FETÖ'cü avına çıkıp sağa sola çamur atanlar, FETÖ'cüleri neden kolluyor acaba?

25 Kasım 2016, 08:32
FETÖ'cü avına çıkıp sağa sola çamur atanlar, FETÖ'cüleri neden kolluyor acaba?
Nurullah Çavuşoğlu
Ali Erdoğan, Hazim Sesli, Ali Yıldırım, Mehmet Altay, Alim Tunç, Mustafa Çetin, Mesut Apaydın, Nurullah Cahan, Sait Çelik, Mustafa Gündüz, Servet Kuş, Basri Yıldırım, Ufuk Uğur, Zafer Satı, Mustafa Dayıoğlu isimleri çoğaltabiliriz ama lüzum yok,  biz bu saydığım isimlerin hangisine FETÖ'cü diyebiliriz? Elcevap: Devletin Fetöcü ilan ettiklerine! Peki bu isimlerin hangisine devlet FETÖ'cü dedi? Hangisinin FETÖ'cülüğüne ilişkin elimizde mahkeme kararı var? Neredeyse hiç birisinin. Ancak tutuklanma ya da devlet memurluğundan atılma gibi devletin yaptırımlar uygulayabileceği kadar şüphe ya da bulguyu üzerinde barındıranlara yani FETÖ'cülüğü bütün kamuoyunun malumu olan isimlere belki bu yönde yakıştırmalar yapabiliriz. Değilse hiç birimizin bir diğerini FETÖ'cü ilan etme hakkı yoktur. Fetö cü ilan ettiğimizi Devlet henüz ilan etmeden biz ilan etmişsekte Hakim huzurunda deliller eşliğinde o kişinin Fetöcülüğünü ispata mecbur kalırız.

Kurulduğumuz günden beri; adı daha hizmet hareketi hatta cemaat iken paralel yapı ile mücadele eden, bir kuruluş olmamıza ve pek çok bilgi ve belgeye vakıf olmamıza rağmen, hatta bu hususta en ihtisasli ve öteden  beri en bilgi sahibi ekip olmamıza rağmen, Uşak Haber Merkezi ekibi olarak biz bile, gazetecilik kimliğimize sığınıp böyle bir suçlama getirmedik kimseye. Üstelik şimdi FETÖ'cülükle suçlanan pek çok ismin bizim Gülen'e ve hareketine eleştiri getirmemiz sebebiyle, geçmişten bu  güne işi kişisel düşmanlığa dökmesine ve bize düşmanca tutum takınmalarına rağmen kimseyi FETÖ'cülükle suçlamadık ve kimsenin haysiyet ve itibarını zedeleyecek tarzda eleştiri ya da suçlamalar getirmedik. Düşünün ki bir grup gazeteciyiz bu sitede ve FETÖ suçlamasıyla kapatılma kararı verilen Son Nokta Gazetesi'nde köşe yazıları ve haberleri yayımlanan ve kurulduğumuz günden bu yana asla kişiselleştirmeden, kurumsallığa özen göstererek mücadele verdiğimiz bir grup vatana ihanet suçlaması ile yargılanıyor, bu arada biz de aynı suçtan yargılanmasakta artık hangi şüphe ya da bulgulara dayanılarak karar verilmişse, yazdığımız gazete kapatılıyor. Her söylediğimizin ve pek çok insana inandıramadığımız şeylerin doğruluğu ile bütün bir Uşak tek tek yüzleşiyor ve olasılık olarak ortaya koyduğumuz, yıllar önce söylediklerimiz bir bir gerçek oluyor. Biz bile kimseyi paralelci ilan etme yoluna gitmiyoruz da değişik siyasi partilerde siyaset yapan arkadaşlar neden alakalı alakasız insanları paralelci ilan etme yolunu seçiyor? İşte bu soruya elcevap diyemiyorum çünkü gerçekten ne yapılmaya çalışıldığını anlamak ve bu soruyu onlar adına yanıtlamak mümkün değil. Basın karşısına çıkmaya cesaretleri yok ki arkadaşların "hakikaten siz ne yapmaya çalışıyorsunuz" diye sorsak.

Bildiğiniz üzere alakasız bir şekilde ilk olarak FETÖ'cülükle suçlanan Son Nokta Gazetesi olmuştu ve kapatılmıştı. Yargının konudan haberinin dahi olmadığı, İmtiyaz sahibi Mehmet Ali Kandilli'yi sorguladıkları esnada, ellerinde bizi suçlar nitelikli tek bulgunun dahi olmayışından ve bizleri sorguya dahi çağırmadıklarından anlaşılıyor. Peki Son Nokta Gazetesi'nin kapatılmasının siyasi ellerce gerçekeştirildiği açık değil mi? Elcevap; çok açık ortadadır ki bize atamasalar da bazı siyasiler bu iftirayı yazdığımız gazeteye (yani bizim gazetemize) atmıştır. Peki biz bu kapatma olayına nasıl tepki verdik? Hepinizin malumudur ki asla devletimize olan inancımızı yitirmeden vakur bir şekilde karşıladık bu iftirayı ve emniyet güçlerimize ve savcılığımıza yardımcı olduk, yürüttükleri soruşturma sırasında ve kendilerine teşekkür ettik. Bizim gazetemiz kapatılamaz, bizim gazetemizi nasıl FETÖ'cü ilan edebilirsiniz, gibi sözler bile sarf etmedik. Hatta o kadar ki kendimizi savunmaya bile gerek görmedik. Zira halkımızın soruşturmaya ve devlete olan inancını zedeleyebilecek bir sonuca sebebiyet vermek istemiyorduk. Bizi daha önce Devlet; şimdi kendisinin Milli Eğitim İmamı ilan ettiği Altan Buğdaylıgil'e cemaatin Milli Eğitim İmamı olduğu iddia ediliyor demekten suçlu buldu ve cezalandırdı geçmişte ve bize o davayı açan savcılar cezayı veren hakimler sonunda paralelci çıktı da biz yine devletimizin kararına saygısızlık etmedik. Devlet bizi böyle terbiye ediyordur dedik. Devlet terbiyesinden geçtiğimize inandık ve cezamızı ödeme yoluna gittik. Her neyse kendi konumuza sonra devam edelim. FETÖ'cü iftirasına Uşak'ta ilk uğrayan biz olduk. Bizden hemen sonra üniversitede bazı akademisyenler ve belediye personeli olan bazı memurlar ve 5 işçi aynı suçlama ile karşı karşıya kaldılar ve işlerinden uzaklaştırıldılar. Şimdilerde birilerinin hedefindeki isim ise Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik.

Öncelikle şunu belirtmeliyim Sayın Çelik'in 17/25 Aralık olayları öncesi cemaat ile mesafesini en fazla biz eleştirdik. En fazla biz eleştirdik cemaatin organizasyonu olan Tanzanya Gezisine Rektörün gidişini. Rektör'ün Pensilivanya ziyareti iddiasını ortaya atan ve bu yüzden Rektör'e ağır eleştiriler getiren de Son Nokta Gazetesi İmtiyaz Sahibi olan köşe yazarımız, Fizik Öğretmeni ve Gazeteci Mehmet Ali Kandilli kardeşimdi. Yine Rektörün cemaatlerin üniversite içerisindeki kadrolaşmalarına göz yumduğu iddialarını da dile getiren ve en fazla eleştiriyi getiren de bizdik. Çünkü biz bu yapılanmanın art niyetli olduğuna Gülen Cemaati yada hizmet hareketi iken de inanıyor ve bu yapı ile mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorduk. Şimdi de Sayın Rektörü savunacak ya da kendisinin FETÖ'cü olduğuna yönelik iddiaları yalanlayacak değilim, çünkü Sayın Rektör'ün Fetö'cü olup olmadığına karar vermeye ehil olmadığım gibi yeterli bilgiye de sahip değilim. Sayın Rektör kendisi zaten gerekli yalanlamayı yaptı. Ancak benim dikkat çekmek istediğim iki husus var. Birincisi 17/25 Aralık diye milat kabul edilen bir tarih var. Bu tarihin milat kabul edilmesini ben şahsen doğru bulmuyor olsam da bu realiteyi görmezden gelemeyiz. Yani kabul etsekte etmesekte böyle bir milat var. Düşünün Devletin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gülen yapılanması ile hiç bir problemi olmayan bir isim hatta kendi etrafını Gülen sempatizanı isimlerle doldurmuş. Yine pek çok bakan ve başbakan Gülen'e ve taraftarlarına sempati duyduklarını her fırsatta dile getiriyor ve sizde "a" kurumunun başına geldiniz böyle bir dönemde. Ne yapabilirsiniz ki FETÖ yapılanmasını önlemek adına; önlemeye kalksanız o makamda oturabilir misiniz? Benim tanıdıklarım var Uşak'ta bu yapılanma ile mücadele etme yolunu seçtiği için doğu illerinde savcılık yapmak zorunda kalıp, daha sonra mahekeme kararı ile geri dönen! Tanıdıklarım var bu yapı ile ters düştüğü için ilçelerde emniyet şube müdürlüğü yaptırılan; tanıdığım polis arkadaşlar var bu yapı ile ters düştüğü için resmi kıyafet giyerek çalışabileceği bölümlere hatta karakollara haksız yere sürülen. Neyse uzatmayalım zordu AKP iktidarında FETÖ'cü olmadan kurumlarda amirlik memurluk yapmak. Bulunduğunuz makama ya paralelciler sayesinde gelebiliyordunuz. Ya da Paralelciler istemezse bulunduğunuz makamda oturabilmeniz pek mümkün değildi bir dönem. Bir dönem devletin neredeyse bütün kurumlarına alınacak personelin kimler olacağına Gülen sempatizanları karar verir hale gelmişti; hele ki polis olmak için illaki cemaatin oluru gerekir hale getirilmişti.

Bu dönemde yaptıklarına ya da Gülen Cemaati ile ilişkilerini sorgulamaya kalkarsanız insanların, işin içinden çıkma şansınız bir hayli az diyebiliriz. Ama 17/25 Aralık sonrası artık bu yapının ihanet içerisinde olduğu net net ortaya çıktıktan sonra da, bu yapı ile bağlantısını kesmeyenlerin kesinlikle affedilebilir bir tarafının olmadığı da aşikardır. Ayrıca Paralel Örgütün varlığından haberdar olmadığı halde örgüt içerisinde bir çok organizasyona dahil edilen insanlar örgütsel bir ihanetin içinde olduğunu bilmeksizin saflığından yararlanılarak kullanılan insanlar da pekala çıkabilecektir. Bu yüzden bu kadar ağır bir suçlama yöneltilirken son derece dikkatli davranılmalı ve hiç değilse vebale girilmemeli ve ileride altından kalkamayacağın hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğin iddiaları uluorta atmamaya özen gösterilmeli diye düşündüğümüz için azami gayret gösteriyoruz. Hal böyle iken ne yapılması gerekir? Bu sorunun yanıtı aslında çok açık ve de net herkes kendi sahasını sınırını bilse, kimse yetkisi dahilinde olmayan sahalara girmese... Herkes üzerindeki sorumluluğun fert fert farkında olsa, bu sıkıntılar yaşanmaz. Kısaca savcıların işini savcılara bırakmalıyız. Siyasetçilerimiz kendisine gazeteci ya da savcı rolü biçerse bu işlerin içinden çıkamayız. Beğenir beğenmeyiz, eksik buluruz hatalı buluruz, başlatılan ve halen devam eden bir soruşturma var ve bu soruşturma sadece kentimiz değil ülkemiz açısından da büyük önem arz etmekte. Düşünün ki bütün dünya devletlerinin yetkilileri bu soruşturmayı yakınen takip ediyor. Ne kadar önemli, bir soruşturma yürütüldüğünün farkında olmayanların ergen çocuklar gibi çıkıp kafa karıştıran açıklamalar yapmalarını neyle izah edebiliriz sizce? MHP İl Başkanının uluorta Rektörü vatana ihanetle ve FETÖ'cülükle suçladığı konuşmaları ve açıklamaları kastederek söylüyorum elbette... Bana sorarsanız samimi söylüyorum Cahan'a yakın internet siteleri üzerinden Muhterem Kuruçay'ın yaptıklarının yine sosyal paylaşım siteleri üzerinden Ufuk Uğur vs gibi Belediye yönetiminden bazı isimlerin bu yönde yaptıkları paylaşımların hiç bir izahı yok.

Düşünsenize Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 17/25 Aralık sonrası Sayın Rektör Sait Çelik'i, yeniden Uşak Üniversitesi'ne Rektör atamış ve 15 Temmuz sonrası bile pek çok Rektörü görevinden uzaklaştırmasına rağmen Sayın Çelik'in ismi, görevinden alınan Rektörlerin isimleri arasına girmemiş. Üstelik Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın halen yürüttüğü bir soruşturma var Üniversite'de, yetmiyor Ankara'dan yürütülen farklı soruşturmalar da var, yetmiyor başka illerdeki soruşturmalarda da Uşak'ta görev alan FETÖ'cüler tespit edilip, haklarında soruşturma başlatılabiliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a yakın ekiplerin yürüttükleri özel soruşturmaların varlığını biliyoruz. Yani diyebiliriz ki adli merciler ve kolluk kuvvetleri dört bir koldan, FETÖ soruşturmasını yürütüyor ve henüz kamuoyuna ya da basına yansımış Rektör'e ilişkin resmi ağızdan bir suçlama yok. Hatta geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan; adeta Rektör'e referans olurcasına, Uşak Üniversitesini Türkiye'nin teşvikten yararlanacak ilk 5 üniversitenin arasına koyuyor. Yani bir nevi Uşak Üniversitesine omuz veriyor. Burada kendilerini Ak Partili olarak adlandıran bazı isimler Sayın Erdoğan'ın bu tavrını görmezden gelerek, suçlamalarını ısrarla sürdürmekle kalmayıp uluorta dillendiriyor sosyal paylaşım siteleri üzerinden aleyhte kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Mehmet Altay'la ilgili Mesut Apaydın'la ilgili bu yönde bir algı yaratmanıza diyecek sözümüz yok; hadi diyelim onlar siyasi rakibiniz ve acımıyorsunuz. Peki Rektörle zorunuz ne ki kendisini makamdan indirip cezaevine göndermek derdindesiniz? diye sormaktan kendimi alamıyorum. Bildiğiniz üzere daha önce basının da gündemine gelmişti Ak Parti'de siyaset yapan ve Cahan'a boyun eğmeyen bazı isimlerin yine belediye yönetimi kaynaklı FETÖ'cü dedikoduları ile yıpratılmaya çalışıldığı. Gerçi Altay bu hususlarda hiç serzeniş dile getirmedi ama eski Uşak Belediye Başkanı Mesut Apaydın serzenişini ve tepkisini isim vermeden de olsa kendi sosyal paylaşım hesabından dile getirmişti.

Peki sizce ilk önce Belediyedeki 49 Personeli ve Üniversitedeki bazı akademisyenleri,ardından da Sayın Rektör Sait Çelik'i Cumhurbaşkanının referansına rağmen suçlayan kişiler ne amaçlamaktadırlar? Rektör Sait Çelik'in FETÖ'cülükle suçlanmasına seyirci olmak bir yana çanak tutan Belediye yönetimi neden acaba Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu kararı ile Devlet Memurluğundan atılan isimleri kollamaya çalışmaktadır? Acaba neden 17/25 Aralık sonrası Belediye Başkanlığına oturan Nurullah Cahan, Belediyedeki FETÖ ilişkileri ile ilgili bir tek bilgi yada belgeyi soruşturmayı yürüten Savcılara iletmemiştir? Acaba birileri Parelel örgüt soruşturmasının yürümesini yavaşlatmaya yönelik yada hedef saptırmaya yönelik mi hareket etmektedir? Peki bunca olayın yaşandığı Şehrin Valisi neden duruma müdahale etmez? Niçin bir siyasi partinin il başkanının sokak kabadayısı edasıyla bir şehrin Üniversitesinin Rektörünü, uluorta FETÖ'cü ve vatan haini ilan etmesine göz yumarlar, Sayın Vali başta olmak üzere yetkililer? Bu insanlar şayet FETÖ'cü değillerse yaşadıkları endişe veya maddi manevi zararlar nasıl telafi edilebilir? 49 Belediye personelini FETÖ'cü ilan edip işten atmaya kalkan zihniyete neden kimse çıkıp hesap sormaz? İnsanların onuru ile izzeti ile bu kadar açıkça oynanmasına izin verilen bir şehirde yaşamak şahsen bana utanç veriyor. Birileri çıkıp, siyasi rant uğruna başka birilerinin itibarlarını zedeleyebilecek nitelikte konuşmalar yapıp, Vatan Haini falan ilan edebilecekse iş şirazesinden çıkmış olmaz mı sizce? Sizce bir şehrin Üniversitesinin Rektörü böyle uluorta Fetöcü ilan ediliyor ve halen görevinde ise bir problem yok mu? 

Sayın Çelik FETÖ'cümüdür? Değil midir? Bu sorunun cevabını ben asla vermem veremem, bu soruların cevabını vermesi için kolluk kuvvetlerimize ve Adliyemize zaman tanımalıyız. Böylesi devasa bir soruşturma da özellikle yüksek makam sahiplerine işin uzandığı noktalarda ispatta da zorlanırsınız. Belki kanaat edersiniz suçluluğuna Savcı olarak ama FETÖ'cülüğünü ispat edecek düzeyde belgeye erişip erişmediğinize kolay emin olamazsınız. Örneğin sıradan bir insanın telefonunu dinleme kararı vermeye çok kolay cesaret edebilirsiniz ama Devletin üst düzey makamlarında bulunan kişilerin telefonunu dinlemeye kolay karar veremeyebilirsiniz. Çünkü dinleme sonlandığında kanunen o insana sizi şu kadar süre dinledik ve bulguya ulaşamadık yada şu şu konuşmalarınızda şu şüphe yada bulguya ulaştık demek zorundasınız. Yine sıradan bir memurla ilgili çok insandan bilgi isteyebilirsiniz ancak kişilerin makamları yükseldikçe haklarında bilgiye erişmeniz de zorlaşabilir. Böyle durumlarda halka ve bizlere düşen sabırla soruşturmayı yürüten Devlet görevlilerine zaman tanımak ve anlayış göstererek yardımcı olmaktır. Ben demiyorum ki FETÖ'cü olduğundan emin olduğumuz insanların yargılanması için mücadele vermeyelim. Elbette ki vermeliyiz ama varsa elimizde belge, bulgu yada bilgi bunları soruşturmayı yürüten kolluk kuvvetleri ile yada savcılarla paylaşmalıyız. Aksi takdirde hem soruşturmayı yürütenlerin işini zorlaştırmış oluruz. Hem de soruşturmayla ilgili halkın kafa karışıkılığına sebep olur soruşturmayı sulandırırız ki bu soruşturmanın tıkanmasına bile sebep olabilir. Çünkü halkı ikna edemezse Devletimiz emin olun bu soruşturmayı yürütemezler ve böylece FETÖ'ye bilerek yada bilmeden destek vermiş oluruz. O halde sabırla bekleyelim olacakları ve Devletimizin yetkilendirdiği insanlara ve Devletimize olan inancımızı koruyalım.


YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 18 yorum mevcut

    • Uşaklı isimli kişiye cevap @Uşaklı 11 ay önce yorumlandı

      cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundum.adalet huzurunda görüşmek üzere.

    • Açık Tanık a cevap @Açık Tanık 11 ay önce yorumlandı

      benimle ilgili yazdığın herbir kelimenin hesabını mahkeme huzurunda soracağım. cumhuriyet savcılığına şikayette bulundum. sen istediğin kadar adını sakla ben kim olduğunu ve mahkemenin kararını açık açık burda yazacağım. sen bilirsin kim olduğumu...

    • bize bilim adamı lazım 11 ay önce yorumlandı

      nasıl bir üniversite. birine selam veriyorun yemek yiyorsun arkandan hemen onun adamı bunun adamı diyorlar, hele ki cemaat bağı varsa o kişinin sen de o cemaatte üye oluyorsun bununla birlikte ortada çok ağır ithamlar var ve geziler ve rahatsız edici atamalar söz konusu. bu pisliğe adı karşına kim olursa olsun aklanıp gelsin. yoksa görevden alınmasa da bu kötü koku geçmez. biz uşaklılar olarak devletin hiç bir kurumunda olduğu gibi üniversite de fetöcü istemiyoruz. temiz olduğuna inanan sokağa çıksın insanların kendisine bakışına bir baksın.

    • uşakta fetöcü istemiyoruz 11 ay önce yorumlandı

      ne şehirde ne de kurumlarda bizim paramızla beslenen fetöcü istemiyoruz. üniversite, meb, belediye ya da başka bir kamu kurumu fark etmez.

    • vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır 11 ay önce yorumlandı

      izmir lerden neden hoca getirildi?
      okulda yeterli hoca yok muydu?
      bundan dolayı devlet zarara uğratıldı mı?
      bu hısım akrabanın derslere girmesi doğru mu?
      derse girmek için yeterlilik değil de akrabalık şartı mı olması lazım?
      kenar mahalle kıvamında ki kavga gürültü umurumda değil taraflar kendilerini yıpratıyor da lakin yazık bu paralara.

    • bilim yurdumu yoksa ................... 11 ay önce yorumlandı

      kurumda yükselmek için liyakati tek seçenek olarak görmezseniz olacağı bu. ortaya abd gezisi çıkıyor, tanımadığım dedikleri ile fotolar çıkıyor, bir dünya iddia çıkıyor. ilim,irfan ve bilim unutulmuş.

    • keser döner sap döner gün gelir hesap döner 11 ay önce yorumlandı

      iki gün önce kendisinin fetöcü olmadığı konusunda yemin eden şuan içeride. bu dönem bu fetöcüleri bulmak ayırmak çok zor. sayın savcıların işi hem zor hem kolay

    • uşakta fetöcü istemiyoruz 11 ay önce yorumlandı

      uşak ilinde kurumlarında fetöcü istemiyoruz,

    • kavganın bitmesi için aklanmak şart 11 ay önce yorumlandı

      tüm uşak halkı üniversitede olan biteni iyi biliyor. darbeden önce kimlerin kimlerle nerelere gittiğini vs..... yani aklanmak şart. tekrar bilim ve liyakatin öne çıkarılması gerekiyor. bilim yurdunda cemaat ilişkileri olmaz, 15 temmuz da olan biteni kimse unutmadı. sayın rektör iddialara doğru dürüst bir cevap vermediği müddetçe bu laf söz kesilmez. örnek olarak abd ye malum kişiler ile gittiği iddiası var. sayın rektör pasaportunu göstersin insanları sustursun. liyakatli atamalar yapsın. ilçelerde dışarıdan derslere girenlere bir bakılsın acaba bölüm başkanları ile nasıl bir akrabalık yakınlık ilişkileri var? yani kural neyse o yapılsın adalet tahsis edilmezse bu kavga bitmez. işte zamanında okulda hoca varken izmir lerden hoca getirilirse olacağı bu, herkes herkese bilenir ve bu kavga öyle mahkemede falan da bitmez.şunu da belirteyim bu ağız dalaşı hoş değil. sayın cumhur başkanın da illa ki haberi olacak bu işlerden.

    • uşak halkı @Uşaklı 11 ay önce yorumlandı

      uşak halkı fetöcüleri sevmez. dikkat edersen burada ki büyük başların hepsi dışarıdan gelenlerden çıktı. üniversitenin halini de tüm uşak halkı biliyor. çık sokağa sor her hangi bir vatandaşa. sayın savcılar ne düşünüyor bilemem ama uşak halkı kimin ne olduğunu iyi biliyor.

    • adını yaz @Açık Tanık 11 ay önce yorumlandı

      ben osman kara, okulda olup biten her şeyi de iyi bilirim sen sağa sola bok atağına adını yaz önce. o kasar kendine güveniyorsan yaz adını bak ben sarayaltında oturuyorum. neyse rektör önce pasaportunu bir göstersin bakalım mağlum tarihte abd ye gitmiş mi gitmemiş mi? 17-29 aralık tan sonra kimi yanına danışman ve yardımcı olarak kaldı. hangi dernek ve vakıfların desteği ile yurt dışına gezmelere gitti? en balta pasaportunu bir göstersin de laf söz bitsin bakalım.

    • Kavga bitti mi dedin? gülünç olma lütfen @Açık Tanık 11 ay önce yorumlandı

      isimleri açıkça yazmayıp baş harflerini versen de herkes biliyor kimin kim olduğunu hatta açık tanık rumuzunu kullanıp bu yorumu atanın kim olduğunu bile biliyor bütün üniversite. üniversitedki kavga sait çelikten öçnce vardı bu doğru ama bu kavga çelikin gelmesiyle arttı. çünkü başından beri kavganın ve fitnenin en önemli sebebi şimdilerde üniversite de olmadığı halde üniversiteyi karıştırmayı sürdüren agb idi hala da o. agb elini çekmediği sürece de bu üniversitede kavga ve fitne bitmez. rektörün fetöcülüğü meselesine gelince hakikaten hakkında çok zor karar verilecek kadar çok yakın ilişkileri var paralelle rektörün. ama sayın çavuşoğlunun da dediği gibi buna savcılar ve hakimler karar verse iyi olur. cumhurbaşkanı her şeye rağmen arkasında durduğuna göre ve erdoğan da fetöcü olmayacağına göre belki de fetöcü değildir rektör.

    • Açık Tanık 11 ay önce yorumlandı

      biz sürekli birbiriyle uğraşan kavgalı bir üniversiteydik sait hoca geldi bütün kavgamız bitti yalnız üç kişi eski alışkanlığa devam ediyor(a.e, s.d ve v.t)a.e yi sayma iradesi elinde değil(yamuk bir şeyhi var) s.d'nin ise vukuatı çok herkesin bildiği biri ancak v.t ye neoluyor? kopye çekti gene kadrosunu aldı sıkıntısı ne sürekli telefonundaki mesajları aramaları göstererek savcıyla görüştüğünü yediğinin içtiğinin ayrı gitmediğini bara pavyona beraber gittiğini söyleyip duruyor her hafta bir senaryo ile hava atıyor rektörün suçu kendisine ve hanımına kadro vermek hanımı neyse ama kendisine kadro vermemeliydi iyilikten maraz doğar

    • Uşaklı 11 ay önce yorumlandı

      rektör çelike usülsüz iş yaptıramadıkları için kızıyorlar çok uğraşıyorlar ama rektör aleyhine yalancı şahit bile bulamıyorlar adı kopya olayına karışan meslek yüksek okulundan bir üçkağıtçı gizli tanık olmaya uğraşıyor ama ipleyen yok

    • Akademi 11 ay önce yorumlandı

      nefis bir yazı ustalığını yine göstermişsin nurullah bey hepisi birleşse yine rektöre güçleri yetmez inşAllah

    • Abdullah Kul 11 ay önce yorumlandı

      çok güzel analiz yapmışsınız nurullah bey tebrik ederim rektörden de Allah razı olsun uşaka kaliteyi adamlığı getirdi

    • inşaatcı 11 ay önce yorumlandı

      bir solukta okunacak güzel bir yazı, kaleminize sağlık. 17-25 aralık sonrası 15 temmuz'a kadar geçen sürede, reis tek başına mücadele verdi. reis rektör olarak yeniden atadı ise, vardır bir bildiği sabırlı olmak lazım.

    • Kamil Keskin 11 ay önce yorumlandı

      gerçekten takdire şayan örnek gazetecilik sergilediniz nurullah bey bunun karşılığını da bütün uşak halkının takdir ile takip edip güven duyduğu bir internet sitesine sahip olarak ve şehrin en tanınmış ve beğenilen gazetecileri olma noktasına gelerek aldınız.doğrunun ve kalitenin her daim kazandığının bariz ve canlı örneği gibisiniz.mücadeleniz ve yazılarınızdaki tespitler gerçekten takdire şayan. çok bilgili ve cesur oldugunuz ise herkesin kabulü haline geldi.

    TÜM YORUMLAR
    
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner363

    banner366