Barış Pınarları Harekatının tek kazananı ESAD'mı?

Barış Pınarları Harekatının tek kazananı ESAD'mı?

Geçtiğimiz günlerde AHaber'in sosyal medya üzerinde paylaştığı bir habere yapılan yorumu sosyal medya hesabında gündem eden ve ustaca bulduğu yorumu yine kendi ustalığıyla kaleme alan Erkan Çuhadar'ın paylaşımı çok konuşulacak cinsten. Uşak Haber Merkezi olarak biz de ustaca ve üzerinde düşünülesi cümlelerle kurulmuş bu satırları sizlerle paylaşmak istedik. İşte o paylaşım:

Aşağıda paylaştığım makale şeklindeki yorumu sanırım Ahaber'deki bir haberin altında CHP'li bir arkadaşım okumuş gönderdi Whatsapp'tan, oku MUHAKKAK diye ünlem işaretleri ile doldurmuş önemsemem için ve dikkatime sundu okudum gerçekten de önemsedim. Kim yazmış bu yorumu diye dönüş yaptım fake adres dedi arkadaşım, hayret ettim bedava saçılır mı böyle güzel yorum. Fake adresten niye yazarsın be adam, Türkiye'de böyle yorumlar yazabilen kaç kişi var açık etsene kendini reklam etsene, değil mi? dedim arkadaşa. Cevaben; facesinde duvarında da paylaşım yok ben inceledim dedi neyse paylaşayım takipçilerim de okusun istedim. Çünkü bu tür yazıları beğenerek okuyan az takipçim yok. Netice de bizim tarz da bunlara yakın esasen. Neyse paylaşmaya paylaşacaktım ama katılmadığım bazı noktaları olduğu için olduğu gibi paylaşmakta işime gelmedi. Orjinalini bozamayacağıma göre kendi itirazlarımı öncelikle belirteyim ve kendi eleştirilerimi de cevap olarak vermiş olayım istedim. Yazı bir kere zeka kokuyor gerçekten ve bilgi de kokuyor tabi üstelik buram buram istihbari bilgi kokuyor anlayana ve çok güzel tespit ve saptamalar var yazıda ne yalan söyleyeyim etkilendim. Lakin ısrarla Erdoğan ve Türkiye'ye yaramadı bu son olanlar ve operasyon girişimi demesi yani Barış Pınarları operasyonu hiç işimize yaramadı demeye getirmesi garibime gitti.

Ben Erdoğan'ın siyasi kariyer peşinde olduğunu düşünmüyorum bir kere. Bu iş siyasi kariyer düşünecek tavdan çoktan çıktı zaten. Erdoğan'ın da beraberinde Soylu'nun da siyaseti bırakacağına zaten adım kadar eminim. Çıkan neticeden ve yaşananlardan anlaşılan oki Erdoğan ve Soylu HDPKK'yı yaşatmama adına karar almışlar ve belki de bu kararlarını Ordunun üst düzey komutanları dışında kimseyle paylaşmamışlar ve FETÖ ile mücadelenin öncülüğünü yapmışlar kendi çaplarında. Kendi çaplarında diyorum çünkü bu hususlarda çok yalnız bırakıldıkları bir hakikat. Muhalefetin zaten umurunda değil, Onlar daha yeniden anlaşabilmek derdindeler. ABD'nin bile artık FETÖ'nün üzerini çizdiğinin farkında değiller hala yada mış gibi yapıyorlar yine ne etsinler? Çaresizlik içindeler zaten. Heyhat ki Cumhuriyet ve Atatürk bile hiç bir muhalefet partisinin neredeyse umurunda olmadı. Allah'tan Devletimizin kurumları sağlam. Neyse makalede yazılanlara katılmadığım noktalara da girizgah yapmış olduk ama ben toparlayıp çıkayım aradan zira aşağıdaki okumanızı istediğim vatandaşa ait yorum da hayli uzun. Erdoğan bence buz gibi BOP'un altında kalmaktan kurtulmaya çalışıyor ve kurtuldu sayılır. En azından Türk Devleti ile anlaştı ise ki görünen bu. Yorumcu arkadaş yargılatacaklar falan demiş. O halde biz O'nu Trump'a falan vermeyiz. Değil Amerika, Birleşmiş Milletler gelse bizim Cumhurbaşkanımızı yargılayamaz.

Dün de söyledim eleştirebilir ama her kim ki; küçük düşürmeye kalkarsa Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanını misli ile cevabını Türk Devletinden de Milletinden de bir biçimde alır ve rezil edilir. Bizim Cumhur Başkanımızı küçük düşürmeye kalkan kişi küçük düşürülmedikçe içimiz rahat etmez bizim. Ayrıca yargılamak haddi sadece Türk Adaletinin olabilir bizim ülkemizi yönetenleri. Bizim Cumhurbaşkanımızı yargılayan bizim sırrımıza ermiş olur ki bu bizim işimize asla gelmez. Cumhurbaşkanının bazı sırları ise sadece kendisinden sonraki Cumhurbaşkanlarına verilebilir. Devlet geleneğimizde kelle almak vardır belki ama kelle vermek asla olamaz. Biz Erdoğan'ı eleştiriyoruz evet sonuna kadar da eleştirebiliriz ama ABD İsrail vs. O'nu bizden alamaz. Önceden benimsemiş olsanız da O sizi benimsemeden biz Onu dışlamayız da size teslim etmeyiz de. Bizim için sonuçta Devlet büyüğü Devlet büyüğüdür ve biz asla ihanet yakıştırmayız Devlet büyüklerimize. Ayrıca Suriye'ye gerçekleştirilen Barış Pınarları operasyonu kararını verme cesaretini gösteren Erdoğan ve Suriye topraklarına girme cesareti gösteren Türk Ordusu neden prestij kazanmış olmasın ki. Kim ne derse desin bana göre Türkiye ve Türk Ordusu sadece prestij de değil beraberinde çok şey kazandı ve bu kazanca vesile olan netice de Sayın Erdoğan'dır. O halde neden kaybetmiş olsun. AKP'ye gelince sanırım Erdoğan O Partiyi temizledikten sonra Ali Babacan'a teslim edecek. Bu yüzden kazanması da gerekmiyor çok fazla. Türkiye çok şey kazandı ve bunu zaman gösterecek hepimize.

Gelelim diğer itiraz noktama evet Amerika Milli Paralarla Ticaret tezi ortaya atılmasıyla ve bunun fiiliyata girmesiyle ciddi sıkıntı yaşar belki ama Amerika'yı da küçümsemeyelim çünkü tek dolara bağlı bir Devlette değil neticede. Yıllarca dünyaya kaptanlık etmiş bir Devlet Putin gibi büyük bir lideri ve Rusya gibi çok güçlü bir ordu ve Devleti de de alsan yanına yine kolay kolay yıkılmaz. Öyle koca Devletleri çok hafife alırsak çuvallarız dış politika da. Kibire de lüzum yok Diplomaside en olmazsa olmaz kural beyefendilik ve tevazudur. Bu yüzden Mevlana Rahip gördü mü rahipten fazla eğilirmiş ki tevazu Müslümanlarda daha çok densin. Diplomasi budur işte uzak uzak aramaya lüzum yok. Bak Atatürk'e diplomasi nasıl olurmuş gör. Atatürk bile yıkayım diye bir niyete girmemiş ABD'ye dost olmadığını bildiği halde iyi geçinme yolunu seçmiş. Atatürk nasıl bir ilişki ilerletti nasıl bir diplomatik yol ve yöntem tayin etti kendine biz de O'nu taklit ederiz olur biter. Nasıl olsa dünyanın merkezi gibi bir coğrafi konumdayız ve önemdeyiz. Nasıl olsa yeraltı kaynaklarını tüketen batı, yer altı ve üstü zenginliklerimiz için bu coğrafyaya muhtaç. Nasıl olsa düzenli ordusu olan üç yada beş dünya Devletinden biriyiz ve köklü bir medeniyet ve birikime sahibiz. Ciddi Devlet gelenekleri olan yerleşik Devlet Aklına sahip aklıbaşında bir milletiz o halde kavgaya ne lüzum var nizaya ne lüzum var? Anlaşsak ya herkes işi neyse işine baksa ya? Hani muasır medeniyet hedefini niye hatırlamıyoruz. Bir itirazım da zaten Milli Paralarla ticaret denilip duruluyor çok ciddi çözüm getirecek bir proje deniyor ama bu buluşun mucidi kim? Bu fikir kime ait? Ve kimlerle olunursa uygulanabilir? Uygulanması için kimlerin bilgisine baş vurulmalı? Nedense bu sır gibi gizleniyor.

Desenize arkadaş Milli Paralarla Ticaret formulünün yada tezinin adı neyse mucidi Prof. Dr. Haydar Baş beyefendidir ve önümüzdeki çağın en önemli belirleyicisi O'nun iktisadi fikirleri olacaktır. Söylesenize gerçekleri böyle metinler yazmaya kadir olanlar dillendiriverse her şey yoluna girecek. Sizce aşağıdaki metni yazan fake hesap sahibinin haberi yok mudur? Milli Paralarla Ticaret tezinin kime ait olduğundan? Yada haberi yok mudur? Atatürk'ün Gizlenen Vasiyetinden yada Meriç Tumluer ağabeyimizin şahsında süren mücadeleden. Omuz verse ya Atatürk'çüler biribirine? Eli kalem tutanlar gerçekleri millete söyleyiverse gerisini millet haledecek zaten. Madem ki Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir ilkesine bağlıyız ve madem ki Milli İradenin kutsiyetine inanıyoruz neden milli iradenin tecellisi için milletin gerçekleri bilmesi gerektiğini unutuyoruz. Okulda okutamadığın öğrenciden, mezun olmuş birisinin bilgisine sahip olmasını beklemek kadar aptalca bir durum bu. Hiç bir şeyden haberi olmayan yığınların verdiği oydan çıkan neticeye Millet İradesi derseniz ve büyük büyük işlere milletin hiç haberi olmadan kalkışırsanız alacağınız netice budur. Gizli yüğüren eşkare doğurur derler bizde, belki biraz kaba oldu ama burada o laf yakıştı. Son cümlem Barış Pınarları operasyonu hiç bir işe yaramadı ise Türk Milletinin ve Türk Ordusunun korkusuzluğunu kahramanlığını ve korku saldığını gösterdi bütün dünyaya. Bütün dünya gördü ki Türk Ordusu devre yapmasa Esad'ın da işi zordu PYD dağılmayacaktı teslim olmayacaktı. Ayrıca Türk Milletinin, Milli meseleler de nasıl topyekün bir olabildiğini de göstermiş olduk. Bu arada Türk Milli Takımının sağladığı başarılar da göğsümüzü gerdi belirteyim ve vazifemi ifa ederek son noktayı koymuş olayım. Teşekkürler Türk Ordusu teşekkürler Sayın Erdoğan ve teşekkürler Milli Takım, teşekkürler Türkiye bize bu milli şuuru tazelettiğiniz ve bu milli gururu yaşattığınız için.. (DİPNOT: Bu paylaşımda Trump'un Sayın Erdoğan'a yazdığı küstah mektuba kendimce cevabım olmuş olsun.)

İşte yukarında bahsettiğim vatandaşın fake hesaptan yandaş medyanın Barış Pınarları operasyonunu Erdoğan'a siyasi prim olarak aparma gayreti içinde yaptığı bir haberin altına atılan o yorum lütfen okuyun ufuk açıcı.

"Akın Akın Turan'a gidiyoruz sanmıştık meğerse direkisyonda biz yokmuşuz direkisyonda Twitter varmış. Baksanıza Twitterin dünyaya duyurduğu bir açıklama ile frene bastık." Kendini Başkomutan sanan MSB ne diyor acaba bu işe? Başkomutan kim acaba? Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk elbette. Aksini düşünen bu gerçekle çok acı yüzleşir işte böyle. Hesaplarınızı gündem ederler, kirli çamaşırlarınızı dökerler sizi yola getirirler ve istersek Suriye'de Terör Devleti kurarız siz de karışamazsınız demeye getirirler. Katil dediğiniz Esad'ta buna itiraz etmese zaten bu iş çoktan bitmişti Allahtan Esad buna kendi topraklarında asla izin vermeyeceğini ve son terörist yok olana dek savaşacaklarını terörle mücadeleden asla taviz vermeyeceklerini ortaya koydu da Hüseyni bir duruş ile mesele çözüme kavuşmak zorunda kaldı. Yoksa ABD kuracaktı İsrail'le beraber o terör devletini batı destekleyecek Rusya ses etmeyecekti. Dua edelim Milletçe ve Devletçe ki Beşar Esad terörist katili bir Devlet Başkanı çıktı. Dua edelim ki Hak kazandı batıl kaybetti ve BOP rafa kalktı. Eğer Esad'ın ve pek tabiki Türk Ordusunun iç işlerinin ve yargısının bu dik duruşu olmasa kuruldu gitti o terör devleti de bizim Cumhurbaşkanı ve MSB seyretti Mit belki de kerhen destek bile verdi. Bu durumda kim kazandı? Elbette ki baş kazanan Esad, peki ya sonra sonra herkes kazandı. Bu iş Amerika'ya da çok yaradı. Trump gider ayak Erdoğan'ın nezdinde Türk Devletini küçük düşürme girişimleri ile caga sattı ABD Başkanı olarak rol çaldı sonuçta. Sonuçta PYD'lileri Esad'ın adaletine teslim olmaya ikna eden güç daha çok Türk Ordusu mahareti ile Amerika oldu ki Esad bu jesti de unutmaz eminim. Eminim Putin kadar olmasa da Amerika'da bu yaptığı jestle önceden akıttığı kana bulaşmış ellerini yıkama ve durumu toparlama karizmayı belki yeniden kurtarma eğilimine girdi. Aklın yolu bir diye boşa dememiş atalarımız ülkemizi yönetenler aklın yolunu seçip Rusya ve Çin'in şahsında dillendirilen ama nedense İran'ın bir türlü yanaşmak istemediği Milli Paralarla ticaret tezinin ortaya atılmasıyla ve işin ciddiye binmesiyle Amerikanın en önemli amiral gemisi aynı zamanda en önemli geçim kaynağı olan para basma işi battı. Malum karşılıksız bastığı dolarlar dünya piyasalarında zibil gibi geziyor kimse piyasada kaç trilyon dolar var bilen yok. Bas bas paraları Leyla'ya. Nasıl olsa kağıdımız dünyada para diye geçiyor. Biz size verelim siz gidin dünyada mülk edinin bedava. Bize kağıdın maliyeti ne? Daha işimize gelmezse para da vermeyiz hisse senedi deriz, şu deriz, bu deriz nasıl olsa dünyada yğınla insan doları gösterdik mi esir? Dolara muhatap olan doymak bilmiyor ve hep dolar için çalışıyor nasıl olsa? Nasıl olsa ömrünce biriktirdiğini bile dolar olarak değerlendirip tutuyor milyonlarca insan. Milyonlarca insan her gün takip etmek zorunda bu gün kaç para oldu dolar diye? Çünkü Milyonlarca insan kapitalist sistemle yönetiliyor. Milyonlarca insanı yöneten sistemler de kapitalist sistemin etkisinde ve alternatif sistem malesef dillendiren yok. Karl Maks'ta çözüm değil esasen, Keynes'te ya da Edım Smithte. Kapitalizm yada libarelizme tek alternatif Atatürk'ün modeli aslında ama maşallah CHP bile İMF ye dönme derdinde. Dumrum AKP ve Erdoğan'dan da kötü anlayacağınız. O zaman kim neynesin Atatürk'ün ekonomik sistemini geri getirmeyi planlayıp kapitalistlerle iyi geçinip işine bakmak varken. Gemi filoları yada gemicikler saraylar yatlar sahibi olmak varken Millet neden umrunuda olsun memleket neden umurunda olsun. Neyse siz durmayın yandaş medya olarak bu iş Erdoğan'a yaradı teraneleri çalın bu işin en önemli kaybedeni Erdoğan oldu dünyaya rezil etti Amerika Türk Milletinin arasında bunun farkında bile olmayan yığınlar hala var mı bilemem ama dünyayı yönetenlerin hepsi olup bitenin ve Erdoğan'ın karizmayı ciddi oranda çizdirdiğinin farkında. Hem Türkiye siyaseti açısından hem de dünya siyaseti açısından ciddi kan kaybettiği aklı selim hiç kimsenin inkar edemeyeceği bir hakikat. Yorumu neden attım bilmiyorum bu yandaş siteye birazdan duyacağım kaba saba sözleri neden göze aldım bilmiyorum. Aktroller muhatap alınamayacak kadar alçaltabiliyor malum usluplarını. 4'er 5'er maaşlı saray danışmanlarından oğluna damadına varıncaya değin her pislik meydana çıktı Amerika çekti Erdoğan'ın fişini aslında. Belki de Halkbank davası Sarrap daası vs gerekçe edinerek yargılamayı düşünüyor bile olabilir Amerika Cumhurbaşkanını. Yaşayarak göreceğiz ama Erdoğan'da O'nun şahsında Türkiye'de çok ciddi prestij enerji ve öz güven kaybına uğradı. Tabiki şanlı ordu da bu kayıptan en çok nasibini alan kurum oldu. Şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum Tüm yakınlarının başı sağolsun kolay acılar değil gerçekten yaşananlar ve bu yaşananların sebebi bizim cehaletimiz siyasilerimizin de bizi insan yerine koymayıp aldatışı bizi bırakıp kendi planını yapışı. Devlet işlerini bırakmış bütün siyasetçiler salt kendi işleri ile meşgul hale gelmişler iktidar da durum bu muhalefette de oysa o kadar maaş o kadar koruma o kadar danışman o kadar araç o kadar şoför boşuna tahsis edilmiş olamaz emirinize. Yediğiniz önünde yemediğiniz arkanızda nenize yetmedi Devletin verdiği maaşta vekilliği bırakıp başka işler de yaparak zengin olma yoluna gittiniz. Helal kazansanız ne farkeder? Parayı çok seven siyasetçi olmasın arkadaş gitsin başka sektörlere para kazansın. Siyasetçinin karnını siyaset ve Devlet doyuracak ihtiyacını da aynı şekilde Devlet ve siyaset giderecek zaten kaldı ki durum bu şu an Türkiye'de neyiniz eksik arkadaş. Üstüne üstük siyasi makamını kullanarak para kazanmış çoğu çoğu yetinmemiş yolsuzluğa bulaşmış yazıklar olsun. Bu yüzden hepsi kah çok hırçın oluyorlar biribirlerine kah can ciğer kuzu sarması. Türkiye siyasetinden söz açılırsa söz uzar. Ortada siyasetçi var mı? Yoksa bunların alayı siyasetçi kılığında dolaşan Kapitalist uşakları mı? Bu soruların cevabını halk versin artık. Sanırım bu kadar yeter son olarak siz yandaş medya aracılığıyla millete sizden kurtulduğumuzun da müjdesini vereyim. Çünkü artık izeleyeniniz yok aktroller bile kendi kafasını yaşıyor büyük oranda ve reytinginiz çok düştü siz de farkındasınız zaten ve telaştasınız. Sanırım yandaşlıkla medyacılık ve taşeronculuk pek tutmayacak artık halk nezdinde. Sonunuz hep berbaer geldi boşa cilalama gayretindesiniz Erdoğan'ı bu işler yaş senden buradan naş...."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.