Tüm bu iç karışıklıklara 2. sıra Adayının Ak Partililere ve Uşak halkına dikta edilircesine atanmış olması adeta tuz biber ekti. İsmi aday adayı olarak dahi anılmayan, yani Uşak'tan aday olabilmek için herhangi bir müracatı bile bulunmayan, kamuoyunun kendisini Atatürk aleyhinde yaptığı konuşmalar ile tanıdığı bir şahsı, Ak Parti Genel Merkezi tepeden inme atayınca zaten karışık olan, Uşak teşkilatı, hepten karıştı ve kulisler adeta kaynayan kazan haline geldi. Aday olan şahsın Atatürk düşmanlığını açıkça ifade ettiği konuşmaların çok ön plana çıkması sebebi ile diğer özellikleri Uşak kamuoyu ve halkını pekte ilgilendirmedi. Bu hengamenin içinde Uşak'lı olduğunu sürekli ispat etmeye çalışan, hatta sadece memleketinin neresi olduğunu gösteren ama kime ait olduğunu belirten herhangi bir emare bulunmayan bir kimliğin yarım resmini bile yayımlayan daha sonra da Yozgat'lı olduğu ortaya çıkan malum adayın, bir yalanının ortaya çıkmış olması bile kamuoyunu pek ilgilendirmedi. Adayın Atatürk'e hakaret etmiş olmasına, Uşak halkının gösterdiği haklı reaksiyon ve ardından oluşan tepkiler o kadar çok kamuoyunun gündeminde kaldı ki. Ne Ak Parti teşkilatındaki karışıklılar ne de söylenen yalanlar kimsenin umurunda olmamıştı diyebiliriz.
Ak Parti'nin 2. sıra Adayının yeni bir yalanı da Mimarlar Odası'nın yaptığı açıklama ile ortaya çıktı. Bilindiği üzere, 2. sıra Adayının mesleğini yerel ve ulusal basın "Mimar" olarak yazdı ve Uşak kamuoyu da öyle bildi. Yine gittikleri yerlerde de malum aday halka Mimar olarak takdim edilmekte. Hatta kendisi bir mütahitlik firmasının sahibi olduğunu, İstanbul'da inşaatlarının olduğunu, hatta İstanbul'u olası depreme hazırlama koordinasyonunun başında olduğunu, Ankara'da üç dört tane çok kapsamlı inşaat projesinin başında olduğunu, Videosu bir yerel internet sitesinde yayımlandıktan sonra kaldırılan ve fakat birilerince önceden indirildiğini öğrendiğimiz Mehmet Altay, Basri Yıldırım ve Nurullah Cahan'ın da katıldığı, Selendililer Derneği ziyaretleri sırasında bile iddia etmişti. Yine aynı toplantıda kendisinin Mimar olarak takdim edilmesine de itiraz etmemiş ya da bir düzeltme ihtiyacı hissetmemişti. Videoyu bahsi geçen internet sitesinde yayında olduğu tarihlerde izleyenler ve Selendililer Derneğindeki toplantı sırasında hazır bulunanlar bu yazdıklarımızı muhakkak hatırlayacaktır.
Edinilen bilgiye göre, Mimar aday diye takdim edilen adayın bu şekilde yani Mimarlık Fakültesi bitirmiş bir Mimar gibi lanse edilmesinin ardından, memleketi ile ilgili spekülasyon olan ve Uşak'lı olduğunu ispat etmek için çırpınan bu adayın mesleğinin de yalan çıkabileceğini düşünen, bazı araştırmacı gazetecilerin işin aslını öğrenmek üzere, Mimarlar Odası'na müracat etmesinin ardından, Uşak Mimarlar Odası konuyu araştırmaya mecbur kaldı. Mimarlar Odası; Odaya kayıtlı böyle bir mimar olmadığını görünce araştırmayı iyice derinleştirdi. Türkiye'de 50bin mimarın var olduğunu ve bahsi geçen AKP'nin 2. sıra adayının aslında iddia edildiği gibi bir Mimar olmadığını öğrendi. Bu gerçekle yüzleşince doğal olarak şaşıran Mimarlar Odası gerçeğin Uşak halkı tarafından da bilinmesi için kamuoyunu bilgilendirme adına bir açıklamayı basın kuruluşlarına gönderdi. İşte bir çok ulusal gazetenin internet sitesinde de yayımlanacak olan o açıklama:
GERÇEKLER 11 Yıl Önce
amma üç kağitcilarmiş ya bu ne böyle ayip ayip utanin
offff 11 Yıl Önce
atatük atatürk atatürk yeter be kardeşim yeter ya
şahin 11 Yıl Önce
hiç şaşırmadım.
malik 11 Yıl Önce
daha neler duyacağız kim bilir
yetmez 11 Yıl Önce
bu ülkede yaşayan herkes varlığını atatürk e burçludur yeter be deme hakkına kimse sahip değildir.