Kıymetli Uşak Haber Merkezi okuyucuları; ilk yazımla karşınızda olmanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Her hafta düzenli olarak Uşak ve mesleki alanım olan diyetisyenlikle ilgili yazılarımı sizlerle paylaşacağım.

İlk yazım, Uşak'ımızı temsil eden nadir şeylerden olan Tarhana ile ilgili olsun istedim. 22 yıldır Uşak'ta yaşıyorum ama bugüne kadar kimse de çıkıp bana "bak bak tarhana ismi şuradan gelir kızım bak böyle böyle" diye bir şey anlatmadı. Büyük bir kısmımızın da böyle olduğunu düşünerek sizin için tarhanamızın geçmişini ve faydalarını araştırdım; hadi gelin bi de birlikte inceleyelim.

Tarhana ismini ‘Darhane’den alıyormuş. Eskiden dar gelirli ailelerde ‘ne yapsam da bir yemek oluştursam?’ ‘ne yapsam da bu çocuklar doysa’ düşüncesiyle evdeki malzemelerle hazırlanan bir yemekmiş ve günümüze kadar tazeliğini korumuş. Tarhana'nın adının nerden geldiği ve anısıyla ilgili küçük bir alıntıyı yazının sonuna ekledim.

Kendisi için iyi bir hazır çorba diyorum ben.Yazın yap, kışın hoop suyla karıştır ve hazır. Ne bir katkı maddesi ne de bir ambalaj en doğal hazır çorba.

Aslında bir de tam buğday unuyla yapsak da daha sağlıklı hale getirsek ama büyüklerimiz bu konularda bizi pek dinlemiyor değil mi? Ama benden size tavsiye eğer kendi tarhananızı kendiniz yapıyorsanız tam buğday unu kullanın.

Tarhananın kralı olan biz Uşaklılar için yapım aşamalarını anlatmaktan çok size bu aşamalarla ilgili birkaç ipucu vermek istiyorum.

Tam buğday unundan bahsetmiştim zaten ama ufacık bir şey daha söylemek istiyorum. Daha iyi doymak ve bunun daha uzun süre olmasını istiyorsanız tam buğday unu kullanın. Bir de tarhanamız kurutulurken aman dikkat direkt olarak güneş ışınlarına maruz kalmamalı.Yoksa besin değeri kaybı ile karşı karşıya kalırız. O yüzden tarhanamız kururken direkt olarak güneş görmemeli.

Eveet tarhanamızı yazın yaptık ve kuruttuk sıra kışın tüketme kısmında peki bunun için neler yapmalıyız?

Kıyma ekleyerek protein açısından zenginleştirebiliriz.Çocuklarımız için süt ilave ederek kalsiyum değerini arttırabiliriz.Nohut ve mercimek ekleyerek bitkisel protein değerini arttırabilirsiniz. Besin değerlerinden konuşmuşken gelin bir de tarhana içerisinde neler barındırıyor ve vücudumuza neler neler yapıyor bunlara bakalım.

A, B, C vitaminlerini, kalsiyum, çinko ve demiri içeriyor. Tokluk hissi sağlıyor bu yüzden beslenme programlarınızda kesinlikle yer vermelisiniz. Lifli yapısı sayesinde sindirimi kolaydır ve bağırsak dostudur. Soğuk algınlığına ve yorgunluğa birebirdir bu yüzden hasta olduk mu hemmen tarhanaya koşarız.Yüksek kan basıncını düşüreceğinden dolayı tansiyonunuzu dengede tutmanıza yardımcı olur. Kolesterol düşürücüdür. Bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirir. Damar tıkanıklığı ve daralmasını önler.

Soğan içerisinde quarcetin barındırır ve çok güçlü bir antioksidandır, bu da bizi kansere karşı korur. Hem sinir sistemimiz hem de kemik gelişimimiz açısından önemlidir. Yaşlılar, çocuklar, gençler herkes tüketebilir. Çocuklar için tek şartım var içerisindeki besinleri öncesinde çocuğunuzda test edip alerjisi olup olmadığına bakılmalı. Özellikle domates. Üzgünüm ebeveynler ama domates biraz hassas bir konu. O yüzden siz iyisi mi 3-4 gün önce çocuğunuza domates yedirin, herhangi bir reaksiyon görmezseniz gönül rahatlığıyla tarhana yedirebilirsiniz. Besleyici özelliğinden dolayı çocuklarımızın beslenme programlarında özellikle olmalı.

Bir Uşaklı olarak hastalığımda, yoldan geldiğimde ve özellikle buzz gibi soğuk kış akşamlarında tarhana içmeden yapamıyorum. Ama çorbamı içerken ne yapıyorum? Ekmek tüketmiyorum mesela. Biliyorum tarhana çorbasına doğranan ev ekmeğinin tadı hiçbir şeyde yok. Ama tercih sizin ister ekmek tüketmeyip bulgur tüketin ister o gece tarhananıza ekmek ekleyin ve makarna,bulgur vb.şeyleri tüketmeyin. Bir şeyleri dengelediğiniz müddetçe sıkıntı yok.

O zaman ben şimdilik gidiyorum haftaya sizinle görüşmek üzere. Bol tarhanalı günler diliyorum efendim...

Bursa Araştırmaları Dergisi'nin 4. sayısında yer alan bir anıya göre; Darhane:

"Yavuz Sultan Selim Çaldıran Savaşı'na giderken ordunun kamp kurup istirahat ettiği bir bölgede tebdil-i kıyafet ederek derviş kılığına girer. Kimseye haber vermeden geç saatte ordugahtan ayrılır. Köylülerin yaşam şartlarını merak etmektedir. Bir köye girer ve gözüne kestirdiği bir evin kapısını çalar. Hane sahibi kapıyı açınca karşısında peşmürde bir derviş ile karşılaşır. Gerçi kendi halleri de pürmelaldir ama tanrı misafirine buyur etmemek olur mu?

Hane halkı yaslağaç etrafında akşam yemeği yemektedirler. Sofrada sadece kara ekmek ve bir çorba kasesi vardır.Tanrı misafiri hemen sofraya oturtulur. Ancak hane halkı Yavuz'un davranış ve hazametinden şüphelenir. Ordugah da yakındadır. Padişah olduğunu anlarlar sofralarının fakirliğinden utanıp "af buyurun padişahım somun ve DARHANE çorbamızdan başka yiyeceğimiz yoktur" derler. 

Çorbanın lezzeti padişahın çok hoşuna gitmiştir. Hane halkına iltifatta ve ihsanda bulunur. İstanbul'a dönünce lezzetini unutamadığı bu çorbadan devamlı yaptırır. 

İşte bu fakir evin DARHANE çorbası halkağzında olur TARHANA çorbası.

Tarhana çorbası gibi nice lezzetleri dünya mutfağına katan uygarlıklar ülkesi Türkiye'miz insanı en yüksek damak zevkini yakaldığı Türk Mutfağı'nı dünyanın beğeni kazanmış sayılı mutfakları arasına sokmuştur."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.