paralelcilikle ya da hainlikle suçlamayalım. PKK yada Paralelle mücadelede destek olalım mücadele eden yetkililerimize. Çok kalmadı zaten kanaatimce can çekişmede FETÖ'de PKK'de. Can havliyle var güçleriyle saldırmalarından anlaşılıyor yaşadıkları endişe. İç ve dış müttefikleri ülkemizden el çekmeye mecbur kalacaklar bu hainlerin ve dünyaya yeniden Türk'lerin yeniden aleme nizam vermesine az kaldı. Çünkü kapitalizm battı emin olun battı. Yapacakları hiç bir battı çıktı, ya da algı oyunu, kapitalizmi çıkaramayacak diyor, Allah birliğimizi bozmaya çalışan hainlere fırsat vermesin duasında bulunup, saygılar sunuyorum. Sürç-i lisan etmişsem affola...


YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 4 yorum mevcut

    • Abuzer 7 ay önce yorumlandı

      sabirla bastan sona kadar okudum.
      bilgiden ziyade varsayim ve temenni üzerine kurulmus bir yazi.

    • ahmet 7 ay önce yorumlandı

      böyle güzel bir yazının aslında ulusal basında yer alması lazımdı ama yine de en azından uşak'ın da bu durumdan haberdar olması iyi bir şey.
      yol hakikat yolu yol gazi mustafa kemal atatürk yolu.

    • kürşad 7 ay önce yorumlandı

      çok güzel bir tespit ve uygun başlık,ne yazık ki bu feto denen çete başında ne vicdan var ne acıma nede merhamet, kendisi abd ye sırtını dayamış anadolu insanını birbirine kırdırıyor,zaten böyle zalim acımasız,büyük fitne başının dinide olmaz imanıda.ama ne yazık cehalet diz boyu olunca böyle hasan sabbah larında muritleri oluyor. ama yinede masum suçsuz kişileri arada yakmamak lazım,evlenmeyen evladı olmayan evlat acısı nedir bilmeyen, o çete başınıda bir an önce türkiyeye getirip idam sehbasına çıkarılmalıdır

    • Mehmet Ali 7 ay önce yorumlandı

      ömrümde duyduğum engüzel millet tarifini yaptın çavuşoğlu hiç mubalaga etmeden söylüyorum on numara bir yazı bu. bu yazıyı herkes ama herkez okusa keşke ve herkes senin yarın kadar vatanı milletini sevse. yemin ederim tam bir türksün ve tam bir atatürkçüşun

    
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    
    Haberler Haberler