Hayırdır Sayın Kılıçdaroğlu; bu ne telaş! Paralelciler ve HDP'lileri yargı toplamıyor mu?

08 Kasım 2016, 19:09
Hayırdır Sayın Kılıçdaroğlu; bu ne telaş! Paralelciler ve HDP'lileri yargı toplamıyor mu?
Yargı ve kolluk güçleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde eli kolu bağlı şekilde yıllardır PKK'lının bomba gömmesini, silahlanmasını ve şehire yerleşmesini hatta serbestçe bölücü terör örgütü propagandası yapmasını seyretmek zorunda bırakılırken hiç sesi çıkmayan, yargı bağımsızlığından söz etmeyen, hatta Doğu ve Güneydoğu'da o zamanlar olanları AKP'nin göz yumduğu ihanet düzeyine varan gelişmeleri, eleştirmeye değer bile bulmayan Kılıçdaoğlu'nun, PKK'ya açıkça destek verdiği ve bölücülük propagandası yaptığı, yani alenen vatana ihanet suçu işledikleri bilinen HDP'li vekillere ve paralelcilere, yargı dokunmaya başlayınca aklına yargı bağımsızlığı gelmiş olacak ki; Başladı feryadı figan etmeye; peki neden?

Ne oldu da Fethullah Gülen'i mahkemeler aklarken susan, Danıştay cinayeti dosyası, soruşturmayı yürüten savcıların elinden alınırken, HSYK seçimlerinde türlü atraksiyonları Fethullahçılar alenen döndürürken, Fetullahçılar CHP'lilere ya da MHP'lilere kumpas kurarken, AKP iktidarının yargıya müdahalesinin çok açık ortada olduğu pek çok hadise yaşanırken görmezden gelen ve bir türlü yargı bağımsızlığına atıfta bulunmayan Kemal Kılıçdaroğlu birdenbire yargı bağımsızlığını hatırladı. Ne oldu da olağanüsütü Parti Meclisi'ni toplayıp ferman bildirir gibi bir deklarasyon yayınlamaya ihtiyaç duydu acilen? Bu sorunun cevabı açıklamalarında gizli!

Ne diyor Sayın Kılıçdaroğlu; "HDP'li milletvekilleri yargılanmamalı" diyor; evet evet yanlış duymadınız, hatta ileri gidiyor, seçilmişler yargılanamaz diyor. Ne münasebet efendim, en çokta seçilmişler yargılanmalılar, yargılanabilmeliler. Hani kendisi diyordu dokunulmazlıkları kaldıralım, kimin neyi varsa savcılar ortaya çıkartsın, suçlu bulunan hapse gitsin diye! Hani seçimlerde en önemli oy isteme malzemesi olarak kullanıyordu dokunulmazlıkların kaldırılmasını! Ne değiştiyse artık Kılıçdaroğlu "seçimle gelen seçimle gider" diyor. İyi, seçilsin her haltı yesin ama yargı önüne çıkamasın; bu nasıl bir adalet anlayışıdır ve dünyanın neresinde hangi mantıkla izah edilebilir Allah aşkına? Yargıya müdahale edilmemelidir derken kendisi yargıya müdahale ediyor, acaba farkında mı değil? Yoksa zaten yargıya müdahale mi etmek istiyor? Yani acaba Kılıçdaroğlu soruşturmanın ilerlemesinden mi korkuyor? Ya da bir savcının bütün CHP'ye ve Türkiye'ye iyilik ederek, CHP'lilerin bir türlü ısınıp sevemediği malumunuz olan "Yeni CHP" ekibinin ve Kılıçdaroğlu'nun varsa, paralel bağlantılarını ortaya koymak suretiyle koltuğunu sallamasından mı korkuyor? Bu yüzden mi acaba kendilerine oy veren vatandaşların bile savunmadığı, sahiplenmediği bir zeminde HDP'lileri savunmak gibi akıl almaz bir cehalet örneği sergilemekte? Nasıl ki; HDP'nin Genel Başkanı alındı HDP'liler ya da oy verenler bile sahiplenmedi, eminim Kılıçdaroğlu'da bu gün alınsa ve savcının eli güçlü olsa CHP'liler de Kılıçdaroğlu'nu sahiplenmezler! İddia ediyorum böyle bir durum söz konusu olsa, ki bana sorarsanız başta Ak Parti olmak üzere tüm siyasi partilerdeki pek çok üst düzey yöneticiyi bu kader bekliyor; hani oldu ya Kılıçdaroğlu'nu gözaltına alma kararı çıkarsa bir Cumhuriyet Savcısı ve elindeki verileri halka zamanında eriştirip tatmin etse insanları, emin olun neredeyse hiç kimse "seçimle gelen seçimle gider" demez. Neredeyse hiç kimse ben Kılıçdaroğlu'na oy verdim de demez. Zaten insanlar CHP'ye oy veriyor, Kılıçdaroğlu'nun hatırına o partiye oy veren sayısı yok denecek kadar azdır. Kılıçdaroğlu CHP'nin dışında bir partide genel başkan olsa emin olun yüzde yarım bile oy alamaz halktan! Hele sosyal demokrat seçmenden asla; ama hasbelkader CHP'nin başında olması durumunu kısmen de olsa kurtarıyor. Yoksa Halep orada ise arşın burada!

Peki sizce Kılıçdaroğlu FETÖ ya da PKK (ki bana göre ikisi ortak olduğu için bir yerde aynı şey) bu soruşturma ya da soruşturmaların ilerlemesinden neden rahatsız olsun ki? Diye bir soru aklınıza gelmiştir muhakkak. Bunun cevabını vermeden önce size bir tecrübemi paylaşayım. Uşak'ta kim varsa ki; etrafını paralelcilikle suçluyor, kimini Savcıya şikayet ediyor, kimini basın yoluyla ifşa etmeye çalışıyor ya da işinden çıkartıyor. Kim varsa ki; paralel soruşturmayı yürüten savcı ya da polislerimizi; halkın gözünde küçük düşürecek nitelikte konuşmalar yapıyor, meşruiyetlerini ya da yürüttükleri soruşturmanın sağlıklı yürütülüp yürütülemediğini tartışmaya açmak istiyor. Kim varsa ki; kendisine soruşturmayı yürütüyor havası verip, sağa sola sıra sana da gelecek tehditleri savuruyor biz biliyoruz Ki o insan paralelci ve sıranın kendisine gelmesinden korktuğu için ve de kendi paralelciliğin üzerini örtmek niyetiyle böyle davranıyor. Ben bu durumun böyle olduğuna bizzat pek çok canlı örneği ile tanık oldum. Şüphesiz sizlerinde ben anlatırken tanık olduğunuz benzer tablolar gözünüzün önünden geçmiştir. Savcılara inanmıyorum, Erdoğan'ın tut içeri at dediği bütün muhalifleri içeri atıyorlar şeklinde, kendince analizler yapıyorsa; yani savcıları, polisleri çok özür dilerim emir eri olmakla suçlayabiliyorsa ve Fetullah Gülen örgütüne gerçek mağdurlarının bile etmediği en galiz küfürleri edip duruyorsa, hele hele rakı ile fotoğraf verme merakı sarmışsa birdenbire, bilinki o adam FETÖ soruşturmasının kendine uzanmasından korkuyordur. En azından yaşadığım ve gazetecilik gibi önemli bir misyon ve görev icra ettiğim kent olan Uşak'ta durum bu. Acaba diyorum hani Ankara'daki durumda bu yönde olabilir mi?

Hani diyorum; şu Türkiye Barolar Birliği'nin, yani yargının en önemli ayaklarından birini oluşturan avukatların, temsilci göndermediği; Saray'da gerçekleşen Adli Yıl açılışında hakimlerin ve savcıların Erdoğan'ı ayakta alkışladığı açılışında davet edilen ama aslında üzerlerindeki FETÖ şüphesinden dolayı davet edilmemeleri beklenen, bazı AKP'lileri davet eden ya da bu organizasyonu düzenleyenler ve malum isimleri soruşturmayı yürüten savcılara ya da millete inadına yaparcasına protokolde yer verenin niyeti ile Kılıçdaroğlu'nun niyeti aynı olabilir mi? Acaba diyorum partisindeki tescilli paralelcileri tespit edip partisinden temizlemediği halde, kendisine sözüm ona derin DEVLET süsü vererek politik rant elde etmeye kalkışanın mantığı ile Kılıçdaroğlu'nun mantığı aynı olabilir mi? Acaba diyorum bu siyasilerin tamamına yakını FETÖ soruşturmasının kendilerine gelebileceğinden dolayı mı bir endişe ve panik halindeler? Çünkü son zamanlarda ne Binali Yıldırım'ın söyledikleri ne Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri ne de Bahçeli'nin söyledikleri akıl alır gibi değil. Adeta milletle dalga geçer gibiler ya da afedersiniz dengeleri alt üst olmuş da çaktırmak istemiyor gibi açıklamalarda bulunuyorlar.

Acaba diyorum "Dersimli Kemal'im" ben derken Kılıçdaroğlu; çaktırmadan Atatürk'ün değiştirdiği ismi yeniden canlandırmak arzusunda olduğunu mu ifade etmeye çalışıyordu? Acaba diyorum Baykal'a yapılan kaset kumpasının arkasında paralelcilerin olduğu ve Kılıçdaroğlu'nu; Genel Başkan yapabilmek için bu kumpası kurdukları yönündeki iddialar doğru muydu? Acaba diyorum sosyal demokrat çevreye daha uygun bir aday kalmamış gibi Ekmeledin İhsanoğlu'nu getirip, Erdoğan'ın karşısında Cumhurbaşkanı adayı yapan ve daha sonra da CHP'ye sığdırılamayacağı anlaşılınca MHP'den milletvekili yapılarak ödüllendirilen Ekmeleddin İhsanoğlu'nu kaybetmesi için mi aday göstermişlerdi? Acaba diyorum Bahçeli ile Kılıçdaroğlu mu Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına giden yolda en önemli misyonu üstlenmişlerdi, kaybedeceğini en başta bilerek kaybetme üzere aday yapılan Ekmeleddin Beyi aday yaparak? Acaba diyorum Yılmaz Özdil "guguk kuşu" benzetmesi yapmakta ve CHP işgal altındadır ve CHP kurtarılmadan ülke kurtarılamaz demekte haklı mıydı? Acaba diyorum HDP ile Paralel birlikte olduğuna göre ve Sayın Kılıçdaroğlu ısrarla CHP vitrininde Paralelle ya da HDP ile adı anılan kimseleri tutarak millete çaresizsiniz ve AKP'ye mahkumusunuz mesajı mı vermek istiyor? Hani Paralelci olduğu gibi pek çok yolsuzluğa adının bulaştığı, Atatürk'ü sevmediği, 10 Kasım'larda kaçıp Atatürk'ü anma törenlerine özellikle katılmadığı, farklı kaynaklardan defaatla kendisine söylenmiş olmasına rağmen; yani bile bile Ali Erdoğan'ı 2. sıra milletvekili adayı yapıvermişti ya hani bile bile; yani bile bile Atatürk'e mesafeli duran isimlere CHP rozeti takıvermişti ya hani Sayın Kılıçdaroğlu; acaba diyorum Ali Erdoğan'ı serbest bıraktırmayı başarsa bugün de yeniden aday yapmayı düşünebilir mi? "Yok artık" dediğinizi duyar gibi oldum. Son cümlem elbette ki espriydi, hani ben sadece acaba diyorum, Kılıçdaroğlu neden böyle birden parladı ve direnişe geçti?

Gerçi eminim sadece paralelcilerle ismi anılan kurmayları ile dımdızlak ortada kalacak. Hiç bir CHP'li Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu çağrısına uyarak ne paralelciler için ne de HDP'liler için direnmez. Hatta benim tanıdığım CHP'liler bu iki hain grup için kılını bile kıpırdatmaz. Ne halleri varsa görsünler, yesinler birbirilerini, bizim onların arasında ne işimiz var ki? Dün birliktelerdi yarın yine birlikte olabilirler. Kısacası benim bildiğim CHP'li bu saatten sonra ne paralelciye güvenir, ne AKP'liye ne de HDP'liye! Dolayısıyla sana da güvenmez sayın Kılıçdaroğlu, CHP'li bu saatten sonra sana da güvenmez!


YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 8 yorum mevcut

    • gurbetci usakli 11 ay önce yorumlandı

      sayin mustafa yuce yazini buyuk bir heyecanla okudum gercekleri soyleyeni dokuz koyden kovarlar bu yazinda chp gerceklerini harfiyen yazmisin ha sanmaki her yazini beyeniyorum ama bu yazin cuk diye oturmus bu chp ile birak iktidar olmayi birdahaki secimde ikinci parti olmak bile hayal anlasilmayan konu bu chp neye hizmet eder derdi nedir kimse bisey anlamiyor ciksa acikca deseki kilicdar oglu ben hdp nin boslugunu dolduracagim veya feto cetesinin bosaltigi ortamdaki oylara talibim milletde anlasa sozun kisasi bu chp kilicdar oglu sayesinde misyonunu yitirdi sagilar boyle gercekci yazilarin devamini beklerim birde bu gibi gercekleri nurullah cavusoglunun yuzune canli anlat biraz bilinclensin okuyorum yazdiklarini

    • Banazlı chpli @Kürşat Kacargil 11 ay önce yorumlandı

      kürşat bey alışıktır bu tarz durumlara. yani o ve banazdaki bazı insanlar herkes biliyor isme gerek yok alışıktır partinin satılmasına. bu yüzden kılıçdaroğlunun söylediği sözler güçlerine bile gitmez ve önemsemez işlerine bakarlar. ne olmuşki hdplileri hapse atamazsınız deyip sahip çıkmışsa.

    • Bülent ekici @Kürşat Kacargil 11 ay önce yorumlandı

      kürşat doğru söylüyor mustafa bey yalakalık yapacaksın bugün başka yarın başka konuşacaksınki değer bulasın yoksa üç liderede laf etme üçüde bu ülke gelişsin diye uğraşıyor zaten değil mi "yersen"

    • Kürşat Kacargil 11 ay önce yorumlandı

      başarısız bir yazı olmuş. akp li biri yazsa daha güzelini yazamaz.geçmişte yapmadı dediğin tüm itirazları ve uyarıları chp ve mhp yapmıştır kılıçdaroğlu bağıra bağıra söylemiştir.
      uşak taki ali erdoğan mevzusu yanlış bir tercihtir ,yanıltanları sorgulamak gerekir.

    • Yusuf 11 ay önce yorumlandı

      objektiflik bu olsa gerek bu gün yaşadığımız bu problemlerin bizzatihi sebebi siyasetçiler. başta akpli siyasetçiler ve muhalefetin genel başkanları olmak üzere siyasetçiler hep ihanet etti yada ihanete göz yumdu.açılım zamanı doğuda olanlar çok güzel ortaya konmuş yazıda yani bu günkü terörün birinci sorumlusunun akp olduğu dile getirilmiş bravo çok cesursunuz uhm

    • İŞÇİ 11 ay önce yorumlandı

      yılmaz özdil yazmıştı, soner yalçın yazmıştı, bekir coşkun yazmıştı daha pek çok sosyal demokrat araştırmacı yazar yazmıştı bu kılıçdaroğlunun hain olduğunu demekki doğru imiş. şu hale bakınki ülkeyi bu hale getiren iktidara hesap sorması gereken mevkilerde oturanlarda iktidarın değirmenine su taşımakla meşgül. bizimkisi kümesi tilkiye teslim etmek gibi bir şey değil mi sizcede?

    • Seni komik 11 ay önce yorumlandı

      sizden de ancak böyle bir yazı beklenirdi kılıçdaroğluna düşmanca bir yaklaşımla fg in yanında kılıçdaroğlunun yakınlarının fotoları vardı haburdaki mahkemeleri de açılımları da i̇talyan başbakan'ı yaptı demi he he sizler kelimeleri çarpıtlaştırmayı çok iyi biliyorsunuz yalnız küçük bir sapmayı unutuyorsunuz o küçük beyinleriniz bu konuları yazmak için çok yetersiz ...

    • uşKlı selo 11 ay önce yorumlandı

      artık bu saatten sonra chp' ye chdp demkmi gerekir acaba diyorum?maske tamamen düştü kel göründü

    TÜM YORUMLAR
    
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner363

    banner366