Manşette kullandığımız resimden de anlaşılacağı üzere CHP'nin Kemal Kılıçdaroğlu'nu dışlayıp her fırsatta affedersiniz tü kaka ilan etmeye kalkan eski Genel Başkanlarının kurduğu ve CİA'nın da uğrak yeri diye konuşulan politbüro elemanlarının başını da çeken eski genel başkan Hikmet Çetin, Bahçeli ile Bahçeli'nin makamında fotoğraf vermiş. Önceden Avrupa Birliği ve Yahudi fonlarınca beslendiğini bildiğimiz şimdilerde ÇAYKUR başta olmak üzere Devlet kurumlarının reklamları ile ayakta duran sözde gazeteci Ruşen Çakır'ın ilginç bulup Bahçeli'nin resmi önünde verdikleri poza dikkat çektiği ve Anadolu Ajansında sadece fotoğrafın haberinin yapıldığı ve içeriğinin sır gibi saklandığı gizemli ve esrarengiz görüşme de ne konuşuldu ya da bu görüşme ile ne amaçlandı? Bilemiyorum. Zaten inanın umurumda da değil ama Bahçeli, Hikmet Çetin'i uğurlar uğurlamaz yine CHP'nin kurumsal kimliğine hakaret anlamına gelecek açıklamalara imza atmış: Sonunun karanlık olduğunu söylediği CHP'ye havlu atmış ve komaya girmiş parti benzetmesi de yapan Bahçeli, Bebek Katili ve terörist başı kurucu önderi Apo ile beraber kurduğu sözde terörsüz Türkiye süreci adını verdiği bize göre ihanet masasına dair siyasetine ilişkin de ayar vermeyi ihmal etmemiş. Halkta neredeyse hiç karşılığı olmayan saçma sapan açıklamalarının içinde bolca toplumsal desteğin sıfır olduğu ile hala yüzleşmedikleri terörsüz Türkiye sürecini de öve öve bitirememiş ve CHP'nin başını çektiği siyasi ve ideolojik çekişmelerin sürecin doğası ile çeliştiğini ve çekiştiğini de ifade ederek CHP'nin başına illegal şekilde geldikleri artık herkese aşikar olan hainler güruhunun sürece verdiği desteği de yok sayıp bilakis eleştirmiş.
Manşette de dediğim gibi ne Özgür Özel'in şahsına ne İmamoğlu'nun ya da Politbürodan hala CHP'yi yöneten eski genel başkanların şahsına hiç hakaret etmeyen hatta İmamoğlu'nun hakkında yargı süreci başlatılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin tek kelam etmeyen Bahçeli, nedense açıyor ağzını yumuyor gözünü ve durmadan CHP'ye sallıyor. Atatürk'ün astığı vatan hainlerini kahraman ilan eden terör seviciler ile kurduğu masayla üniter yapımıza kardeşliğimize ve Cumhuriyetimizin bize bahşettiği diğer değerlerimize ve tabi Cumhuriyete savaş açmış izlenimi veren MHP Genel Başkanı, acaba Atatürk kurdu diye mi CHP'ye de düşman? acaba gizli bir Atatürk düşmanlığı mı yaşıyor iç dünyasında? Diye sorgulamamıza vesile olacak kadar Atatürk'ün hatıralarına hasımane bir tutum içinde ve CHP'nin başındakiler de ahındık iyi ettin der gibi davranıp sürekli Bahçeli'nin itibarını artıracak hamleler yapmak ile meşgul. Daha haftası olmadı köşe yazarımız ve gazeteci Nurullah Çavuşoğlu konuyu köşesinden işleyeli hatta Çavuşoğlu'nun "İmamoğlu ve Özel’in, Bahçeli CHP’ye ülkemin düşman partisi muamelesi yaparken ona methiyeler düzmesi sizce normal mi?" başlıklı yazısının ertesi günü Özgür Özel, sanki okumuşta inadına eder gibi gitti Bahçeli'nin önünde ceketini düğmeleyerek ve eğilerek Bahçeli'nin elini sıktı Milletin meclisinde. İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun şaşkın bakışları arasında gerçekleşen tokalaşma sosyal medya da çok ilgi gördü ve özellikle CHP'liler, Özgür Özel'i yerden yere çarparak eleştirdi haklı olarak.
Zaten Ekrem İmamoğlu'da, Özgür Özel'de malum Vatan Hainliği Türk adalatince milli vicdanca tescillenmiş Türk mahkemelerince idam kararı verilmiş bebek katili Öcalan'ın yol haritasını belirlediği malum komisyona eleman vermekle kalmayıp nerede hain varsa nerede CHP'li olduklarına CHP'lilerin bile inanmadığı ajan yada ajanvari siyasetçi kılıklı varsa seçip onları komisyona verdi ve yetinmediler yer yer destek açıklamaları da yaptılar Bahçeli ve sürecine. Milletin gerçek gündemini 20 Küsur yıllık AK Parti iktidarının var ettiği yolsuzluk yoksulluk ve bıkkınlığı konuşmak yerine Bahçeli'nin kapalı kapılar ardında emperyal çeteler ile belirlediği aşikar olan ve ülkeye veya yoksulluk içinde savrulan halka veya uyuşturucu batağında işsiz umutsuz hayata tutunmaya çalışan ve karın tokluğuna adeta razı edilen gençliğimize hiç bir faydası olmayacak suni gündemleri konuşmaya devam ediyor nedense CHP Yönetimi? Uşak'tan da biliyoruz sadece parti içi siyasete yoğunlaşan ve gerek Savcıların ve gerekse Ak parti iktidarının yönelttiği suçlamalara savunma yapmak dışında siyaset ile pek ilgisi yok gibi davranıyor arkadaşlar. Haydi Bahçeli'yi anladık o Atatürk'ün kurduğu sistem dahil hiç bir işini beğenmiyor ve onun bıraktığı bütün değerler gibi CHP'ye de hasım ama CHP'nin başında olup CHP'ye bunca zarar verenler de CHP'ye hasım gibi Bahçeli ile pek bir sıkı dostlar. Sanırsın CHP'ye içeriden ve dışarıdan ortak düşmanlık eder gibiler ve sanırsın Bahçeli CHP'nin kurumsal kimliğini hedef aldıkça ve CHP'ye ve CHP'lilere hakaret ettikçe CHP'nin başındaki hainler güruhu da daha bir samimiyeti ilerletip daha bir hürmeti artırıyor Bahçeli'ye.
Bütün siyaseti iflas etmiş kendisini ve bütün değerlerini inkar etmiş ve ülkenin siyasi geleceğinde hiç yeri kalmadığı aşikar bitik bir siyasetçi olan ve MHP dahil hiç bir çevrede zerre itibarı kalmayan Bahçeli'nin mokunda boncuk mu bulur Silivri'deki rantçı ve rüşvetçi İmamoğlu ve tayfası? Bilemiyorum ama bir yandan Devlet düşmanlığı körüklerken ve Devletimizi AK Parti Devleti olmaya adeta zorlar gibi peşinen AKP Devleti ilan etme eğiliminde olan özellikle de yargımız ile savaş açmış görüntüsü veren CHP yönetiminin bence de sonu karanlık. Peki, CHP yönetiminin sonu karanlık iken CHP'nin sonu neden karanlık olmasın? MHP'nin başına yarın bir doğal lider gelir bir gerçek Türk Milliyetçisi gelir Bahçeli'nin açtığı tahribatı da tamir eder ve Türk Milliyetçilerini toplar bakarsınız üç hilalin altında ve bambaşka bir MHP ile karşılaşırız millet olarak. Aynı durum CHP için de geçerli bakarsınız CHP'de kendi bağrından kuruluş felsefesine bağlı Kuva-yi Milliye ruhuna inanan bir Türk Milliyetçisi çıkartır, Atatürk'ün devrimleri ile bu milletin değerlerini cem eden bir anlayış ile siyaset üretebilen Tam Bağımsız Türkiye idealine sımsıkı bağlı güven veren bir doğal lider çıkartır, altı ok ve Atatürk'ün ilke ve inkilapları etrafında toplar milleti ve bambaşka bir CHP vizyonu ortaya koyar. CHP Zaten kuruluş felsefinde siyaset yapsa MHP'ye ihtiyaç duyulmayacaktı ve Rahmetli Türkeş'te belki CHP'de siyaset yapacaktı. Gelin görün ki Atatürk'ün vefatından sonra hep ihanet içindeki siyasilerce yönetilmiş maalesef. Ama adı üzerinde Cumhuriyetin ve Halkın Partisidir CHP bu yüzden hiç belli olmaz ne zaman ne reaksiyon vereceği. Zaten taban anlamında hala sağlam olduğunu Yalım'a karşı verilen tepkilerden ve nihayet İl İlçe Başkanının bu ihanetlere ortak olmama adına tabanın baskısından da yılarak istifa etmesinden belli. Özetle hala umut var ki yoksa da biz CHP'nin ismine de kurumsal kimliğine de zarar gelmesini asla istemeyiz ve CHP'ye galiz küfürler eden Bahçeli gibilerin elini sıkmayız CHP'ye üye olmasak da veya başındakileri biz de ağır ağır eleştirsek de. Hikmet Çetin'e ve onun nezdinde gerek Politbürolardan ve gerekse CHP Genel Merkezinden CHP'yi yönetir iken CHP Düşmanı Bahçeli'ye bu kadar prim ve itibar veren sözde CHP'lilere yazıklar olsun. Onlar başında iken ne CHP iktidar olur ne de muhalefet bir olup AK Parti iktidarından bizleri kurtarabilecek bir iradeyi ortaya çıkartır benden demesi…