İşsizlik, yolsuzluk, yoksulluk, terör, ekonomik çöküş, bölünme tehlikesi iktidarın gündeminde niye yok?

16 Aralık 2016, 20:52
İşsizlik, yolsuzluk, yoksulluk, terör, ekonomik çöküş, bölünme tehlikesi iktidarın gündeminde niye yok?
Nurullah Çavuşoğlu
Varsa yoksa Anayasa ya da sistem değişikliği, olmadı Ortadoğu'daki gelişmeler...  Her nedense Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde terör kıskacında mahvolmuş harabeye dönmüş şehirlerimiz ve bu kentlerde yaşayan insanlarımızın yaşadığı insanlık dramı; Halep kadar, Musul kadar gelmiyor siyasilerin gündemine? Türkiye'de işsizler ordusu oluşmuş, siyasilerimiz niteliksiz ucuz iş gücü oluyor diye Suriye'den, Ortadoğu'dan mülteci davet eder hale gelmiş resmen, 1 yılda 532 şehit vermişiz terör belası yüzünden ama iktidar başka ülkelerdeki terör örgütlerinin yok edilmesinden duydukları endişeyi dile getiriyor, şehitlerimizin cenazelerine bile katılan yok iktidar çevrelerinden. Daha geçtiğimiz günlerde Emniyet, İstanbul'un göbeğinde IŞİD tarafından yapıldığı zannedilen eylemlerin ardından 27 şehit vermiş, anaokulu çocukları bile Emniyete geçmiş olsun ziyaretine gidip acıları paylaşmaya çalışırken, iktidardaki siyasilerimiz Halep için yas tutma sevdasına düşmüşler. Yolsuzluk iddiaları, adaletsizlik almış başını gidiyor, ülkemizde iktidar partisi siyasetçileri başka dünya ülkelerinde adaletsizlikten dert yanarak gündemi meşgul etme derdinde. Petrol fiyatları almış başını gitmiş, çiftçisi, nakliyecisi, sanayicisi yok olmanın eşiğine getirilmiş, kredi batağında debelenirken, iktidarın siyasetçileri kendi illegal petrol ticaretleri için sevkiyatı sağlayan terör gruplarını korumaya çalışmakla suçlanıyor.

Hiç kimse bana Türkiye'nin 14 yıldır ehil ellerce yönetildiğini iddia etmesin lütfen. Daha ağzından Türk'üz kelimesini dahi duymadığımız insanların yönettiği ülkemiz malesef çok kötü bir durumda ve belkide 50 yıl geri gitmiş vaziyette. AB'ye gireceğiz diye gündüz havai fişek atan iktidar temsilcileri şimdi Avrupa'ya acımasızca küfretmekle meşgul. Düşünebiliyor musunuz? Avrupa Birliği’ne gireceğiz masalı üzerinden verilmedik taviz kalmamış, yüzlerce yasa çıkartılmış, binlerce yönetmelik değiştirilmiş, eğitim sisteminizden tarım politikalarınıza varıncaya değin pek çok İçişleri politikanız Avrupa Birliği ekseninde belirlenmiş, şimdi AB'ye ülke yönetiminde bu kadar belirleyici rol veren iktidar partisi açıyor ağzını yumuyor gözünü, Avrupa'ya veryansın ediyor ve Türkiye düşmanı olduklarından dem vuruyorlar. ABD ve İsrail ortak yapımı olduğu bilinen ve ülkemiz dahil 22 Ortadoğu ülkesinin sınırlarının değiştirilerek Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasıyla nihayet bulacağı açıkça deklare edilen Büyük Ortadoğu Projesi’ne eşbaşkanlık eden AKP hükümeti, şimdilerde ABD ve İsrail'i de Türkiye düşmanlığı ile suçlayıp durmakta ve bir dönem Eşbaşkanı oldukları ve şimdilerde başarılamadığı için çöpe giden BOP'un sebep olduğu kan ve gözyaşına başka suçlular aramakla meşgul. Ya Suriye Devlet Başkanı'nı suçluyorlar ağızlarını açtılar mı ya Irak Devlet Başkanı’nı. Peki gerçekten Avrupa ya da ABD-İsrail bize düşman mı? Ya da daha dün IŞİD'le mücadele ettiği sırada uçağını düşürdüğümüz (şimdilerde FETÖ düşürdü deniyor) Rusya bize düşman mı? Şayet doğruysa yeni mi aklınız başınıza geliyor?

Acaba kim Türkiye'ye ve Türk'e düşman? Avrupa Birliği ülkelerine İçişleri politikalarımızı, ABD ve İsrail'e Dışişleri politikalarımızı teslim edenler mi, yoksa bizim teslim ettiğimiz ekonomimizi gerek global tefecilik, gerek özelleştirme ve gerekse madenleri yabancılara işlettirme politikarı ile kendine bağlayıp bitiren AB'mi, Türk'e ve Türkiye'ye düşmandı? Söyler misiniz Allah aşkına; daha yüz yıl önce ülkemizin topraklarından kovduğumuz emperyal güçlere, siz ekonominiz başta olmak üzere İçişleri politikalarınızı bu kadar bağımlı hale getirirseniz size dostça davranmalarını nasıl beklersiniz? Siz ABD ve İsrail'in, Büyük İsrail hayalini gerçekleştirebilmek üzere yaptığı lise düzeyindeki öğrencilerin bile malumu olan projelere eşbaşkanlık ederek nasıl Türk Milleti için olumlu sonuçlar doğurmasını beklersiniz?

Ülkenin ekonomisi resmen iflas etmiş, borcu 14 yıl öncesine oranla dörde hatta beşe katlamış bir ülkeyiz artık ve sadece Devlet olarak değil bankaların kapısının nereden açıldığını dahi bilmeyen köylümüz de borç batağına terkedilmiş durumda. Artık hayvan sayımız 14 yıl öncesine oranla ciddi oranda düşmüş, ekili arazilerimizde çok ciddi düşüşler meydana gelmiş yani köylü üretmeyi terketmiş vaziyette. Sanayilerimizde fabrikalarımızın bacaları tütmez olmuş. Turistin uğramadığı, can güvenliğinin tehlikede olduğu bir ülke haline getirilmişiz. Ülkede problemler yumak yumak ilmek ilmek yığılmış. Saymaya bile insanın içi el vermiyor. Kimsenin umudu yok gelecekten beklentisi kalmamış, yığınlarca genç bonzai vb. uyuşturucu tuzağına hapsedilmiş, kültürel ve sosyal erozyon zirve yapmış, kimlik bunalımı yaşar hale gelmişiz kimse kimseye güvenmiyor. Peki bizim siyasilerimizin gündeminde ne var? Ne var TBMM'nin gündeminde; Başkanlık sistemi, Halep, Musul vs. vs...

Söyler misiniz Allah aşkına; Yolsuzluğun kol gezdiği memleketimizde Meclisin gündemi ile Milletin gündemi aynı mı? Söyler misiniz Allah aşkına; Parlementer sistemin, Ulus Devletin çözemediği hangi problemi çözecek bu Başkanlık ya da Partili Cumhurbaşkanlığı dediğiniz sistem. Sistem değişince şimdi yapamadığı neyi yapacak seçilen Başkan? Ülkenin borcunu ödemenin bir formulü var da bu formülü sadece Başkanlık sistemi çözebiliyorsa ve laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti bu problemin çözümüne engelse, getirin bir an önce şu sistem değişikliğini. Terör belasından bizi kurtarcak şehitlerimizin gelmesini önleyecekse, getirin hemen Başkanlık sistemini. Bize yeniden yaşama sevincini kazandıracaksa, bizi yeniden biz edecekse değiştirin anayasayı hatta ilk dört maddeyi de değiştirin. Neyi dilediniz yapamadınız ki 14 yıldır, sistem değişikliği ile yapacaksınız Allah aşkına? Gazetecileri suçsuz yere cezaevine atmanıza mı engel olabildi parlemeter sistem? Ya da askerimizin başına çuval geçirtmek istediniz de ABD askerlerine engel mi oldu bu sistem? Ya da Genelkurmay Başkanı dahil pek çok üst düzey komutana iftira atıp müebbet hapis vermenizin mi önüne geçti Türkiye Cumhuriyeti Devleti? Ya da Çiftçiye, köylüye destek olacaktınız da bunu mu başaramadınız mevcut sistemle? Yazıklar olsun TBMM'nin gündemine milletin gündemi ile uzaktan yakından alakası olmayan konuları getirip tartışan anlayışa, yazıklar olsun ülkemiz kan gölüne döndürülmek isterken terör örgütlerince suni gündemlerde milleti eğlemeye çalışır gibi davrananlara. Yazıklar olsun; polisimizin, askerimizin, gencecik fidanlarımızın toprağa verildiği bu günümüzde acılarımızı paylaşacağına, kurdukları sözde şefkat çadırlarında acılarımızı ikiye katlayanlara. Yazıklar olsun; Devletimizin askerinin, polisinin yetim kalan çocuklarına, dul kalan eşlerine, evlat acısı ile bir ömür yaşamak zorunda bırakılan anne babalarına sahip çıkmayıp, onların acılarını paylaşmak yerine Suriye'de, Irak'ta, emperyalizm Uşaklarının ağzına bakıp kendi ülkelerinin, Devletlerine silah çeken peşmergelere yas tutuverenlere...



YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 3 yorum mevcut

    • Vazgeçme bu huyundan çavuşoğlu 12 ay önce yorumlandı

      işte uşak halkı seni bu yüzden seviyor doğru bildiklerini cesurca hiç hakarete taşmadan ifade edebiliyorsun ya helal olsun sana. şu yazını keşke oylama öncesi mecliste okusalar bütün milletvekillerine. gerçi onların keyfi gıcır halk umurlarında değil o ayrı konu ama keşke senin gibiler mecliste olsa diyelim. lütfen bu huyundan vazgeçme ve susma doğruları dile getirmekten yılma lütfen.

    • Ali 12 ay önce yorumlandı

      zaten bu yazdıklarınızın binde birini siyasiler düşünmüş olsa ülkemiz şuan nerelerde olacağını hepimiz aşağı yukarı tahmin edebiliyoruz.
      umarım siyasette bir takım değişiklikler olurda ülkemiz hak ettiği yere gelir.sevgiler

    • Bir Yudum İnsan! 12 ay önce yorumlandı

      Yaklaşık iki yıldır beş körfez ülkesi Yemen'e saldırıyor kimsenin gıkı çıkmıyor. Libya'da insanlar katlediliyor halen kimse görmüyor İsrail hala Filistin'e kan kusturuyor sesini çıkaran yok. Ama söz konusu Halep olunca birden bire İslami kesimin Sunnileri ile Petrol kurnazları ülkeler vicdan muhasebesi yapıyor. Suriye'de şuan hem petrol savaşı var, hem de mezhep savaşı... Büyük güçler Suriye'nin petrolünü ele geçirmeye çalışıyor bunun için de paravan örgütler kullanıyor, Sunni müslümanlar da şiilere karşı bir zafer kazanıp Suriye'yi tamamen sunnileştirmeye çalışıyor. Ve nasıl ki ülkemizde, PKK, FETÖ, DHKP-C ile mücadele ediyorsa Hükümet, Suriye'de de Esad ve hükümeti İŞİD çeteleri ile mücadele ediyor. Yarında bir başka ülke bir başka örgüt için memleketinin, ülkesinin geleceği için mücadele edecektir. Dinler savaşı olduğu sürece... Biz her türlü ölüme de, her türlü savaşa da karşıyız. Karşı olmak zorundayız. 21 yüzyıldayız ama hala mezhep ve din savaşları yaşıyoruz. Bu da hem bölgenin,

    
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner363

    banner366