Annemizin evine girerken bile zilini çalıyoruz ama firma destursuz habersiz kuyu kazmaya girişiyor. Bu nasıl saygısızlık köylüye?
Siyasetçilerin karşılarına geçemediği köylünün nezdinde Uşak Belediye bürokrasisi duvara tosladı.
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz yıl Uşak olarak susuzluk çektik ve o kadar ki uzun süre musluklarımızdan su akmadığı çile dolu günler bile yaşadık. Özkan Yalım ve beceriksiz kadrosu sayesinde ve bir dizi tedbir alarak susuzluğa köklü çözümden ziyade geçici tedbirlerle, şehir çevresindeki köyleri yok oluşun eşiğine getirme pahasına şehir çevresinde kuyular açtılar ve açmaya devam etmeye çalışıyorlar. Maddi manevi kaynaklar oluşturup kamuoyu baskısından da yararlanarak devlet gücü ile uzaklardan su getirmek ve mis gibi Murat Dağı suyunu Uşak halkına içirmek varken; aslında içme suyu olarak çok münasip de olmayabilecek yakın çevre kuyularının sularına muhtaçmış gibi halkı zorla bu duruma razı etmeye çalışan siyasilerimiz ve bürokrasimiz, halkın ve şehrin sorunlarına el birliğiyle çözüm bulmak yerine suyu bile istismar konusu haline getirince ve suyu akıtmayı bile matah ve marifet gibi dayatınca, Murat Dağı'nın dibinde yaylalar üzerine konumlanmış bir şehir olarak hiç mantığa uymayan ve akla gelmeyecek kaderleri yaşadık, yaşıyoruz. Özellikle Uşak ve Kütahya'nın bir gün susuz kalabileceği kimsenin aklına gelmezken kader olarak yaşanıyor ve vatandaş da haklı olarak, siyasetin finansörü olarak da bilinen ve siyasilerden aldığı benzinle, siyasilerin kamyon ve kepçeleri ile, siyasetçilerin yerleştirdiği insanlar ile üstelik siyanür kullanarak çıkartıp yine siyasilerin ya da çevrelerinin tırları ile çıkardığı altını Kanada'ya aşıran ve bu arada da neredeyse şehrin tamamı kadar su tüketen altın madenine ve Kanadalı firmaya her şartta destek olan siyasilere tepki gösterdi ve basını da bulmuşken verdi veriştirdi.
Uşak'ın Bozkuş ve Akse köyü sakinleri başta olmak üzere, zaten uzun zamandır havaalanı çevresindeki köylüler civara açılan su kuyuları sebebiyle muzdarip zaten. Koca şehrin kullanımına açılan su kuyuları doğal olarak su kaynaklarının da yerini değiştirdi ve hatta suyu daha derinlere itti. Köylü eskiden faraza 50 metrelerde suya erişim sağlarken şimdilerde suya erişmek için 80 metrelere kadar derin kuyular açmak zorunda kaldığından daha önce de şikâyetlenmişti ve civar köylüler yine bizden yardım ve destek istemişti. Biz de belki de yeterince zaman ayıramamış idik; Mesudiye köyünde gerçekleşen köylü ile belediye ve şirket görüşmesi vesilesi ile olup bitenin aslı ile ve yapılması gerekenler ile köylünün herkesi yüzleştirdiği anları takipçilerimize aktararak kendimizi affettirmiş olalım diye düşündük. Konuyu zaten derinlemesine ve detaylıca Genel Yayın Yönetmenimiz ve köşe yazarımız Gazeteci Ramazan Yıldız köşesinde işleyeceği için ve aslında köylü ile belediye yetkilileri arasındaki toplantı anlarına dair görüntüler de köylü durumu çok güzel izah ettiği için ve tercümana ihtiyaçları bile olmadığı için ve haberi de uzatmamış olma adına fazla detaya girmeden haberi bağlayacağız ve sizleri görüntülerle baş başa bırakacağız. Dileriz faydalı olur.
Uşak Belediyesi susuzluğa tedbiren açılma kararı vererek sekiz kuyu açma işini başka bir özel firmaya ihale etmiş. Suyun şehre nakil maliyeti mesafe arttıkça doğal olarak arttığı için olsa gerek, Uşak Belediye yönetimi mücavir alan dışı şehir çevresinde kuyular açarak geçici olduğu besbelli ve aslında orta vadede düşünüldüğünden çok daha masraflı ve aslında şehir tarım ve hayvancılığı ve de tabii doğası bakımından sakıncaları da olabilecek kuyu açma yöntemini seçti. Çevre köy sakinleri ile istişare gereği bile duymadan alınan kararı despotça da özel firma üzerinden uygulamaya koyup Mesudiye köyü civarına sekiz kuyu birden açmaya kalkınca köylü tepki verdi ve izin vermedi. Ardından siyaset devreden çıktı ve belediyenin bürokrasi kadrosundan başkan yardımcısı olan ve mevcut belediye daire amirleri içinde belki de en aklı başında arkadaş olan Belediye Başkan Yardımcısı Serdar Arıcan ve belediye bürokrasisi üzerinden köylüyü razı ve ikna etme yolunu seçtiler. Uşak Haber Merkezi Genel Yayın Yönetmeni Yıldız'ın da devreye girmesiyle nabzı biraz yumuşatıp gerginliğin azaldığından emin olan belediye yönetimi bir araya gelip dinlemeye köylüyü ikna etti.
Geçtiğimiz cuma günü Mesudiye köyünde gerçekleşen istişare toplantısında köylü evvela dinlediği Belediye Başkan Yardımcısı ve yetkilileri tatmin olmayınca ve samimi bulmayınca "Size güvenmiyoruz ve inanmıyoruz." diyerek tam tabiri ile topa tuttular. Köylü insanının şehir insanı gibi eline vur ekmeğini al uysallığına gelmeyeceğini ve güdülemeyeceğini ortaya koyan tepkiler, ayrıca köylünün ne kadar aydın insanlardan oluştuğunu da ortaya koydu. Köylü her şeyin ama her şeyin şehirdeki insanlardan da fazla farkında ve çareyi çözümü de düşünmüş ve ilanen söylüyor kameralar önünde. Görüntüleri izlerken gururlanacaksınız köylüleriniz ile, inanın ki biz gururlandık. "Hak aramayı haddince ve karşıya da konuşma hakkı vererek nasıl en güzel şekilde gerçekleştirebiliriz?" sorusuna yanıt niteliğinde örnek ve ibretlik bir tepkime yaşandı bütününde. Toplantıya Belediye Başkan Yardımcısı Serdar Arıcan'ın yanı sıra bazı belediye kurum personeli ve şirket yetkilisi bir hanımefendi de katıldı. Köylüyü çok iyi organize ettiği ve gerektiği anda sakinliği de sağlayabildiği gözümüzden kaçmayan Mesudiye Köyü Muhtarı Yakup Dıbız’ı da Gücer Köyü Muhtarı Yaşar Semiz, Bozkuş köyü muhtarı Mehmet Kartal ve Kılcan köyü muhtarı Levent Tucer’de yalnız bırakmadılar ve köylerinin ve köy sakinlerinin hakkını aradılar.
Belediye Başkan Yardımcısı Serdar Arıcan'ın açıklamalarını uzaktan sakince dinleyen köy sakinleri tatmin olmayınca kürsüye yaklaşarak tepkilerini ortaya koydu. Bastonlu nineler ve dedeler de gençler de son derece yerinde ve akıl dolu tepkiler ortaya koyarak kendilerini ifade ettiler ve belediyenin kuyu kazmasına izin vermeyecekleri hususunda kararlılık ortaya koydular. Özellikle bazı köylerin, şehirdeki susuzluğun en önemli sebebinin Eşme ve Ulubey sınırlarında faaliyet gösterip şehre ve ilçelerimize çok az faydası dokunduğu halde her gün milyon dolarlar kazanan Kışladağ Altın Madeni işletmecisi Tüprag firmasının maden çalışmaları olduğu gerçeği ile yüzleştirmeleri, kesinlikle çok değerli ve önemli idi Belediye Başkan Yardımcısı ve katılımcılar nezdinde belediye yönetimi ve şehir protokolünü. "Gerekirse halk olarak gidelim madenin önüne gerilelim, çalıştırmayalım." demesi ise bir yaşlı amcanın çok manidar idi. Siyasetin yüzleşmeyip durumu idare etmesi çıldırttı zaten şehrin de köylerin de insanını ve köylü çareyi de söyledi: Civarında pek köy olmayan dereler tepeler var, koca Murat Dağı var. "Gidin madem, öğretmenevi yaptıracağınıza maden az daha harcasın da Murat Dağı'ndan getiriversin belediyenin şehre tesis ve temin etmek zorunda olduğu içme suyunu." dediler. Ayrıca köylülerden bazıları, emrivaki ve adeta despotça köylüden izinsiz köy arazisinde kuyu kazan özel şirketin yetkililerine de tepkilerini belirttiler usulünce ve üslubunca, tam olması gerektiği gibi, olması gereken karar ve kararlılıkta.
Başta Mesudiye ve Bozkuş'lular olmak üzere köy sakinlerini medeni cesaretleri ve örnek hak arayışları için tebrik ediyoruz Uşak Haber Merkezi ekibi olarak ve haddinde hukuki çerçevede kaldığı sürece hak arama çalışmalarına samimi destek vermeye devam edeceğimizi de taahhüt edip, hep olduğu gibi arkalarında olduğumuzu da kamuoyuna deklare ediyoruz.