Geçtiğimiz gün TBMM'de gerçekleşen bir oturum esnasında söz alan AK Parti Uşak Milletvekili Op. Dr. İsmail Güneş, Yalım'ın gözaltına alınma sebeplerinden birisi olarak ortaya çıkan Özgür Özel'in makam arabasına VİP dizaynı için yaklaşık yedi milyonluk bir fatura, başka bir faturada da yaklaşık yedi buçuk milyon lira, yani totalde 15 milyon TL gibi bir paranın belediyeye fatura edildiği yönünde ulusal basında da belgeleri konularak yapılan haberlere atıfla, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yanıtlaması üzere bir dizi soru sordu.
Daha Güneş'in konuşması bitmeden yüksek sesle bağırmaya başlayan CHP Mersin Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Güneş'e hitaben "Belgeyi getir buraya gel" diyerek emir kipi ile seslendi ve suç üstü yakalanınca suç bastıran yan kesici edasıyla hakaretler yağdırdı. Tabii ki bu nahoş görüntülerin ulusal ve sosyal medyada yayılmasının ardından Güneş'e oy veren kitleler haklı olarak tepki verdiler ve üzüntülerini beyan ettiler.
Uşak Haber Merkezi imtiyaz sahibi ve köşe yazarlarımızdan Gazeteci Erkan Çuhadar da Güneş ile Başarır arasında geçen diyaloğun videosunu paylaşarak tepkisini ortaya koydu ve Uşak Milletvekili olması hasebiyle İsmail Güneş'e kendi tabiriyle omuz verdi, sahiplendi.
İşte Gazeteci Erkan Çuhadar'ın haberimize konu paylaşımı:
"Uşak'ın milletvekilini suç bastırmak isterken 'gel buraya' şeklinde emir kipi ile kavgaya çağırır gibi ayağına çağırmak ve azarlar gibi konuşmak, o Uşak Milletvekiline oy veren vermeyen her Uşaklıya da hakarettir. Bu hakaretin yayılmasını, şehrimizin milletvekiline böyle küçük düşürücü, azarlarcasına konuşulduğu anları herkesin gözüne sokmak istemezdik ama CHP'li sözde milletvekili sesiyle meclisi yıkıyor, inletiyor. Sanırsın gel dediğinde çıksa gitse. Sayın İsmail Güneş yine de sabırlı ve edepli bir insanmış. İnsan bu densizlik, hadsizlik ve terbiyesizlik karşısında sakin kalamayabilir. İyi ki Allah'tan olgun davranmış. Belgeyi yedirtmek de mümkündü, kendisini yere yatırıp. Eşmeli üstelik Ahmetler'dendir. Üstelik İsmail Güneş demedi demesin, bütün köy gelir meclis kapısına dayanır. Adam nasıl azarlanır, zorbalık nasıl yapılır? Öğretir gösterir gider Ali Mahir Başarır'a ki gerçekten ben de şahsen sahip çıkarım, hiç oy vermemiş ama kendisinin hakkıyla vekil olduğuna kanaat etmiş bir gazeteci olarak ve tabii arkadaşı olarak.
Ahmetler gibi Ulubey'de de Kışla vardır mesela. Böyle Teğen köylüleri de yamandır derler. Hiç de posta yemeye kafası gelmez. Ahmetler köylüleri, bizim Selivoğlu Çuhadarlar köylüsü kadar olmasa da Ahmetlerliler de namlıdır Eşme'de, inatları da meşhurdur. Ali Mahir Başarır, CHP içindeki AKP'li olarak misyonunu icra etmeye devam edip CHP'nin üzerine nefret çekiyor. İnsanlar ne der şu görüntüye? Hiç kimse 'iyi etmiş' demez Ali Mahir Başarır'a. Elbette bunları söyleyerek zorbalığı, kabalığı meşrulaştırmak istemem ve kimseye yakıştırmam şu Ali Mahir Başarır kadar bile zorbalaşmayı. Ama işte hadsize de bazen haddini bildirecek güce sahip olduğunu hatırlatman gerekebiliyor.
Şimdi şu görüntünün yaşanmasına, milletin meclisinde afedersiniz kuyruğuna basılmış bir kedi gibi ortalığı yıkarak küstahlaşana ağzımıza geleni söylesek hak değil mi? Keşke bazen bazı şeyleri söylemek özel durumlarda kanuna uygun hale gelebilse veya nezaket kuralları bu kadar keskin olup bizi susmaya mecbur etmese diyorum ama yapacak bir şey yok. Herkes anlamıştır anlayacağını. Elbette ki İsmail Güneş vekilimiz olgun davranıp bu ne idüğü belirsiz, emperyalist kaşığı ve uşağı gibi ortalıkta gezinen dense bulaşmamış iyi ki.
Bir yerde herkes kendine yakışanı yapmış. Biri gerçekle yüzleşemeyince yalanı zorbalıkla, sesini yükselterek dayatmaya kalkıyor küstahça ve zorbaca. Diğeri ise sadece gerçeği söylüyor, olanı söylüyor. Gerçek bunlar, bunlar yaşandı, biliyoruz. Yalım kendi söyledi zaten her yerde, biz onun yalancısıydık, hatta doğruymuş meğer. Ne bağırıyorsun? Haklısınız, parayı iade edelim, görevlerden de istifa edip partiyi bırakıp gidelim, işimize bakalım de madem adam gibi ve suçunu bil, ödeyin hem çaldıklarınızı. Ne var bunda? Neymiş efendim ceplerine girmemiş de partiye alınmışmış. Partiyle belediye ne alaka? Parti belediyeye alıversin arabayı veya parti belediye başkanının arabasını güzelleştirsin milyonlar harcayıp. Belediye neden ödesin parti başkanının arabasının faturasını? Olmuş mu gerçekten bu? Belli ki olmuş. O halde bunlar hala neden istifa etmiyor, gerçekler de herkese sır olmaktan çıkıp aşikâr olmuşken? İşte arsızlar, yüzsüzler, bak sen Yavuz hırsız gibi bizim ev sahibini kovuyor.
Konuşulan konu Uşak halkının cebinden ödediği su paralarının akıbeti. Konuşulan konu, tüyü bitmemiş yetimin hakkının kimlerin keyfi için hercümerç edildiği. Ve konu belediye imkânlarının nasıl keyfi ve keyfe keder harcandığı. Zaten konuşan da konuşsun mecliste diye bizim Uşak halkı olarak seçtiğimiz DEVLET'in mazbata verdiği kişi Uşak Milletvekili Dr. İsmail Güneş ki yalanla hayatta işi olmaz, neyse odur. Bizim gibi o da gizli işi olur da belki yalan işi olmaz biliriz, her AK Partili bilir. Zaten üçüncü galiba bu dönem, bazen gider dinlenir geri gelir, sayamadım. Ali Mahir Başarır saysın. Var mı onun şehrinde ona arka çıkacak bir tane yerel gazeteci? Sizin para verip tiyatro oynattığınız yandaş medyalarınız bile size böyle sahip çıkıp destek olmaz. Biliyoruz ki bütün Uşak bilir ki bizde konu asla para değildir ve her gazeteci de bilir ki İsmail Güneş gazeteciye borç para bile vermez, yemek ısmarlayabilir tabi ???? Ama asla gazeteci ile para alışverişi olmaz. Bizim de keza asla para belirlemez yazacağımız şeyleri. Biz içimizden geleni yazmaya ancak yetişebiliyoruz. Ali Mahir gibileri artık gündemimize bile katmıyoruz, yemin ederim. Tabii Uşak milletvekiline saygısızlık edince işin rengi değişti ve ben de bu paylaşımı yapma kararı verdim.
Doğruya doğru, Sayın Güneş hem çok haklı davasında hem de mağdur bu görüntülere göre. Ali Mahir'de hem suçlu hem güçlü, saygısız, zorba herif. Kınıyorum Ali Mahir Başarır'ı ve başarılar diliyorum Sayın vekilimize. Rakipleri hep böyle kuyruğuna basılmış kedi refleksi versin, bir şey olmaz. Meşhur sözdür: Köroğlu her ürüren köpeğe 'hoşt' demeye kalksa yolunu yürüyemez. Yolu yürümek gerek, köpekleri sonra taşlarız. Ve üzüm yemek gerek, gerekirse bağcıları sonra döveriz. Şimdi kavga sırası değil, gerçeklerimiz ile yüzleşip ayrık otlarından kurtularak ortak akılda bir olma sırası. Şimdi gün barış günü, dostluk günü, nezaket, saygı, letafet günü. Kaçıncı asırdayız üstelik? Milletin meclisinde hiç olacak iş mi şu Ali Mahir?"
Recep sorkun 2 Hafta Önce
Sevin sevmeyin ilimin veklili ali mahire kalmadi sallamak kusura bakmayacak lar
murat altıparmak 1 Hafta Önce
sayın vekilimiz iddiayı atarken biraz destekli atacaktı... ali mahir bey varsa deliller getir diyor, biz gelip alalımmı diyecekti....