banner407
Dünyanın en tehlikeli zehiri olan siyanür kullanılarak altın çıkarılan Kışladağ Altın Madeni'nde öyle ihmaller meydana geldiği iddia ediliyor ki, bu ihmallerin kısa sürede farkedilmesi olası felaketleri önledi. Peki zamanında farkedilmese ölümlerle sonuçlanabilecek bu akıl almaz ihmaller nasıl yapıldı? Ya bu ve benzeri ihmallerin tekrarı yapılırsa nelere mâl olabilir? Yetkililer uyuyor mu? Uyuyorsa onları uyutan sebep nedir?

Avrupa'nın en büyük altın yatağının işletildiği Kışladağ Altın Madeni Uşak Halkını tedirgin etmeye devam ediyor. Altın madenini işleten TÜPRAG'ın elde ettiği gelir oranında Uşak'a ayırması gereken payı ayırıp ayırmadığı tartışıladursun bir yandan kanser vakalarının Ulubey ve Eşme civarında son yıllarda arttığı iddiası diğer yandan da bir sonraki yazımda aktaracağım üzere bazı Kışladağ Maden çalışanlarında görülen kanser vakaları yine maden civarında bazı tarım ürünlerinin tadının bozuk olduğu iddiaları halkın kafasını kurcalamakta; yetkililerdense konuya ilişkin hiç bir açıklama maalesef yapılmamaktadır.

Kopyala-yapıştır haberciliği yapmaktan çok öteye gidemeyen Uşak basınının geneli ise nedense bir türlü olup biteni gör(e)memektedir. Ne Uşak Valiliği ne İl Özel İdaresi ne İl Sağlık Müdürlüğü ne Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ne kolluk kuvvetleri ne de sözde çevreci ya da benzeri konularda duyarlı sivil toplum örgütleri ya da siyasiler TÜPRAG konusunun üzerine git(e)memektedir.

Geçtiğimiz aylarda BARO'da yapılan bir basın toplantısında metalurji ve jeoloji mühendislerince ortaya atılan iddialar; özellikle yine yazı dizimin bir başka bölümünde ele alacak olduğum maden çevresindeki köylüden toplanan kan tahlillerinin kaymakamlık binasında jandarma zoruyla tahlilleri toplayan kişiden alındığı iddiası yenilir yutulur olmayıp burası hukuk devleti değil mi sorusunu akıllara getirirken ve insanımızı ürkütürken yetkililerin iddiaları yalanlamadığı gibi bu iddialara ilişkin herhangi bir açıklama yapmamaları ya da soruşturma başlatmamaları kafa karışıklığını artıran argümanlar olarak karşımıza çıkmakta...

Bu yazımda sizlere 2010 yılında meydana geldiği bilgisine eriştiğim vahim iddialardan sadece birisinden bahsedeceğim. Altın madeninin tepede bir su deposu var. Deponun %70'i yangın gibi durumlar için ayrılırken %30'u temizlik ve içme suyu gibi genel tüketim alanlarında kullanılmakta... Siyanür (ADR) rafinerinin bulunduğu yerdeki tuvalet musluk suyuna solüsyon karıştığı tespit ediliğ tam üç ay boyunca madendeki musluk suyunun kesildiği ve siyanürün sızdığı yerin tespiti ve önleminin alındığı iddia edilmekte... Üç ay süren bir çalışmanın ardından siyanürün depodan arıtıldığına ve tekrar sızma durumunun önlendiğine kanaat edildikten sonra suyun yeniden kullanıma açılarak musluklara verildiği iddia edilmekte...

Bu iddiaları asıl ilginç hale getiren ve ürküten boyut ise siyanürün suya karıştığını bir mühendisin tuvalette taharet sırasında anlamış olması ve kendisinde meydana gelen yanmadan şüphelenerek suyun tahlil edilmesinin ardından ortaya çıktığı iddiasıdır.

Ayrıca buna benzer bir başka vahim iddia ise 2008 yılı içerisinde meydana gelen toprağa siyanür sızdığı ve fakat zamanında tespit edildiği için olası büyük bir tehlikenin önlendiği... İddiaya göre liç sahasına serilen mebranın üzerine topraktan önce çakıl seriliyor, çakılın oksitli çıkması ve mebranı delmesi üzerine siyanür mebranı aşarak deliklerden toprağa sızıyor. Bu durumu erken farkeden yetkililer derhal üzerindeki çakılı topluyor ve daha sonra delinen mebranı sağlam mebranla değiştirerek işlemi devam ettiriyor.

Burada ortaya atılan iddialar şayet doğru ise (ki bu iddialar Uşak Haber Merkezi'nde yayınlanıyor) ya zamanında fark edilmese nasıl bir boyuta ulaşacağını düşünmek bile insanı ürkütmekte! Ayrıca böylesi tehlikeli bir zehir (ki temas ettiği insanı aynı gün içinde öldürebilecek güce sahip olduğu bilinmekte) ile altın çıkarılan bir madende böyle bir ihmal nasıl yapılır ya da bu ve benzeri ihmallerin tekrarı yaşanırsa nelere mâl olabilir sorularının cevabını insanın düşünesi bile gelmiyor.

İlgili ya da yetkililer Altın Madeninin ülke ya da kent ekonomisine katkısını tartışadursun, maden civarındaki köylüler madende çalışan olabilmek için sıraya geçedursun, bazı siyasi parti il başkanları firmanın resmi avukatlığını üstlenedursun, bir çok kamu kurum ve kuruluşu madeni işleten firmadan belli konularda maddi destek isteyedursun; bir insanımız siyanür yüzünden hayatından olursa ya da sağlığını yitirirse bunun vebalini kim ödeyebilir? Uzun vadede çevre ilçe ve köylerde gerek tarım mahsüllerinde gerek hayvanlarda ya da insanımızda problemler oluşmasına sebep olursa, bugün kentin ya da kendisinin maddi hesapları uğruna sessiz kalanlar o zaman vicdanlarını nasıl rahatlatacaklar?

Gelinen noktada ilgili ve yetkililerin sessizliğini anlamak hiç ama hiç mümkün değil. Ancak biz Uşak Haber Merkezi ekibi olarak her konuda olduğu gibi bu konuda da kimilerine göre işgüzarlık kimilerine göre ise ucuz kahramanlık örneği göstererek üzerime düşeni yapmaya devam edeceğiz. Eleştirenler, haksız bulanlar, para sızdırmaya çalıştığımızı düşünenler ve bu yönde dedikodumuzu edenler hatta yazımın altına yorum atanlar mutlaka olacaktır; ancak dileyen ucuz kahramanlık desin, dileyen işgüzarlık, dileyen ise çıkar amaçlı yazı yazıyor desin ben şunu iyi biliyorum ki bu yazıları bana yazmamı vicdanım emrediyor; ve yazmaya devam edeceğim.


          
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ayfer 6 yıl önce

Adamın yazdığı her cümle" iddia edilmekte " diye bitiyor. Memleketimde yazarlık nerelere düşmüş, çok vahim...

Avatar
rumuz 6 yıl önce

nediyorsunsen gene,siyanür alırsam ölürüm, alırsan bir damla bile tabiki ölürsün bunu tümm uzmanlar söylüyor,ve yirmiyıl sonra azar azar suyakarısan siyanür gene öldürür,suyakarısan miktar fazlaysa hemen gebertir ,azise suya karısan siyanür biraz zaman alır ,öldürmesi ama öldürür,ee verimli topraklarımızda böyle tehlike hic olmasada cocuklarımız hic rizke girmese daha iyidegilmi? hem gazete okumamıs olurum demekte neyinnesi ögrenmek istiyorsan okuyacaksın yada böyle sacmasapan konusacaksın.

Avatar
emceoglutarık 6 yıl önce

benimde ögrenmek istedigim o siyanürün zararları nedir bir dahaki konusunu buna yönlendirsinde bizde birşeyler ögrenmiş oluruz kör kör gazete okumam haberlere bakmamış olurum ama diyecegim şu ki siyanür sonradan bir hastalık la ortaya cıkabilecek bir durum degil yani ben suyla arada veya havayla siyanüre maruz kalmışım 20 sene sonra kanser olmusum yok öyle birşey siyanürü alırsan ölürsün az alırsan ölen hücrelerin kendini yeniler ve dısarı atılır yani kafasını kaşırken binlerce hücresini öldüren biz yormuyalım böyle şeyler için hücrelerimizi çünkü bu iş için yetişmiş onca profösör varken

Avatar
RUMUZ:: 6 yıl önce

tabi tabi vedat nebilir siyanürü bilmemneyi yiyanürü görse vedat cay sanıp icmeye kalkar ,iyikötü okumus adam nee bilecek siyanürü hadi zırcahil olup okumamıs olsa neysee hadi bilir deyelim degilmi yaa

Avatar
rumuzzzzzz a 6 yıl önce

hadi vedat yazar degil siyanürden de anlamıyor diyelim senin tabirinle bos laf bunlar rumuz.arkadasım millet körmü gazete okuyor haberlere bakıyor siyanürün birdamlasının isan bogazından gecip kana karısınca kanı pıhtılastırıp öldürdügünü biliyor simdi söye vedatmı bilmiyordur siyanürün nedemek oldugunu iyi kötü mürekkep yalamıs adam olarak....e dereli

Avatar
emceoglutarık 6 yıl önce

sen yazar san ben ne yazarım allah bilir..vedat bey her yazdıgın şey benim gözümde yalan nedenmi sen hep iddia demişsinde ondan ,insanlara desen ki siyanür radyasyon gibi birşey buna maruz kalınca bastona binmeye başlarsın ama siyanürün böyle bir durmu söz konusu degil bunu araştır anlat insanlara (belgesiyle).desen toz çıkıyor kafanı kaldır çeyresinde çalışan ufacık taş ocaklarına bak derim.elektigi cok yakıyo de faturası sende degil odadaki ışıgın mı gelip gidiyor.mahallendeki 2000 kişi ye dön bak hepsi taş gibimi kaçı ölüyor neden ölüyor orasıda bir mahalle o mahalle arızalıysa sizinkiside arızalıdır...o kadar cok insanları düşünüyorsan kaçak kot taşlıyan insanlar için fedakarlık yap ama oralar sana reytink yaptırtmaz degilmi.bir dahaki konun siyanür ve zararları olsun. sen boş degilsin çünkü senden çıkan ses tenekeden çıkmaz...........

Avatar
vatandaş 6 yıl önce

herkesin önünde internet var. daha önce siyanürle altın çıkartılmış madenlere bakın ve o bölgelerdeki şimdiki yaşama bakın.. yaşam adına doğa adına birşey kalmamış.. ve o bölgelerde binlerce yıl daha o siyanür etkisini gösterecek..

Avatar
aa aa ahmet 6 yıl önce

tabikide sen birsıkıntı yok diyeceksin calısanı olarak yıllar sonra bize zehirkalacak ama sen ve senin gibiler aylıklarıı alacak.emekliliklerinde!!