Kategoriler

Uşak Haber Merkezi

Uşak Belediye Başkanı Hatice Terekeci Özkan'dan beklenen, bunca yalan ve mahcubiyetin üzerine istifadır.

Gerçeklerden aksi beyanlar vererek kaçamazsınız Sayın Terekeci. Bakın lütfen, çevrenizden ziyade etrafta insanlar neyi konuşuyor?

"Yalım'dan kurtulduk, Yalım'ın yönettiklerine kendisini yönettiren ve daha mantıksız yalanlar söyleyen bir belediye başkanına çattık." dedim geçenlerde, Uşak Belediye Başkan Vekili Avukat Hatice Terekeci Özkan hakkında bir sohbette. CHP tabanı çok büyük şaşkınlık içinde. Nasıl böyle bariz yalanlar söyleyebilir Hatice Terekeci Özkan ve nasıl inandırabileceğine inanabilir bu saatten sonra Yalım'cıların etkisinde, edilgen ve silik bir siyasi figür olmadığına insanları? İnanılır gibi mi? Yalım ile CHP'ye yanlayan yancılar bu kadar memnun ve razı iken Terekeci'nin başkanlığından ve çıkmazlar iken belediyeden, şimdi fareler gibi battığını sandıkları gemiyi terk eden rantçı güruh ve türlü ahlaksızlık ve hatta taciz iddiaları belediye personeli arasında yayılıyor iken ve yaygın iken, bu kadar mobbing ya da adam kayırma sürerken, Emre Karslı gibi CHP'lilerin nefret ettiği tipler bu kadar yanında, yakınında iken Terekeci'nin samimiyetine ve masumluğuna nasıl inandırabilir?

İnsan saf olsa bu tuzaklara düşmez ve belediyenin kurumsal sayfasını yalanlarına alet edip bu yalanlarla halkı oyalayabileceğini ve zaman kazanabileceğini sanmaz ama sanmış Sayın Terekeci, sandırmış çevresindeki yalakaları anlaşılan. Tabii farkında değil borçla ilgili manipülasyonun da yalan olduğunun ve Yalım'ın işine yaramak için söylendiğinin. Yalım'dan arta kalan torpilli tayfanın işine ta o zaman son verildiğine dair kuyruklu manipülasyonun da yine meclis üyeleri ile grup kararı ile istifa kararı aldık yönündeki mübalağalı, saygısız ve meclis üyelerinin iradesini yönlendirme maksatlı manipülasyonlarının da yalan olduğunun ve hayallerinin, hayatın ve belediyenin gerçekleri ile uyum içinde olmadığının da farkında herkes Terekeci'nin. Tabii çevresindeki sarmal nasıl bu kadar halktan bihaber hale getiriyorlar, anlayabilmiş değilim. Kibirini de yakıştıramam kendisine, Özkan Yalım gibi ama bazı yönlerden neredeyse Yalım'ı arattığı aşikâr. İftira da olsa tacizle suçlanabileceği kadar astlarına lakayıt davranan ve birden fazla personelin davranışından nahoşluk sezdiği bir işletme müdürünü savunmakta ne münasebet efendim? Sizin referansınız ile işe girebildi diye, defalarca uyarıldığı halde lakayıt ve rahat davranmayı abartabilir mi oluyor? Elbette elimizde niyet okuyucu da yok ve isim vermekten de kaçınıyor editörümüz Ramazan Yıldız, hatta bunları haberleştirmeden halletmek için girişimleri bile oluyor ama sahipleniş olağanüstü doğrusunu isterseniz ve mecburen bir kısmını kamuoyu ile paylaşarak kamuoyu desteği ile sorunların halledilmesini ve Yalım'ın izlerini silmelerini şehirden sağlamaya çalışıyoruz. Yalım'ın soktuğu kötü algıdan kurtulmayı sağlamaya çalışıyoruz. Çabalar beyhude olsa da biz olanı halka duyurmakla mükellefiz ama resimlerini kaldırarak Yalım'ın izlerini silmiş olmuyorsunuz.

Hiç kimse kusura bakmasın; Ramazan Yıldız ve Nurullah Çavuşoğlu nezaketen pek bir şey söylemiyor ama meclis üyesi arkadaşlarımızın da artık gerçeklerle ve Terekeci'nin şehri getirdiği noktayla yüzleşmesi lazım. Kafasını kuma gömüp zaman kazanabileceğini sanıyor olabilir de ama aldanıyorlar. Oy veren kitle neredeyse olduğu gibi kaldı işte CHP'de, şehir ölçeğinde. İlçeler ve köylerde istifa furyası fazla belli ama şehir merkezindeki CHP üyelerinin çoğu CHP'de kalmayı seçti. Bu bağlamda aslında ortak vicdan ve adalet kazandı, sağduyu kazandı. Parti içi iç savaş çığırtkanları aldı ağzının payını; bir iç savaş falan da çıkmadı. CHP'de Özgür Özel tayfasının bütün kışkırtıcı davranış, söz ve siyasi fiilleri ile körüklemesine rağmen düşmedi insanlar birbirine; ki saygı, sevgi kazandı nihayet Kuvâ-yi Milliye şehrinde. Özgür'cü de olsa biz doğru insana doğru deriz ve arkadaşlığı kesmeyiz siyasi tercihi sebebiyle. Yanlışsa da zaten CHP'de de olsa bizimle iyi geçinemez, arkadaş edinmeyiz. Doğru insanları dost edindik, sırtladık ve o doğru insanlar ile de dost kalmayı başardık Ankara cenahının bütün kışkırtmalarına rağmen. Ki özellikle Ali Karaoba, affedilebilir gibi günahlar işlemedi şu süreçte; herkesi sırtından vurduğu gibi sanki partiden sürüp atmak ister gibi davrandı. Özellikle Kadir Uslu ve Ömür Önlü'nün yerinde olmak istemezdim.

Ne istediğini ya da hedeflediğini anlamış değiliz ama Can Ocakoğlu ile hiç de şeffaf olmayan bir süreç yürütüp kafalarına göre gençlik kolları başkanı falan belirlediklerine göre, hiç gençliğe danışmadan, hatta mevcut gençliğini de CHP'nin yeni partiye sürmek istercesine... Temiz bir sayfa açacak aklınca Karaoba, siyaseten bunca insanın siyasi geleceğine kast ederek, bunca eski dostunun vekilliğinde az çok payı olan insanın itibarına kast ederek. Yazıklar olsun diyelim ona da, ne diyelim? Konuya dönersek; Hatice Terekeci Özkan'ın bizzat CHP Uşak İl Başkanı'nca yalanlandığı bir zeminde derhal Kemal Kılıçdaroğlu devreye girmeli ve bu arkadaşlara, bunca suçun içinde temiz kalabildikleri ve bizlerin de hâlâ takdir ve sevgisini kazanıyor olmaları sebebiyle itibar vermeli. İade-i itibar demiyorum, zaten kurumsal bir itibarsızlaştırma yok. En azından Can Ocakoğlu'ndan böyle bir kabahat duymadık, belki ona da yeterince ilgilenemedik, vekilin etkisinde çok kaldı diyebiliriz ama Kemal Bey'in acilen herkesi dinleyerek bir orta yol bulması lazım; bu meclis üyelerinin tedirginlik ve endişelerini samimi ortamda dinleyip gidermesi lazım. Biz kıyamayız bu insanlara. Devlet de suçlamayıp dururken çoğu gerçekten dostumuz, hepsiyle zaten neredeyse merhabamız var. Konuşunca yalan konuşan Hatice Terekeci ile de... ve asla kendilerine kötülük düşünmeyiz, kendilerinden kem iş ummayız. Zaten bu yüzden yazmak da yüzleşmek de bize de ar geliyor ve istemeye istemeye yazıyoruz son haberleri artık.

Bakınız mesela, Terekeci başkan olalı bir tane Yalım mağdurunu razı etmeye dönük iş yaptı mı? Onlarca Yalım mağduru oluştu, birisiyle de fotoğraf verdi mi? Aldı mı işe geri, Yalım'ın siyaseti gereği işten çıkardığı mağdur belediye personelini? Hayır, hiçbir Yalım kalıntısını da söküp atmadı; sanırım caddedeki gereksiz İsmet İnönü büstü de dâhil. Hâlâ fırıncının ekmeği ile oynatır gibiyseler, hâlâ garaj rantiyecilerini sevindirmeyi hedefliyor, hâlâ berberin kazandığı parada da gözü olan Yalım projelerinin bazılarını devam ettireceğiz diyorsa basına karşı, ne demeliyiz şimdi? Siz söyleyin lütfen Uşak Haber Merkezi'nin müdavim ve takipçileri, biz bu belediye başkanımıza ne söylemeliyiz? Elini uzatsa sıkmaya hazır iken üstelik. Bence belediye başkanı Hatice Terekeci Özkan, salı günkü grup toplantısında partisinden ve belediye başkanlığından istifasını sunmalı ve sadece meclis üyesi olarak siyasi yoluna devam etmeli. Aslında mümkünse meclis üyeliğinden de istifa etsin ama biz yine o kadarını beklemeyelim. Devlet elinden mazbatayı almadıkça.

Yorumlar

Daha Fazla Haber
Yaşam
Balıkesir Kırsalında Altyapısı Sınırlı Arazide Prefabrik Ev Çözümleri
Güncel
Başarıdan başarıya koşan Diş Tabibi Ali Kurt, vaka yarışmasından da dünya birincisi olarak çıktı ve Türk Dişhekimleri Birliği Yönetim Kurulunca davet edilip başarı hikâyesi dinlendi.
Güncel
Uşak Belediye Başkanı Hatice Terekeci Özkan'dan beklenen, bunca yalan ve mahcubiyetin üzerine istifadır.
Yaşam
Girne'de Kıbrıs Araç Sigortası Poliçesi Nasıl Yenilenir?
Yaşam
İstanbul Havalimanlarında Canlı Uçuş Takip Önerileri
Güncel
Banaz’da feci kaza, 18 yaşındaki genç hayatını kaybetti!
Güncel
Uşak Belediyesi’nde skandal niteliğindeki iddiaların soruşturma ve suç duyurularının ardı arkası kesilmiyor.
Güncel
Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan beklediği çağrıyı aldı mı?
Yaşam
Dermoskin ile Kişisel Bakımda İhtiyaca Yönelik Çözümler
Yaşam
İzmir Oto Kaporta Hizmetleri