Kategoriler

Uşak Haber Merkezi

Özkan Yalım’da Özarslan’da, Mansur Yavaş ve Özgür Özel'in hiç yüzleşmek istemedikleri ortak günahları.

Özgür Özel, Mesut Özarslan’a dediği gibi Özkan Yalım'a da "Bizim hırsızla işimiz olmaz" diyebilir mi?

Özgür Özel; Özkan Yalım ile de Keçiören Belediye Başkanı ile çok benzer bir diyalog içinde.

"Eğri kılıca bile kında paslanmayı kader eder Türk yiğitleri." Köroğlu dizelerimde geçer: "Eğri kılıç kınında paslanmalıdır." diye ve kendileri eğrilmediği gibi hiçbir şeyin eğrisini pek sevmezler yiğitler. Eğrildiğine emin olduğu dava arkadaşının eğrildiği ile yüzleşince insan öfke krizine giriyor gerçekten. Son Nokta Gazetesi'nin hakkını aramamızın önünü tıkayarak takoz olan, aramızdaki en güvenilir ve münasip isim diye üzerine gazete kurduğumuz sözde dava arkadaşının eğrildiğini görünce döverek bile doğrultmayı istedim. Keşke kavgamız siyasi ve büyük olmasa da eşek gibi yola getirmeyi de denerdim, yalan yok; eşek sudan gelesiye şahsen. Neyse, zaten şimdi biraz doğrulmuş o da. Demem o ki bu yüzden ben şahsen Sayın Genel Başkanı gayet iyi anlayabiliyorum ve siyasetçiye küfür etmeyi pek yakıştıramasam da adam hem hain hem hırsız hem de üzerine yüzsüz çıkınca adam ne yapsın? Seçilmesi için ne mümkünse yaptığın insan, seçildikten sonra partiye sırt dönüp rant çeteleri ile ve AK Partililer ile işe koyulmuşsa ve hem partisine hem seçmenine hem Keçiören'e hem Ankara'ya ve Mansur Başkan'a ihanet de ederek ciddi zararlar vermişse, o partinin lideri olsan senin vurup öldüresin gelir. İnsan öfkesine teslim oluyor, ağzını tutamıyorsa siyaset de yapmasın, "ben liderim" de demesin, ayrı konu. Ve ben de zaten Özgür Özel’in lider olmadığının farkındayım, bu da ayrı konu tabii. Ama yine de anlamak lazım, kolay değil yaşadığımız hüsran ve hayal kırıklığı.

Konu malumunuz zaten: Keçiören CHP'li Belediye Başkanı partisinden istifa etmiş ve gerekçe olarak da aynen şunu söylemek istemiş özetle: "Beni zaten bizzat Genel Başkan ana avrat düz giderek kovdu, evet kapının önüne bıraktı, ben de mecburen istifa ettim." Evet, Genel Başkan kime ana avrat düz giderse adam istifa eder; onuru için, izzeti için, ailesi için. AK Parti'ye geçmez ise ve hırsızlık falan iddiaları yalansa belki değerlendirmeye değer görülebilir gerekçe. Kim olsa ailesine söz gelirse işin rengini değiştirir. Ki asker bile komutanı küfredince bir reaksiyon verirdi, dayak yeme pahasına. Tabii ki istifa çok doğal; partinin genel başkanı "hırsız" dediyse, "yolsuz" dediyse, Veryansın TV'de ve bazı sosyal medyada çıkan haberlerdeki gibiyse gerçekten yazışmalar, Mesut Özarslan'a zaten Genel Başkan istifadan başka şans bırakmamış demektir. Belli mi olur bu lafları duyanın istifayı basıp gideceği? Birlikte partinin prestijine verdikleri zararı siz düşünün.

Dün bizim ailenin olduğu gibi ta kökten, dipten CHP'li bir ailenin benden az büyük bir ferdi ile sohbet imkânım oldu. Ailece tanışırız, uzun yıllardır. Ve babalarımız da beraber siyaset yapmıştı, ikisi de rahmetli oldu ve iyi arkadaş idiler sağlıklarında. Epeydir de görüşmüyor idik, epey hasbihal ettik tabii, konu siyaset de oldu bazı bazı. Arkadaş CHP'den çok olmuş, istifa edeli, oy vermeye vermiş ama "CHP'liyim" demeyi bırakacak kadar küsmüş CHP'ye. Ve Özgür Özel’den de umudu yok; Uşak'taki mevcut CHP yönetimi ve vitrininden de. Dedi ki: "Özgür Özel bu Özkan Yalım’a baş başa ağzına ne gelirse söylüyor, sövüyordur ve kurtulmak da istiyordur, emin ol. Keşke AKP'ye geçse bile diyordur." Dedim ki: "Hiç de öyle değil, buz gibi kayırıyor ve çok seviyor Yalım'ı. O Yılmaz Tozan denen… Nelerini anlatmış Yalım’ın; ne ahlaksızlıklarını, ne yolsuzluk rüşvet iddialarını. Ama tınmamış bile." Dedi ki: "Siyaset bu, ne yapsın? Kurtulacağım demekle kurtulamazsın. Bir de zaten Uşak özel şehir, CIA merkez edinmek istiyor yazan sizsiniz. Özkan'la karşılıklı gebelikler de var tabii. Öyle olunca da hantallaşıyor işleyiş. Ama gör bak, ilk fırsatta CHP'den ihraç eder Özgür Özel Yalım'ı" dedi. Tabii bizim bakış belli: Özgür Özel’in zaten dünya siyasetine dair bir şey söyleyemiyoruz zaten ama ulusal siyasete dair söyledikleri de hiç hoşumuza gitmiyor. Zaten Kuva-yi Milliye'ye siyaset yapma şansı tanımamak hususunda da aynı Yalım gibi düşünüyor ve Yalım’a "Partiyi biz, ben Genel Başkan ve falan abim (Malatyalı) ile üçümüz yönetiyoruz" diyecek kadar cüret vermese de zaten hainlere ve özellikle Bahçeli ve DEM'cilere duruşu yetiyor kızmamız için. Ki o da kızıyor, fırsat buldukça da hep eleştiriyoruz kendisini. Zehiri salıyorsun partiye, bari panzehre de yol ver. Kuruluş felsefesi diyen Kuvvacılardan neden hiç kimse kalmadı CHP vitrininde? Art niyet o kadar açık ki aslında partiye karşı. Adamların Atatürk ve Cumhuriyet umurlarında değilmiş. Çabuk uyum sağladılar yeni sisteme ve gölge kabineyi daha muhalefet iken kurdular; Meclis dışından bakan atamayı meşrulaştırdılar akıllarınca. Böylece de anlaşılan Cumhuriyet Halk Partisi de umurlarında değilmiş.

Neyse, konuya dönersek, Veryansın TV'deki mesajlar özellikle doğruysa helal olsun Özgür Özel'e. Aynı mesajı hırsızlık iddiası ile anılan bütün belediye başkanlarına atsın ve "Aklanın gelin arkadaşlar" desin, İmamoğlu da dahil. Ben kendisinin alnından öpeceğim. "Bizim hırsızla işimiz olmaz" demiş mesela. İnşallah yoktur CHP Genel Başkanı ve Genel Merkezinin hırsızla işi ve inşallah masumdurlar da diyelim, yine pek inanamasak da. Gerçi nereden bakarsak bakalım yolun sonundayız bes belli. Devlet bütün organları ile siyasete tepesinden bakıp millete durum bildirimi yapacak. Yani siyaset ve medya dünyasının laçkalığını projektör ile gösterecek halka ki helal olsun Devletimize. Bir yıldır söylüyorum mesela: Özkan Yalım’ın makamı DEVLET'in, Valisi'ne Savcılarına kalsa çoktan elinden alınacak. AK Parti koruyor bunu buz gibi diye. Ve bildiği sırlar ve elinde salladığı, içini cuma açıklayacağına dair yemin edip açıklamadığı zarf koruyor diye. CHP'lilere sorarsan da Özgür Özel'e dair bildiği sırlar Yalım’ı koruyor. Yılmaz Tozan bize birazını anlattı hatta Yalım’ın Özgür Özel'e dair bildiği özel sırlarını ki kendisi de biliyor hepsini, çoğu zaten gözü önünde tanıklığında yaşanmış sırlar bize ifşa ettikleri ve her biri ayrı sansasyonel haber inanın. Onlar kıyalı çok oldu da biz kıyamıyoruz CHP'ye. İsminin hatırı var, partinin isim babalarının hatırı var, uğrunda parasını zamanını emeğini harcayan babaların hatırı var. Hali hazırda içeride "CHP burası" diye, "Atatürk'ün partisi" diye siyaset yapan birçok arkadaşımız var, hatta dostlar var. İl Genel Meclisi üyeleri içinde de çok dost var, Belediye Meclisi üyelerinin içinde de hala. İnanın konudan haberdar olan ve haksızlık görmüş bazı CHP'liler bize darılıyor, yazmıyoruz diye. Ama gerekirse yazacağız da ve bu kabusu bitireceğiz, daha fazla CHP'ye zarar vermelerine göz yummayacağız. Her ahlaksızlığı parti rozeti taşırken, parti makam vermişken işleyen, hatta kimini parti makamında işleyen utanmamış. Ve dahi bize anlatan CHP'li de utanmamış, "hepsini yaz" diye deyivermiş. İnanın, "off the record" mu bunlar? diye sorduk da Tozan anlattıktan sonra cevaben: "Hiçbirisi off the record değil sadıcım. İsterseniz Özgür Özel'in yüzüne karşı Özkan Yalım’a ettiğim küfürleri de yazın, belediyedeki makamında Özkan'a ettiğim küfürleri de yazın, bence sakıncası yok" dedi. "Sadece Genel Başkan ile benim aramdaki, onun da kimseye deme dediği ve Yalım’ın ne mal olduğunu anladığını söylediği görüşmenin içeriği hariç, gerisini yazın" dedi. Ve biz de zaten o son görüşmenin içeriğinden bahsetmeyiz asla, zira onlar sadık olmasa da biz kendi mesleğimize sadığız ve verilen güveni asla boşa çıkarmak istemeyiz. Zaten hesabı verilemeyecek sözü de etmeyiz evelallah.

Konuya dönersek, bu Özarslan denenini ben tanımadım ama bizim Keçiören Haber Merkezi'nin o dönemki ekibinin hepsi tanıdı. Nurullah Çavuşoğlu kardeşim başta olmak üzere Gazeteci Mustafa Yüce de tanıdı, Yaşar Çavuşoğlu da, belki de Yasemin Doğruer bile tanışmış olabilir ama ben kendisi ile tanışmadım. Arkadaşlar methede methede bitiremedi. Dinledim bazı konuşmalarını; bizzat "kuruluş felsefesi" diyor, "Ehlibeyt aşkı" diyor, "Türklük" diyor, "Ülkeyi kurucu ayarlarına döndürmek üzere buradan aday oldum ben" diyor, "Kurucu ayarlara dönene dek ülke mücadelemiz sürecek" diyor, yeminler içiyor; görseniz sanki Haydar Baş’ın Nurullah Çavuşoğlu'ndan başka bir evladı ya da talebesi, adı neyse konuşuyor. Çavuşoğlu’da dedi ki bir gün telefonda: “abi, bu akşam Mesut Özarslan ile iftarda buluştuk. Yine bana dedi ki: 'Üstat lütfen yazmaya devam et, senden çok yararlanıyoruz farkındasındır ve dahi kuruluş felsefesine dönene kadar biriz, beraberiz.' dediğini ve 'Seçim bitsin Mustafa Yüce ve oğlan senin burda kalsın, ben seni Mansur Başkan ile buluşturayım.'” 'Tamam o zaman' dedim ve ben de yalan yok birkaç köşe yazısı ile destek attım, atmaz olaydım. O seçimden sonra bizi kripto rantiyecilerin aklına uyarak ekarte etti oradan. Ve şimdi bizi uğruna sattıkları ilahi Adalet gereği onu her kapıdan kovuyor ana avrat küfrederek. Daha önce Ali Erdoğan da yaşadı benzer kaderi, kapı kapı gezdi Belediye Başkanı iken ve boyadan boyaya girdi ama hiçbir kapı kabul etmedi onu. Bence Mesut Özarslan‘ı da meletecek ilahi adalet ve her kapıdan kovduracak. Sonu hayır değil özetle. Bizim Sayın Genel Başkan'dan beklentimiz Özkan Yalım’ı da benzer tavırlar ile CHP'de kalamaz hale getirmesi, zira yetiversin verdiği zarar. Böyle giderse zaten Fuat abi herkesi, hepimizi toplayıp belediyeyi basacak, benden demesi. Tozan basmış, ağzına geleni söylemiş de ne yapabilmiş Özkan Yalım? Kepaze edildiği ile kalmış. Aynısı olur, hiç değilse kepaze ettik diye biraz öfkemizin harareti diner. Muhalefeti AK Parti'ye karşı yaşatmak için verdiğimiz mücadeleye ve emeklerimize, AK Parti ile ortak iş tuttuklarını bizzat AK Partili yetkililerin hatırlattığı ve halen başta Özarslan’ı da koruyan Murat Kurum olmak üzere bazı AK Partili bakanlarca korunduğunu bildiğimiz Özkan Yalım’ın çöküyor olması ağırımıza gidiyor. Muhalif yaşamanın bedelini biz ödedik arkadaş. Bizim işletmelerimize el koydu iktidar, Devlet gücü de kullanarak nahak yere ve hukuksuzca, gerekçe bile söylemeden. Ve bizim mal varlıklarımıza el kondu, biz çektik yokluğu. Sadece sussak milyonlarımız olabilecek iken üstelik ve bir liralık fatura kesmeden AK Parti'nin hükmettiği kurumlara. Çökemez Yalım falan tabii de çökmeye kalkması, cüret etmesi bile ağırına gidiyor insanın. Binlerce insan var ben gibi, iktidarla iyi geçinse gemisi yüzecek iken takayı yüzdürmeyi tercih eden. Ve bir tek biz değil, bütün muhalif seçmen öfkeli, bizden demesi.

Yorumlar