Direkt konulara gireceğim Uşak İl Sağlık Müdürlüğü görevine 2024 Eylülünde ataması gerçekleşen Hasan Mollahüseyinoğlu geldi çok kısa sürede güzel işlere imza attı ve zor şartlarda kısa sürede dermeyip toparladı kurumları ve tabi bu başarı hem kurum içinde hem de siyaset içinde bazı isimleri özellikle de fetö kalıntıları diyebileceğimiz tipleri rahatsız etti. Çünkü kontrol edilemeyen insanların yıldızlarının parlaması şehrin müesses nizamını sağlayan güruhun maalesef işine gelmiyordu. Nitekim bir kaç aydır kurum içindeki bazı fetö artıkları ve fetönün daha önce de kullandığı bir kısım medya ve sosyal medya da devreye konarak süren itibarsızlaştırma ve motivasyonunu yok edip enerjisini aşağıya çekme faaliyetleri sonuç verdi ve Sayın Mollahüseyinoğlu'nu küsüp gitme noktasına maalesef taşıdılar. Oysa ne kadar heyecan ve enerji dolu idi vazifeye başladığında keza görece gelir gelmez kendisinin de acilci backroundu olmasından da tabi yararlanarak acile çeki düzen getirdi Sağlık Müdürü ve hemen herkes acil de işlerin çok iyi gittiğini kabul eder hale gelmişti.
Salgın günleri dışında o alışılmış kuyruklar gözlemlenmiyordu acil de ve acil personeli son derece mutlu çalıştığı gibi hastaları ve yakınları da mutlu edip gönderiyordu. 112 Acil Servisten de herkes çok memnundu ve kime sorsan ambulasların adeta ışık hızında arandığı yere yetiştiğini ve anında müdahale de de çok iyi olduklarını söylüyorlardı. Tabii ki bazı polikliniklerde randevunun uzak tarihlere verilmesi gibi Türkiye'nin hemen her hastanesinde yaşanan sorunlar Uşak'ta da vardı ama son bir yıldır ne kirli ihale işleri konuşuldu ne şaibeler ile anılıyordu sağlık kurumumuz ve işler iyi gidiyordu ama içeride adam kayırabilmek için kimilerine de mobbing uygulanması gerekiyordu ve vaz geçemedi ona alışmış bazı isimler ve tabi satın alma bölümüne müfettiş atanmasına sebep olabilecek bazı dedikodular da Hastane yönetimi çevrelerinden yayıldı. İl Sağlık Müdürünü adeta bezdirmeye dönük bir dizi operasyonvari olaydan sonra Karadeniz Delikanlısı da olması hasebiyle Sayın Mollahüseyinoğlu eyvallah etmediği gibi makam için eğilmek ya da yanlışa ortak olmak yerine vazifeyi bırakmayı göze aldı. Perşembe günü bizzat makamında görüşmüştük ve yorgunluk ve yılgınlık emareleri gözlemlemiş idik kendisinde, haklı kırgınlıklar da tabi ve yarın Ankara'ya gideceğim ve bir dizi görüşme yapacağım sonuç alamazsam belki de dönmem bırakırım demişti. Nitekim daha kendisi Ankara'dan dönmeden kendisine bile sorulmadan istifa haberleri yaptırıldı bir kısım medya da henüz kendisiyle görüşmedim ve arayıp ilk fırsatta kamuoyunu aydınlatacağım ama eğer istifa ettiyse daha yılını doldurmadan yazık oldu diyebilirim Uşak'ımıza ve Uşak değerli ve aydın bir Devlet Adamını kaybetti diyebilirim. Hasan Mollahüseyinoğlu her şartta kendisine uygun makam bulur ve başarır ama Uşak bir daha böyle Devlet adamlarını zor bulur. İleride milletvekili olur falan diye mi çekindiler? Bilemem ama eğer Mollahüseyinoğlu'nu onların tabiri ile harcamayı becerdilerse fitneciler kazandı diyebilirim rahatlıkla.
Gelelim Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş'a karşı açılan savaşa. Bir süredir Uşak Üniversitesi Diş Fakültesi Hastanesi üzerinden bir dizi tezvirat ile hem Uşak Üniversitesi Rektörü Ekrem Savaş hem de atadığı Dekan ve Başhekim hedef tahtasında. Çok okunmayan gazetelerde de olsa ilgilerin malumudur Diş Fakültesiyle alakalı asıllı asılsız haberler yerel basına servis edildi. Geçtiğimiz günlerde Fetö tarafından nasıl kullanıldığını Gazeteci arkadaşım Nurullah Çavuşoğlu'nun benim hazırlayıp sunduğum bir program da açıkça ifade ettiği Olay Gazetesi özellikle Rektör ve Başhekimi şahsi olarak hedef aldığını çok belli eder üsluplar ile üstelik içeriğini okuyanın sadece bir şaibe iddiaları varmış diyebileceği kadar anlaşılır saçma sapan ve imla hatası dolu metinler ile haberler yapmakta. Çoğuna manşetten ibaret haber de diyebiliriz belki ama sonuçta fitne çıkarmaya yetiyor ve şüphe oluşmasını sağlıyor. Tabii Rektör Hoca akıllı olgun adam ve zaten yılların idarecisi aydın bir insan çıkar kendisiyle alakalı kısmında işin içinden ama Üniversite zarar görüyor arkadaş Diş Hastanesi zarar görüyor ki kulisler de haberlerin çıkmasının ardından hasta sayısında ciddi düşüş olduğu konuşuluyor.
Rakamları sormak için geçen Diş Hastanesine çat kapı gittik Başhekimle görüşme talep ettik ama maalesef bizimle görüşmek istemediler. Kabul etseler kurum içi fitnenin sebep olduğu tahribatı rakamları da dahil ederek ortaya koyabilecek bilgi isteyecektik. Ancak gazetecilerden korkar oldular doğal olarak ve görüşmekten imtina ettiler. İşini kötü yapanlar yüzünden dürüstçe ve iyi niyetle işini yapmak isteyen objektif gazeteciler de bazen böyle davranışlar ile karşılaşabiliyor. Dilerim yanlış anlaşılmalar da yanlışlar da düzelir. Ben konuyu ileride işleyeceğim zaten ve işin aslını belki de bütün çıplaklığı ile ortaya koyacağım ama şimdiki konumuz bürokratlarımızın mağduriyetini ifade etmek. Belki de Rektör Hoca da Sağlık Müdürü de keşke yazmasa idin diyecek ama benin vicdanım bunları yazmaz isem rahat etmeyecekti doğrusu. Zira Rektör hoca Uşak'ımızın kuşkusuz bir değeri ve kuşkusuz Devlet Adamı vakarını yaşayan memleketini milletini seven aydın bir insan. Kendisi zaten Uşak'ın Ulucak köyünde doğup orada yetişip okumaya giden birisi ve Uşak'ı çok sevdiği gibi hiç ilişkisini kesmemiş köyünden bile ve nihayet Rektör olarak atanmış ve çok hizmetler verdi esasen ki Üniversitemizi Avrupa ayarındaki Üniversitelerin statüsüne çıkardı. Kendi bağlantılarını ve çevresini de belki kullanarak ve Üniversitenin başarılarını iyi pazarlayarak akademik çevrelerde bir biçimde akredite alması bile tek başına çok değerli ki gerçekten çok hizmeti var Üniversiteye. Geçtiğimiz hafta Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kenan Taş Hocamız Rektör Hocamızın duymadığı bir zeminde AKREDİTE alma işi tek başına Rektör Hocamızın başarısıdır diye itirafta bulundu bizlere. Zaten yakın zamanda bu hususta da köşe yazısı hazırlayacağım ama Rektör Hocamız dürüst düzgün ve aslında bizim çok daha fazla yararlanabilecek iken pek de kıymetini bilmediğimiz birisi.
Keşke siyasilerimiz ve bürokratlarımız başka alanlar da da dinlese kendisini hem düşünce ve fikirlerinden hem de kontaklarından, çevresinden ve çapından yararlanma yoluna gitseler ama aksine maalesef kimileri kuyusunu kazmakla meşgul. Geçen yıl Haziran ayında atanan ve bir yılını henüz dolduran İl Milli Eğitim Müdürümüz Halil Yücel'de kendisi hiç dile getirmese de esasen benzer operasyonlarla sık sık zor duruma düşürülüyor. Siyasetin koruyup kullandığı kurum içindeki bazı isimleri sanki Halil Yücel koruyup kollarmış gibi de bir algı yaratarak haince ve hince operasyonlar çekiyorlar. Detayları bir başka yazımda kaleme alacağım ama Hali Yücel'de yine aslında kıymeti pek bilinmeyen bir değerimiz ve belki biz de bu bürokratlarımıza yeterince köşelerimizde haberlerimiz de yer açamayarak haksızlık ettik. Keşke vakit olsa da hizmetlerini kalem kalem ifade edebilseydik vaktince ama siyaset gündemimizi çok meşgul ediyor bizim de. Hem çok gelen giden oluyor siyasi partilerden hem de çok hızlı gündem değişiklikleri yaşanıyor malum son aylarda. Ama ben Uşak Haber Merkezi editörü olarak bu hususların hepsinin üzerine gideceğim ve gerek sağlıkta gerek milli eğitim ve üniversite ya da diğer kurumlarda siyaset kolladığı için keyfine göre hareket edebilen ve daire amirlerini zor durumda bırakmaktan çekinmeyen memur ve amirleri ifşa edeceğim. Tabii kullandıkları argümanlar ile beraber taktik, stratejilerini de ve daha fazla şehrimize ve kurumlarımıza zarar vermelerine izin de vermeyeceğim objektifliği ve dürüstlüğü herkesin malumu bir gazeteci olarak. Hatta aslında söylemekte bir beis de yok Uşak'ın en güvenilir ve en çok okunan en etkili gazete kurumunun genel yayın yönetmeni olarak.