Siyaset çare, çözüm üretemediği gibi dünya çapında saygınlığı olan yeni yüzler de var edemiyor. Neden?
Türk milletinin kaderi, başına geçirdiği yöneticinin kaderine paralel ilerliyor.
Başa bağlı millet olmanın avantajları olduğu gibi dezavantajları da var.
AK Parti iktidarının kurmaya çalıştığı sistem sorunlara çare olmadığı gibi yeni sorunlar var etti.
Millete hiçbir borcu ya da sorumluluğu olmayan insanlardan oluşan Bakanlar Kurulu ile ne fayda sağlanabildi?
Bakanlar, milletten vekâlet almış insanlardan oluşmalı ve millete hesap verecek insanlar ülkeyi yönetmeli.
Parlamentodan beklenen kanuni düzenlemeleri parlamentodan isteyen bakanlar parlamenter olmalı.
İktidar sistem değişikliği deniyor, anladık ama muhalefet neden peşinen "okey" ve gölge kabine kuruyor?
Siyasi partilerde halk desteği artık neredeyse sıfıra inmiş durumda çünkü millet siyasete güvenmiyor.
İktidarın durumu belli de muhalefetin de çare, çözüm vaat edebildiği yok. İktidar da zaten alternatiflerin daha kötü olduğu argümanına dayanarak iktidar.
Muhalefet çare üretmiyor ve iktidara küfür, hakaret yarışına girmeyi siyaset sanıyor.
Siyaseti hiçbir toplumsal, kamusal ideali ya da ideolojisi olmayan bomboş menfaatçi tipler yapar oldu.
Parti genel başkanıyız, milletin önderi, büyüğüyüz diyenlerin hiç büyüğü olmamış.
Uşak Haber Merkezi'nin AK Parti'yi eleştirdiği kadar Özkan Yalım, Ali Karaoba ya da Özgür Özel'i eleştirdi mi? HAYIR.
Durumu tespit edelim ve bu duruma getireni de eleştirelim ama asıl bu noktaya nasıl gelindiğini ve çözümü konuşalım.
Gazeteci Ramazan Yıldız, CHP'nin gölge milli eğitim bakanına Atatürk'ü hatırlatmak zorunda kaldığını böyle anlattı.
Adayları genel başkanlar belirlediği sürece seçilenlerin halkın seçtiği insanlar olduğuna nasıl inanalım?
Müesses nizam siyasetçinin varsa elinde yol veriyorlar kaseti ya da belgesi, yoksa fırsat ya da şans tanıyorlar.
Esaretine inandıramaz isen yukarıya, vitrine çıkman neredeyse imkânsız denecek kadar zor hale geldi.
Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir büyüklerine sırf siyaset için bunca eziyeti edenlere ülke teslim edilebilir mi?
Türkiye nasıl yeniden dünya siyasetinde de söz sahibi, müreffeh ve zengin bir ülke olabilir?
Özgür Özel'in en yakın arkadaşı Özkan Yalım idiyse Kemal Kılıçdaroğlu'nun incindiği umurunda olur mu?
Cumhuriyetin kurucu ayarları denince akla ne gelmeli?
Kuruluş felsefesi derken kastedilen nedir?
Atatürk'ün ekonomiden iç ya da dış politikaya her siyaseti bize rol model olmalı.
Selçuklu'nun ve Alparslan'ın şahsında Haçlı ordusunu yenen Türkler, Rükneddin Kılıçarslan döneminde neden dağıldı?
Hazreti Mevlana'nın şiir yazarak ikaz ve sitem ettiği Selçuklu Devlet Başkanı kim?
Osman Gazi, Osmanlı Beyliği'nin başına geçmeden önce Mevlana, Ertuğrul Bey ve Şeyh Edebali arasında nasıl diyaloglar yaşandı?
Timur ile Yıldırım Bayezid arasındaki savaşın perde arkasında ne vardı?
Emir Sultan neden Timur ile savaşa karşı idi ve Osmanlı nasıl fetret devrine girdi?
Yıldırım Bayezid'in yaptığı hatanın daha büyüğünü Yavuz Sultan Selim halife olmadığı hâlde halifelik taslayarak yaşadı.
Halifelikten nasibi olmaksızın halifelik ilan edenler yüzünden Türk'ün veya Müslümanın çekmediği çile kalmadı.
Padişah şehzadesi, çocuk babası namaz kılıyor, annesi istavroz çıkarıyor ise kafası karışık büyümez mi?
Halife olmadığı hâlde halifelik taslayanlar kitleleri halifeliğine ikna etmek için çok tavizler vermiş.
Halifesin diyen sözde âlimler padişahlara sonunda kendi evlatlarını, kardeşlerini kesmesi için fetva vermiş.
İbn-i Kemal, Ebu Suud, Zenbilli Ali Efendi hepsi de padişahlarımıza halife deyip deyip bataklığa soktu, ahiretlerini de riske attı.
Halife olmadıkları hâlde halifelik taslayanlar yüzünden on binlerce Müslüman can verdi, zaman kaybettik, efor ve güç kaybettik.
Osmanlı, halifelik rüyası gören padişahlar yüzünden dağıldı, çöktü ve sonunda halife sandığımız İstanbul'un anahtarını İngilizlere teslim etti.
Halifelik ben oldum diyerek olunabilecek bir makam değil, halifelik taslayan kendini katletmiş demektir.
Ülkeyi kurtaranlar ve sonunda Cumhuriyeti kuranlar hepsi Türk'tü ve Türk milliyetçisi idi.
Cumhuriyet kurulurken halife yoktu kuranlar arasında ve görünen bir halife de yoktu, onlar da hilafet makamını meclise teslim ettiler.
Her 23 Nisan'da dünya çocuklarını, 19 Mayıs'ta dünya gençlerini başına toplayan bir ülke iken şimdi gelinen noktaya bakın.
100 yıl önce yırtıp attığımız Sevr'i bugün BOP adı altında dayatıyorlar, yine aynı Kuvâ-yi Milliye ruhu ile bu dayatmaları reddetmeliyiz.
Tam Bağımsız Türkiye siyaseti ile hareket edip Lozan'a, Montrö'ye, yurtta ve cihanda sulhe dünyayı mecbur etmeliyiz.
Laiklik dinimizi korumak için var ve gelecek nesillere aktarmak için var.
Karnımızı doyurmak, zenginleşmek, huzurlu ve müreffeh bir millet olmak için dinin ölçülerine ihtiyacımız yok.
Din demese de çalmak yanlış, din demese de birbirini kandırmak yanlış, din demese de devletçi ve vatansever olunmalı.
Halifesiz din olmaz diyenler gerçekler ile çelişiyor zira din yüzlerce yıldır halifelik olmaksızın yaşamış.
Bize düşen halife çıkarmak, halife bulmak veya seçmek değil; bize düşen dinimizi yaşayıp kendimizin halifesi olmak.
Biz Cumhuriyetin şartlarında yıllardır dinimizi yaşaya geldik, hiçbir engel de görmedik.
Cumhuriyeti kuranlar millete dinini öğretsin, yaşatsın diye Diyanet İşleri'ni kurmuş, onlar soğutmak ister gibi davranıyor ise suç kuranların değil ya!
Kuruluş felsefesi demek, dünyaya Türkçe bakmak demektir; Atilla'ya da Bilge Kağan veya Alparslan, Atatürk nasıl baktıysa öyle bakmak demek.
Demokrasi ve hukuk, tam bağımsızlıktan sonraki en büyük nimetimiz ve değerimiz.
Siyaset insanlara hizmet vesilesi ve keyif verici bir iştir, seçilmek büyük mutluluk, tadan bilir; bu yüzden halkımız, ille de gençler siyaset yapmalı.
Zenginlik bir ülkenin kaderi nasıl olur?
Dünyanın neresinde olursa olsun insan varsa bir yerde, oradaki insana yetecek kaynak fazlasıyla vardır o coğrafyada.
Dünya daha binlerce yıl yaşasa dünyaya yetecek maddi kaynak dünyada mevcut, hele Türkiye'de bulunan kaynaklar tek başına dünyaya bakar.
Üç tarafı denizlerle çevrili, her yerinden akarsular akan, zengin hammadde ve yer altı kaynaklarına sahip cennet gibi bir ülke iken neden bu hâldeyiz?
İktisat bilimi, dünyası kaynakları sınırlı sanarak dünyaya, ekonomiye at gözlüğü ile de bakmamış, kör olmuş.
Altı ok sadece CHP'nin ilkeleri olmamalı ve tüm partilerin ilkeleri olmalı; kim nereye giderse gitsin Atatürk'ün gölgesinden çıkmamalı.
Bunca zenginliğin içinde bu müteşebbis ve büyük millete bu yokluklar içindeki kaderi siyasetçiler yaşattı.
Yapmamız gereken, derhal hayatta en hakiki mürşidin ilim olduğunu unutmadan bilimin ve gerçeklerin ışığında özümüze dönmek.
Kazim Kartal 2 Hafta Önce
Uşak haber Merkezi Siz bir Kripto ak yalakasimız.Biatcisinoz Haber değeriniz yok. Siyasal Islamcisınız