Kanser; Bir Hastalık Değil, Yaşam Biçimidir!

1-7 Nisan 2014 Kanser Haftası nedeniyle tüm ülkede ve şehrimizde bir dizi program ve etkinlik düzenlendi. Hepsinin ise tek bir amacı var; “Erken Teşhis Hayat Kurtarır"

08 Nisan 2014 Salı 10:43
Kanser; Bir Hastalık Değil, Yaşam Biçimidir!

Foto galeriye git Kanser 21.yüzyılın en önemli sağlık sorunudur. Görülme sıklığı birçok ülkede kalp hastalıklarını yakalamış hatta geçmiş durumdadır. Kanser, sıkı kontrol mekanizmaları ile yönetilen vücudumuzdaki ahenkli halin günün birinde bazı organ veya doku hücrelerinin kontrolden çıkıp düzensizliğe yönelerek bozulmasıyla oluşan hastalığın adıdır. Günümüzde kanser, bugün her üç kişiden birinin ömrü boyunca yakalanabileceği yaygın bir hastalık haline gelmiştir. Kansere yakalan hasta sayısı tüm dünyada giderek artmaktadır. Araştırmalara göre 2020 yılında dünyadaki kanser hastalarına 20 milyon kişinin daha ekleneceği öngörülmektedir.

Kanser hücreleri civar dokulara ulaşarak, kan ve lenf sistemi yoluyla vücudun diğer taraflarına yayılır. Kanser her yaşta ve cinste görülen bir hastalıktır. Toplumda mevcut kanaatin aksine; kanser erken teşhis edildiğinde, iyileşme şansı yüksek olan bir hastalıktır. Kanserde asıl sorun hastalığın geç tanımlanmasıdır. Kanser ne kadar erken teşhis edilirse, tedavisi de o düzeyde başarılı olur.

Obezite Kanser İle Kol Kola

Sağlıklı ve dengeli beslenme, sigara, alkol, zararlı güneş ışınlarından korunma, güvenli su kullanımı, düzenli egzersiz yapılması, günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi,rafine tahıllar ve saf şeker yerine tam taneli tahıllar tercih edilerek, süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi kanser hastalığından korunmak için alınabilecek en kolay yöntemlerdir. Ayrıca besinlerin hazırlanmasında kullanılan bazı yöntemler; (tütsüleme, kızartma, tuzlama, nitrit, nitrat gibi kimyasal maddeler ile işleme)  kanserojen maddelere yol açmaktadır.

Tütün Mamullerine Bağlı Kanser Oranı Yüksek

Uluslararası Kanser Ajansı yeni tahminlerine göre Dünya’da yeni tanı alan kanserli hasta sayısı ve kanserden kaynaklanan ölümler bir önceki tahminlere göre artmıştır. 2012 yılında Dünya’da toplam 14,1 milyon yeni kanser vakası gelişmiş ve 8,2 milyon kansere bağlı ölüm olmuştur.  Dünya’da en çok tanı konulan kanserler akciğer (%13,0), meme (%11,9) ve kolon (%9,7) iken kanserden ölümlerin ise en çok akciğer (%19,4), karaciğer (%9,1) ve mideden (%8,8) gerçekleştiği belirtilmiştir. Dünya Sağlık Örgütünün tahminlerine göre 2015 yılından sonra en çok öldüren hastalıklar listesinde kanser birinci sıraya çıkacaktır.

Türkiye’de kanser sıklığı Dünya ve Dünyanın gelişmekte olan ülkeleriyle benzerlikler göstermekte olup,  2009 yılı kanser istatistiklerine göre ülkemizde her yıl yaklaşık 98 bin erkek ve 63 bin kadın kansere yakalanmaktadır.  Erkeklerde en sık görülen kanserler akciğer ve prostat iken, tütüne bağlı kanserler erkeklerde önemini korumaya devam etmektedir.  Kadınlarda en sık görülen,  her 4 kadın kanserinden birisi meme kanseri olmaya devam etmektedir.  Çocukluk çağı kanserlerinde ise lösemi en sık görülen kanser türüdür.

Ülkemizde Ve Dünyada Kanser Hastalığı Oranı Yükseliyor

Konferansta Türkiye'de ise her yıl on binlerce yeni kanser teşhisi konulduğunu, Kadınlarda en sık meme ve rahim, erkeklerde ise prostat ve akciğer kanseri görüldüğünü aktaran Uşak Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Cemile Ercihan konuşmasında ayrıca şunları kaydetti; “Diğer sık rastlanan kanserler; akciğer, kalın barsak kanseri (kolon), lenfoma, lösemi, kadınlarda rahim ağzı (cervix) ve gırtlak kanserleri olarak sıralanabilir. Rakamlar korkutucu da olsa, erken tanı ve koruyucu tedbirler sayesinde birçok kanser türü % 90-95 oranında önlenebilmekte veya iyileştirilebilmektedir. Bunun için yapılması gereken; kansere yakalanmadan koruyucu tedbirleri almak, düzenli aralıklarla kanser taraması yaptırmak ve en kötü ihtimalle, bu taramalarla tümörü erken evrede yakalayarak henüz ilerlemeden yok etmektir.”

Kanser Önlenebilen Bir Hastalıktır

Sonuç olarak kanser, önlenebilir ve erken teşhisle tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Dr. Ercihan; “ Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalı, dolayısıyla kanser sizi bulmadan, siz onu bulmalısınız. Kanser gelişimi oldukça kompleks bir dizi mekanizma sonrasında ortaya çıkmaktadır. Günümüzde kanserin genetik bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Bunun anlamı normal bir hücrenin genetik yapısında değişiklikler ortaya çıkmadan kanserin gelişmesinin mümkün olmadığıdır. Kanserin gelişmesi birbirini takip eden kanserojen etkilerin sonucunda olmaktadır. Kanser gelişiminde gözlenen bozuklukların her biri değişik savunma mekanizmaları ile düzeltilmektedir, ayrıca bağışıklık sistemimiz de bu tür bozuklukların tanınması ve yok edilmesi işlevinde etkin rol oynamaktadır. Ancak yine de bunlara rağmen kanser gelişebilmektedir. Bunun başlıca nedenleri arasında savunma mekanizmalarının işlemez hale gelmesi ve bağışıklık sisteminde meydana gelen yetersizliklerdir. Sonuçta kanser niteliği kazanmış olan hücreler aşırı miktarlarda çoğalma olanağı bulmakta ve kanser olarak bildiğimiz hastalık tablolarının çıkmasına neden olmaktadır.” İfadelerinde bulundu.

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Cemile Ercihan Kişide Kanser Oluşma Risklerini Şu Şekilde Sıraladı;

Dış Etkenler (% 85): Sigara, alkol, kimyasal maddeler, radyasyon, bazı enfeksiyonlar, sağlıksız beslenme, hava kirliliği, hareket azlığı ve fazla kilolu olmak,

İç Etkenler (% 15): Kalıtsal nedenler, değişimler, bağışıklık yetersizlikleri, hormonal ve metabolik bozukluklar.

Bu faktörler birlikte veya ardışık olarak etki ederek kanser oluşumunu başlatabilirler.

Kansere Yakalanma Riski Nedir?

“Kanser herkeste oluşabilir. Ancak kanser riski yaş ile artar. Tüm kanserlerin % 77' si 50 yaş ve üzerindeki kişilerde karşımıza çıkmaktadır. İki tür kanser riski tanımlanmaktadır” diyen Dr. Ercihan bunları şu şekilde örneklendirdi;

1 ) Hayat Boyu Risk: Örneğin bir bayanın tüm yaşamı boyunca meme kanseri olma riski 1'e 8'dir. (Yani her 8 bayandan biri meme kanseri olmaktadır.) Meme kanserinden ölme oranı ise 1'e 35'tir. (Yani her 35 bayandan biri meme kanseri nedeniyle hayatını kaybetmektedir.) Ancak tüm bu kötü verilere rağmen meme kanserine bağlı ölümlerin belirgin olarak azaldığını görmekteyiz. Bunun nedeni kesinlikle kanserin erken safhada saptanması ve ilerlemiş tedavi metotlarıdır.

2 ) Göreceli Risk: Kansere neden olan faktörlerden biri ile belirli bir kanser türü arasındaki ilişkiyi tanımlar; yani bir kanser oluşturduğu bilinen faktöre maruz kalmış kişi ile maruz kalmamış arasındaki risk farkını ortaya koyar. Örneğin, sigara içen erkeklerin akciğeri kanseri olma riski, içmeyenlere göre 23 kat fazladır.

Bu oran diğer faktörlerde bu kadar yüksek değildir. Mesela birinci derece yakınlarında meme kanseri olan bayanlarda meme kanseri riski, ailesinde kanser hikayesi olmayanlara göre 2 kat fazladır. Tüm kanserler hücre büyümesini ve bölünmesini kontrol eden genlerin işlevsel bozukluğu ile ilgili olsalar da, kanserlerin tümünün % 5–10' u kalıtsaldır.

Örnek Bir Mücadele

Sema Bescioğlu meme kanserine yakalanmış ve bunu hastalığı başarı ile atlanmış bir kadın. Onun başarı öyküsünü kendi ağzından dinledik. Bescioğlu yanlış tedavi sonrasında hali hazırda genetik yatkınlığı bulunan bir kanser hastasıydı. Fibrokisti bulunan Bescioğlu yanlış verilen hormon tedavisi sonucunda bu kist kanser hücrelerine dönüşmüş. Akabinde çeşitli ağrı ve acılar sonrasında doktora başvuran Bescioğlu’na meme kanseri teşhisi konulmuş. Uşak Devlet Hastanesinde tedavi gören, bu tedavi sonrasında göğsünün biri alındıktan sonra kemoterapi tedavisi gören Sema Bescioğlu o günlerini şöyle anlatıyor; “ Ameliyat sonrasında doktorum bana ‘Allah sana ikinci bir şans verdi, hayatın bundan sonra başlayacak’ dedi ve benim içim de öyle oldu. Yeniden doğmak  gibi bir şey benim yaşadığım. Hayatta her şey insanlar için bunu bir kez daha anlamış oldum. İlk olarak kabullenmek gerçekten zor oluyor ama inanın şunu öğreniyorsunuz kanser bir hastalık değil yaşam biçimi. Örneğin ben kendine bakan kişisel güzelliğine önem veren birisiyim. Ama insanın bir tarafının eksik olması dünyanın sonu değil. Hayata dört elle sarılmaya devam ediyorum. Sonuçta hayat bizler için. Benim insanlardan istediğim. Kontrollerini yaptırmaları. İş işten geçtikten sonra değil iş başa gelmeden önlemini almaları. Çünkü erken teşhis bir yaşam biçimidir.”

KETEM Hayat Kurtarıyor

İlimizde Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında, Kanser Erken Teşhis ve Tarama merkezi ( KETEM) de 30-65 yaş arası kadınlara papsmear testi ile Serviks (Rahim ağzı) kanseri, 40-69 yaş arası kadınlara mamografi çekimi ile meme kanseri, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere dışkıda gizli kan (G.G.K) tetkiki ile Kolorektal (barsak) kanseri taraması  ÜCRETSİZ olarak yapılmaktadır. İlgili yaş grubundan insanlar düzenli bir şekilde KETEM ve Aile Hekimlerine başvurabilirler. Unutmayın… Erken teşhis hayat kurtarır.

Haber: Sabire Yalçın - Sema Akbulut



YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 3 yorum mevcut

    • p....E...... 3 yıl önce yorumlandı

      Gülüm ün durumu hamd olsun iyi şimdi

    • hatalı başlık 4 yıl önce yorumlandı

      çok hatalı bir başlık olmuş,kanser yaşam biçimi olamaz.onunla yaşamayı öğrenebilirsin,risk faktörlerini minimuma indirerek yakalanma olasılığını azaltabilirsinz ama yaşam biçimi ifade yanlış..yazan arkadaş diyabet ile karıştırmış :)

    • ketem 4 yıl önce yorumlandı

      uşak ta ketem vardı rahmetli mehmet amca kurmuştu ne oldu bilen varmı? bir bilen varsa söylesin....

    
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner363

    banner366