banner407

Gazeteci Çavuşoğlu ile yerel seçimler öncesi aday adaylarını değerlendirdik

Yüce’nin ilk olarak CHP’nin adayının belli olduğunu söylemesi ve Asım Kalelioğlu’nun aday olarak ilan edilmesine ilişkin görüşlerini sorduğu Nurullah Çavuşoğlu; bizim Asım Kalelioğlu ile çok uzun ve eski yıllara dayanan bir tanışıklığımız var. Babası babamın odunculuk yaptığı işyerinin karşısında ikamet ediyordu. Allah rahmet eylesin o dönemde de babama çok yardımı olmuştur.O yüzden Asım Kalelioğlu hakkında çok konuşmak istemiyordum. Ve Asım abiye seni kullanıyorlar, çekil. Seni sevdikleri için değil, senden nefret ettikleri için meydana sürüyorlar dedim. Şimdi sen kimsin; Asım Kalelioğlu. İşçilerinin parasını ödemediği halde ayık gezmeyen bir arkadaşımızsın ve her tarafın patlak. Sen niçin kaptırdın, kendi iddian da bu senin, şirketini FETÖ’ye kaptırdın. İnsanlar senin borcunu konuşuyorlar. Ben bunları biliyorum, hatta ben daha fazlasını biliyorum ve seni meydana sürenler de bunu biliyor. Hatta seni meydana sürenler, seninle ilgili açıkları bana veriyorlar, benim seni bu belgelerle hedef tahtasına koyup rezil etmemi istiyorlar. Ben seni hedef tahtasına koyup rezil etmek istemiyorum abi dedim. Nitekim adaylığını açıkladığı gün bir arkadaş ne dedi, sen önce borcunu öde dedi. İş adamının alacağı var, betoncunun alacağı var, inşaatçının alacağı var, işçinin alacağı var. Şimdi insan borçlu olabilir, borçlu olup siyasete de girebilir. Mesut Apaydın’ın da vardı borcu Belediye Başkanı olmadan önce, onunla ilgili de konuşuldu. Ama işçi sizden alacak talep ediyorsa bu iş değişir, çünkü o işçi, elinin emeğini ödemeğin adam. Ne vaad ediyorsun, belediyeyi kazanmak. Kağıttan okumuşsun işte, bir şehir tasavvurun var mı yok, projen var mı yok. UTAŞ’ı ben kurtaracağım diyor. Sen daha USAŞ’ı kurtaramadın ki abi. Kaldı ki UTAŞ’ın kurtarılması değil, kapatılması gerekiyor. UTAŞ’ta dönen dolapları AK Partililer bile kabullenmiyor ve bu yüzden AKP’de aday adayı olanların tamamı Nurullah Cahan aday olmasın yeter ki diye adaylıklarını açıklıyorlar. Şehrin düzenini mahveden, bu şehrin bu hale gelmesinin altyapısını atmış, otopark sorununun çözülemediği bir Başkan var karşımızda. Bunu herkes biliyor ama bir tek devlet adamlarımız, siyaseti yönetenler bilmiyor. Asım Kalelioğlu’na dönelim tekrar; ne ekip var ne proje. E nasıl alacaksın peki seçimi ; para harcarım dediği konuşuluyor. Kimin parasını harcayacaksın sen; işçinin. Elinin emeğiyle çoluğunun çocuğunun rızkını kazanan kişidir işçi. Sen bunun hakkını ödemeyeceksin, işçinin hakkıyla seçim kazanmayı düşüneceksin. Bu şekilde ineceksin yarın meydanlara, göreceğiz bakalım. Adam gelsin de görelim bakalım diyor, sandalyeyi atarım kafasına diyor. Nasıl başkan adaylığına soyunabiliyorsun bu ortamda sen. Asım Kalelioğlu aday yapıldı diye mevcut Belediye Meclis üyelerinin yüzü yerde şu an. Neden? Bu ne anlama geliyor biliyor musun? Bu biz yokuz Sayın Erdoğan, keyfine göre takıl demektir. Onu cesaretlendirmektir. Özkan Yalım zaten Cahancı değil mi? Nurullah Cahan şimdi aktrollerini dolaşıyor, sakın ha Asım’a dokunmayın o benim adayım diyor. Asım CHP’nin adayı değil miydi ya. Özkan Yalım da diyorki Cahan’a dokunmayın o benim adamım. Hiçbir sahte hesap üzerinden birbirlerini eleştirmiyorlar. Çünkü onlar birbirlerini mükemmel görüyorlar. Cahan’a sorarsan Özkan gerçek bir CHP’li, Özkan’a göre de Cahan gerçek bir Atatürkçü. Atatürk düşmanıyla ortak değil miydi Cahan. Eyüp Gökhan Özekin ile ortaklığı yazılıp çizildi. E zaten milletvekilliği seçimlerinde Eyüp Gökhan Özekin Mehmet Altayla birlikte Ali Erdoğan’ı ziyaret etmedi mi? Ortaklık demekki o dönemde kurulmuş zaten. Asım Kalelioğlu kullanıldı. Şimdi size aslında ne oluyoru söylüyorum. Asım Kalelioğlu değildi esas adayları; sağ tandaslı bir isim olacaktı ama o arkadaş her zaman ki gibi cesaret edememiş olacak ki Asım Kalelioğlu’na mecbur kalındı. Bu Uşak’ı ve partiyi kaderine terk etmektir.” Şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun aralarında Uşak’ın adının geçtiği ve mutlaka kazanacağız dediğini hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu; Yine biraz önce söylediğim noktaya geliyoruz, başka bir aday vardı kafasında. Bu daha önce Ali Erdoğan’dı, hatta cezaevine girdiğinde bile akıllarındaki isim Ali Erdoğan’dı. Sonra Ali Erdoğan ben yokum dedi herhalde, cezaevinden çıktığında da kimse karşılamadı diye ağlıyormuş, yüzüne bakan yok çünkü. Sonrasında da başka bir isme yöneldiler ama o da aday olmadı. İsim vermeyeceğim çünkü böyle bir planın FETÖ planının devamı niteliğinde bir plana dahil olmamış. Asım Kalelioğlu aday olmasaydı bunları da söylemezdim. Yine de bir şey söylemedim, herkesin bildiği şeyleri söyledik”. İfadelerini kullandı.

Yüce’nin Kılıçdaroğlu adaylık sürecinde Uşak teşkilatı tarafından yanlış yönlendirilmiş olabilir mi? Sorusunu da cevaplandıran Çavuşoğlu; öncelikle tabanla ilgili konuşayım. Daha önce parti yönetiminde görev almış isimlerle zaman zaman görüşmelerimiz oluyor. Bunlardan biri de Seyfi Paksoy’dur. Seyfi abi şunu söylüyor bana harfi harfine bakın. Abi Asım zaten başkan olmak için değil, para kazanmak için aday oluyor. İşadamların haraç toplar gibi, ben geliyorum bak deyip para toplayacaktır. Bir kısmını harcayacaktır seçimde diyor. Sonrasında da kalan para zaten bana bakar deyip Uşak’ta yaşamayı da düşünmüyordur, gider buralardan diyor. Onun amacı Cahan’a meydan kurmaktır diyor. E Cahan ne diyordu zaten; Asım benim adayım diyordu. Şimdi birleştirin bu anlattıklarımı. CHP’de Asım Kalelioğlu ile bu işin olacağına Nadi Sancar’dan başka inanan kimseyle karşılaşmadım.Şimdi Kılıçdaroğlu yanlış yönlendirilmiş midir diye sordunuz. Kılıçdaroğlu eğer tabanın gördüğünü göremiyorsa ya Genel Başkan değildir ya da art niyetlidir. 2014 yılından bu yana Genel merkezler tarafından yakınen takip edildiğimizi sen e biliyorsun. Hani 2014 yılında Uşak’tan seferberlik başlatıyordunuz ya Kılıçdaroğlu ne değişti. Yine Muhterem Kuruçay dememiş miydi sizi Genel merkez’den yakın takip ediyorlar hatta yorum da atmamışlar mıydı.” Diyerek açıklamalarını sürdürdü.

CHP ne yapmalıydı peki sorusunun yöneltildiği Gazeteci Yazar Nurullah Çavuşoğlu; CHP ya da başka bir siyasal oluşum hiç fark etmez tavsiyem şudur. Partisini ya da partilisini bir araya getirmelidir. Aybey’i Elmalıdere’yi bir toplarsın, Dikilitaş’ı bir toplarsın, Bozkurt’u, Işık’ı bir toplarsın. Sonra da tüm üyelerini bir salonda bir araya getirirsin. Üyelerini topladığın gibi halkın geri kalanını da dinleyeceksin. Kimi aday yaparsak siz bize oy verirsiniz? Halkın tamamının fikrini alacaksın. Sonra bir meydan kuracaksın. Kurduğun meydanda aday adaylarını üyeyle ve halkla bir biçimde bulunduracaksın. Halka kadrosunu anlatacaklar, projelerini anlatacaklar, nasıl bir şehir tasavvur ettiğini anlatacak. Üye ve halk onu tartacak. Halkın eleştirilerine nasıl cevap verecekler ona bakılacak. Ondan sonra üyesine soracak yani ön seçime gidilecek. Yine tekrarlıyorum öncesinde dediğim bu şartlar oluşmalı. Çünkü demokrasi bu şekilde ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz günler de Atatürk’ün ilahlaştırılması iddialarına karşı Erkan Çohadar bey bir yazı kaleme almıştı. O yazıda şöyle demişti; halkın muradından Hakk’ın muradını bulmaktır demokrasiden anladığımız”. Yani doğrunun ne olduğunu halkın genelinin görüşünden ortaya çıkaracağız. Ancak halı yeterince aydınlatmak şartı gerekiyor. Zaten sıkıntı da buradan kaynaklanıyor, halk yeterince aydınlatılmayınca, bilgilendirilmeyince halkın genelinin verdiği bilgi de yeterli olmayabilir. Ancak yeri gelmişken şunu da söyleyeyim. Halk artıkböyle şeyleri yemiyor, artık uyandı halk. Allah Uşak halından razı olsun. Bunlara tevessül etmediler. Ne Atatürk’ü istismar eden ne de dini istismar eden siyasilerin arkasına düşmedi Uşak halkı. Samiyetsizliğe prim vermedik. Odalardan, mimarlardan, mühendislerden kaç isim var siyasetin içinde. Mesela Ticaret Odası Başkanı’na teklif gittiği halde şu an hazır değilim deyip kabul etmemiş. Kendinden büyük bir elbisenin içine girmeye soyunmadıysa bir insan ileride siyasette yer alabilir. Aksini yapan arkadaşlar yüzünden zaten siyasette yoruluyoruz. Öyle bir noktaya getirdiler ki olayı, veterinerlikte, ziraatte mimarlıkta zorlanıyorsun. Ancak buna rağmen insanlar eyvallah etmiyor. Helal olsun Uşak halkına. Rızkımı veren Hüdadır kula minnet eylemem türküsünü söylüyoruz hep bir ağızdan. Bakın AKP’de hep aynı yüzler. Bakın CHP’^de aynı aynı yüzler bile diyemiyoruz. Uşak halkı böyle siyasetçilere artık küsmüş. Siyasilerin bizi tüm tü kaka ilanlarına rağmen, dışlamalarına rağmen halk bişzi takip etmekten vazgeçmedi. Bizi takip etmeye ısrarla devam etti Uşak halkı.

Bütün tükaka gösterme gayretlerine rağmen, dışlama gayretlerine rağmen Allah Razı Olsun yani ne devleti yönetenler bunlara uydu, nede siyasetin içindekiler bunlara uydu, nede halk bunlara uydu.

Bu hak edilmiş bir değerdir diyemeyebilirim ama halk bize kredi verdi yani, hak etmiş gibi değer verdi.

Allah bize bu halkın verdiği değeri yanlış kullandırtmasın ve Allah bizi Uşak halkına mahçup edeceğimiz işlerde bulundurmasın. Hani bu bağlamda baktığında halkımıza gerçekten çok şey borçlu olduğumuzu ben rahatlıkla söyleyebilirim. Allah hepsinden razı olsun. Bize bu zamana kadar omuz verenler, destekleyenler, bizden ayağını kesmeyip bize fikrini, bilgisini bizimle paylaşanlar, bizim bilgimizi sokakta paylaşanlar sayesinde bu işin olduğunu zannediyorum ve halkımız bu anlamda teşekkürü hak ettiğini için burada yeri gelmişken onu da söyleyeyim istiyorum. Gerçekten bugün CHP doğruyu bulmak istiyor olsaydı ben bir çok yöneticiyle paylaştım bunu bir Pr. Hanım efendi vardı, kendisiyle hiç görüşmedim adaylık konusunu. İnanın aday olur musunuz demedim ama gerek sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımları gerekse kendi akademik çevresindeki yaklaşımları ve oluşturduğu sosyal çevre, öğrencilerle arasının çok iyi olması gibi sebepler benim onun sanki siyaset yapabileceğini bana düşündürdü ve böyle bir teklif götürülse çok iyi yapacağına da inandım, kabul edebileceğini de düşüğündüm açıkçası ama çok iyi bir teklifle gelinirse tabi ki kabul edebileceğini düşündüm. Benim çevremde halkta da saygınlığı olan insanlar var. Bunları bir miktar o ekip anlamında ram edersek ve önüne iyi bir vizyon da koyarsak zaten onun da bir şehir tasavvuru mutlaka vardır. Kabul edebilir diye düşünmüştüm ve bunu paylaştığım arkadaşların hepsi da çok sıcak baktı. Özkan bey de duydu bunları sonuç itibarı ile, il başkanı da duydu bunları sonuç itibarı ile bir tane dönüş aldın mı diye sorarsan resmiyet anlamda yetkili birisinden yetkili birisinden dönüş almadım. Sizin böyle bir projeniz ve böyle bir öneriniz varmış, oturup değerlendirelim bunu, gidelim o hanım efendiyle görüşelim madem şehrimizde Uşak’lı bir Profesör varsa öyle ya ve sevilen bir insan , kendisini yaptığı iş çevresinde sevdim, sosyal çevresinde sevdim. Hem mevcut yönetimle iyi geçinirken hem de çok üslubunca muhalefet etmeyi de başarabilmiş bir isim. Fikrini görüşünü açıklamayı açık bir ortamda açıklayabilmiş bir insan. Ben bu görüşümü rektör hocaya da mesela paylaşmıştım onun da kafasına yatmıştı ama adam ne yapsın tabi siyasetin böyle şeylere kapısı kapalıysa rektör hoca ne yapabilir, biz ne yapabiliriz. Sonuç itibarı ile maalesef böyle saçma sapan bir sonuç ortaya koydular. Ama benim dediğim yöntemler uygulansaydı, Profesör olması şart da değildi yani o hanım efendi teklifi kabul eder miydi bilmiyorum, vallahi billahi görüşmedim. Hiçbir şeyimiz de yok kendisiyle yani. İsmini de vermiyorum. Birkaç arkadaşa vermiştim ama burada isim vermem uygun değil. Bir sürü böyle bizim CHP’nin kendi içerisinde bulundurduğu, barındırdığı, yetiştirdiği değer var. Asım KALELİOĞLU’yla kaç oy alacaksın sen. Sen 25 bin oy alıyordun ya diyelim ki CHP olarak. Sen Erdoğan’a diyorsunki saha senin meydan senin, çıkar Nurullah Cahan’ı çıkar onunla bile seçimi kazanırsın demek oluyor.Herhalde Özkan Yalım benim adayım dediğine göre Nurullah Cahan’la planladı bunu biz zaten Yalım bu tezgahın içinde ama sanki Nadi Sancar ile küs numaraları yapar aslında barışıktır.İki yüzlü bir tavır içinde herkese karşı işte çıktı meydana şimdi. Biz zaten CHP genel merkezinin iyi niyetli olmadığını defalarca gördük.Sonuç olarak belediye meclisi aday adaylığına başvuran yok söyleyeceklerim bunlardır dedi.

Mustafa Yüce’nin Ak Parti aday adaylarının durumu ile ilgili sorusu üzerine

Ak Partililer Ak Parti’ye oy vermeyi düşünmüyorlar. Ak Parti artık kendini FETÖ cü itirafçılarına teslim etmiş, itirafçı daha önce FETÖ cülük yapmış adam demek şimdi pişman olmuş arkadaşlarıyla ilgili dalaverelerle ilgili adliyeye savcılığa ifade vermiş kendisinin dışarıda kalması kaydıyla itiraflarda bulunmuş bir insan, bu insanların ne işi var siyasette veya siyaset adamlarıyla ne işi var. FETÖ itirafçılarına teslim edilmiş bir parti görünümünde. Bundan kurtulması için ne yapması lazım, belli görevlerde bulunmuş sınanmış ama çalmamış bir insan bulman gerekiyor. FETÖ’cü ve itirafçılarına merhaba dememiş, FETÖ’ cü olduğunu anladığı anda onunla ilişkiyi anında kesmiş ve şüphe bulunduranlardan bile uzak durmuş kimsenin FETÖ’ cü diyemeyeceği bir siyasi pozisyon oluşturmuş duruş gösterebilmiş ama çok zor bu söylediklerim bir şekilde muhatap kalıyorlar siyaset yapıyorsan.Bu durumu ortaya koyabilmiş bir Ak Partiliyi aday yapman gerekiyor. Bir de senin Eyüp Gökhan Özekin gibi bir karnen var. Halkın yüzde doksanbeşinin sahiplendiği Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e düşmanlık etmiş bir adam, Uşak’ta yapamadı yaptırmadık halkımız buna izin vermez.Bırak düşmanlık yapmayı ne yapacağını anlatamadı, kimse elini sıkmadıki herifin cezasını kestiler milletvekilide seçtirmediler gönderdiler onu buradan.Atatürk düşmanlarını baş tacı eden bir parti pozisyonundan kurtaracak bir adayda olması lazım birde Ak Parti’yi dinci bir parti dibi görünmekten çıkarması lazım ve kendince yürüttüğü ulusalcı, milliyetçi politikalara uygun bir isim olması lazım bu saydığım özelliklerin kimi tarif ettiği belli.Ben birini tarif etmek için bu özellikleri saymıyorum aklın yolu bu.Bu tarif ettiğim özelliklere Emine Yıldırım uyuyordu bizde en baştan beri MHP de siyaset yaparken samimi bir insan olduğunu fark etmiştik ve iyi niyetle karşılıklı jestlerle de tabi birlikte çalıştık kadın kolları başkanıykende etkinlikleri haber yaptık, milletvekili adayı oldu daha sonra haber yaptık ve 3.sıra milletvekili adayıyken herkesin ortak görüşü şuydu. Şehrin siyasetinde yeni bir aktör kazandı bu seçimlerde ve en çok konuşulan isim Emine YILDIRIM oldu dediler yani. En iyi kampanyayı o yürüttü, politikayı biliyor çünkü. Düşün bana politika yapıyor yani. Dün burada sohbet ettik, dedim ki abla bana bari politika yapma. İşi o kadar ileriye götürmüş ki iyi politika yapıyor. O yıllarda da öyleydi zaten ve ondan sonra AKP’ye geçişi nasıl oldu? Milletvekili adayıyken Alpay ÖZGÜR bir konuşma yapmış o zamanlar tanımıyoruz Alpay beyi, ikisi de çok güzel konuşma yapmış. Alpay beyin konuşmasını çok beğenmiş, siyaseten destek verilmesi gereken bir kişi, bunu değerlendir diye bize söyledi. Tavsiye etti bizde dinledik ve bunu il başkanı yapalım dedik ve yaptık. Bir planımız var mı o dönemde? Emine YILDIRIM’ı belediye başkanı yapma planımızda yok o dönemde. Alpay ÖZGÜR il başkanı oldu, Emine YILDIRIM da belediye başkanı adayı olma niyeti var. Acele etmeyelim dedik. O zamanlar MHP de çok sevilirdi. Bizde nasıl bir politika izleyeceğimizi tasarlıyorduk. Eski il başkanları da çok severdi onu, Emine KOCADÜZ şuanda da çok sever onu. MHP de çok aktif çalışan bir hanımefendi var. Türk Milliyetçisi olduğuna emin olduğum Büşra VAROL bunlar Tuncay’ı veya Alpay’ı aday yapmaya kalkarlarsa ben Emine ablaya o veririm mesela diyor. MHP de Alpay ÖZGÜR aday adaylığı için il başkanlığından istifa etmişti. Bizi aradı ben belediye başkan adaylığını aldım abi bunu bir haber yapıverin lütfen dedi ve güvendik haber yaptık. Sonrada Emine YILDIRIM dışlandı, Alpay ÖZGÜR ve etrafı tarafından, bu insan partinizde milletvekili adayı olmuş bir insan, neden davet etmiyorsunuz? Böyle bir kırıcı hava oluştu onunla ilgili. Bu sırada Alpay özgür SESLİ’lerle beraber anılmaya ve fotoğraf vermeye başladı ve olaylar bambaşka bir boyuta geldi. Bu sırada AKP İl başkanı Basri YILDIRIM benim yanımda teklif getirdi. Belediye başkanı aday adaylarının nerdeyse hepsi beraber çalışalım diye ve bu teklifi kabul eden Emine YILDIRIM o günden bu yana AKP de siyaset yapıyor. Bizim AKP ile hiçbir problemimiz yoktu hala yok, daha geçen gün il başkanı Mehmet ÇAKIR ile telefonda sen görüştün. Ama Nurullah CAHAN’ın kurduğu baskı ortamının sonucunda Emine YILDIRIM la da aramız açıldı. Çünkü acaba o da mı dedik ama gözledik bu hanımefendinin burada bir suçu yok, bir hırsızlık yolsuzluk işlerine bulaşmışlığı yok. Ekonomik göstergeleri ortada ve onlarla ilgili duruşu da ortada. Bu siyasi direnci göstermesi gerekiyordu o da gereğini yaptı. 4 yıl belediye meclis üyeliği geçmişine baktığımda konuştuğum herkeste ortak intiba şu, belediye personeli de, belediye meclis üyeleri de, çok çalıştı diyor. Hatta kendileri de bunu söylüyor. Böyle bir ortamda ben belediye başkan adayı mı olayım diyor. Bir kadın vali gelmiş şehre, Atatürk demiş, her ne kadar Atatürk düşmanlarıyla fotoğraf verip kafamızı karıştırsa da. Atatürk düşmanı diyorum ben Nurullah CAHAN’a, Eyüp Gökhan ÖZEKİN’e bu kadar yakın olan bir insan Atatürk’ü sevebilir mi sizce? Zübeyde annemize yaptığı terbiyesizlik biliniyor, bütün Uşak halkının içinde yara olarak duruyor. Bir arkadaş sordu, kime oy vereceksin? Bende dedim ki Zübeyde hanımın anıtını tekrar meydana koyacağım diyen belediye başkanına ben oy vereceğim dedim. Benim için en önemli taahhüt bu dedim. Hazır şehre kadın bir vali gelmiş, kadın bir belediye başkanı adayı olsa kazanabilir mi? Çok zor. AKP liler bile böyle söylüyor zaten.

Biz seçimi alamayız, Emine YILDIRIM’la bile çok zor diyorlar. Niye böyle söylüyor mevcut belediye başkanı aday adaylarının içinde en çok oy alabilecek kapasite onda var. Büşra VAROL’un oy verebileceği başka kimse yok ki veya Atatürkçü birisinin oy verebileceği başka kimse yok. AKP de bile hepsinin biz oy verebileceğiz diyeceği, 9-10 tane aday arkadaş var. Göz hastanesindeki Dr. Erol bey de düşünüyormuş. Herkesin kendine göre bir donanımı var. Hepsi de iyi arkadaşlar ama hepsi de Nurullah CAHAN düşmanı ortak özellik olarak. Hepsinin CAHAN’ın belediye başkanı adaylığına muhalefeti var. Hepsini bir araya getirebilecek isimleri saysak 1 tanesi Emine YILDIRIM da ikincisi var mı aralarında, bunu zannetmiyorum. Aday adayları gittikleri yerlerde Nurullah CAHANA çok ağır eleştiriler getiriyorlar, en az eleştiren hatta hiç eleştirmeyen Emine YILDIRIM. Ben bu konulara girmeyeceğim çünkü projelerimi anlatacağım diyor, şehir tasavvurumu anlatacağım şeklinde konuştuğunu bize dönüşlerden anlıyoruz. Kendisiyle de konuşuyoruz, bunu saklamaya gizlemeye gerek de görmüyorum. Önümüzdeki günler ne gösterir bilemiyoruz, aday arkadaşlar mutlaka gelip gidecektir. AKP den de arkadaşlar var gelip görüşelim diyen, önümüzdeki günlerde il başkanı ile görüşme planımız var. AKP de erken gibi gözüküyor, önümüzde temayül var, yönetici arkadaşlar doğruyu kendine göre değerlendirecektir. Onların da genel merkezden umudu var mı? Görüştüğümüz arkadaşlar %10 temayül kararı etkili %90 genel merkez etkili, umudumuz yok şeklinde bir serzeniş var. AKP gerçek anlamda bir temayül yaparda CHP gibi çuvallamaz, o da çuvallarsa ne olur bilmiyorum.

Mustafa YÜCE’nin bundan sonra Uşak siyasetinde neler olur, bu süreç ulusala nasıl yansır şeklindeki sorusuna.

ÇAVUŞOĞLU Uşak siyasetini ön görmek şuan için zor. Geçenlerde iş adamı bir arkadaşlar oturduk, öyle bir tablo var ki iyi bir aday çıksa, iyi bir kadro ile hangi partiden çıkarsa çıksın kazanacağı bir ortam var dedi, doğru söylüyorsun dedim. Halkı heyecanlandıran bir şey yok, halk yok, hiç kimsenin umurunda değil eskiden böyle olmazdı. Nurullah CAHAN etrafında bir kısım insan olabilir o da belediyenin imkanlarını kullandığı için ama buna rağmen yanında çok fazla kimsede yok. Çok açık söylüyorum haklarında dedi kodu olanların dışında kimse yok. Yani Basri YILDIRIM bile gitmiyor sağ olsun. İş bitmiş herkes bunu biliyor ama liderler gereğini yapmıyor, neden? Bunu ben de merak ediyorum. Bizim bakmamız gereken yerler var, görüşmemiz gereken yerler var ondan sonra ne oluru anlatayım. CHP lilerin ne yapacağını şu anda bilmiyoruz, onun dışında da diğer siyasi partilerin de ne yapacağını bilmiyoruz. Kulis bilgisi olarak AKP il başkanının belediye başkan adayı olarak hazırlandığı ve aday çıkacağı söyleniyor, ne kadar doğru bilemiyorum. Partilerde insan yok, dolayısı ile öngörüde bulunmak çok zor, sandığa da gidilmeyebilir. Giderse insanlar başka bir oluşum içinde de olabilir. Hakkımızda hayırlısı olsun ben önümüzdeki siyasi gelişmelere dair öngörülerimizi paylaşacağımızı buradan duyurmuş olayım. Uşak halkına da teşekkür ediyorum Allah razı olsun sürçi lisan ettiysek af ola diyerek konuşmasını tamamladı.

Your Website Title
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dikilitaşlı emin 4 hafta önce

Nurullah bey sanırım bahsettiğiniz Sadiye hoca olsa gerek. Uşak tarihi ile ilgili çok ciddi araştırmalar yapmış, yer yüzünde tanıdığım en nazik, en kibar, en alçak gönüllü insan diyebileceğim bir hanımefendi. Yaşı benden küçük olmasına rağmen otobüste karşılaşsam kalkıp yer verebileceğim, o derece saygı duyulması gereken biri ama Belediye Başkanlığı Sadiye Hanım'ı ve Emine YILDIRIM'ı yıpratır endişesindeyim. O insanlar temiz kalpli, nazik, alçak gönüllü, çok dürüstler. Kırılır incinirler diye korkuyoruz.