Eğitim İş'in Paneline Uşaklı'dan Yoğun İlgi

Eğitim İş'in Paneline Uşaklı'dan Yoğun İlgi

Uşak bugün eğitici bir sosyal etkinliğe ev sahipliği yaptı. Eğitim İş Sendikası Uşak Şubesi'nce organize edilen ve İstanbul 1 nolu düğün salonunda gerçekleştirilien etkinlik, Uşak halkı tarafından yoğun ilgi gördü. 1000 kişilik salonun tamamen dolduğu gözlemlenen 'Hukuk Devleti Ve Yargı Bağımsızlığı' konulu panel, Eğitim İş Sendikası genel başkanı Levent Akça'nın yaptığı açılış konuşmasıyla başladı.

Levent Akça
programda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ederek başladığı konuşmasında; her alanda olduğu gibi hukukta ve eğitimde de geri gidiyoruz. Hukuk'a en çok ihtiyacımız olduğu bir dönemi yaşıyoruz dedi. ÖSYM'deki şifre skandalına değinen Akça Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın tatmin oldum dediği bir konuda daha sonra ÖSYM Başkan'ı sehven şifre konuldu şeklinde kabul etti şeklinde konuştu. Eğitim özelleştirilmeye çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz, eğitimin özelleştirilmesine karşı çıkan gençler hapislerde yargılanıyor. Binlerce öğretmen kadro bekleyip, boşta gezerken imamlara ve Kuran kursları hocalarına ek ders ücreti hakkı tam da seçim öncesi veriliyor diyerek sözlerini tamamladı.

Paneli yöneten Eğitim İş Uşak Şube Başkanı Barlas İbrahim Batur, yaptığı selamlama ve takdim konuşmasında; yargının siyasallaşma sürecinin 12 Eylül'deki referandumla beraber arttığını, yargının günden güne bağımsızlığını yitirdiğini üzülerek izlediklerini söyledi. Bu süreçte yargı bağımsızlığının ve hukuk devletinin daha iyi anlaşabilmesi için böyle bir etkinlik düzenlediklerini söyledi.

Barlas İbrahim Batur daha sonra ilk soruyu Ömer Faruk Emin Ağaoğlu'na sorarak, moderatörlüğünü üstlendiği paneli başlattı. Çağdaş demokrasilerde Hukuk Devleti ve Yargı Bağımsızlığı'nı sağlamak için siyasilere ve topluma düşen görevler nelerdir? sorusuna ilk cevabı Ömer Faruk Eminağaoğlu verdi.

Eminağaoğlu; Son Anayasa Değşikiklikleri 1982 Anayasasından Daha Antidemokratik Şartlarda Yapıldı..

Ömer Faruk Eminağaoğlu, siyasi iktidar yürütmede elde ettiği çoğunluğu yasamada da elde etmek için hukuki zemini hazırlamak maksadı ile referanduma giderek Anayasa'da değişiklikler yaptı. Türkiye'deki Anayasa ile ilgili süreci, 50'li yıllarda buna benzer bir dönem yaşandı ve 1961'de yeni hazırlanan anayasa özgürlüklerin, sosyal ve siyasi hakların en ileri derecede verildiği yargı bağımsızlığının sağlanması bakımından hazırlanmış en iyi anayasaydı. 1961 Anayasası da 1980'li yıllara kadar her fırsatta tırpanlanarak yargı bağımsızlığı, tartışılır hale getirilmek istendi. 1980'deki ihtilalin ardından 160 kişiden oluşan bir komisyon tarafından bir Anayasa taslağı hazırlandı. Bu taslak 5 generalin incelemesinin ardından tamamlandı.

Anti demokratik şartlarda oluşturulan 1982 Anayasası, 1971'deki beğenilmeyen hükümlerin bile gerisinde kalan bir Anayasa'ydı. 1982'den itibaren Anayasa'nın yargıyla ilgili bölümünde DGM dışında hemen hiçbir değişiklik yapılmadı. 2010 yılında ise her yönden eleştirdiğimiz 1982 Anayasası'nı bile aratan bir Anayasa taslağı hazırlandı. Milletvekillerinden oluşan komisyonlar tarafından hazırlanması gereken taslak iktidar mensubu milletvekillerinin bile haberi olmaksızın hükümet tarafından hazırlandı ve millete dikta edildi. 12 Mart ve 12 Eylül'ün izlerini silmek demek acaba 12 Mart ve 12 Eylül'deki anti demokratik hükümleri değiştirip, demokratikleşmenin, özgürlüklerinin ve yargı bağımsızlığının önünü açmak mı demekti yoksa askerin bile yapamadığı anti deokratik uygulamaları daha da ileriye götürüp demokratikleşmenin önüne geçerek, yargının bağımsızlığını elinden almak mı demekti, şeklinde konuştu.

İlhan Cihaner ise yaptığı konuşmada, son yıllarda yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti konularında bir geriye gidişin ve karanlığa sürüklenişin söz konusu olduğunu, bizzat Başbakan'ın taraf olmayanın bertaraf edileceğini söylemesinin kaygı verici olduğunu ifade etti. Mevcut Anayasa'nın özgürlükleri kısıtladığını ve yeteri kadar demokratik olmadığını iddia eden hükümete sormak istiyorum; mevcut anayasa basılmayan kitapları toplat mı diyor? ÖSYM'yi protesto eden gençleri jopla sustur mu diyor? 

Cihaner: Özel Yetkili Mahkeme Belasından Türkiye Kurtarılmalı!

13 Eylül sabahı itibaryle Özel Yetkili Mahkemeler anti demokratik uygulamalar ve hukusuzluklar artarak devam etmekte. Kadına pozitif ayrımcılık yapacağız iddiasıyla Evet oyu istediler. HSYK'nın yapısı değişti; 200'e yakın üye atandı ama sadece 6'sı kadındı. Bu da tezatı ve çelişkiyi ortaya koyan bir tablodur.

Siyasal iktidar hükümetin işine gelmeyen kararları veren hakimlerin yerlerini değiştiriyor. Yargı birliğine ve bağımsızlığına aykırı olan özel yetkili mahkemeler belasından ülkenin kurtulması lazım. Kim olduğu bile bilinmeyen gizli tanıklar daha savcının odasından çıkmadan, gizli tanığın ifadeleri bir kısım medyaya servis edilip yazılıyor. Birileri tutuklanmadan, operasyon yapılmadan, bazı karikatürist dizilerde işareti veriliyor.

Yargı mensuplarına değişik vesilelerle cephe alınıyor. Kamu personelinin sendikalılaşma oranı %50 iken, güvenceli personel olan yargı personelinde sendikalılaşma sadece binde beştir. Yargı mensupları talimat aldığında, haksızlığa uğradığında halk yeterli ve gerekli refleksi ortaya koyup tepki göstermiyor ya da bu tepkiler sığ kalıyor. Bunun sebebi de örgütlü toplum olamayışımızdır. Bu nedenle halkın bilinçlendirilmesi ve mutlaka örgütlü mücadeleye dahil edilmesi gerekmektedir.

Hasan Kütük; Türkiye nin Bağımsızlığı Tartışılır Hale Getirildi..

Son konuşmacı Hasan Kütük ise, sadece hukuk alanı bağımsızlığı değil, bir çok alanda ülkenin bağımsızlığı tehdit atında ve tartışma konusu haline gelmiştir. Kurumlar teslim alındı,demokratikleşme ve özgürleşme yok ediliyor." şeklinde konuştu.






























Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ahmet yılmaz 9 yıl önce

çok güzel bir etkinlikti uşak eğitim iş sendikasını kutluyorum.çok keyif aldım. cihaneri eminağaoğlunu görmek farklı bir duyguydu. eğitim iş sendikası geçen sene kılıçdaroğlunu uşaka getirmişti . bu sene cihaneri getirdi seneye Obamayı getirseler şaşımam

Avatar
ali güzel 9 yıl önce

sevgili değitim işli dostlarımı bu başarılı organizasyondan dolayı kutluyorum..umuyorum diğer eğitim iş şube ve temsilcilklere ilham olurlar..tebrikler arkadaşlar.

Avatar
erkkantila 9 yıl önce

Birbirinden değerli bu hukukçuları ilimize getirdiğiniz için teşekkürler, çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim

Avatar
özgür esen 9 yıl önce

İlhan Cihaner ve Ömer Faruk Eminağaoğlu nun geleceğini yine bu haber sitesinden okumulş gkatılma kararı almıştım.. Ancak Çok istememe rağmen katılamadım ama en azından o havayı haber ve fotoğraflarla tenefüs etme imkanı buldum.. Eğitim iş sendikasına bende teşekkür ediyorum.. Bu tür değerlerin tekrar kentimize gelmesi temennisyle başarılar..

Avatar
çağdaş 9 yıl önce

ilhan cihaner de ömer faruk eminağaoğlu da bu ülkenin ihitiyacı olan isimler sahip çıkalım böyle insanlara..

Avatar
sadık 9 yıl önce

Uşak ımıza gelmeselerde olurdu bu gereksiz adamlar..

Avatar
yok 9 yıl önce

gereksiz sensin be adam çok doyurucu bir paneldii keşke katılsanda adam görseydin..

Avatar
yiğit efe 9 yıl önce

- uşak ımıza - ifadesiyle yorumuna başlayan kişi, cehaletinizi ve kabalığınızı böyle umumi bir ortamda ifşa etmeniz sizin zihniyetinizdeki insanların toplumca tanınıp -GEREKSİZ İNSANLAR- safında yeralmanız açısından katkı sağlamıştır.Her kötü düşünce ve söz sahibine zarar verir