Sırlar var bildiğim idrak etmedikçe söylemediğim kimini idrak etsem de ifşayı beklettiğim. Sır tutmaya ehil olmasak sır duymaya nasıl bu kadar ehil olabilirdik. Sırrı veren güvenmese verir mi? Söylenecek ise adı neden sır olsun yerin altından üstünden istihbarat alan ve hepsini yoğurup şehre aktaran gazeteci olduğumuz kimseye sır değil. Bu kadar yüzeyde ve vitrinde iken bir elin protokol de bir elin şehrin en ücra yerlerinde olmak da kolay değildi ve güveni sağlamakta her çevrede.Devlet bu kadar siyasallaşmış iken tarafsız objektif hatta yer yer muhalif kalmak da kolay olmadı keza ve hiç para kazanmadan bu işi bir kutlu dava icra eder gibi sürdürmek de oldukça zordu. Sır değil kimseye en baştan beri haklı olduğumuz ve haksızlığa uğradığımız. Siyasetçinin devlet kudretinden yararlanııp bizi hayatın olağan akışına aykırı ve geleceğimizi etkileyecek şekilde bizi mağdur ettiği de sır değildi biz ar edip pek dile getirmesek de biliyor herkes. Mal varlıklarına el konmuş para kazandığı bütün işletmeleri elinden sebepsiz ve zamansız nahak yere alınmış gazeteciler olarak kimi CHP'li bizi Yalım'a dair ve CHP'de olana dair bildiklerimizin tamamını yazmamak ile suçlamış. Enteresan Ak Parti çevrelerinden değil suçlamalar CHP de Yalım'a muhalif çevrelerden.
Hiç durmadan yazıyoruz zaten bildikçe emin oldukça ve herkes yazılar uzun diyor. İnsanlar okumaya yetişemiyor. Zaten de gündem çok hızlı ve hepimiz çok yoğunuz ve uzun yazılar yazmak bizim de istediğimiz bir şey değil ve eleştirileri de görmezden geliyor gibi olmak da istemiyoruz. Ama enteresan herkes ben okuyorum mecbur hepsini ama çoğu okumaz uzun diyor her okuyan keşke bütün Türkiye okusa diyor yazdıklarımızı. herkes biliyor iyi niyetle doğruları yazdığımızı. Bilip emin olup yazmadığımız şeyler de olabilir tabi bizim de bazen yazmamak kaydıyla duyduğumuz konular olabiliyor veya bazen Savcılık veya emniyetin de takipte olduğunu duyup o dengeleri gözetmek durumunda kalıyoruz. Ayrıca mesela bizde CHP'nin isim olarak bir hatırı var isim babalarının hatırına. CHP düşman işgalinde gibi olsa da şu an ismine leke olacak ise şayet yazmamış olabiliriz her duyduğumuzu, özel hayata zaten pek girmek istemeyiz bilirsiniz. Belediyenin içinde yönetim anlamında özel hayat yok zaten gerçi adamlar pavyondan çıkmıyor alenen fotoğraf veriyor kendileri ve içerde konuşulanlar belli kimin eli kimin cebinde belli değil ve yalım ve kadrosunun hiç birinin yuvasındaki insanlar mutlu değil. Yuvası umurunda olan kendini bu kadar pavyonda andırır mı? Eşine çocuğuna saygısı olan bu konularda gündem olur mu? Bu konuda gündem olup eşi mutlu olan kimse var mıdır?
Pavyon çıkışında kavgaya karışıp şehrin gündemine gelen başkan yardımcısı var bu şehirde. Sadece Yalım değil üstelik özeli kalmayan özel hayatı ile eleştirilen açıkça metres kadroları var diye de yazdı bazı yerel medya. Adam kapıya özel kalem diye partide kimsenin sevmediği birini oturtmuş tek başına fitne gibi zaten. Ses kaydı ulusala düşenler de Özkan adam yerine koymasa partide kimsenin adam yerine koymayacağı hiç sevilmeyen tipler zaten. Özkan'la geldiler Özkan'la giderler bu da ayrı konu ama lütfen Yalım düşmanlığı tiyatronuza ismimizi dahil etmeyin arkadaşlar. Bir bildiği olan çıksın kendi söylesin aslında Sevinç SoYer Yazgan veya Uğur Dümen devamını getirmeli açıklamanın ve artık genel merkez e göre süreç sonlandığına göre istifalarıyla sonlanan delege seçimi sürecinde yaşadıklarını ve genel Merkez'e sundukları raporları delil vs. belgeleri kamuoyu ile paylaşmalılar. Abla abla oynamıyoruz siyaset yapılıyor istifa da siyasetin içinde tabi ama kenara çekilmek içinse bu istifa partiliye ihanet olur. Yok samimî iseler ve istifa gerektiren bir durum var idiyse de açıklamak durumundalar. Halka izaha gerek duymuyor olmaları tuhaf değil mi Sevinç hanım ve uğur Dümen'in?
Neden istifa edip sessizliğe gömüldüler? Gayri meşru ve gayri ahlaki bir işgal yaşanıyor alenen biz CHP'li değil iken üyesi bile değilken ve bu çete varken asla oy vermeyen zaten yazıp söylediklerinden belli biriyiz. Bugün İsmail Güneş'in geçtiğimiz ay maalesef vefat eden annesi rahmetlinin mevlid-i vardı davet etmiş sağ olsun Vekil ve özel kalemi ayrı ayrı bizde geç kaldık biraz ama gittik Allah kabul etsin. Mevlid yerinde Ali Vekili gördük Nurullah Ali vekile de selâm verelim abi dedi Severiz Karaoba'yı aslında ama CHP çok ama çok zarar görüyor ve o CHP’nin milletvekili iken seyrediyor susuyor ve belli başlı işgali adeta destekliyor gibi davranıyor bunu biz durmadan yazıyoruz da yine onun çevreden bize eleştiri geliyor Yalımın ipliğini pazara çıkartmıyorlar diye Yalımın ipi pazar da zaten de Ankara siyaseti ve Devlet gözlerini yumdu görmüyor. Demem o ki gönüllü selam vermiyorum yalan yok ama biz hancı onlar yolcu iken diyalogta da kalmalıyız nezaketi de korumalıyız.
Toparlayacak olursak CHP'ye bunca zarar alenen verilirken susan benim için asla CHP'li değildir. Ben mesela bu sürece meşruiyet katmaya çalışan il genel meclisi üyesi var bir kaç onlara da doğrusu gönüllü selam vermiyorum artık ve onlara da gerçek CHP'li gözü ile bakmam bu hatalarından dönmeden. Biz izliyoruz kenardan ve vakti gelecek hep CHP'yi konuşacağız merak etmeyin siz ey bizi bildiğinin hepsini yazamamak ile suçlayan CHP'li arkadaşlarım lütfen siz bildiklerinizi bize aktarın biz ziyanı yok kaynağı gizleyerek aktaralım. Karaağaç, Kayağıl yolsuzluk girişimlerini kim yazdı? Kim yazınca bazı ihaleler iptal oldu bazı planlar rafa kalktı. Gelin varsa bildiğiniz söyleyin biz yazmaktan asla imtina etmeyiz. Ama nerede sizde o cesaret değil mi? Ama ben ilahi adalete gerçekten inanıyorum bu rezalete Devletin de keza daha fazla göz yumacağını sanmıyorum. Zaten İstanbul İBB bağlantısı kesin var bu şehirde CHP'ye çöken çetenin Ankara'da zaten Özgür Özel var. Dün arada bizimle ilgili algı manipülatörü rolü oynayıp yaptığı haberler de mafyalar ile savaştığımıza emin olduğu halde bize kanunsuz iş yakıştırdığı için kızgın ve kırgın olduğum bir gazeteci ile telefon da konuşmuş bizim Çavuşoğlu; Özgür Özel’in Özkan'a esir olduğuna inanır imiş her konuşanın sizden sonra en fazla okunan ve etkisi olan o dediği gazeteci ve dermiş ki arkadaş Özkan'da Özgür Özel’in çok özel bir sırrı var. Neyse bu özel sır bakın gerçekten bilmiyorum ama özelde sorarsanız bahse konu sırra vakıf gazetecinin adını söylerim. İstihbarat bu ona akmış bize gelmemiş bu sefer belki de. Neyse size bir sır vereyim Türkiye Cumhuriyeti Devleti hep 18 yaşındadır ve Devletle karşı karşıya kalmayı göze alan Devletçe çiğnenip geçmeyi de göze almıştır çiğnenir. Bir sır daha yeni Emniyet Müdürü gelir gelmez işe koyulmuş ve anlaşılan iş bu sefer ciddi gelen zaten Polis baş müfettişi duyduğu şeyin dibine inip sırrına ermek mesleği gereği. Bilirsen o da bir sır....






