Bu seçimi CHP’nin kazanmasının en büyük etkeni, Uğur Dümen’in makamında oturmuş Yalım’ı eleştiriyor.
Bizim FETÖ ile mücadele için kurulan ve daha 2010’lu yıllarda “Fetullah Gülen CIA ajanı” başlığı altında yazı dizilerinin yayınlandığı, yayın hayatı adeta FETÖ ile mücadele ile geçen günlük gazetemiz Son Nokta Gazetesi KHK ile kapandı; ama Ali Karaoba’nın özel kliniği şıkır şıkır para kazanmaya da, çalışmaya da devam etti. Karaoba’nın kanunsuz işini de duymadık, haram kazancını da; gerçi ayrı konu ama biz gazeteci iken bunca hukuksuzluğa maruz kaldıysak, sırf kafaya uymayıp eleştirdik diye siyasi makam sahiplerinin ne sıkıntılar yaşaması olması gerekirdi? Keza onca yolsuzluk haberi yaptık belgeli tanıklı; AK Partili belediyeler döneminde birini de gündem etmedi Ali Karaoba veya Özkan Yalım; ne millet meclisinde ne de dost meclisinde.
Zaten de Cahan’ın da Çakın’ın da ne zaman başı sıkışsa, meşruiyeti tartışmaya açılsa Yalım yanında belirirdi, fotoğraf verirlerdi. En bunaldığı bir günde Ali Karaoba, Ali Rıza Ada denen dönemin Ulubey Belediye Başkanı ve halen alınma riski ile karşı karşıya olduğu halde koltuğa yapıştığı için bırakamayan Belediye Başkan Yardımcısı ve dahi Şekerci kardeşler beraber gidip Cahan’a destek atmışlardı; hiç unutmam, çok kızmış ve hepsini ağır ağır eleştirmiştim o zaman. Diyeceğim o ki, CHP’ye, MHP’ye veya İYİ Parti’ye kalsan ne muhalefet eden olacaktı AK Parti’ye, ne de Uşak Belediyesi’nde CHP bayrağı dalgalanacaktı; burası bir kesin.
Partili anlamında ya da örgüt anlamında da hakkını yemeyelim. Yalım’a muhalefet edince ve Genel Başkan’ın ve Genel Merkez’in yüzüne karşı Yalım’ın nanelerini söyleyip eleştirilerini dile getirerek “parti çok zarar görüyor” deyince istifası istenen ve istifaya zorlanan, CHP’nin yerel seçimlerdeki ve sonrasındaki Merkez İlçe Başkanı Uğur Dümen ağabeyimin de emeği çoktur. Her ne kadar o da pek eleştirme tarafına girmese de, medya önünde örgüt anlamında çalışmalarını fazlasıyla yaptı, yalan yok. Seçimden çok önce mahalle ve sokak temsilcilerini ev ev adeta işledi ve eğitti; çok güzel bir seçim stratejisi belirleyerek oyların CHP’de toplanmasını sağladı. Sandığı da keza çok iyi sahiplendi ve hiç sıkıntısız seçimlerin alınmasında çok önemli katkıları oldu.
Seçimlerden kısa süre sonra Yalım’la ters düştü ve belediyeye hiç gitmedi; belki de ilk altı aydan sonra hiç gitmedi belediyeye ve Yalım’la da pek görüşmedi. Finalde, malum, İl Başkanı da Merkez İlçe Başkanı da Yalım’a isyan etti yönetimleri ile birlikte ve sonunda istifa etmek zorunda kaldılar. Bakın, Uğur Dümen’i Yalım’ın kafasına uymadı diye görevden uzaklaştıranların, yani Genel Merkez’in Yalım’ın isteği ile yerine atadığı Merkez İlçe Başkanı Ümit Akbel, bugün basına sözde beyanat vermiş ve “Ben hiç Yalım’cı olmadım, akçeli işim de olmadı” dolayısıyla demiş. Aynı, Yılmaz Tozan’ın tutuklandığını görünce Yalım’ın “Biz zaten tüm bu suçları işlediğini biliyorduk” diye Yeni Şafak gazetesine beyanat verdiği gibi hemencecik Yalım’ı satmış. Oysa sadece CHP değil, bütün Uşak biliyor Ümit Akbel’in nasıl Yalım Yalım Yalım’cı olduğunu düne değin. Demek ki bugün konjonktür değişmiş Merkez İlçe Başkanı açısından ve demek ki artık “Yalım’cı değilim, akçeli işim de yok” demek menfaatinin ve siyasi rantının gereği.
İnsan hayretler içerisinde seyrediyor olup biteni. İl Başkanı görevinde iken gözaltına alındı ve tutuklandı. Tabi hem Parti İl Başkanı hem belediyenin muhasebecisi olarak etik olmayan bir davranışı boşa sergilemiş olamazdı İl Başkanı Celalettin Çoban namıdeğer Celo; “İllaki vardır bir sebep” diyorduk, yoksa tepki alacağını bile bile neden İl Başkanı iken aynı zamanda belediye firmasının muhasebesini tutsun? Sonuç ortada; beklendi ve illa İl Başkanı iken çıktı hâkim karşısına ve illa İl Başkanı iken boyladı cezaevini. Hakkı olan yere gitti bence ve yargılanmalı da mutlaka. Akbel’in akçeli işi var mı bilmiyorum ama siyasi suç ortağı oldukları kesin; devlet işe siyasi suç gibi de bakarsa zaten alınmama şansı bile yok bana göre. Açıklamanın ekran resimlerini de koyacağım, okursunuz diye detaya girmiyorum ama siyasi hayatı boyunca nerelerde Yalım’la ters düştüğünü, nerelerde Yalım’a karşı durduğunu falan anlatmış. Uğur Dümen’in gördüklerini kendisi neden görmemiş peki, bunca aydır? Bunca aydır neden susmuş da şimdi konuşma gereği duymuş Ümit Akbel? Cevap verebileceğini de sanmıyorum, ayrı konu; ama bizi tatmin etmedi şahsen verdiği beyanat Akbel’in ve iki yüzlü ve asla güvenilmez birisi olduğunu daha iyi anlamamıza vesile oldu. Bu açıklamaları benden demesi… CHP tabanı da yemez zaten bu açıklamaları.