Organ Nakli Dinen Caiz mi? Beyin Ölümü mü Yoksa Ölüm mü Şart? Diyanetin Fetvası Nedir?

Uşak'ta gerçekleşen organ nakillerinin ardından Uşak İl Müftüsü ile yaptığımız söyleşide çok vahim bir durumu farkettik. Diyanetin Din İşleri Yüksek Kurulunun fetvasında, organ nakli için fetva beyin ölümü gerçekleşmesi durumunda caizdir denmemiş. Bilakis hastanın kesin ölümü gerçekleşmesi şartı ile organ nakli yapılabilir demiş. O halde gerçekleşen bu organ nakilleri caiz değil.

13 Temmuz 2012 Cuma 06:25
Organ Nakli Dinen Caiz mi? Beyin Ölümü mü Yoksa Ölüm mü Şart? Diyanetin Fetvası Nedir?
 Uşak'ta tren çarpmasının ardından beyin ölümü gerçekleşen Ahmet Kaya isimli şahısın ailesinin de kabulü ile organ naklinin yapılacağı öğrenilmişti. Organ naklini haber ekibimiz canlı olarak takip etti ve an be an haberleştirerek kamuoyu ile paylaşmıştı. Hatırlanacağı üzere o gece bir açıklama yapan Organ Nakil Koordinatörü Dr. Zafer Aydın, operasyon sırasında Kaya'nın kalbinin durduğunu bu nedenle bazı iç organlarınn işlevini yitirdiğini ve alamadıklarını, göz kornealarını ise kadavradan aldıklarını söylemişti.

O açıklamanın ardından ekip olarak şu soru kafamıza takılmıştı. Yani hasta ölmeden mi organlar alınıyor? Konuyu ertesi gün bizzat operasyonu gerçekleştiren Dr. Aydın'a telefonla sorduk ve kendisinden hasta ölmüş olmuyor netice de beyin ölümü gerçekleşiyor ama tamamen ölürse zaten bazı organları işe yaramıyor cevabını aldık. Kendisi etik kurulun kararı ile beyin ölümünün kararının alındığını bize beyan etti. Beyin ölümü gerçekleşen hastanın hayata dönme ihtimalini sorduğumuzda Milyonda Bir cevabını aldık. Ancak dönerse de felçli ya da sakat dönme ihtimalinin de yüksek olduğunu ilave etmişti.

Müftü: Ben Kimseye Fetva Vermedim...

Daha sonra Uşak İl Müftüsü'nün yanına ekipçe bir ziyaret gerçekleştirdik. Müftü beyin odasında Müftü Yardımcıları ve başka bir şehirden misafir gelen bir müftünün de var olduğunu öğrendik ve girip içeride konu hakkında bilgi aldık. Müftü beye Organ Nakli ile ilgili siz nasıl bir fetva verdiniz sayın müftüm sorumuz üzerine İl Müftüsü Fuat Altındaş; Ben kimseye fetva vermedim. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığımızın Din İşleri Yüksek Kurulu'nun bu yöndeki fetvasının çıktısını aldım ve arkadaşlara verdim size de vereyim dedi ve telefonla memurdan çıktı istedi. Çıktıyı elimize alıp incelediğimiz de aynen şu yazıyı gördük.

Kurulumuzca da aşağıdaki şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna varılmıştır.

a)Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayatî bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,

b)Hastalığın bu yoldan tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması,

c) Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması,

d) Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,

e) Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,

f) Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.

Din İşleri Yüksek Kurulunun fetvasından aynen kopyaladığım bu fetvanın C maddesinde çok belirgin olarak ‘bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması’ koşulu getirilmektedir. Bu cümle diyanetin beyin ölümü gerçekleşen hastadan organ nakli gerçekleşebileceğine ilişkin fetva verdiği yönündeki beyanları net bir dille yalanlamaktadır. O halde Bu fetvaya göre ölüm gerçekleştikten sonra alınamayan organlar bağışlanamaz ve nakil yapılamaz. Kan gibi insan sağlığını sıkıntıya sokmayacak bağışlar da tamam sıkıntı yok. Ölüm gerçekleştikten sonra alınarak başka bir hastaya nakledilebilecek organlar var ise göz korneası gibi onda da bir sıkıntı yok, ancak ölüm gerçekleşmeksizin alınan organlara bu fetva cevaz vermiyor dedik ve Uşak'ta gerçekleşen nakilde hastanın ölmediğini yalnızca beyin ölümünün gerçekleştiğini hatırlatarak Müftü ve beraberindekilerin bu husustaki fikirlerini sorduk.

O anda orada bulunan hocalarımız da bu durumu doğruladılar ve beyin ölümünün yeterli olmadığını ölümün gerçekleşmesinden kasıtın dinde kalbin tamamen durması ve ruhun bedeni terketmesi olduğunu söylediler. Dolayısı ile Uşak'ta gerçekleşen bu nakillerin şayet ölümden önce gerçekleşti ise ki öyle olduğunu hepimiz biliyoruz dinen caiz olmadığını beyan ettiler.
 
Beyin ölümü dedikleri hadise hem tıp, hem hukuk, hem din açısında ölüm değildir. Hukuk açısından konu nedir tabiki biz bilemeyiz ama tıbbi açıdan ölümü gerçekleşen kişiden göz korneası hariç hiçbir naklin mümkün olmadığını doktorlar açıklıyorlar.
 
Din açısından da ruh henüz hastanın bedenini terk etmediği ve destek ünitesi ile bile olsa (ki birçok hastada destek ünitesinden çıkarılınca yaşam faaliyetlerinin devam ettiği görülmektedir) yaşam devam ettiğine göre, ‘tam ölüm’ gerçekleşmemiş demektir. Bu durumda Din İşleri Yüksek Kurulu’nun organ nakli için olmazsa olmaz koşul olarak ileri sürdüğü ‘bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması’ şartı da gerçekleşmemiş olmaktadır. Bu nedenle de Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun organ nakli için verdiği iddiası da geçersiz kalmaktadır.
 
Tekrar etmekte yarar var ki, bugün organ nakli, ölüden değil diriden yapılmaktadır. Diriden kastımız beyin ölümü gerçekleştiği iddia edilen ve yaşamsal faaliyetleri devam eden canlı kişidir.

Şimdi burada soru şu? O halde diyanetin bu fetvasından kimler hangi maksatla beyin ölümü gerçekleşen hastadan organ alınabileceğini çıkarttı? Ben fetva vermedim sadece din işleri yüksek kurulunun fetvasını aynen söyledim ve çıktısını da ellerine verdim diyen Uşak Müftüsünü kimler hangi amaçla kahraman ilan etti ve bu durumu haberleştirterek servis etti?

Uşak Haber Merkezi ekibi olarak bu konu ile ilgili daha kapsamlı bir yazı kaleme aldık ve ileride yayımlanacak. Ancak yazı çok uzadığı için burada şu konuya da ayrıca dikkat çekmek istiyoruz. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hayata geri dönen hastaların varlığını google'den bile sorgulasanız görebilirsiniz ki bu durumu daha da vahim hale getiriyor. Aynı cümleyi iki farklı şekilde kurup sözü şimdilik siz okuyucuların vicdan ve akıllarına bırakıyoruz. 1. Cümle: Hastanızın beyin ölümü gerçekleşti hayata dönme ihtimali milyonda bir. 2. Cümle: Hastanızın beyin ölümü gerçekleşti ancak milyonda bir de olsa yaşama ihtimali hala var Allah'tan (çıkmadık candan) umut kesilmez.

Diyanetin Resmi İnternet Sitesindeki Konuya İlişkin Fetvası İçin Tıkla

Amerika'da Bağışladığı Organları Alınırken Canlanan Kişinin Haberi

Kastamonu'da Beyin Ölümü Sonrası Fişi Çekilirken Hayata Döndü

İngiltere'de Bir Genç Beyin Ölümü Gerçekleştikten Sonra Sağlığına Kavuştu.

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 17 yorum mevcut

    • karamehmet 2 yıl önce yorumlandı

      fetvaya göre dederlendirildiğinde bu olay diri diri toprağa gömmektir

    • Hüseyin 2 yıl önce yorumlandı

      Bu kadar gerçekci bir haber sitesi ulusalda bile yok. BUNLARI kimse yazmaya cesaret edemiyor ama siz yazıyorsunuz. gerçekten büyük bir şaşkınlık ve mutluluk ile sitenizi takip ediyoruz

    • esraa 2 yıl önce yorumlandı

      bu olay ilk gündeme geldiği zaman bazı sitelere çok yorum yazdım ölen kişinin hakları konusunda ama bana" umarım aynı durum sizin başınıza gelmez size organ ihtiyaç olmaz"( ki bunun tersini ima etmişlerdi aslında olur denmek istenmeişti) kötü beddualar ile karşılaştım.halada söylüyorum kişinin yazılı izni olmadan bnun yapılması suç sayılmalı.ama organ bağışı ile ilgili yasada şu yazıyor eğer aile izin veriyorsa kişinin izni aranmadan bağış yapılabiliyor.o yüzden şimdiden aileme tembihledim kimseye organ vermiyorum.ayrıca kornea hiçbir izne gereke kalmadan alınabiliyormuş ben okuduklarımdan öyle anladım.kısacası ölen hastanın ve ailenin izni olmadan devlet alıyormuş haberimiz bile olmuyor yani.resmen bu bir ölü soygunculuğudur.şunu da belirtmek isterim burda karşı olduğum tamamen kişinin haklarına saygı duyulmaması,hasta ölmeden önce rızası ile verdiyse ona birşey diyemeyiz.ancak bu kişiler bağış yaptıklarında yüz nakli ypaılmadığı için organlarını bağışlamış olmaları imkansız.

    • İSMAİL Bİ'UMUT 2 yıl önce yorumlandı

      Şeytanın avukatlığına devam:
      1)insanların estetik için kuyruğa girdiği,sosyetenin gözbebeği,dünyada ve türkiye deki reklamlar sayesinde kariyeri tavan yapmış cerrah!!
      2)Uşak ta sağlık müdürlüğünden azledilmiş ve tabip odası başkanıyken bakan fırçası yemiş ve fakat bu olaydaki koordinatörlüğü sayesinde birilerinin torpiliyle yılın hekimi ödülünü aynı bakandan alıp kariyeri cilalanmış hekim!!
      SİZ İKİNİZİN ÇOCUĞU AYNI DURUMA DÜŞSE (Kİ İNŞAALLAH BÖYLE BİR DURUM OLMAZ) CANLIYKEN ORGANLARINI ALABİLİR MİSİNİZ?KENDİ EŞİNİZİ BÖYLE BİR DURUMA HANGİ SÜSLÜ KELİMELERLE RAZI EDEBİLİRSİNİZ?

    • İSMAİL Bİ'UMUT 2 yıl önce yorumlandı

      bir altta yayınlanan yorumumdan devam:
      sizce ilgili hekim organ bağışına razı etmek istediği hasta yakınlarına bir önceki yorumda belirttiğim seçeneklerden hangisini kullanmış ve bu insanları ikna etmeyi başarmıştır.
      peki size 2. seçenekte ki olay tüm çıplaklığıyla anlatılsa bir yakınınız için böyle bir duruma rıza gösterir misiniz?

    • osman dalkıran 2 yıl önce yorumlandı

      buradan doktorlara soruyorum hastanede bir kişi öldükten sonra niye cenazeler hemen verilmiyor bunun açıklamasını bir hekim arkadaşım yaparsa memnun olurum

    • İSMAİL Bİ'UMUT 2 yıl önce yorumlandı

      1
      çok üzgünüm az önce hastanızın beyin ölümü gerçekleşti onun adına bu dünya da son bir iyilik yapma fırsatınız var şayet dilerseniz hastanızın pardon MEFTANIZIN tüm organları hatta yüzü, kolları, bacakları, başka insanlarda hayat bulabilir.O'nun adına böyle bir ulvi,yüce ve büyük bir sevap işlemek ister misiniz?
      2
      Hastanızın genel durumu çok kötü seyrediyor,hatta az önce beyin ölümü olarak tabir edilen durumla da karşılaştığımız söylenebilir,şu anda yaşam destek ünitesine bağlı hayatını sürdürüyor.ALLAH tan ümit kesilmez ama geri dönüş ihtimali yok gibi...Biliyorum zor bir karar ama dilerseniz organlarını bağışlayarak ,birçok insana umut olabilirsiniz.Lakin bu operasyonun zorlu taraflarını da size anlatmalıyım
      şayet nakile izin verirseniz ilgili uzmanlarımız hastanızı diri vaziyette operasyona alacaklar o nefes almaya devam ederken derisini yüzecekler kollarını ve bacaklarını kesip böbrek ve karaciğerini alacaklar hala kalbi durmamışsa kalbini sonra da kornealarını alacaklar.

    • Saadettin Özcan 2 yıl önce yorumlandı

      Uşak haber Merkezi farkı ile tablo net bir şekilde ortaya konulmuş yine. Helal olsun size ama bence yazınızı biraz daha detaylandırıp uzatsa idiniz iyiymiş baksanıza yorum yapanların içinden hala olayı kavrayamayanlar var. Fişi çekilmeden operasyona giriliyor kardeşim. Adam canlı iken diri diri neden anlamak istemiyorsunuız. Haa fişi çekilse ne değişir sanki o da ayrı bir mevzu önce fişini çekip ölmesini bekle sonra ölür ölmez operasyona al çok bi fark yok arasında aslında. Ama Vahim bir durumdur ki adam diri iken organları alınıyor derisi alınıyor BUNUN ADI CİNAYETTİR KARDEŞİM. Burada asıl problem şudur ki bu fetvayı kim neden saptırdı. Kimlerin bu işten ne çıkarı var asıl ona bakmak gerek diye düşünüyorum.

    • Hasan Hüseyin Algül 2 yıl önce yorumlandı

      Ben de bu işde iş var diyordum demek insanların canlı canlı derisi yüzüldü. Yazık ya çok yazık dr kariyer derdinde hasta şifa derdinde ama organ bağışlayan can derdinde. Hangi vicdana sığar bu yapılanlar.

    • dalkıran 2 yıl önce yorumlandı

      bir insanın fişini çekmek bence öldürmekle eş değerdir

    • Fatmanur 2 yıl önce yorumlandı

      Even bir insan beyin ölümü gerçekleştikden sonra tekrar yaşayabilir. Allah tekrar ona can verebilir bunun bir çok kez örneğini duydum altdaki linklerde bunu gösteriyor. O zaman bugüne kadar yüz nakli olanların yaşama şansı varsa da fişi cekilerek elinden alındı ve büyük gübaha girildi.Bu dunyada yuz nakli yaptık diye övünenler öbür dünya'da ne yapacak çok merak ediyorum

    • Vatandaş 2 yıl önce yorumlandı

      Fiş çekildiği anda kişi sağmı? Sağsa,sağsa Öldürme olurmu? Buna dinen ve hukuken bir kişi karar verebilirmi?

    • dalkıran 2 yıl önce yorumlandı

      cıh cıh cıh size yakıştıramadım hiç ölüm gerçekleşmeden orğan nakli yapılırmı önce yaşam destek ünitesinden fişi çekilir ondan sonra nakil yapılır

    • Vatandaş 2 yıl önce yorumlandı

      Şimdi diyelim organları alacak ekip geldi hala ölmedi. Bunlar başında nöbet mi tutuyor. Yoksa fişi çekiyorlarmı?

    • Bilir Kişi 2 yıl önce yorumlandı

      Beyin ölümü gerçekleşen hastanın, hayata dönüş ihtimali milyonda bir değil, direk sıfırdır! Yalan yanlış haber yapmayın burada, beyin ölümünün gerçekleşmesi için beyin cerrahı dahil 3 doktorun imzası gerekir ve hasta yakınının rızası yoksa nakil yapılmaz. Lütfen, haberi ya değiştirin ya da kaldırın. Kimseyi yanlış bilgilendirmeye hakkınız yok!

    • Hoca 2 yıl önce yorumlandı

      Kaynaklarıyla beraber harika bir haber. İç organ nakilleri caiz ama yüz nakli vs. caiz değil. son dönemde artan bu olaylar insanlar ölmeden ruhları teslim olmadan yapılıyor. Bu gerçeği tek söyleyebilen siz oldunuz teşekkürler.

    • Yusuf Kaygısız 2 yıl önce yorumlandı

      Ya sabah sabah bu da ne demek oluyor kardeşim siz şimdi bu işi yapanların dolaylıda olsa cinayet işlediğini mi söylüyorsunuz. Olur mu Kardeşim böyle saçmalık ya. Uşak Haber Merkezi bence bu sefer baltayı taşa vurdunuz. Bu işin içinde iş vardır. Adam ölmeden organı alınır mı hiç? Muhakkak önce fişi çekiliyor ve ölmesi bekleniyordur. İyice araştırmadan nasıl böyle saçma bir haberi yazarsınız. Size hiç yakıştıramadım doğrusu.

    TÜM YORUMLAR
    TÜMÜ Yazarlar
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv

    

    banner233

    banner226

    banner198

    banner202

    haberler haberler