Paralelcilikle suçlanarak mağdur edilen belediye personeliyle ilgili, Nurullah Cahan hep yalan söyledi, halen de yalan söylüyor!

Uşak Haber Merkezi stüdyosunda gerçekleştirilen, Vedat Orhan'ın sunduğu Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu'nun konuk olduğu programda gündeme dair konular, ülkede ve kentte yaşanan son gelişmeler enine boyuna konuşuldu.

08 Eylül 2016 Perşembe 01:15
Paralelcilikle suçlanarak mağdur edilen belediye personeliyle ilgili, Nurullah Cahan hep yalan söyledi, halen de yalan söylüyor!
Programın açılışını yapan Vedat Orhan, Uşak Belediyesi'nde 49 memurun açığa alınmasının ardından konuşulanları ve son Belediye Meclis toplantılarında, CHP Belediye Meclis Üyes Mehmet Karakoç'un, Başkan Nurullah Cahan'a, açığa alınan personellerin durumunu sorması üzerine, Cahan'ın "madem sordunuz, cevap vereyim, soruşturması tamamlanan bazı personeller görevlerine başlayacak, bu da bayram müjdesi olsun" dediğini ifade etti. Zaten açığa alınmaların il gününden beri, isimlerin neye göre belirlendiği, kimin belirlediği bile değilken, soruşturmayı kimin tamamladığının da net olmadığını söyleten Orhan; fısıltı gazeteleri aracılığıyla Valilik soruşturması, Emniyet İstihbarat raporları doğrultusunda dendiğinin konuşulması üzerine Valilik tarafından sadece bu isimlerle ilgili değil, genel bir soruşturmanın mevcut olduğunu; ancak zaten bu soruşturmanın da henüz tamamlanmadığı bilgisine eriştiklerini ifade etti. Devreye giren Nurullah Çavuşoğlu da; topu en çok Emniyet İsthibarat'ına attıklarını söyleyerek, Emniyet İstihbaratında bu yönde bir çalışmanın olmadığını yetkili ağızlardan duyduğunu ifade etti. Kafaları karıştıran noktanın, listede ismi olup mağdur olduğu söylenen çok kişi olmasıyla birlikte, yine listede ismi olup paralel şüphesi taşıdığı da konuşulan isimler varken; "bari masumları yaftalanmadı, en azından şüphe taşıyanlar aklansın" gibi bir moda gitmemesi gerektiğini aktaran Çavuşoğlu ayrıca bir başka programda "insanların önce devesini kaybettiriyorlar sonra da onu buluyorlar" örneğini de vererek Başkan Cahan'ın personelin geri dönüşlerine "müjde" diyebilmesine tepki gösterdi. 

Daha önce yazılarında da Ak Parti Uşak Teşkilatı'ndan hiç bir ismin 17-25 Aralık sonrası dahil, paralel yapı aleyhinde basına yönelik hiç bir açıklaması, beyanları olmadığını söyleyen Orhan; ilk defa, yıllar sonra, bugün Ak Parti Uşak İl Başkanı, Milletvekili, Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi Başkanı, Kadın Kolları Başkanı ve Gençlik Kolları Başkanından oluşan, yanlarında yönetimlerin, meclis üyelerinin ve partililerin neredeyse hiç birinin katılmadığının gözlemlendiği bir anda il başkanı, belediye başkanı ve milletvekilin paralel aleyhinde açıklamalarda bulunduklarını belirtti. "Öğleden sonra günaydın derler adama" örneğiyle söze giren Çavuşoğlu, düğün değil bayram değil bu açıklama nerden icap etti, merak ediyorum diyerek; Başkan Cahan'ın 17-25 Aralık tarihlerinden 25 Aralık 2013'te, halen soruşturma kapsamında firari olan Ömer Yeşil'le samimi fotoğrafları olduğunu; yine aynı tarihte aynı gün, günümüzde kararname ile kapatılan bir derneğin düzenlediği etkinliğe katıldığını, buradaki fotoğraflarını kendi Facebook hesabında paylaştığını, hatta fotoğraf karelerinde şu an paralel soruşturmada tutuklu bulunan eski Belediye Başkan Yardımcısı Tuncay Yılmaz'la birlikte olduğunu, ve yine tutuklu bulunan eski Belediye Başkanı Ali Erdoğan'la da fotoğraflar verdiğini söyleyerek; o gün bunu yapanlar, bugün adeta günah çıkarırcasına bu açıklamada bulunuyorlar, şeklinde yorumluyorum dedi.

Son milletvekili seçimlerinde Uşak'tan MHP 2. Sıra Adayı olan Gökhan Özoğul'un bugün kendilerini ziyarete geldiğini söyleyen Vedat Orhan, son köşe yazısında Özoğlu'un da ismini geçtiğini, ilk bakışta yazısından kaynaklı rahatsızlık ve sitemde bulunacağını tahmin etmesinin aksine, ilgiyle ve beğenerek takip ettiğini, kendisinin eleştirilmekten yana bir sıkıntısının olmadığını, fakat tek isteğinin adının Durmuş Yılmaz'la ard arda ve aynı cümle içinde anılmamasını istediğini söylediğini ifade etti. Özoğul'un ayrıca kendisinin paralele yakın isimlerle ne işinin, ne ilişkisinin olmadığını söylediğini de kaydeden Orhan; Özoğul'a "peki paralel soruşturma kapsamında bazı işadamlarının gözaltına alınması, tutuklanması üzerine Durmuş Yılmaz'la birlikte adliyede destek şeklinde yorumlanan ziyaretin ne anlama geldiğini" sorması üzerine, Özoğul'un; "o sıra milletvekili adayıyız tabii, önceden belirlenmiş programlar oluyor ve bunlara riayet etmek durumunda kalıyoruz. Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM)'nin hazırlamış olduğu programlar çerçevesinde yapılan faaliyetlerdi" dediğini de aktardı. Özoğlu'un bu ifadesi üzerine, dönemin İl Başkanı Ali Kurt ve mevcutta il başkanlığını yapan dönemin Merkez İlçe Başkanı Muhterem Kuruçay ve SKM'de bulunan isimlerin de böyle bir program organize etmelerinin kafaları karıştırdığını söylemesinin ardından Çavuşoğlu; "ben SKM'nin perde arkasında Mehmet Alpkaya'nın olduğunu o zaman da duyardım, ve bu söylentiler parti içinde rahatsızlığa da neden olurdu, dedi. Ayrıca milletvekili adaylarının iradını bu denli teslim etmemeleri gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, "tabii ki partinin, SKM'nin programlarına uymak gerekecektir ama bu denli de her denilene uyulmamaları gerektiğini düşüyorum" dedi. Benim paralelle bağlantım yok diyen insanların, ifadelerini dile getiriyoruz olmanıza da ayrıca teşekkür ediyorum diyen Çavuşoğlu, insanların cevap hakkının Uşak Haber Merkezi'nde kullanabilmelerine imkan verildiği için teşekkür ettiğini söyledi.

Vedat Orhan, kendisinin ve Uşak Haber Merkezi'nin 5 yıl önce başladıkları yazı dizilerinin ve haberlerinin; o günlerde neredeyse hiç kimsenin söyleyemediği şeyleri söylediklerinin ve o söylenenlerin bugün iddianameler girdiklerini, kimi ulusal medya organlarının yayınlarında ve devlet kurumlarının kayıtlarına yeni yeni geçebildiğini söyledi. Fetullah Gülen CIA Ajanı mı, kardinal mi, sahte mehdi mi, sorularını o zamanlar sorduklarını; Müslüman görünümünde Hristiyanlaştırma projelerine çalıştıklarını Gülen'in bizzat Papa'ya ilettiklerini 5 yıl önce dile getirmelerine rağmen, o günlerde Dinler Arası Diyalog Masası kuran Diyanet bünyesinde, bugün bizim o zamanlar söylediklerimiz, o kişiler ve kurumlarca yeni keşfedilmişcesine tespi ediliyor, karar veriliyor" demesinin ardından; Çavuşoğlu, "bu açılardan bakıldığında durumun içler acısı olduğunu gözlemliyorum, ve yazdığınız yazı da bunları belirttiniz zaten, konuşmaya pek gerek görmüyorum bu konuyu" dedi.

Paralel soruşturmanın gidişatıyla ilgili konuşan Orhan, soruşturma evresinde insanların kafasını kurcalayan iki soru olduğunu; bunlardan birinin, soruşturmanın üst düzey bürokrat ve politikacılar çevresine ne zaman sıçrayacağı ya da sıçratılmayacağı endişesi; diğeri ise çok az da olsa, soruşturma kapsamında mağdur edildiği düşünülen, konuşulan insanlar olduğunu söyleyerek; dün gözaltına alınan Yeniçağ Gazetesi yazarları olduğunu, ayrıca Sözcü Gazetesi'nin muhalif olması nedeniyle üzerlerine baskılar yapıldığını, paralelcilikle suçlanılmaya çalışıldığınının manşetlerden verilmesinin de bu tür tereddüt ve şüphelere neden olduğunu söyledi. Çavuşoğlu burada; paralel soruşturmayı sulandırmaya çalışanların asla başarılı olmayacaklarını her ortamda defalarca söylediğini ifade ederek başladığı konuşmada; "şu ana kadar üst düzey bürokrat ve politikacılara uzanmamış olması, operasyonların ve soruşturmanın bittiği, uzamayacağı anlamına gelmiyor. Uşak yerelinden bakmak gerekirse; Uşak paralel soruşturmanın en başarılı gittiği il olmasıyla birlikte, paralelin de merkezi durumdaki bir şehirdir. Soruşturulmak üzere emniyete götürülen, gözaltına alınan kişilerin barındırılacağı binaların kapasitesi belli, soruşturmayı yürütmek üzere çalışan emniyet personelinin sayısı belli, zaten mesai diye bir kavramları kalmamış neredeyse 24 saat çalışıyor; soruşturmayı yürüten savcılar da keza yoğun bir şekilde çalışmakta, hemen hergün ya gözaltı, ya adliyeye sevk ya da tutuklama haberleri çıkıyor; demek ki ancak işleyebiliyor. Sizi geçen gün yazdığınız yazıda makam mevki sahipleri olup da şüphe barındıranlara daha öncelikli olarak bakılması gerekebilir belki ama sabırla beklemek durumdayız; politikacı ne kadar uğraşırsa uğraşsın, soruşturmaya müdahalesi olabileceğine ben inanmıyorum; ben emniyet görevlilerimize ve savcılarımıza inanıyorum ve makamı, görevi, konumu ne olursa olsun, iltimasta bulunulmayacağına inanıyorum" dedi.  Your Website Title
banner278

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 6 yorum mevcut

    • TİPİK GÖKHAN:) 3 ay önce yorumlandı

      gökhan bey o dönem hazim abi diye dilinizden düşürmeyen sizdiniz.ayrıca hem hazim hem de seslilerden akrabanız olduğunuz için adliyeye gittiğiniz herkez tarafından bilinir.yoksa sizi kimse zorla oraya götüremez di. o zaman için size maddi kaynağı sağlayanın sevgili hazim abiniz olduğu söyleniyordu tabi dedikodu da olabilir ayrıca dün gelip sonra da bu teşkilatın yöneticilerine kara çalmanız çok yanlış sizi bu yanlıştan dönmenizi rica ediyorum....

    • altaya sor @üniversitede ki bademi hangi paralel koruyor 3 ay önce yorumlandı

      vekil mehmet altay iyi bilir kimin koruduğunu bence ona sor

    • Ata 3 ay önce yorumlandı

      nurullah cahan ve ufuğun aldığı aile terbiyesi ancak bu kadar demekki anne babadan ne görürse çocuklar onu yapar.aile terbiyesi yok gördüğümüz kadarıyla bunlarda.anne ve babalarına sesleniyorum yetiştirdiğiniz evlatlar bunlarmı yazıklar olsun sizlere

    • üniversitede ki bademi hangi paralel koruyor 3 ay önce yorumlandı

      devletim tüm kurumların hatta tüm uşak halkının bu bademin paralelci olduğunu bildiği halde bu bademi hangi paralel siyasetçi koruyor?

    • adalet 3 ay önce yorumlandı

      kendisi suçsuz olarak görevde açığa alınan kişi, kendisi gibi suçsuz olarak hem ihraç edilip, hemde bütün hukuk gözardı edilip tutuklanıyorda bunlar için oh olsun diyebiliyorsa,söylenecek hiçbir söz kalmamış demektir. adalet adil olursa adalettir.10 kişilik bir grup ta 4 kişi suç işliyor sen 10 nuda idam ediyorsun,sonra yaşasın adalet öylemi, bütün mesele adil yargılamada .geciken adalet adalet değildir

    • sivaci 3 ay önce yorumlandı

      Muhalefet de iş yok
      Sorumu usak siyaseti

    TÜM YORUMLAR
    banner317
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner275

    banner316

    Haberler Haberler