ÖĞ-DER´in şube başkanları toplantısında zorunlu eğitimde yapılan değişiklikler üzerine değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, "İktidar ve eğitim yöneticileri Allah´ın rızasını kazanmak, Müslüman halkın duasını almak istiyorlarsa yapılacak değişiklikleri kınayanın kınamasına aldırmadan Önce Ahlak Ve Maneviyat eksenli yapmak zorundadırlar" dedi. Eğitimde şekil değil muhtevanın önemli olduğunun altını çizen Çetinkaya, "Bundan dolayı yapılmak istenen değişiklikleri muhteva ile ilgili olmadığı için ihtiyatla karşılıyoruz" diye konuştu.
İslam´ın uygulanan eğitim nizamının dışında tutulduğunu anlatan Çetinkaya, şunları kaydetti: "Bu Lozan´da İnönü tarafından Hayım Nahum´un katkısıyla batılılara verilmiş bir sözdür. Eğitimde İslam´a uygulanan bu ambargo kaldırılmalıdır. Batı medeniyetinin üstün medeniyet olduğu saçmalığı terk edilmeli, kendi medeniyetimizin üstün medeniyet olduğu benimsenmelidir" Değişikliklerde, hafızlık müessesinin canlanması için ilk dört yıldan sonra, kuran kurlarına yönlendirme imkânının sağlanması gerektiğinin altını çizen Çetinkaya, Milli Görüş Lideri rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan isminin Konya´da bir üniversiteye verilmesini de memnuniyetle karışladıklarını söyledi.
İşte Öğ-Der Uşak Şube Başkanı Ali Şen Çetinkaya’nın basın açıklaması:
İnsanlık âlemi v e Müslümanlar olarak bilmemiz gereken temel gerçekler vardır. Bu gerçekler bilinmeden, özümsenmeden, itikadi ve ameli meleke haline getirilmeden dünya ve ahiret saadetine nail olmamız imkânsızdır. Bu gerçekler şunlardır:
1. Varlığı zatından olan, başlangıcı ve sonu olmayan, doğmamış, doğdurulmamış, eşi ve benzeri bulunmayan, Allah(c.c)´tan başka İlah yoktur. O ikisi olmayan birdir.
2. Kâinat, kemal sıfatlarıyla vasıflı Allah(c.c) tarafından kendi varlığının bilinmesi için yarattığı mülküdür. Allah mülkünde tek tasarruf sahibidir. Mülkünde ortağı da yoktur. Bu kâinat kendi kendine olmamıştır, olması da mümkün değildir.
3. İnsanı eşrefi mahlûkat olarak yaratan Allah´tır. Ceza olarak Allah´ın Maymunlaştırdığı insan toplulukları vardır. Ancak İnsana dönüşmüş bir tek maymun yoktur. Evrim gibi teoriler siyasi bir ifsat projesidir. Müslümanlar bu oyuna gelmemelidir.
4. İslam Hz. Âdem (a.s)´den kıyamete kadar gelmiş ve gelecek insanlar için gönderilmiş tek hak dindir. Bütün peygamberler İslam peygamberidirler. Peygamberlerin hepsi kavimlerini ve insanlığı İslam´a davet etmiştir. İslam Allah´ın rızasıdır, Batıl ise Allah´ın gazabıdır. İslamsız saadet olmaz, İslam dünya ve ahiret saadetinin tek çaresidir. İslam´ın dışında hak ve hakikat kaynağı yoktur. Bütün ilimler Allah´a aittir. Allah´ın bildirdikleri dışında müstakil bir bilgi kaynağı da yoktur.
5. İnsanların dünya hayatları bir imtihan hayatıdır. Bu imtihan bir hak-batıl mücadelesi şeklinde tazim edilmiştir. Bu hayat geçidir. Bütün insanlık bu imtihanın içindedir. Bu imtihanın dışında olan bir tek insan yoktur. Dünya hayatımız ölüm ile son bulacaktır.
6. İnsan ve cin şeytanları bizim en azılı düşmanımızdır. Bizleri İslam´dan uzaklaştırarak ifsat etmek isterler. Allah bizleri bu düşmana karşı uyarmakta ve onlara karşı savaşmayı emretmektedir.
7. Ahiret hayatı dünya hayatının hesabıdır. Ebedidir ve gerçek bir hayattır. Dünya hayatı imtihanında derslerine İslam´dan çalışanlar hesabını düzgün verip cennete gidecekler, Şeytan ve batılın önderlerinin hurafe kitabından çalışanlar ise kaybedenler olarak cehenneme gideceklerdir.
Bu gerçekler ışığında diyebiliriz ki; İslam´a dayanmayan hiçbir işten hayır gelmez. Millet olarak yapmamız gereken şey; İslam´ın temel esaslarını dikkate alarak ferdi, toplumu ve kurumsal yapıyı yeniden inşa etmektir. Bu yapılmadan lider ülke olmamız ve barışın hâkim olduğu yeni bir dünyayı kurmamız hayal olacaktır.
Bu temel gerçekler istikametinde iktidar ve eğitim yöneticilerine sesleniyoruz. Eğitimde yapılmak istenen değişikler yukarıda zikredilen gerçekler dikkate alınarak yapılmalıdır. Şekil önemli değildir, muhteva önemlidir. Yapılamak istenen değişiklikleri muhteva ile ilgili olmadığı için ihtiyatla karşılıyoruz. Bu tasarı çocukların kalbine ne konulacağı konusunda bir çözüm sunmamaktadır.
Teklif ediyoruz:
1. İslam ülkemizde uygulanan eğitim nizamının dışında tutulmaktadır. Bu Lozan´da İnönü tarafından Hayım Nahum'un katkısıyla batılılara verilmiş bir sözdür. Eğitimde İslam´a uygulanan bu ambargo kaldırılmalıdır. Batı medeniyetinin üstün medeniyet olduğu saçmalığı terk edilmeli, kendi medeniyetimizin üstün medeniyet olduğu benimsenmelidir.
2. Eğitim müfredatları İslam gözetilerek yeniden hazırlanmalıdır.
3. Okul kitapları bu anlayışla yeniden yazılmalıdır. Gazali, Feridüddin Attar, Mevlana, Sadi Şirazi, İbni Sina, Harezmi, Battani, Kınalızade Ali Efendi, Erzurumlu İbrahim Hakkı´ya okul kitaplarında yer verilmelidir.
4. Laiklik mefhumu bu zamana kadar hep din karşıtlığı olarak yorumlanmıştır. Bu yorum Dünyada laiklik uygulamalarına aykırıdır. Anayasanın ruhuna aykırıdır. Laiklik onu yanlış yorumlayanların elinden alınmalı ve dinsizliğe, ahlaksızlığa, çürümüşlüğe engel olmanın mefhumu olarak algılanmalıdır.
5. Karma eğitim kaldırılmalı, bu yapılamıyorsa velilere tercih imkânları sunulmalı ve evde eğitime fırsat verilmelidir.
6. İlk dört yıldan sonra, hafızlık müessesesinin canlanmasını sağlamak maksadıyla kuran kurslarına yönlendirme imkânı sağlanmalı ve ikinci dört yılın müfredatını bu kurslarda tamamlama imkânı sağlanmalıdır. Kanada´da ve benzeri ülkelerde bunun başarılı örnekleri vardır.
7. Özel İmam Hatip Lisesi açmanın önündeki engeller kaldırılmalıdır.
8. Okullarda mescit açma yasağı kaldırılmalıdır. Bu yasak Anayasa aykırıdır.
9. Cuma günü mesai, Öğretmen ve öğrencilerin rahatça namaza gitmelerini sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.
10.Eğitim ve ilim dili olarak Latince terk edilmeli, yeniden Türkçe eğitim ve ilim dili olarak benimsenmelidir.
Bu ve benzeri önerilerimiz dikkate alınmadan yapılacak her türlü değişiklik göz boyamaktan başka bir işe yaramayacaktır. İktidar ve eğitim yöneticileri Allah´ın rızasını kazanmak, Müslüman halkın duasını almak istiyorlarsa yapılacak değişiklikleri kınayanın kınamasına aldırmadan Önce Ahlak Ve Maneviyat eksenli yapmak zorundadırlar.
Ayrıca Erbakan hocamızın adının Konya´da bir üniversiteye verilmesini de memnuniyetle karşılıyoruz.







eğitim programları batıdan alıntı olduğu sürece hayal kurmaktan öteye gidilemez,i̇slami değerleri planlamalarà dahil etmek ve uygulamakla gerçekleşecek,eğitim gerçek anlamını kazanacak.