Belediye yönetiminin vurdumduymazlığı ve iddialar karşısındaki sahiplenici tavrı, “Yalım anlayışı devam ediyor” algısını güçlendiriyor.
Geçtiğimiz günlerde Uşak Haber Merkezi Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Ramazan Yıldız’ın bir röportaj programında bahsettiği Atapark Kafeterya çalışanlarına karşı sorumlu müdürünce sözlü ve elle taciz iddiaları belediye yönetiminin gündeminde kalmaya devam ediyor. Maalesef ve maatteessüf henüz bir adli soruşturma istenmediği gibi idari soruşturma da tamamlanıp kamuoyu aydınlatılmış değil. Uşak Belediyesi’ne işe alınmasını o dönem meclis üyesi olan şimdiki başkan vekili Avukat Hatice Terekeci Özkan’ın referansının sağladığı yönünde bilgiye eriştiğimiz ve bir süredir Atapark Kafeterya’da müdürlük yapan, şimdilik ismini açıklamadığımız belediye personelinin, belediye başkanının bizzat duyup ilgilendiği bazı Atapark personeli bayanlara sözle ve elle tacizde bulunduğu yönündeki iddiaların ardından, iddiaların altında kalmasına rağmen sadece izne çıkartıldığı ve mağdur, şikâyetçi konumundaki kişilerden bazılarının ise adeta sürgüne gönderilir gibi başka bölümlerde daha zor ve ehli olmadığı işlere verildiği yönündeki iddialar belediye çalışanları arasında tedirginliğe sebep olmakta. “Hakkımızı ararsak bedeli bu mu olacak?” sorusunu herkes soruyor ister istemez. Yapana yaptığı kâr kalıp konu kapatılırken mağdur edilenlerin daha da mağdur edilmesi, gerçekten de belediyeyi yönetenlerin zihniyet ya da anlayışı bakımından hayli düşündürücü ve endişe verici.
Skandal iddiaların ardı arkası kesilmiyor; gerek kurum içinde çalışan bazı kişilerin aşk dedikoduları ve gerekse taciz iddiaları yaz yaz bitmeyecek gibi. İnanın bu haberimizde bazılarına değinebileceğiz, ilerleyen günlerde de haberlerimiz olacak bu meselelere dair. Zira biz yazmasak da konuşuluyor, duyuluyor zaten ve biz yazmadan da kimsenin kılını kıpırdatacağı yok gibi görünüyor. Geçtiğimiz günlerde Kayaağıl Termal Tesisleri’nde, Belediye Başkan Yardımcılarından Özhan Özgöbek’in gözaltına alındığı gün, bağ evinde yanında bulunan ve sevgilisi de olduğu iddia edilen bir belediye personelinin de aralarında bulunduğu bir skandal olay daha cereyan etti. Daha önce Halk Ekmek’in müdürü olan ve belediye çalışanı bir kadın ile ilişkisi ortaya çıkınca Halk Ekmek’in başından alınarak Kayaağıl Termal Tesisleri’ne müdür yapılan Deniz Yalçın’ın torpilli misafirleri gibi tesislere gelen dört belediye personeli kadın, su matarasında içeriye alkol sokuyorlar ve içiyorlar. Alkol tabii su matarasında durduğu gibi durmayınca bazı taşkınlıklar göze çarpmaya başlıyor. Termal tesis çalışanları durumu tesis müdürü Deniz Yalçın’a telefonla bildiriyor fakat Deniz Bey, “Sakın müdahale etmeyin, eğlensinler, benim arkadaşlarım onlar; gelsem şimdi ben bile onlarla beraber içerdim.” diyor. Taşkınlıklarına müdahale edilmeyen dört bayan etrafı rahatsız etmekle kalmıyor, birbirleri ile de kavgaya tutuşuyor.
Edinilen bilgiye göre alkollü dört belediye çalışanı kadın havuz başında eğlenirken, kendi aralarında bir tanesinin “Çocuğum var, bu kadar açık saçık olmayın.” uyarısının ardından kavgaya tutuşuyor ve kadınlardan bir tanesi bu sefer üzerindekilerin tamamını çıkartarak, afedersiniz, anadan üryan ya da başka deyişle çırılçıplak havuza atlıyor. Alkolün de etkisiyle saçmalayan kadın, güvenlik görevlilerince havuzdan derhal çıkartılarak üzerini giymesi sağlanıyor ve tesislerden uzaklaştırılıyorlar. Jandarmaya da haber etmişler ama jandarma gelmeden olay yerinden ayrılmış dört bayan. Özhan Özgöbek’in gözaltı süreci esnasında yanında bulunan ve halen belediyede çalışmaya devam eden şahsın da hâlâ kimin torpili ile belediye personeli kalabildiği soru işareti. Bir birim ya da kurumun başında iken skandal aşk iddiaları ile anılıp başka kuruma yine idareci pozisyonunda verilen kişinin imtiyaz yaşattığı kimselerin de yine benzer iddialar ile anılması da çok doğal olsa gerek. Belediye Başkanı Hatice Terekeci Özkan’ın hemen her şeyden haberi var ve süreci doğru yönetemediği aşikâr.
Skandallar başka belediyeye ait sosyal tesislerde de var; inceliyoruz, kısa zaman içinde diğer konuları da işleyip kamuoyuna aktaracağız.
dakılıç 2 Gün Önce
özkan yalım yönetimi devam ediyorrrr bunlar konuşurken özkana hala başkan diye hitap ediyor siz düşünün
Alparslan 1 Gün Önce
Sözün Bittiği, Liyakatin İzin Kullandığı Yer: Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri "Halka hizmet, hakka hizmettir" düsturunun rafa kaldırılıp, "Ahbap-çavuş ilişkisiyle sosyal tesis işletmeciliği" düsturunun başkoş köşeye oturtulduğu güzide bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Uşak Belediyesi, görünen o ki belediyeciliği şehir planlaması, alt yapı ya da sosyal hizmetlerden ibaret görmüyor; sınırları zorlayan, dram ile komedinin iç içe geçtiği "gerçek kesit" senaryolarına imza atıyor. Atapark Kafeterya’da patlak veren taciz iddiaları karşısında sergilenen idari refleks, yönetim literatürüne girecek nitelikte: Liyakatle işe alanı koru, şikâyet edeni sür. Mağdur olan kadın çalışanların ehil olmadıkları işlere "ödül gibi" sürgün edilmesi, belediyenin sorun çözme mekanizmasının ne kadar pratik çalıştığını gösteriyor! Suçluya "Biraz dinlen, izne çık", mağdura ise "Hakkını ararsan bedelini ödersin" mesajı vermek; olsa olsa "mağduru daha da mağdur ederek sorunu kökten çözme" dehasının bir ürünü olabilir. Kayaağıl Termal Tesisleri’ndeki matara operasyonu ve sonrasındaki "havuz partisi" ise yönetimin hoşgörü sınırlarının ne kadar geniş olduğunu gözler önüne seriyor. Bir birimden skandalla alınıp diğerine müdür atanan yönetici profilinin, taşkınlık çıkaran torpilli misafirlerine "Sakın müdahale etmeyin, eğlensinler, benim arkadaşlarım; ben olsam ben de içerdim" rahatlığıyla yaklaşması, vizyonun büyüklüğünü kanıtlıyor. Şehrin termal suyunu adeta "sosyal huzur ve kamu etiğinden arındırma havuzu" olarak kullandıran bu anlayış, belediyecilikte "sıfır stres, maksimum lakaytlık" devrimini başlatmış durumda. "Yalım anlayışı devam ediyor" dedirten bu tablo, Belediye Başkanı ve yönetiminin kriz yönetimindeki ustalığını (!) özetliyor: Duyma, görme, soruşturma; şikâyet edeni uzağa at, yapanın yanına kâr bırak! Şehrin sosyal tesislerini vatandaşın nefes aldığı yerler olmaktan çıkarıp, ayrıcalıklı kadroların ve torpillilerin "özel arpalığına" dönüştüren bu yönetim zihniyeti, Uşak halkına belediyecilik değil, adeta fiyasko izletiyor. Anlaşılan o ki belediyeyi yönetenler için etik ilkeler ve kamu vicdanı, Kayaağıl’ın sıcak sularında çoktan buharlaşıp uçmuş.
partili 1 Gün Önce
Hatice Terekeci, sen bu işi yapamadın , yapamıyorsun , çünkü senin kılavuzun Devrim . benden size tavsiye Akp ye geçin. sizi ancak orası paklar...
Chp li 1 Gün Önce
Gizli saklı Akplilerle görüşmekle olmuyor bu işler. Çap önemli.....