Coronavirüs salgını sebebiyle okulların kapatılmasının özel eğitim kurumlarının ücret isteme hakkına etkisi

OKULLARIN KAPATILMASI KARARI

Covid-19 sebebiyle Türkiye genelinde ilk, orta ve lise okulları Milli Eğitim Bakanlığınca 16 Mart 2020 tarihinden itibaren tatil edilmiş olup 23 Mart 2020 tarihinden itibaren ülke çapında uzaktan eğitim sitemine geçilmiş bulunmaktadır.

Coronovirüse karşı tedbir amacıyla Bakanlık tarafından açılış izni verilen özel kreş, gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüpleri de 16 Mart 2020 tarihinden itibaren tatil edilmiş, eğitimler uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital eğitim öğretim şeklinde sürdürülmeye çalışılmaktadır.

Özel eğitim ve öğretim kurumlarının da Milli Eğitim Bakanlığınca faaliyet gösteren kurumlar olması sebebiyle bu süreçte Bakanlığın kararlarına göre hareket etmekle yükümlülükleri bulunmaktadır.

Bu hususta uzaktan eğitim süresince Özel Öğretim Kurumlarının; öğrencilerin okul ücretlerini tahsil edip edemeyeceği, yıllık veya taksite bağlanmış ödemelerin nasıl yapılacağı, uzaktan eğitim süresinde geçen günler için velilerin ödeme yapıp yapamayacağı tartışmalı hale gelmiştir.

SALGIN HASTALIKLARIN MÜCBİR SEBEP VE İFA İMKANSIZLIĞI OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

Covid-19'un mücbir sebep olarak kabul edilebilirliği açısından hukukta, bir sorumluluğun yerine getirilmesini, bir hakkın kullanılmasını, kısmen, tamamen, geçici veya daimi surette engelleyen, bu niteliği dolayısıyla tarafların sorumluluğunu kaldıran, tarafların önceden beklemediği, öngöremeyeceği ve tahmin edemeyeceği, beklese ve tahmin etse bile, kişilerin alabilecekleri her türlü tedbirlere rağmen meydana gelmesini engelleyemeyeceği, kişilerin tedbir alma ve ihmalde bulunmama yükümlülüklerini aşan nitelikte ve ağırlıkta olan, dıştan (kişinin kendisi dışından) gelen, olağanüstü, olağan dışı, mutad ve devamlı olanın dışında gerçekleşen nitelikte bir olay, olgu veya durum olması gerekmektedir.

Salgın hastalıklar da bu engel sebeplerden kabul edilmektedir.

Mücbir sebep durumunda nedensellik bağı kalktığından mücbir sebep oluşturan olayda kişiye yüklenebilecek kusur da olmayacaktır.

Borcun doğumundan sonra borcu sona erdiren ifa imkansızlığı, doğal bir olay ya da hukuki sebeple doğabilir. Borcun ifasında borçlunun kusuru bulunmaksızın imkansızlaşması durumunda borç da sona erecektir.

İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde de kusursuz imkansızlık sebebiyle borçlunun borçtan kurtulması hususu Türk Borçlar Kanunu 136.madde 2. ve 3. fıkralarında düzenlenmiştir.

TBK. md. 136/2'ye göre;

a-Karşılıklı iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, kusursuz imkansızlık sebebiyle borcundan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlüdür.

b-Karşı taraf edimini henüz ifa etmemişse, borçlu edimin ifası karşı taraftan isteyemez.

Bu maddeye rağmen, tarafların yaptıkları sözleşme ile ilkeden ayrılmaları borcun ifasının borçlunun kusuru olmaksızın imkansızlaşması halinde de, diğer tarafın karşı edimini kısmen veya tamamen yerine getirmekle yükümlü olmaya devam edeceği kararlaştırılabilir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız sebepler ve Yüksek Yargı Kararlarında da salgın hastalıkların mücbir sebep olarak nitelendirilmesinden dolayı iki taraflı sözleşmelere dayalı hukuki ilişkilerdeki bu tür durumlar mücbir sebep kabul edilerek taraflar arasındaki sözleşmenin ifa imkanszılığı koşullarına göre uyarlanması gerekir.

TAM İKİ TARAFA BORÇ YÜKLEYEN SÖZLEŞMELERDE TARAFLARIN HUKUKİ SORUMLULUKLARI, ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI İLE YAPILAN SÖZLEŞMELER

Özel Öğretim Kurumları ve öğrenciler arasında kurulan sözleşmesel ilişki çerçevesince Özel Eğitim Kurumları, öğrenci veya kursiyerlerden; yemek, kahvaltı, servis, pansiyon/yatakhane, kitap-kırtasiye, kıyafet, etüt ve benzeri. hizmetleri sunma, öğrencinin veya velisinin de bunun karşılığında ücret ödeme yükümlülüğü vardır.

TC.Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği m.55 uyarınca

MADDE 55 – (1) Öğrenci ve kursiyer ücretleri;

a) (Değişik:RG-21/7/2012-28360) Özel okul öncesi eğitim kurumlarında, ilkokul, ortaokul, özel eğitim ve ortaöğretim okullarının bütün sınıflarında (Mülga ibare:RG-20/6/2017- 30102) (…) yıllık,

b) Okullarda pansiyon hizmeti sağlandığı takdirde yıllık,

c) (Mülga ibare:RG-5/7/2014-29051) (…) kurslar, hizmet içi eğitim merkezleri ile özel eğitim okullarının ilköğretim programı dışındaki kısımlarında ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ders saati ücreti,

ç) Motorlu taşıt sürücüleri kurslarının teorik dersleri ile uygulama derslerinin ders saati ücreti,

ayrı ayrı olarak hesap edlilir.

Ödemelerin nasıl yapılacağı Yönetmelikte belirtilmiştir. Ödemeler Yönetmelikte belirtildiği şekilde yapılacaksa da taraflar bu ödemeyi farklı şekillerde kararlaştırabilirler.

Korona salgını sebebiyle eğitimlerin Milli Eğitim Bakanlığınca okulların kapatılıp / tatil edilip uzaktan eğitime geçilmiş olması durumu karşısında:

1-Eğitim verme ve ücret ödeme yükümlülükleri yönünden;

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özel Öğretim kuruluşları da, uzaktan eğitim, dijital eğitim sürecine katılmak zorundadır.

Anayasal hak olan eğitim hakkının kısıtlanması, kaldırılması gibi bir durum söz konusu olmadığı ve eğitimler farklı şekilde de olsa devam ettiği için öğreninin de ücret ödeme yükümlülüğü devam edecektir.

2-Yemek-Kahvaltı, Servis, Pansiyon/Yatakhane, Etüt yükümlülükleri açısından;

Mücbir sebep neticesinde Özel Eğitim Kurumunun yemek kahvaltı, servis, pansiyon/yatakhane, etüt borçları sona erecektir.

Öğrencinin de almadığı bu hizmetlerin karşılığı ücret ödeme yükümlülüğü olmayacaktır.

Servis hizmetinin özel eğitim kurumundan değil de başka kişi/kurum tarafından karşılanması durumunda da mücbir sebep gerekçesiyle servis sağlayıcısına karşı da yükümlülüğü kalmayacaktır.

3-Kitap-Kırtasiye, Kıyafet yükümlülükleri açısından;

Bu edimler açısından ifası tamamlanmamış olanlar var ise tarafların karşılıklı edimleri, edimin yerine getirilip getirilemeyeceği duruma göre değişecektir. Özel Öğretim Kurumu bu yükümlülüklerini yerine getirmiş ise ücret yükümlülüğü devam edecektir.

Velinin Ücret Ödeme Borcu         :

Genel olarak para borcu ödeme borçları mücbir sebep hallerinde de devam eder.

Veli /öğrenci, mücbir sebeplerin kendi nezdinde de gerçekleştiğini iddia edip ödeme yükümlülüğünden kaçınıyorsa Özel Eğitim Kurumunun da hizmet verme yükümlülüğünden kaçınma hakkı bulunacaktır. Bu durumda öğrenci/veli henüz kendisine ifa edilmemiş edimi isteme hakkını kaybedecektir. Ancak eğitimin kesintiye uğrama durumu söz konusu olmadığından velinin/öğrencinin, kendisinde de mücbir sebeplerin doğduğunu iddia ederek ücret ödemekten kaçınma hakkı olmayacaktır.

SONUÇ

Özel öğretim kurumlarıyla yapılan sözleşmeler karşılıklı edimler içeren sözleşmelerdir. Birinin borcunun sona ermesi durumunda diğer tarafın sorumluluğunun, borcunun ne olacağı sorusu ortaya çıkacaktır.

TBK m.136/2, bir tarafın borcun ifası imkansızlığı sebebiyle borçtan kurtulan tarafın, karşı alacak hakkını kaybedeceğinden bahsedilmektedir.

Borcunun ifası imkansızlaşan borçlu alacağını tahsil etmişse elde ettiği kazanmayı sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade etmekle yükümlüdür.

Sona eren sebebe dayanan zenginleşmenin iadesi, ifası imkansız kalan kısım için talep edilecektir. İmkansızlık üzerine borç ilişkisi baştan itibaren ortadan kalkmayacaktır.

Mücbir sebep durumunda borcun sona ermesi bakımından sözleşmesel ilişki ve her bir edim ayrı ayrı incelenmeli ve değerlendirilmelidir.

Özel eğitim kurumları yönünden konuyu değerlendirdiğimizde;

Özel Eğitim Kurumunun eğitim verme borcu devam edip öğrencinin eğitim hakkı bu koşullarda kısıtlanmadığından dolayı velinin ücret ödeme borcu devam etmektedir.

Yemek – kahvaltı, servis, pansiyon/yatakhane, etüt borçları sona ermiş bulunmaktadır. Öğrencinin hizmetini almadığı bu edimlerin karşılığını ödeme borcu kalmamıştır.

Özel eğitim kurumlarının mahiyeti gereği ödemelerin belirlenmesinde her bir edim ayrı ayrı değerlendirildiği için, mücbir sebebin edimi sona erdirmediği durumlarda o edim için yeniden ücretlendirme yapılması gerekmektedir.

Okul ücretinin dönem başında peşin olarak ödenmesi durumunda ifa edilemeyecek olan hizmet için fazla tahsil edilen ödemelerin iade edilmesi, taksite bağlanmış ödemelerde de ifası yerine getirilmeyecek yemek, kahvaltı, servis, yatakhane, etüd gibi hizmetlere isabet eden kısmının tahsil edilmemesi gerekmektedir.

Yukarıda yapmış olduğumuz değerlendirmeler Gözde Hukuk Bürosu olarak bireysel değerlendirmelerimiz olup saygıyla sunulur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Seher K. 1 ay önce

Madem Hukuk yardımı yapacaksınız mevcut durumda ne yapılabileceğini değil aslında ne yapılması gerektiğini, sosyal devlet ilkesi gereği kanun koyucuların nasıl kanunlar çıkarması gerektiğini de yazsanız daha iyi olmaz mı?

Avatar
Ercan 1 ay önce

dershanelerin umurunda bile değil senetleri çatır çatır tahsil ediyorlar keşke bu durumda ne yapılabileceğini de yazsaydınız..

Avatar
Marshall 1 ay önce

Tebrikler aydınlatıcı bir bilgilendirme olmuş.

Avatar
İsmail ŞEKER 1 ay önce

Oh ne ala. Sözleşmeler yapılırken yüz yüze eğitim diye yapılsın, ödemeler buna göre yapılsın, firmalar kısa çalışmaya başvursun ve biz ücretleri tam ödeyelim. Sanırım süreç sonunda tüketici hakem heyetleri bu konuda yoğun çalışacaklar.