Kategoriler

Uşak Haber Merkezi

Özkan Yalım, sadece Özgür Özel ve ekibine değil, Erdoğan ve ekibine de zarf sallayarak şantaj yaptı.

Bildiğiniz üzere Özkan Yalım, birçok yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvet gibi yüz kızartıcı suçlamalar ile gözaltına alındı ve ilk gün içinde çıkarıldığı mahkemece doğruca Silivri’ye yollandı. Yemin ederim size, hak ettiği yer kesinlikle orası idi ve aslında hiç çıkmasa yeri diyebileceğimiz kadar suça bulaştı, can yaktı, türlü mağduriyetler oluşturdu. Biz zaten ilk birkaç ay içindeki hareketlilikten anladık ki, Ali Erdoğan’ın başlattığı, Ak Partili belediye başkanlarınca iki dönem devam eden esir siyaseti de talan siyaseti de vites yükselterek devam edecek. Hemen gardımızı alıp CHP tabanı ve örgütünü uyarmaya, uyandırmaya çalıştık ve gördüğümüz ne kadar usulsüz, yolsuz iş varsa hepsini yazdık, belgesiyle, bilgisiyle, tanıklarıyla ispat da ederek. Nitekim partinin tabanı uyandığı gibi, esasen örgüt bazında da en azından merkez ilçe başkanı Uğur Dümen ve ekibi ve il yönetiminden bazı arkadaşlarımız nezdinde sonuç aldık. Uğur Dümen’den tutun da il genel meclisi üyesi Ahmet Doğan ağabeyim gibi dostlara varıncaya dek birçok yetki sahibi isim, gidişe isyan etti ve genel merkezi ve genel başkanı bilgilendirdi. Keza belediye meclis üyeleri içinde de geçen yıl bu zamanlar kazan kaldıranlar oldu, bizim ortaya çıkardığımız ve halkta kabul gören gerçeklere dayanarak. Ama tabii zorbaca davranabileceği algısını yaratan Özkan Yalım, Genel Başkan’dan aldığı destekle kimseyi takmaz gibi fütursuz davranabilince, istenen netice siyasi anlamda alınamadı ve CHP’nin zarar görmesine mani olamadık. Göz göre göre CHP içindeki bazı arkadaşlarımızın desteğine rağmen (ki eski il başkanlarından Fuat Yılmaz ağabeyim de çok çırpındı bu günleri görmeyelim diye). Belliydi, malum perşembenin gelişi çarşambadan ve hepimiz farkında idik lağımın her an patlayabileceğini ve Devlet’in bunların hepsini toplayabileceğini. Ki bana göre hepsini toplayacak; mecburen Devlet soruşturma genişledikçe yeni dalgalar da gelecek doğal olarak, çünkü her taraf suç, biliyoruz.

Uşak Haber Merkezi ekibi, CHP içinde hemen herkesi tanıyan, belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi veya parti yöneticilerinin çoğu ile kişisel dostlukları da olan ve samimiyetine Yalım’ın en dibindekiler dahil herkesin emin olduğu bir kadro olunca, bilgi akışı konusunda hiç zorlanmadık. AK Parti kapalı kutuya dönüşüverirdi ve çoğu olayı duymazdık bile. Ama gerek belediye kurumu içindeki kaynaklarımızın (iktidar partisi olmayınca belediyeyi yöneten kadro cesaretlenmesi) ve gerekse parti içindeki ağırlık ve saygınlığımız sebebiyle, uçan kuştan da neredeyse ayrıntısı ile haberimiz oldu tabiri caizse. Tabii hal böyle olunca, Özkan Yalım kurmak istediği guramayı bir türlü kuramadı ve algıları da istediği gibi yönetemedi. CHP’de zaten algılara hükmetmek zordur. CHP tabanı dikkatli, sorgulayan, gündemi takip eden ve mantık süzgecinden de geçiren insanlardan oluşur genelde. Nitekim hani hiç sahip çıkan olmadı parti tabanından; mecbur kaldılar belediye önündeki çadırı sökmeye, kimse gelmeyince ve görünce Uşak halkının umursamadığını. Daha ahındık dediğini, Özkan’ın alınmasına Özgür Özel de mecburen özür diledi ve konu kapandı Allah’tan. Ali Karaoba, Yalım’a sahip çıkınca çevresindekiler açısından maskesi iyice düştü. Herkes anladı onun da aslında her yol Ankara bir makyavelist olduğunu ve Yalım’dan çok da farkının olmadığını. Başka düşen maskeler de oldu tabii ama bence bu süreçte en fazla prestij ve ağırlık kaybını Ali Karaoba yaşadı. Artık eski itibarı görme şansı yok ki zaten çok azalmıştı. Demek Karaoba için, her ahlaksızlığına rağmen menfaat için bile bile ne mal olduğunu Özkan savunmak mubahmış.

Yazı uzun olacak ama olsun, tek bıçakta çıkarmak istiyorum konuyu gündemimden. Vaktim yok, zira kimse kusura bakmasın artık ve bir zahmet okusun herkes. Ki okuyor zaten herkes. Geçen tam iki saatlik tek bir röportaj yaptık, onu bile on bini aşkın insan izlemiş sadece Facebook’tan. Diğer sosyal medya hesaplarına bakmadım ama sağ olsun Uşak halkı çok ilgili, biz de memnunuz tabii. Konuya dönersek, Özkan Yalım’ın şimdi iddianamenin baş konusu olan Karaağaç ve Kayaağıldaki rant planlarını yaklaşık bir yıl önce yazmıştı mesela Gazeteci Erkan Çuhadar ağabeyim ve başka haberler ve yazılar ile de destekleyerek. CHP’ye “Devlet bunu bugün yarın alır, CHP lütfen erken davranıp Devlet’ten evvel ihraç etsin bunu” diye yazmışlardı Gazeteci Ramazan Yıldız ağabeyim ile ikisi birden köşelerinde. Ben de bir röportajda uyarmıştım Özgür Özel’i, “Parti çok zarar görüyor, görecek” diye. Minibüs esnafı mağdur edildi, bize koştu geldi, biz aradık haklarını. Vali, minibüs esnafına müdahale etti, Yalım lehine konuyu kapattı hatır koyarak. Sonra Atapark kafeterya civarında esnaftan şikayet aldık, yazdık, tepki gösterdik. Biraz sürüldü, çok üstlerine gitmedi belediye. Sonra başka esnaf grupları, belediye çalışanları derken totalde belki on bin kişinin ekmeği ile doğrudan oynadı Yalım ve ekibi. Bunları yaparken de sevgililerine kontenjan açtı, belediyede iş verdi, gözümüze soka soka ve her ahlaksızlığı da yine gözümüze soka soka işlediler el birliği. Gerisi neyse de Reyhan Aydın, kendi güzelim ismini kirletti. İdari kadronun içinde tüm bu olanlara o nasıl tahammül edip çanak tuttu, ona da hayret ettik. Ama onun da hiç karşılığı kalmadı mesela partide ve halkta. Oysa isminin üzerine titredik yıllarca, çok desteği de oldu geçmişte. Uşak Haber Merkezi’nin kendisine helal eder miyiz? Sanmıyorum. Ayrıca Yalım’ın mevcut dosyaları kapsamında, en azından görevi kötüye kullanmak suçundan onu da gözaltına alsalar şaşmam.

Aradan neredeyse bir yıl geçip bunca yolsuzluk ve ahlaksızlık, birçok haber ve yazı ile meydana konmuş iken CHP kılını kıpırdatmayıp Özgür Özel despotizmine teslim olunca, Erkan Çuhadar ve Genel Yayın Yönetmenimiz Ramazan Yıldız, bazı haberleri detaylandırarak suç duyurusunda bulundular. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma yürütüyor iken İstanbul devreye girdi ve Yalım’ı, Ankara’da belediyeye hesabı ödediği bir otelden, belediyeye finanse ettirdiği sevgilisinin koynundan aldı. Sonrası malum. Şimdi gördüğümüz kadarıyla, Erkan Çuhadar’ın suç duyurusunda anlattığı imar rantı teşebbüsleri, gizli tanığın ifadeleri ile daha bir şekillenmiş ve ifadeler doğruladığı gibi tamamlamış da biraz. Çuhadar’ın iddiaları kesinlikle her bir haberleri gazetecilik başarısı idi kuşkusuz ve çok önemli bir misyon icra ettik ekipçe, pek vitrindekiler kabul etmek istemese de. Şimdi benim beklentim, otelde, mekânlarda çıkan kameralar ve telefonlarda kimlerin görüntülerinin olduğunun, yani kimlerin Yalım’ın şantajına maruz kaldığının Devlet tarafından açıklanması. Açıkçası asıl beklentim, şimdilik konuşulmayan arka planda FETÖ’nün, gladyonun, siyonizmin (başı neyse) olduğunun ortaya konması. Bağlantılar zaten her şeyi ortaya koyuyor. Temizlik firması ya da çöpten elektrik üretmeye çalışan Herenerjiciler, bu sefer kimler? Kimler bilmem ama taktik klasik FETÖ taktikleri, ondan eminim. Ve Ali Erdoğanlar, Muhammet Gürler, hatta Hazım Sesliler, Yalım’la birler ve bir vesile temastalar, gizli aşikâr.

Bunca edepsizlik ve ahlaksızlığına ve bunca pisliğe batmışlığına rağmen hala aleyhinde konuşamayan ve partiden ihraç etme kararı dahi alamayan Özgür Özel’in şantaja maruz olduğu, artık 18 yaşındaki normal ve ortalama zekâ ve akla sahip herkesin malumu. Herkes söylüyor artık şantaja maruz, anlaşılan ve anlaşılan esir. Biz bir yıldır söylüyoruz bu adam esir diye ki esaretin sebebini de bulup söyledik işte. Makam arabasını belediye bütçesinden, babasının özel arabasını cebinden para verip alan Yalım’ın otel kıyakları da olmuş Özgür Özel’e, dedik isim vere vere de söyledik. Ulusal medya hala görmezden geliyor. Enteresan, AK Parti ya da MHP de görmezden geliyor. Hiç bir parti genel başkanı mı ya da yardımcısı mı ilgilenmez? Millet sahiplendi işi, milyonlar paylaştı. Kendi X (Twitter), Facebook hesaplarında milyonlar izledi videonun ilgili bölümünü. Ama siyaset ve medya üç maymun oynuyor. Özgür Özel de hiç yalan demedi, usulca tazminat davası açmış, “yüz elli bin versin kapatalım konuyu” demiş. Ceza davası bile açamadı, “ortaya çıkartır hâkim huzurunda her şeyi, hem beraat eder hem onu rezil ederim” diye korkudan.

Tabii şantaja alışık. Zaten Özkan Yalım, bir yılı doldurmadan bir ara AK Parti (daha doğrusu AK Parti milletvekili İsmail Güneş) yüklenivermişti. Hemen elinde zarfla belirdi Özkan Yalım ve zarfı sallaya sallaya, medya önünde üstelik açıkça tehdit etti AK Partilileri. Eski döneme ait AK Partili belediye başkanları ve siyasilerin yolsuzluklarını açıklamakla tehdit etti. Nitekim o tehditler sayesinde ve bazı bakanlar (Murat Kurum gibi), bazı bakan yardımcıları, bazı milletvekilleri ya da AKP’li bürokratlar, Özgür Özel ile bir olup örtülü koruması ve desteğiyle bana göre bu güne kadar gelebildi Özkan Yalım. Yoksa şimdiye çoktan giderdi. Ayrıca hemen belirteyim: Valilik görevinde iken Karaağaç köyünde “belediye kamulaştıracak, satmasanız da” diyerek korkutularak mülkleri elinden ucuz yollu aparılan insanların ifadeleri başta olmak üzere birçok şikâyeti dinledikten sonra yukarıya “Yalım’la bu iş olmaz” şeklinde rapor verdikten kısa bir süre sonra Artvin’e tayini çıkan Dr. Turan Ergün’ün gitmesine en çok sevinen Yalım idi. Ayrıca şimdi Afyon Valisi olan ve gelir gelmez ilk önce belediye başkanı Yalım ile fotoğraf vererek meşruiyet pekiştirip rahatlatan Naci Aktaş Vali daha gelmeden en çok sevinen de o zamanlar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen ve yargı önüne çıkma sırasının onda da geleceğine kesin gözü ile baktığım Eşme CHP’li belediye başkanı Yılmaz Tozan ve Yalım, “kafamıza göre Vali’yi de bulduk, Kaymakamı da bulduk” diye göbek atıyor idiler. Keza Naci Aktaş Vali’nin gidişine de belki en çok onlar üzülmüştü. Bakalım bundan sonra neler yaşayacağız, FETÖ’nün ve bütün illegal örgütsel yapıların merkez edinmek için kavga verdiği bu kutlu şehirde. Şimdilik şu kadarını söyleyeyim: Belediyenin başına kim gelirse gelsin, o zarfı ve daha fazlasını açmalı ve Ali Erdoğan dönemi de dahil son dört dönem yapılan bütün yolsuzluklar ortaya çıkarılıp adalet yerini bulmalı ve çalandan çaldığı geri alınmalı. Bizim arşivde var zaten 2010’dan beri yolsuzlukların tamamı. Ayrıca FETÖ tamamen ortaya çıkartılıp ifşa edilerek yenilmeli. Aksi takdirde kim gelse o belediyeyi artık yönetemez, çünkü sadece mali konularda değil, her anlamda yönetilemez hale geldi maalesef Uşak Belediyesi. Ki personele mutlaka psikolojik destek hizmeti sağlanmalı ayrıca, vesselam ve saygılar.

Yorumlar