Nakşibendi Tarikatı Hangi Amaçlarla, Nasıl Kuruldu? Niçin Tarih Boyu İngiliz Çıkarlarına Hizmet Etti?

14 Ağustos 2015, 09:07
Nakşibendi Tarikatı Hangi Amaçlarla, Nasıl Kuruldu? Niçin Tarih Boyu İngiliz Çıkarlarına Hizmet Etti?
Günümüzde ismi BOP kapsamında İsrail-ABD-İngiliz ortak yapımı olduğu bilinen IŞİD terör örgütü ile anılan ve tarih boyu gerek Ortadoğu'da gerek Hindistan'da gerekse Anadolu coğrafyasında sureti Hakk'tan yani bizden gözüktüğü halde İngiliz çıkarlarına hizmet eder noktada icraatları ile tanınan Nakşibendi tarikatının uydurma rüyalar ile uydurma silsileler sayesinde bidatler oluşturulmak üzere nasıl kurulduğunu tüm çıplaklığı ile üstelik kendi verdikleri bilgilere dayanarak ortaya koymaya devam ediyorum.

Bildiğiniz üzere uzunca bir zamandır Nakşibendilik konusunda yaptığım araştırmalar neticesinde geçtiğimiz haftalarda bu hususta bir yazı dizisi başlattım. "İhanetin İslam Coğrafyasındaki Adı" başlığı ile yayımlanan yazı dizimin birinci bölümünde; yazı dizimin genel hatlarını çizmiş, bahsi geçen sözde tarikatın,  içinde barındırdığı İslamla dolayısı ile ilimle bilgiyle asla bağdaşmayan, hurafe ve bidatlerden tutunda, Hinduzim ve Hristiyan rütuelleri ile birebir benzerlik arzeden, İslama sonradan adapte edilmeye çalışılan adet adaplarına, Yahudi kökenli Barzani ailesinden tutunda, bir Nakşi şeyhinin türbesinin başında öldürülen Yahudi asıllı Üzeyir Garih'e varıncaya değin bağlantılarına, Atatürk ile verdikleri mücadelenin asıl amacından tutunda tarih boyu İngiliz kontrolünde İslam dünyasında çıkarttıkları fitnelere, okunmuş ekmek, okunmuş çorba adı altında büyücülerinkine çok benzer yöntemler uygulamalarından tutun da, zihin kontrol yöntemlerine ve algı oyunculuklarına, İmam-ı Ali efendimiz ile Muaviye'yi neredeyse aynı kapsamda değerlendirmelerindeki asıl amaçtan tutun da, günümüzde bile Ehli Beyt'e nasıl hissettirmeden ve dolaylı düşmanlık ettiklerine varıncaya değin, bir çok konuya ve soru işaretine açıklık getireceğimi belirtmiştim.

Yazımın "Masa Başında Uydurma Silsileler ve Rüyalar İle Kurulan Tarikat Olan Nakşibendiliğin İslama Zararları!" başlıklı ikinci bölümünde; Nakşibendi tarikatının bilindik tarikatlardan farklarını ortaya koymuş ve bu tarikatın Hz. Mevlana, Hacı Bektaşı Veli, Hoca Ahmet Yesevi, Akşemseddin gibi büyük veliler yetiştiremediğini, Türk Milletine mal olmuş büyük velilerin Nakşilik dışındaki akımların yetiştirdiği kişiler olduğunu belirtmiştim. Yani yazımdaki mantığın kesinlikle Velayet yolu ile bir kavga amacı gütmediğinin altını çizmiş, bu yazıdaki amacımın; Nakşibendiliğin, adeta kopyala yapıştır mantığı ile oluşturulmuş, hak olanların murad ettiği İslam birliği ve İlahi Kelimetullah davasını önlemek amaçlı kurularak, Müslümanlara sureti Hakk'tan gözükerek onları Hristiyan rıhtımına bağlama gayesi güden, paralel bir din paralel bir tarikat olduğunun anlaşılmasını sağlamak olduğunun altını çizmiştim. 

Bilindiği üzere Nakşibendiliğin dışındaki tüm tarikatlar "Ben İlmin Şehriyim, Ali İlmin Kapısıdır" Hadis-i Şerifi'nin de gereği olarak, İmam-ı Ali Hazretlerine bağlanır ve O'ndan Resulullah Efendimize bağlanır. İmam Ali'den gelmeyen hiç bir yol da Hak kabul edilemez ve batıldır. Yine bunun yanında tarikatların tümündeki ortak kabule göre postnişin ya da başka bir tabirle Şeyh efendi, bu mertebeyi ya da makamı kendisinden önceki yaşayan şeyhten ölmezden evvel almalıdır. Bu post teslim edişi; tarikatın diğer müntesiplerinden bazı tanıkların huzurunda gerçekleşmelidir. Ayrıca tarikatın yeni postnişini (şeyhi) tarikata ait emanetleri ve yazılı mühürlü icazetnameyi de sağ olan şeyhinden sağlığında almalıdır. Şayet şeyhlik iddiasındaki kişi elinde sağ olan bir şeyhten alınmış icazetname taşımıyorsa O kişiye tasavvufta sülbü belirsiz çocuk gibi hakaretamiz bir ifade kullanılır. Nakşibendi tarikatı silsilesinde bu saydığım kurallarla bağdaşmayan, bağdaşması mümkün olmayan onlarca örnek vardır ve bir önceki yazımda buna örnekler belirtmiştim. Bu örneklere bir kaç ilave daha getirelim.

Silsileyi Hak göstermek için ilave edilen Caferi Sadık Hazretlerinin ardından, Caferi Sadık'ın ölümünden 40 yıl sonra dünyaya gelen Beyazıt-ı Bestami Hazretleri de sanki Caferi Sadık'tan icazet almış ve Nakşi tarikatı büyüklerinden gibi gösterilmiştir. Caferi Sadık'ta, Beyazıt'ı Bestami'de eminim bu silsileyi uydurarak kendilerini de bu silsileyi hak göstermek için ilave edenlere ahirette hesabını soracaktır. Beyazıt-ı Bestami'den sonra altın silsilye yerleştirilen, Şeyh Ebü’l-Hasan Ali b. Cafer el-Harakânî ise Beyazıtı Bestami'nin ölümünden yaklaşık 80 yıl sonra dünyaya gelmiş bir kişidir. Tarihi kayıtlara göre Beyazıt-ı Bestami hazretleri 804 yılında doğmuş ve 878 yılında 74 yaşında iken vefat etmiştir. Kendisine müritlik ederek postu teslim aldığı iddia edilen Ebul Hasan el Harakani ise 962 yılında doğmuştur. Geçen yazımda da bu hususta bazı örnekler vermiştim, bu örnekleri artırmak çok mümkün. Ancak ben bu kadarını yeterli buluyorum.

Gelelim günümüzde de İsrail-ABD-İngiliz ortak yapımı olduğu bilinen IŞİD isimli terör örgütü ile sıkı ilişkileri içerisinde olduğu bilinen hatta IŞİD örgütüne katılmış pek çok kişinin bağlı olduğu Nakşibendi tarikatının kuruluşuna; malumunuz bu tarikatın isim babası Bahaeddin Buhari namı değer Nakşibendidir. Bahaeddin Buhari gerçek bir mürşidi kamil olan yani hak olan bir tarikatın silsilesinden gelen bir şeyhten icazet almış olan Seyyid Emir Külal Hazretlerinin dergahına gelmiş gitmiş, Seyyid Emir Külal'a mürit olmuştur. Seyyid Emir Külal, bazı yanlış sözler sarfettiği ve görüştüğü bazı kişilerin esrarengiz isimler olduğu gerekçesi ile Bahaeddin Buhari'yi dergahtan kovdu. Seyyid Emir Külal tarafından dergahtan kovulan, Bahaeddin Buhari güya uzlete çekilir, uzletin adresi ilginçtir. Sessiz zikir bidatını gördüğü rüyaya dayandırarak ortaya atan isim olan Abdülhalik Gücdüvani'nin türbesidir. Malumunuz Abdülhalik Gücdüvani denen zat, rüyasında Hızır'ı gördüğünü ve kendisine su içerisinde dilini damağına dayayarak Allah'ı zikretmesini telkin ettiğini böylece sessiz zikiri öğrettiğini iddia eden kişiydi. Oysa Ne Peygamber'in (as) sağlığında böyle bir uygulama vardı ne de Kuran'da böyle bir zikir metodu tarif edilmişti. Yani ne Kuran'da ne Peygamberin sünnetinde olmayan bir metod olan dilini damağına dayamak sureti ile içinden Allah'ı anmak bidatini çıkartan ismin türbesi yeni bidatleri İslama sokan bir tarikatın kurulduğu adres olmuştur. Hemen belirteyim namazda bile sessiz okuma vardır ama dilini damağına dayayarak değil, kendi nefsin duyacak kadar okunur ya da zikredilir. Allah'ın Kuran'da tarif ettiği zikir metodu da Peygamber (as) Efendimiz'in tatbik edip uyguladığı zikir metodu da budur. Camilerimizde yaptığımız Subhanalllah, Elhamdülillah tesbihatları ya da zikirlerinde de aynı metodu uygularız. Yani dilimiz damağımızda değildir, dilimizle söyleriz en azından kendimiz işitecek yükseklikte bir sesle yani Nakşibendilikte tarif edilen sessizlikte değildir zikir.

Her neyse konumuza dönelim. Şeyhi tarafından dergahtan kovulduktan sonra Abdülhalik Gücdüvani'nin mezarında uzlete çekilen Bahaeddin Buhari, Kemal Sunal'ın filmlerindeki örnekleri aratmayacak bir mizansen ile, uzletten çıkmış ve Gücdüvani türbesinde kalbinin yerinden söküldüğünü ve kalbinin üstüne Allah'ın isminin (İsmi Celil Allah) nakşedildiği yönündeki çok komik bulduğum ve fakat daha sonra yüzyıllar boyu büyük kitlelerin inandığı o iddiayı ortaya atmıştı. Nakşibendi ismi de yaşanan bu sözde halin neticesinde ortaya çıkmıştı. Yani dergahtan bütün itibarı elinden alınarak bizzat şeyhi Seyyid Emir Külal tarafndan kovulan Bahaeddin Buhari'nin kalbine melekler Abdülhalik Gücdüvaninin türbesinde Allahın ismini nakşedince kalbine Allah'ın ismi nakşedilen manasına uydurulan Nakşibendi ismi konulmuş oldu. Daha sonra Seyyid Emir Külal'ın vefatına dek bu tarikatın fikri alt yapısı kapalı kapılar ardında Hinduizm ve Hristiyanlık'tan alıntılar ve etkileşimler ilave edilerek, bildiğimiz tasavvufun kılıfına sarılmak sureti ile oluşturuldu. Pek tabi her tarikatın bir silsilesi olduğu gibi kurulan bu yeni tarikatında bir silsilesinin olması gerekiyordu. İşte tam da bu aşama da masa başında bir silsile oluşturularak, milletin gözünü boyaması açısından  da adı "Altın Silsile" olarak konuldu. Tarihe mal olmuş İslam dünyasının saygı duyduğu bir çok büyük mutasavvıfın ismi konularak meşruiyet kazandırılmaya çalışılan bu silsilenin kurulmasıyla beraber, Seyyid Emir Külal'ın vefatına dek gizlenen bu oluşum, taki Bahaeddin Buhari'yi kovan ve dergahına asla yanaştırmayan Seyyid Emir Külal'ın cenazesi günü ortaya çıktı ve Bahaeddin Buhari şeyhin kendisinin rüyasına geldiğini ve cenazesine katılmasını tenbihlediğini söyledi. Seyyid Emir Külal'ın müritlerince cenazeden kovulan Bahaeddin Buhari orada postu şeyhin kendisine rüyada verdiğini iddia ederek fitnenin tohumunu da atmış oldu. Daha sonra yıllarca Seyyid Emir Külal'ın postu bıraktığı şeyhle ve müritleriyle mücadelesi süren Seyyid Emir Külal'ın yüzlerce müridini katlettirdiği tarihi vesikalarla ispatlı olarak bilinen Nakşibendi ismi ile tanınan Bahaeddin Buhari zaten tasavvufa girmeden önceki mesleği de olan cellatlığın hakkını, şeyhlik iddiasında bulunduktan sonra da vermiş ve yüzlerce kişinin ölümü için fetva vermekten geri durmamıştır. Seyyid Emir Külal'ın hakka rıhletinden sonra güya O'nun yolunu sürdürdüğünü O'nun postuna oturduğunu iddia eden Nakşibendi yada Bahaeddin Buhari'nin bu ve benzeri icraatlarını anlatan kaynakları yazı dizimin sonunda sizlerin istifadesi için sunacağım. Ayrıca Bahaeddin Buhari ya da Nakşibendi Hazretleri diye bahsedilen kişinin aslında mesleğinin cellatlık olduğu hususuna da yazı dizimin ilerleyen bölümlerinde bir paragraf ayırarak izah getireceğim.

Bahaeddin Buhari isimli kişinin tarikatı kuruş ya da Seyyid Emir Külal'den şeyhliği aşırış hikayesi yukarıda anlattığım gibidir. Tarih boyu meydana gelen ihanetlerin alt yapısı işte böyle iki ayrı merhalede oluşturulmuştur.  Tam burada akla şu soru gelebilir: Peki neden İslam coğrafyasında böyle fitneler doğuyor ve Müslüman olduğu iddiasındaki bu isimlerin asıl problemi ne? Bu sorunun cevabını bulmak için Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav)'nın Hakk'a rıhletinin hemen arından ortaya çıkan fitnelerin sebebini ya da sebeplerini çok iyi irdelemek gerekir. Peygamberimiz'in Hakk'a rıhlet etmesinin hemen ardından İmam-ı Ali Efendimizin hakkı olan Hilafetin uğruna döndürülen dolaplar, çevrilen dalavereler, özellikle Muaviye döneminde cereyan eden ve savaşlara dahi sebep olan büyük fitnelerin çok iyi irdelenmesi ve aslında kavganın Ehli Beyt ile olduğunun çok iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu yüzden bir sonraki yazımda Nakşibendiliğe farklı bir bakış açısı getirebilmek adına sizlere Ebu Süfyan oğlu Muaviye ve O'nun oğlu Yezid'in ve ailelerinin, yüzyıllardır süren Ehli Beyt ile olan kavgalarını ortaya koymaya çalışacağım, Esenkalın...


          

banner278

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 31 yorum mevcut

    • Usakli düsünen @ramiz sancaklı 2 ay önce yorumlandı

      tebrik ediyorum!
      usakta düsünen insanlarda varmis!
      adamlar islami kullanarak beylik kurmus, doymak bilmiyorlar! son olarak adiyamanda cevre köylerin sularina el koymuslar!

    • ramiz sancaklı @erol 4 ay önce yorumlandı

      Allahın cahili,, bin yılık ,,diyorsu sana 1 sorum var , evindeki elektrik elektronik cihazları şu senin bin yilık nakşiler tarikatı kaç tanesını icat etmıştır,,, siz ancak cehenemde yanmayan kefenı icat edersınız kim olduğunuz orenmek istiyorsan internete nazim kıbrısı hükümete talimat veriyo ,,,sizi vatan hainler sizi,,,

    • batili 7 ay önce yorumlandı

      sen kafayi yemissin

    • Hort @Hüseyin 1 yıl önce yorumlandı

      kardeş işidin nakşi tugayını duymadın galiba.

    • Kadrişinas 1 yıl önce yorumlandı

      gerçekler ancak bu kadar kibar bir uslup ile dile getirilebilirdi. yazı diziniz için sizi tebrikk ederim. yorumlara şöyle bir göz attım da hiç bir ilmi cevap yada yalanlama söz konusu değil. varsa yoksa hakaret edebilmiş cahiller sürüsü. okunmuş ekmekle ancak büyü yapılır aklınızı başınıza alın.yazar güzelce tarihi seyri ile birlikte ingilizin ihanet projesi olarak adlandırdığı nakşiliği izah ve ispat etmiş helal olsun.

    • muro başkan 1 yıl önce yorumlandı

      belli ki kopyala-yapiştirma için çok vehhabi eser kariştirmişin çocuk! dikkat et seni de birileri yapiştirmasin...

    • Nureddin 1 yıl önce yorumlandı

      yahu yazmak için yazılmış bir yazı. cehalet paçadan akıyor.

    • erol 1 yıl önce yorumlandı

      bin yıllık tarikatı bir dakkida sözde çözmüş yazar; bu yazı hem tarihsel açıdan hemde hakikat açısından gercekle ilgisi yok. bin yıl boyunca yetişen alimler hep yalan mı söylemiş yani? yazar maalesef sınırlarını zorlamış, şayet ispat getirmezse müfteri olur.

    • admin de bunların ayarında @nihat 1 yıl önce yorumlandı

      adminde bunların ayarında 10 numara :))) yorumunu yersenın yaptıgı yorumdaki feto hikayesine yazmıştım admin sanki kendi yazısını begeniymuşum gibi buraya eklemiş

    • nihat @yersen 1 yıl önce yorumlandı

      10 numara :)))

    • terzi @@FuatAvni 1 yıl önce yorumlandı

      çavuşoğlu fuat avnimidir bilmem ama teşkilatı mahsusa yani devletin özel adamı olduğuna ben kesin kaniyim. bu kadar bilgi derin istihbarat ve cesaret hiç bir normal insanda yanyana olamaz.arızalı tipler bunlar bence dikkat edin fazla güvenmeyin, derin mevzular pekte girmeyin.

    • birisi 1 yıl önce yorumlandı

      :))yazıyı ve yrumları okuyunca aklıma ilber ortaylı capslerı geldı
      bu kadar cehalet olur ya

    • @FuatAvni 1 yıl önce yorumlandı

      sayın çavuşoğlu fuat avni olduğunu düşünmedim değil ;))

    • Ersun 1 yıl önce yorumlandı

      gerçekleri hakkı arayan herkesin okuması gereken bir yazı dizisi tekrar okudum önceki yazılarınızı da teşekkür ederim, aydınlattığınız için.

    • usak64 1 yıl önce yorumlandı

      ALLAH’IN VELİ KULLARINA DÜŞMANLIK YAPMAK


      Allahu Teâlâ,
      “Erkek olsun, kadın olsun, mü’minleri yapmadıkları bir günahla incitenler, büyük bir iftira ve apaçık bir günahı yüklenmiş olurlar.”

      “Mü’minlere kanatlarını indir, tevazu ve şefkat göster.” , buyurmuştur.

      Buhâri’nin Enes ve Ebû Hureyre (radıyAllahu anhuma) dan rivayetlerinde Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur:

      “Allahu Teâlâ buyurdu ki: “Benim dostlarımdan birisine ihanet eden bana karşı savaş açmış olur. Ben yapmasını dilediğim hiç bir şey hakkında -mü’min kulumu ölümü karşısındaki tereddüdüm gibi- tereddüt etmedim. Kulum bunda ölümü hoşlanmıyordu. Ben de kuluma acı gelen şeyi sekmiyordum. Aynı zamanda ölüm de onun için muhakkaktır. Mü’min kulum, dünyada zahidlik kadar hiç bir şey ile bana yaklaşamaz (Bana en çok, dünyadan yüz çevirmekle yaklaşır). Üzerine farz kaldığım şeyler kadar hiç bir şeyle bana ibadet edemez.”

      Diğer bir rivayette Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur:
      “Allahu Teâlâ buyurmuştur: Her kim sevdiğim kuluma düşmanlı

    • Ali 1 yıl önce yorumlandı

      insan cahil olunca böyle kulaktan dolma bilgilerle kendini alim zanneder. hoca ahmed yesevi ve diğer evliyadan bahsetmişsin. birazcık araştırsaydın hoca ahmed yesevinin nakşi yolunun büyüklerinden yusuf hemedanin talebelerinden olduğunu ve ona icazet vererek türkistana gönderdiğini öğrenirdin.

    • hakan 1 yıl önce yorumlandı

      sadece işid e niye yükleniyorsun? işid,hizbullah hepsi aynı terörist. işid sunniliğin arkasına sığınıp katliam yaptığı için mi bu kadar zoruna gidiyor. sunniliği maske olarak kullandıklarını sende biliyorsun. hepsi ingilizlerin kuklası. hizbullah ve iran da aynı şekilde ingiliz kuklası oldular islamı bölmeye çalışıyorlar

    • bunlar için kabus vskti 1 yıl önce yorumlandı

      vedat biliyorsun nurullah bey konuşmalarında sık sık gördükleri rüyadan kabuslarla uyanacaklar diyordu umarım bu din tacirleri ve fitne yuvaları için kabus vakti çok yakındır zira insanlar artık bunların sayesinde dinden soğudu

    • suleyman 1 yıl önce yorumlandı

      tarikati bmezsin dini bilmezsin kakmis yazi yaziyon
      anlamadigin isi git mektebinde oku onemli
      olan gazeteci olmak degil igen onemli olan insan
      olmak sizin gazeteciliginizi cizik ...............
      .......

    • ismail 1 yıl önce yorumlandı

      kalemine sağlık yazar kardeşim tebrik ederim gerçekleri dile getirdiğin için

    • cehalet zor tabi @Hüseyin 1 yıl önce yorumlandı

      sen ahmet yesevi hazretlerinin nakşilik le ilgisini nerden çıkarttın aptal. gelelim evliya diye ismini saydigin halidi bağdadi gibi hainlere iyi bak iyi araştır ingiliz adına osmanlıya sızıp ne işler çevirmiş. osmanlının nakşi etkisinde kaldığı sürede nasıl gerileyip sonunda yıkıldığını da iyi oku. tam yıkmak üzere iken atatürkün bu milleti yeniden ayağa kaldırmasıyla atatürkü yine aynı nakşiler in nasıl hain ve dinsiz ilan ettiğini de iyi oku. cehaletiniz zirve yapmış devam edin okunmuş ekmekle çorbayla büyülenmeye

    • Hüseyin 1 yıl önce yorumlandı

      cehl-i mürekkep diyeceğim ama mürekkebi fazla kaçar... ulan işidle beraber andığınız tarikat, osmanlının kuruluşundan son günlerine kadar sarayınn resmi yol olmuştur. sultanlar öldüğünde hatme-i hacegan denilen nakşi duasıyla gömülürler... i̇şid ise selefilerin, ibni teymiyelerin, vahabilerin yolundadır. beğenmediğiniz nakşiler sayesinde ilk vahabi isyanı bastırılmıştır... bu kadar kör cahil yazılar yazıyorsunuz, size gazetecilik diploması veren okulun aklına yanayım ben. nakşilik bir türk tarikatıdır, kökleri ahmet yesevilere orta asyaya dayanır... bugün ingilizin oyuncağı olan işidle, mevlana halidi bağdadi, imam rabbani, imam suyuti, imam alusi, necmettin kübrevi gibi büyük evliyayı yetiştiren bir tarikatı aynı kefeye koymuşsunuz... cehaletiniz buradan da belli, nakşiler evliyalığı, şefaatı ve kabir ziyaretini kabul ederken sizin aynı saydığınız işid, nerde evliya türbesi görse patlatıyor nerde evliya lafı duysa kesiyor... Allah cahilşn böylesinden memleketi korusun

    • rüya bu ya @yersen 1 yıl önce yorumlandı

      rüyamda kendisini belediye başkanı sanan birisi var. etrafına toplamış on kadar yalaka hiç durmadan poz veriyor foto çektiriyor. sen ne yapıyorsun dedim ona, ben başkanım dedi, bana rüyamda her türlü hırsızlık yolsuzluk serbest bırakıldı bende kafama göre yaşıyorum çalıp çırpıyorum dedi. dedim ona ki emin misin sakın kıçın açıkta kalmış olmasın öyle rüya olmaz dedim. baksana dedi ne savcı var karışan, ne müfettiş, ne polis var ne hakim, başbakan bile karışamıyor bana haftada bir toplantı yapıyorum bizzat. anlaşıldı dedim senin sonun yakın, başına güneş geçmiş her daim rüyadasın. yakındır devletin seni bu gördüğün düşten uyarması, hiç bir rüya yıllarca sürmez hiç bir kimseyi yıllarca uykuda tutmazlar yakındır birisi dürter senide.

    • akif @.... 1 yıl önce yorumlandı

      herkesin kendi amelinden sorumlu olduğunu biliyosunda islam dinine sokulan bu fitneleri neden görmezden geliyorsun hadi yalan de okunmuş çorba yok menzilde de seyhin eline eteğine sarılıp tövbe alınmıyor de sessiz zikir diye birşey yok de

    • bak hele 1 yıl önce yorumlandı

      uhm şu kuyruk acınız geçmedi gitti oraya buraya saldırıyorsunuz aklınızca yarım yamalak yazar kılıklılarınızla o da okdar oluyo

    • . @.... 1 yıl önce yorumlandı

      siz ne biliyorsunuz asil sorulmasi gereken bu amerikasiz olmaz natosuz olmaz.. islam dunyasini nasil bir atesin icine attiklari hem bugun hem tarihte tum ciplakliklariyla ortada.

    • yersen 1 yıl önce yorumlandı

      bigün hafızın biri uşakta gülen cemaati sohbetine götürülmüş sohbeti yapan hoca sonunda konuya gelmiş ve bir rüya anlatmış e tabi para istemiş. bütüncemaat toplantılarında olduğu gibi o toplantıda da para istenmiş. her neyse gülenci hocanın rüyası söyle: rüyasında rasûlullah efendimizi görüyor hocaya diyor ki benim şefaatimi istiyorsan huzur parkın oraya bir ilim yuvası yapılıyor oranın yapımına katkı sun. tabi bu arada hoca ağlıyor cemaat ten ağlayarak mizansene yardım eden önceden tenbihli figuranlar da var. bizim hafiz söz istiyo bi rüya da ben anlatabilir miyim hocam diyor. hoca şaşkın heyecanlı tabi ki buyrun diyo. bende rüyamda peygamberimizi gördüm bana da aynı yeri tarif etti önce diyor. hhoca bakın arkadaşlar görüyorsunuz diyor. hafız söze devam ediyor bana da şefaatimi istersen sakın bu fitne yuvasına para fln verme orası fitne yuvası olacak dedi peygamber deyince, hoca atılıyor öyle rüya mi olur? hhafız cevaplıyor seninki gibi oluyorsa böyle neden olmasın :)

    • cemal dere 1 yıl önce yorumlandı

      aliyel mürtezaya, imam hasana, kerbela şehidi imam hüseyine ve onların soyundan gelen imamlara dayanmayan silsilemi olurmuş altın silsileymiş bir de adı içine 3-5 tane alim ve imamı koyunca bu silsile sizi kurtarırmı zannetiniz mesleğide cellatmış birde. islamın içine doldurduğunuz hurafeler, okunmuş çorba saçmalığı, şeyhin elinden tövbe alma gibi hristiyanlıktan bozma sapık inançları islamın içine soktunuz yazıklar olsun size müslümanlığınız yalan sofiliğiniz yalan ama ahir zaman belirtisi bunlar nasılsa mehdi efendimiz geldiğinde hepinizden hesap sorulacak. o zamana kadar yediğiniz hurmalar sizide tırmalayacak elbet. yüce rabbi̇mi̇n gazabi, ali̇mleri̇n bedduasi üzeri̇ni̇ze olsun.

    • .... 1 yıl önce yorumlandı

      herkez kendi̇ ameli̇nden sorumlu görende seni̇ bi̇şey bi̇li̇yo zannedecek

    • ...... 1 yıl önce yorumlandı

      vedat orhan yüzünün feri̇ yavaş yavaş kaybolmaya başlamiş neden acaba

    • Müslüman kılıklılar 1 yıl önce yorumlandı

      uyduruk silsile sahte şeyhler yüzünden dinimizide lekelediler işleri güçleri fitne fesat

    TÜM YORUMLAR
    banner317
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner275

    banner316

    Haberler Haberler