1 Mayıs İşçi Bayramı Uşak'ta Kutlandı!

1 Mayıs İşçi ve Dayanışma Günü yurt genelinde olduğu gibi Uşak’ta da çeşitli etkinliklerle kutlandı.

01 Mayıs 2016 Pazar 19:03
1 Mayıs İşçi Bayramı Uşak'ta Kutlandı!

Sendikalar, siyasi partiler ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleşen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları bayram havasında yaşandı. 

Uşak Belediyesi önünde toplan siyasi ve sivil toplum örgütleri İsmetpaşa Caddesinde kortej yürüyüşü yaparak kent merkezindeki Atatürk Anıtı önüne geldiler. Topluluk alana polis aramasının ardından alınırken güvenlik önlemleri üst seviyede tutuldu.

Burada Atatürk Anıtına çelenk konulduktan sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Grup adına ilk olarak Türk- İş Temsilcisi Yaşar Taylan bir konuşma yaptı. Günün anlam ve önemini belirten Taylan; " Yaşar Taylan: Önce 1977’de Taksim’de onurlu davaları için hain saldırıda yaşamlarını yitiren 34 emekçimizi saygı ile anıyorum. Bugün bütün dünyada emekçiler, emeğin uğradığı haksızlıklara karşı hep birlikte sesini yükseltiyor. Ama görüyoruz ki her yıl önceki yıldan daha baskıcı geliyor. Emekçi ve çalışanlar için zor çalışma alanlarında yeni uygulamalarla emek gaspının uygulama yolları açılıyor. İnsanların, toplumun güven duygusunun yok olduğu bir dönemde, 1 Mayısı kutluyoruz. Çalışanların emeğinin alın terinin üzerinde oynanan oyunlara bakalım. Bugün getirilmek istenen çalışma sistemine baktığımızda taşeronluk uygulamasını bile aratacak kiralık işçilik uygulaması getiriliyor. İşçi, emek sarf ettiği iş kapısını bile işci kiralama bürolarına kaptırıyor. Tüm sosyal haklardan mahrum edilen bir çalışma sistemi getiriliyor. Bunun adına esnek çalışma uygulaması diyorlar. Ama biz biliyoruz ki bunun adı, emek hırsızlığı. Hiçbir örgütlü ve devamlılığı olmayan köleleştirme sistemi. Bu çalışma şekli bugünlerde mecliste yasal hale getirilmek isteniyor. Bu tür çalışma şekliyle iş kazası dediğimiz iş cinayetlerine her gün yenisi ekleniyor.

Son günlerde ülkenin gündemini meşgul eden kamudaki taşeron işci olarak çalışanların, bulundukları kurumlarda istihdam edilmesi ile ilgili yaşanan sorunlar bu tür uygulamaların yanlış sonucunu ortaya koyuyor. Bu çalışan arkadaşlarımızın özel bir statüde çalıştırılacak olmaları sosyal hakları ve çalışma alanlarında sorun yaratmaktır. Hükümetin 720 bin insanı koşullandıracağı haberleri kamuda 20 ile 25 yıl süreyle mevsimlik işçi olarak çalışan ve kampanya işçileri arasında huzursuzluk yaratmıştır.

TAYLAN: "ÜLKEMİZDE EĞİTİMİN PARALI HALE GELDİĞİ, SAĞLIĞIN PARALI HALE GELDİĞİ BİR DÖNEMDE SOSYAL DEVLETTEN SÖZ EDİLEMEZ."

Ak Parti iktidarının çıkardığı 5620 sayılı yasadan dolayı mağdur olan ve yılda 5 ay 29 günden fazla çalışamayan işçilerimizde, işyerlerinde akıttıkları alın terinin karşılığını almalıdırlar. Siyasi irade bu süreçte bu hak kaybına dur demeli ve kamudaki çalışan bütün mevsimlik işçilere kadro tahsis etmelidir, kaldı ki Türkiye’deki toplam mevsimlik işçi sayısı 23 bindir. Diğer tarafta bir oynanan oyunda çalışanları kıdem tazminatları ile ilgili yasal düzenleme çabasında olmaları. Her yeni uygulama çalışanın hakkından bir şeyler almıştır.Hükümete buradan sesleniyoruz. Çalışanların, emekçinin alın teri olan kıdem tazminatına dokunmayın. Ülkemizde eğitimin paralı hale geldiği, sağlığın paralı hale geldiği bir dönemde sosyal devletten söz edilemez. Bütün bu ağır yaşam şartlarında çalışan yok oluyor emekli yok oluyor, gençlerimiz istihdam edilmeyi beklerken, binlerce üniversiteli gençlerimiz iş bekliyor. Başka neler oluyor diye baktığımızda Ankara’da üç patlamada 200’e yakın insanımızı kaybettik. Bu olaylar Ankara’da sınırlı kalmadı toplum güvenliğinin sağlanmadığı gibi bu tür olaylara, acılara alıştırılmaya çalışan bir toplum haline getirilmeye çalışıldık. Halkımız bunları hak etmiyor. Metropol şehirlerdeki saldırılar, ülkenin bir bölümünde yapılan çatışmalar toplumda ciddi kaygılar yaratmıştır. Meclis çoğunluğunu elinde tutan siyasi irade; Toplumun sorunları çözecek barışçıl çözüm bulmalıdır. Çözüm noktasında, toplumun her kesimin kucaklayacak yeni bir anayasa düzenlemesiyle başlayabiliriz. Güçlerin konuştuğu değil, demokrasinin sesi olan bir anayasa, Hilafeti isteyen değil, özgürlükçü, eşitçi sivil demokratik bir anayasa ve yasalar için, inanç ve düşünce özgürlüğü için anayasa istiyoruz. Biz sosyal adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi istiyoruz. Biz demokrasiden ve sosyal devletten vazgeçmeyeceğimizi bildiyoruz.

Toplumu laik – anti laik, Türk – Kürt, Müslüman, hristiyan ve yabancı düşmanlığı gibi kutuplaşmalarda bölen gerilim politikaların uygulanmasına son verilmesini istiyoruz. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümün sağlanmasını istiyoruz. Aynı coğrafyada iç içe yaşadığımız insanlarla savaşla değil barışla yaşamak istiyoruz. Bugün bu alanda emek, mücadelemize destek olduğunuz için hepinize saygılarımı sunar temsil ettiğim sendikam ve çalışanlar adına hepinize teşekkür ederim. diyerek konuşmasına son verdi.

YAVAŞ: "AKP’NİN ISRARLA ORTADOĞU’DAKİ SAVAŞI MEZHEPÇİ, MİLLİYETÇİ, ETNİK POLİTİKALARLA SÜREKLİLEŞTİRDİĞİ KOŞULLARDA EMEKÇİLER 2016 1 MAYIS’INA GİRİYOR."


Taylan'ın konuşmasının ardından Eğitim Sen Uşak Şube Başkanı Burak Yavaş'da bir konuşma yaptı. Yavaş; "Çalışma ve yaşam şartlarının giderek ağırlaştığı, her alanda AKP faşizminin zirve yaptığı, iş güvencemize göz dikildiği, kıdem tazminatının ortadan kaldırılmak istendiği, istihdam bürolarıyla modern kölelik koşullarının dayatıldığı, kadına yönelik şiddetin normalleştirilmeye çalışıldığı, çocuklara yönelik tacizin AKP eliyle korunduğu, Kürt sorununda çözümsüzlüğü derinleştirecek çatışmaların tehlikeli şekilde tırmandırıldığı, AKP’nin ısrarla Ortadoğu’daki savaşı mezhepçi, milliyetçi, etnik politikalarla süreklileştirdiği koşullarda emekçiler 2016 1 Mayıs’ına giriyor.

"AKP, EMEK DÜŞMANLIĞINI YENİ SALDIRI YASALARIYLA, BASKI, SÜRGÜN, SORUŞTURMA VE CEZALARLA HAYATA GEÇİRİRKEN; DİL, DİN, ETNİK KİMLİK, KÜLTÜR, MEZHEP FARKLILIKLARINI KUTUPLAŞTIRICI VE AYRIŞTIRICI SİYASETİNİ İÇTE VE DIŞTA SAVAŞ POLİTİKASIYLA HAYATA GEÇİRİYOR.!

Bizim ekmeğimiz her geçen gün küçülüp haklarımız, özgürlüklerimiz sınırlanırken bir avuç kapitalistten, rantiyeden, asalaktan oluşan mutlu azınlığın serveti büyüyor. Onların hayali gerçekleştikçe biz kaybediyoruz. Kayıt dışılığın, kuralsız, güvencesiz çalışmanın, Taşeron ve İş Cinayetleri Cumhuriyetinin merkez üssü haline getirilen bir ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, tüm ezilenler olarak bu iki dünya arasındaki farkı her gün iliklerimize kadar yaşıyoruz. AKP, emek düşmanlığını yeni saldırı yasalarıyla, baskı, sürgün, soruşturma ve cezalarla hayata geçirirken; dil, din, etnik kimlik, kültür, mezhep farklılıklarını kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı siyasetini içte ve dışta savaş politikasıyla hayata geçiriyor. Biz işsizliğin, yoksulluğun pençesinde kıvranırken O’nlar ülkeyi baskı ve zordan beslenen yolsuzluk ve rüşvet düzenini “Türkiye’ye özgü başkanlık sistemi” ile tamamlamak için ülkeyi kan gölüne çeviriyor. Başta yaşam ve iş güvencemiz olmak üzere her alanda güvencesizliğe mahkûm ederek korku siyaseti üzerinden inşa ettikleri rejime teslim olmamızı, diz çökmemizi istiyorlar. Kamu emekçisiyle, işçisiyle, işsizi, kadını, genci, ezilen, yok sayılan, ötekileştirilen, yoksullaştırılan halkları olarak hepimiz iç içe geçmiş ortak sorunlar yaşıyoruz.

YAVAŞ: "ADALETİN, BARIŞIN, KARDEŞLİĞİN, TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN OLMADIĞI BİR ÜLKEDE EMEĞİN HAKLARINDAN SÖZ ETMENİN MÜMKÜN OLMADIĞINI HER GÜN YAŞAYARAK ÖĞRENİYORUZ!"

Demokrasinin, adaletin, barışın, kardeşliğin, toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı bir ülkede emeğin haklarından söz etmenin mümkün olmadığını her gün yaşayarak öğreniyoruz. Grevli gerçek toplu sözleşme hakkımızın, örgütlenme ve siyaset yapma hakkımızın yok sayılmasına, grev hakkımızın idari işlemlerle ortadan kaldırılmasına, Yandaş konfederasyon yönetiminin altına imza attığı satış sözleşmeleri ile açlık sınırına yakın yoksulluk sınırına uzak bir maaş dayatmasına, Ücret ve sosyal haklarda adaletsizliğe yol açan uyduruk statülerle bölünmeye, Angarya çalışma ile emeğimizin çalınmasına, Mezarda emekliliğe mahkûm edilmeye, Ek ödemelerimiz maaşımıza yansıtılmadığı için emekliliğimizde sefalete itilmeye Performans tuzağı ile birbirine rakip-düşman hale getirilmeye, Artan vergi dilimleri ile maaşımızın elimize geçmeden erimesine, Bütçenin eğitime, sağlığa, emekçilere değil savaşa ve güvenlik politikalarına aktarılmasına, Soruşturma, sürgün, rotasyon ve mobbing ile itibarsızlaştırılamaya, Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştirerek kadınları toplumsal yaşamdan dışlayan, daha ucuza ve daha güvencesiz çalıştırılmaya iten sözde “istihdam” paketlerine, Taksim başta olmak üzere işçi ve emekçilerin ortak hafızasında yer etmiş kent meydanlarının demokratik tepkimizi ifade ettiğimiz mitinglere, toplantılara hukuksuz bir şekilde kapatılmasına, En insani ve en temel haklarımızı savunduğumuzda “terörist” damgası yemeye, ayrımcılığa, sürgün edilmeye tutuklanmaya, katliamlara, Başbakanlık Genelgeleri ve faşizan yasalarla hukuku ve adaleti rafa kaldıranlara, TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI! İNSAN ONURUNA YARAŞIR, ÖZGÜR, EŞİT VE DEMOKRATİK BİR YAŞAM İSTİYORUZ! Bize reva görülen açlığa, işsizliğe, güvencesizliğe, savaşa ve sömürüye karşı, geleceğimize sahip çıkmanın, Nitelikli, parasız, ulaşılabilir ve anadilinde kamu hizmetinin, Kamu emekçilerini toplu sözleşmede satanlara karşı gerçek bir toplu sözleşme yapmanın, Baskılara, soruşturmalara, toplu tutuklamalara, göz altılara son verilmesinin, akademisyenlerin, basın emekçilerinin, hukukçuların, muhalif siyasetçilerin, emek ve demokrasi mücadelesi verdikleri için tutuklanıp cezaevlerine konanların özgürlüklerine kavuşmasının, Saray’ın ve AKP’nin zulmüne son vermenin, Emekçilerin ve ezilen tüm kesimlerin barış ve demokrasi talebini susturmayı hedefleyen 10 Ekim Katliamının gerçek faillerinin ortaya çıkarılmasının, Kürt sorununda demokratik çözümün, kalıcı ve onurlu bir barışı inşa etmenin, Kadının emeğine, bedenine ve kimliğine dönük saldırıların son bulmasının, Çocuklara yönelik cinsel taciz ve tacizcileri kollamanın, Doğanın ve yaşam alanlarımızın kar hırsıyla talan edilmesine dur demenin, Sömürüye, Yoksulluğa, Faşizme, Gericiliğe, Kapitalizme, Emperyalizme Karşı Mücadeleyi Birlikte Büyüterek Emeğin, Eşitliğin, Özgürlüğün, Demokrasinin, Barışın Hâkim Olduğu, “BAŞKA BİR DÜNYA” yı kendi ellerimizle kurmaktan geçtiğini BİLİYORUZ! 1 Mayıs Uluslar Arası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günümüzde Sömürüye, Yoksulluğa, Faşizme Karşı Emek, Barış, Eşitlik ve Özgürlük İçin Tüm Yurtta Alanlardayız ÜLKEMİZDE YEPYENİ, MUTLU BİR HAYATIN FİLİZLENMESİNİ SAĞLAYACAK, UMUT SENDE, BENDE, BİZDE Umut Birliğimizde, Mücadelemizde, Dayanışmamızda! Rengârenk Bayraklarımızla, Türkülerimizle ve Halaylarımızla Kol Kola, Omuz Omuza" diyerek konuşmasına son verdi.

Sloganlar eşliğinde yapılan konuşmalarından ardından halk müziği eşliğinde yöresel oyunlar da oynandı, halay da çekildi. Genel anlamda neşeli geçen 1 Mayıs İşçi ve Dayanışma Günü, etkinliklerin tamamlanmasının ardından olaysız şekilde sona erdi. Programa katılanlar sessiz şekilde dağılırken, topluluktaki bazı gruplar alandan polis nezaretinde çıkarıldı.

1 Mayıs İşçi Bayramı Uşak'ta Kutlandı! paylaşan: Usak_Haber_Merkezi
banner278

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 6 yorum mevcut

    • hayır @hiç 8 ay önce yorumlandı

      yok uygulanmasın aha böyle yer altı yer üstü zenginliklerimiz yabancıların elinde olsun biz sadece sıradan birer işçi olalım yeter halimize bin şükür.

    • hiç 8 ay önce yorumlandı

      haydar baş ülkemizde milli ekonomi modelini uygulamadan işçilerimiz bayram edemez.

    • alemsiniz 8 ay önce yorumlandı

      nerde kominist nerde değişik varsa toplanmıs işçi bayramı laftaaa..size yarıyo bu bayramlar kardeşlik mesajı vereriyormuş birde var mı içinizde imam hatipli var mı hiç kapalı ..el birlik olun imam hatiplerle uğraşmayın o zaman bu ülke kalkınır..türkan saylan uğraştı turbanla ne oldu en sonunda turban takmak mecburuyetınde kaldı uğrasmayın neslimizle

    • yavuz 8 ay önce yorumlandı

      1 mayıs bu bir elinde chp flaması bir elinde hdp flaması kardeşlik bu işte,ortak düşman güvenlik güçleri,karşı cephe çalışan esnaf dükkanları yıkılması yakılması gereken kamu işyerleri,ancak vatan böyle kurtulur,arada hükümete sövülür,egede olsak terörün oyunu halay çekilir,böylece efelerin kemikleri sızlatılır,ne o zeybekte oyunmu yaniorada kızlı erkekli kolkola girilmiyor tabiki onu oynamak için yürek lazım bilek lazım,ah ülkem birde bunları büyük lider atatürkü alet etmeleri yokmu işte bu en kötüsü büyük türk milleti bunları hep görüyor yazıyor

    • Uşak takipçisi 8 ay önce yorumlandı

      uşak da halayın ne işi var, uşaklı zeybek oynar, sepetçioğlu oynar,bu halay çekenlerin çoğu da malum bölgeden uşaka gelenler, yıllarca işçi kılıfıyla 1 mayısları terörize ettiler..

    • oğuz 8 ay önce yorumlandı

      haşşöyle ya özlemiştik bu görüntüleri ya bunu yılda bir ikikere yapında milletin hafızası tazelensin, işte chp ve yandaşları bu hani kendilerine "çapulcu" diye ön ad alıyorlar ya tam cuk diye oturmuş ülke hergün bölücü hainlarle savaşıyor şehitler geliyor,sizin neyinize siz marksist lenilist pankartlarla yürüyüp halay çekin üstüne üstlük birde iktidara -devlete vatandaşa sövün ondan sonra bu vatandaş size oy versin. sonrada işi mercimeğe bulgura makarnaya yükleyin maşaAllah maraşlı il başkanınızda halay çekmeye pek maraklıymış bu kadar acı üstüne olacak olacak ha gayret ilk seçimde baraj altı garanti

    TÜM YORUMLAR
    banner317
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner275

    banner316

    Haberler Haberler