banner407
"Seçimle gelen seçimle gider" teranesinin üzerine siyaset bina ederek demokrasi havariliğine soyunanların demokrasi anlayışına bakar mısınız? Üyesini delegesini adam yerine koymayan siyasetçiler, birden bire demokrasi aşığı kesildi başımızda. Ne demek yani bu? Seçilenler de bizim tabi olduğumuz kanunlara tabi değiller mi? Seçilen seçildikten sonra ihanet şebekeleri ile iş birliği içine girmişse ya da seçilmiş olmanın verdiği yetkileri kullanarak yolsuzluk hukuksuzluk yapıyorsa alenen ve mahkeme kararlarını bile tanımaz hale gelmişse, seçildiği makamı kullanarak insanlara zulmeder hale geldiyse, Devlet seyir mi edecek? Millet seçti millet indirsin diye mi bekleyecek? Kanunlar ya da kanun adamları niye var? Yalnızca sade vatandaş için mi hukuk var, TCK var? Seçilmişlere kanun adına hesap sorulmasın mı? Siyasi Parti Genel Başkanları niye var? Niye var Devletimiz? Elbette hukuksuzluğa ve halka yapılan zulme dur diyecek birileri olmalı Devlet içinde, aksi takdirde demokrasi tiyatrosu (tiyatro diyorum çünkü adaylarını üyelerin berlemediği bir seçim demokrasi tiyatrosundan öteye geçmez) ile seçilen bazı makam sahipleri makamlarını ve görevlerini kötüye kullanarak insanları mutsuz etmiş olabilirler ve bir kişinin mutsuzluğu bile an olur tüm dünyanın mutsuzluğu kadar büyük problem olur.

Kusura bakmayın değerli okurlarım birden bire ağır konulara girdim ama inanın buna ihtiyaç var. Şu memleketimizin haline bakar mısınız? Belediye Başkanı ve yardımcılarının beyanlarından anlaşıldığına göre; Uşak şehri Milli Eğitimden Adliyeye, Valilikten İl Özel İdareye bütün kurumlar bir kişinin emrine verilmiş adeta ve bütün kurumlar, bu yönetici sebebiyle ciddi sıkıntı içerisinde. Bitip tükenmek bilmeyen yolsuzluk iddialarına, mahkeme kararları ile tescilli hale gelmiş hırsızlıklara, sokak ortasında ya da dağ başında dövülen dövdürülen adamlara kısaca yapılan şehir eşkıyalıklarına değinmeyeceğim bile. Bakınız İl Milli Eğitim Müdürlüğüne her gün gelen Onlarca veli haklı şikâyetlerini dile getiriyor ve Milli Eğitim personeli meram anlatmaktan yoruldu. Emin olun hepsi de bütün suçu Nurullah Cahan'ın üzerine yığıyorlar ve yüzde yüz haklılar. Çünkü bütün suç gerçekten de belediye yönetiminde. Milli Eğitimin ve Valiliğin bütün uyarılarına rağmen Okulları taşıma kararını despotça dayatan Nurullah Cahan; okulları yıkarken inanın personele âdeta güç kullandı. Yani 10'larca Utaş personeli kamyon ve kepçelerle dayandı okul binalarına üstelik eğitim öğretim döneminde. Yani yaz tatiline girmesini bile beklemeden yıkmaya geldiler. Okul Öğretmenleri çocuklarının haklarını aradılar Allah'tan da eğitim öğretim döneminde yıkılmasına müsaade etmediler. Yaz tatili girer girmez de Valilik oluruna bile bakılmaksızın Bakanlık oluru ile yıkım gerçekleştirildi. Sonuç yaz tatili bitti fiyasko kucağımızda. 4000 Öğrencinin eğitim geleceği büyük bir tehlike altında ve bu tehlikeyi ne Okul idarecisi ya da öğretmenleri nede Milli Eğitim yönetimi inkâr edemiyor. Bir çocuğun eğitim geleceği bile riske edilemez. Nereden biliyorsunuz siz o okumasını zorlaştırdığınız hatta imkânsız hale getirdiğiniz çocukların içinden dehalar çıkmayacağını, nerden biliyorsunuz o 4000 çocuğun arasında ileride Milletvekili olacak, iş adamı olacak sanatkâr olacak çocukların olmadığını. Nasıl olurda 4000 Çocuğa bile bile kıyabilirsiniz? Hoş küçücük çocuklara acınmayan ve ırzına geçilen belediye bütçesinden devasa destekler sunduğu vâkıfın yöneticileri ile sırıtarak poz vermiş olan Cahan'da, sizce çocuğa merhamet olabilir mi? Aynı tas aynı hamam milleti uyutmaya devam. Yok, arkadaş o kadar uzun boylu değil. Ben bunu eleştiririm kimse bunu görmezden gelmemi ve susmamı beklemesin. 

Neyse bir belediye başkanımız var evlere şenlik malumunuz hukuksuzluğun rüşvet ve yolsuzluk dedikodularının hatta hırsızlığın gittikçe yaygınlaştığı bir şehir haline geldik. Düşünün ki "Uşak Teksas'a döndü" diye manşet atan bile oldu geçmişte. Gerçekleri söyleyenlerden başka hiç kimse hesaba çekilmiyor. Uluorta bizi tehdit ediyorlar "Kimse Devletin Gücünü Sınamaya Kalkmasın" diyerek gider yapıyorlar, Ali Erdoğan döneminde girdiğimiz ihale ile aldığımız Ataparkı hiç bir haklı ya da hukuki gerekçe yokken elimizden kanunsuz şekilde üstelik mahkemenin yürütmeyi durdurma yönündeki açık kararına rağmen zorla alacaklarını ilan ettikleri gün hatırlarsanız; Devletin gücünü sınamaya kalkmayın şeklinde faceden bize tehdit yağdırıyorlardı. Sadece Atapark meselesi ile sınırlı kalsa yaptıkları zulüm neyse diyeceğim. Düşünsenize Bir yılı aşkın süredir gazetemiz kapalı sebep FETÖ kargaların bile güleceği bu iddianın sahipleri bilmiyorum ama kimse sorsam Nurullah Cahan ve Ufuk Uğur'u söylüyorlar. Herkes Onlardan şüpheleniyor en azından. Gerçi ben daha yukarıdan bazı isimlerin aklı olduğunu düşünüyorum o ayrı konu. Neyse hiç bir iddiam yok kendimle ilgili ama mağdurum ve yeri gelmişken dile getireyim istedim. Dost ya da düşman bizi tanıyan herkesin malumudur ki bizim gazetemizin kapalı tutulması mal varlığımıza el konulmuş olması bile yeterince büyük bir zulümdür ki bu iki insandan gördüğümüz zulmün bununla sınırlı olmadığını da biliyor herkes. Ayrıca Orman'dan Tarıma Valilikten Emniyete pek çok kurumda bu ekip yüzünden yaşanan sıkıntıları ve kamu personelinin şikâyetlerini dile getireceğim başka bir yazı hazırladığımı da beyan edip daha fazla uzatmayayım yazıyı.

Neyse konumuza dönecek olursak son günlerde ulusal basında çıkan haberlerden, Sayın Erdoğan'ın konuya ilişkin basına verdiği beyanlardan ve Ak Parti MYK toplantısı sonuçlarından anlaşılan o ki Nurullah Cahan ve tüm ekibinden istifa istenmiş ve anlaşılan o ki sıkıntı bu defa harbiden büyük. Anlaşılan o ki "galiba biz yolun sonuna geldik" şarkısı tasviye edilecek arkadaşlar olacak çok yakında. Anlaşılan o ki istifa gelmezse İçişleri Bakanlığı devreye girecek ve bu arkadaşları görevden alacak. Bu günkü Ak Parti MYK'sından çıkan neticeleri böyle okuyor siyaset ombudsmanları. Zaten geçtiğimiz günkü Mustafa Yüce ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi de uzun uzadıya anlatmıştım Nurullah Cahan'ın artık Belediye Başkanlığı vazifesini kör topal bile yürütemez hale geldiğini dolayısıyla istifaya mecbur edileceğini ve bu sonu kendi siyasi tercihlerini yanlış insanlarla yaparak kendisinin hazırladığını da izah etmiştim. Ak Partilisi de CHP'lisi de MHP’lisi de bizim sürekli takipçimizse şayet şunu çok iyi bilir ki; biz bir şey söylüyorsak o mantıklıdır aynı zamanda gerçeklere dayanır zaten halkın malumu olmadan yazmayız bir konuyu. Halkın nabzından emin olmadan asla yazı kaleme almam. Halkın onaylamayacağı tek bir cümle çıkmamıştır kalemimden ve hukuka ve Devletimize olan saygımız da herkesin malumdur ki biz söylediklerimizin doğruluğundan emin olmasak söyleyip yazmayız. Biz Nurullah Cahan'ın fiilen belediye başkanlığını yürütmekte çok zorlandığını hatta yürütemediğini söylüyor isek bu kesinlikle gerçek bilgilere ve yaşanan gelişmelere dayanır ve bütün Uşak'ın zaten kabul ettiği bir gerçektir. Yani biz aslında sadece "malumu ilan" ederiz.

Şimdi de malumu ilan ediyorum ki Bir cellat tarafından kurulan, sahtekâr Halit zamanında Osmanlı'yı saran, Yahudi Barzani ailesini de içine katarak Ortadoğu'da yaygınlaşan Nakşibendilik de türevi olan Nurculuk ve FETÖ'cülük de artık bitmiştir. Nurullah Cahan'ın da Ali Erdoğan'ın da siyaset hayatı bitmiştir ve dahi yüz yıl sonra bile bu anlayışa bu Millet güvenip kızını yani Devletini emanet etmez. Uşak halkının feraseti Allah'ın izni ile kurulmuş ya da kurulmak istenen çeteleri ifşa etmiş ve hiç değilse şehrimizin geleceğini kurtarmıştır. Uşak halkı zulme despotluğa teslim edilememiştir. Uşak halkı Nurullah Cahan ve ekibini beğenmemiş ve reddetmiştir. Kanunların uygulanması vazifesini Devletin yüklediği siyasi ya da Kamu iradesi üzerine düşeni yapmaya karar vermiş nihayet. Yaşananlardan benim çıkarımım bu şahsen. Aynen Erdoğan'ın beyan buyurduğu gibi Halk o insanların o görevlerden inmesini istemiştir ve bunu mutlaka başaracaktır hem de demokrasi ve hukuktan zerre sapmadan. 

Sözü uzatmayayım bana sorulursa bu iş bitmiştir ve yazıyı Hz. Mevlana'nın şu dizeleri ile noktalıyorum. "Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım." Yeni haftada yeni şeyler söylemek temennisiyle Esen kalın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
zabıta göreve 1 yıl önce

kaldırım ve yollar esnafın işgali altında(kendini bilen,saygılı esnafta sorun yok) yola taş, kasa vs koyuyorlar ha sorarsan da "mal gelecek" diyor. bakıyorsun bir müddet sonra kendi aracını ya da kendi yakınının aracını koymuş ;) bir çoğu da dışarıya gazete, cips, dolap atmış. resmen işgal var. belediye görevini yapsın! bimere, cimere mi şikayet edelim? yani birilerinin dürtmesi mi lazım?

Avatar
ahmet @dikilitaşlı emin 1 yıl önce

kaldırımlar konusunda nasıl magdur başkan asıl mağdur vatandaş 2 metrelik kaldırımda 1.5 metre esnafın malı var tezgahı var halk yürüyemiyor araçların park yeri zaten kaldırım nerde başkan nerde zapıta

Avatar
dikilitaşlı emin 1 yıl önce

ya arkadaş belediye başkanını eleştiriyoruz haklı sebeplerimiz var en çok eleştirenlerden biri olarak, özellikle kent park, şehir içi yollar, kaldırımlar ve otopark meselelerinde mağdur edildiğini düşünüyorum halkımız. peki, bizi temsilen vekil tayin edip ankaraya gönderdiğimiz milletvekillerimizin çalışmalarını ben merak ediyorum. uşak için nasıl bir çalışmaları var, uşak'a hangi yatırımları getirdiler? sadece sosyal medyada cuma mesajlarını görüyoruz, uşak ve uşaklı için meclisteki ve ankaradaki çalışmaları hakkında bilgilenmek istiyorum. çok eskiden yıllar yıllar önce iş takibi, eş, dost, akraba, köylücülük yaparlardı. kalmadı artık o eski şeyler. uşak ve uşaklı hizmetin en iyisine layık.

Avatar
Month Man @@month MAN, 1 yıl önce

sabretmek herkesin harcı olsaydı kuran bize Allah sabredenlerle beraberdir diyr ikaz etmezdi pinar hanım. sabredenlerle mükafat vaad etmezdi Allah.ne mutlu doğrudan ve doğru insanların safından ayrılmaksızın tevekkel Allah deyip bütün namüsait şartlara rağmen sabredebilenlere. Allahın vaadi muhakkak haktır deyip inancını koruyabilene zaten sabır zor gelmez. hatta sabretmek onlar için farz yada sünnet olmasa da aklın yolunun gereğidir. çünkü aklı olan tecrübeli insanları dinler ve tecrübe ile sabittir ki sabreden kazanır ve beklemediği kadar çok mükafatlandırılır.

Avatar
Bir Vatansever 1 yıl önce

uşa belediyeciliği için konuşuyorum, bu düzen nasıl olurda sayın cumhurbaşkanımızın dikkatini çekmez.kaç yıldır insanlar kanağlıyor esnafından tut, işçisine kadar.ama hi̇çbi̇r müdahale hi̇çbi̇r yaptirimyok neden se??? iti̇rafçilarla çalişmak onlarla yürümek sayin beledi̇ye başkanimizin çok hoşuna gi̇di̇yo ama nedense bunlari sayin cumhurbaşkanimiz hi̇ç görmüyor. şeytan bunun neresi̇nde???kökten deği̇şsi̇n bu düzen yeter artik gi̇di̇n çeki̇n elleri̇ni̇zi güzel vatanimdan...

Avatar
@month MAN, 1 yıl önce

sabretmek herkesin harcı değildir gün gelir taşar boğulursun altında hele ki bu mevzu artık gerçekten aştı fazlasıyla çekilen acılar çabanın boynuna çünkü en önemlisi kul hakkı genç insanların yarınları anne babaların gözyaşı gerçekten ne yaptığının aynısını oda bir gün görsün nasılmış yaşasın ramazan bayramında bir insanın canını oruçluyken nasıl yangına çevirmiş yaşasın çok yakın. zamanda lütfen artık lütfen.........

Avatar
dikilitaşlı emin 1 yıl önce

seçimle gelen seçimle gidecek, peki seçilmeden gelen ne ile gidecek? eğitim sistemimiz herkesin malumu. eğitimdeki sorunları bir aşsak, ülkemizde çözülmez dediğimiz bir çok sorun kendiliğinden çözülecek. sistem değişikliklerinde de çözülemiyorsa sorunlar, bir yerde bir hata var demek ki. bence öğretmeni de ölçmek lazım, öğretmenin seviyesi nedir? önce onu bilmeli. kendini ne kadar geliştirmiş, seviyesi nedir? öğrenciye ve ülkeye ne verebilir? geçenlerde i̇stanbul gibi bir yerde 3500 lira maaşla haftanın 6 günü çalışan mühendis bir arkadaşla karşılaştık, öğretmen olabilmek için formasyon alıyormuş. meslek liselerinde haftanın bir günü iş yeri ziyareti, bir günde dersi yokmuş, haftanın 3 günü okula giden biri, aylık 5000 tl alıyor, tatiller cabası. proje çalışmazsa, bir sorun olursa, işveren, patron derdi yok. öğrenci öğrenmiş öğrenmemiş çok önemli değil. kendini sürekli yenileme, geliştirme, yeni teknolojileri öğrenme derdi yok. helede müdür veya yardımcı oldun mu aylık 6-7 bin tl dedi.

Avatar
Month Man @Pınar 1 yıl önce

hiç endişe buyurmayın pinar hanım ettikleri burunlarından fitil fitil getirilecek. Allah sabredip sadık kalanlarla beraberdir. hainlere ise sadece zaman tanır taa ki tuzaktan tuzağa sürüklenip ilahi adalet geldiğinde rezilliklerine kimse şaşırmasın yada acımasın herkes ama herkes haketmişlerdi ve belliydi zaten desin.