Kategoriler

Uşak Haber Merkezi

Ali Erdoğan'a Linç Girişimi!

Uşak’ın bağımsız Belediye Başkanı Mimar Ali Erdoğan, belediye meclis üyelerinin neredeyse tamamı, bazı belediye personeli hakkında  açılmış onlarca soruşturma ve açılmayı bekleyen onlarca dava var. Geçtiğimiz günlerde ilk açılan davanın belgeleri Uşak Haber Merkezi’nde yayımlandı. Bugüne kadar gelen bütün İç İşleri Bakanlığı olurları ve Danıştay kararlarının da neredeyse tamamı yine bu sitede yayımlandı. Kamu Yönetimi mezunu birisi olarak Yargıya intikal etmiş konularda konuşulmasının, yazılıp çizilmesinin uygun olmadığını bilmekle beraber bu yazıyı yazmaya kendimi mecbur hissettim. 

Öncelikle kanaatimi belirteyim ki Belediye ile ilgili yapılan bu şikayetlerin ve ardından kulislerde estirilmek istenen menfi rüzgarların, Ali Erdoğan’a yönelik art niyetli bir linç girişimi olduğunu düşünmekteyim.
 
Bu kanaatimin sebeplerini izah etmeye çalışacağım. Yapılan şikayetlerin ve soruşturma konusu olan dosyaların birçoğu teknik hatalardan kaynaklı davalar. Örneğin; çatıların tuğla sayısının artırılması meselesini ele alalım. Öncelikle sorgulanması gereken çatıların tuğla sayısının  yükseltilmesinin  Ali Erdoğan’a katkısı ne idi? Bundan kimin ne çıkarı vardı? Kaldı ki çatıların beş tuğla ile sınırlı tutulması kanaatimce çok anlamlı da değil. Hem vatandaşın mağduriyetinin giderildiği, konut sorununa kısmi de olsa çözüm getirdiği hem de istihdam ve ekonomiye olan katkısı göz önünde bulundurulduğunda Belediye Başkanı ve Meclis Üyeleri Uşak halkının bence de istifadesine olduğu bir konuda elini taşın altına koymuştur. Bunun bedelini şimdi yargılanarak ödeyecekler. Tabi ki yapılan işte gayri hukuki bir durum varsa bedelini ödeyeceklerdir. Ancak şahsi çıkarları için alınmış bir karar olmadığı aşikardır.
 
Fesat karıştırıldığı iddiası ile soruşturma açılan ihalelerin sonucunda ihaleleri alan (otopark çay bahçesi bilboardlar gibi) birçok işletmenin zarar ettiği hatta birçoğunun zor durumlarda kaldığı kulaktan kulağa dolaşan ve kamuoyunca bilinen bir gerçektir. İhaleler gerçekleştirildiğinde beklenenin çok üstünde rakamlarla ihale edildiği o günlerde herkesçe konuşulmuştu.

Örneğin bir otoparkın kiralanması için yapılan ihale öncesi çalışma yapan Uşak Ticaret odası 7000, uşak ticaret borsası 7200, emlakçılar 5000 lira olarak tahmini rakam vermişler. Yani otoparkın bu bedeller karşılığı kiralanmasını uygun olacağını belirtmişler. Bu kurumlardan görüş alan Belediye bu görüşleri de değerlendirerek otopark ihalesini açmış gerekli duyuruları yapmış. İhaleye 5 tane firma katılmış 14000 liradan verilmiş. Kurumların uygun gördüğü ve ihaleye çıkartılan bedelin iki katı bedele verilen otoparkın ihalesine fesat karıştırıldığı iddia ediliyor. Aynı otoparkın 2008 yılındaki(Ak Parti Belediyesi döneminde) getirisi 1000 lira 2009’da 2000 lira 2010’da ise 250 lira idi. İhale sonucunda 2011’de 14000 lira getirisi olmuştur.
 
Bir kafeterya ihalesinde ise yine tahmini bedeller istenmiş alınan tahmini bedelleri göz önünde bulunduran Belediye Encümeni en yüksek tahmini bedel üzerinden yani  8000 liradan ihaleye sunmuş ihale sonucu kafeterya 13000 liradan verilmişti. Kafeterya ihalesi de yargıya intikal eden konular arasında…
 
Yine bugüne dek alışılagelmiş bir durumdur ki gerek kamu kuruluşlarına ait gerekse özel sektöre ait binaların yıkım işi için yıkımı gerçekleştiren hafriyatçı firmaya para verilir. Uşak Belediyesi yaptığı protokol ile yıkım işini verdiği firmaya hiçbir bedel ödemediği gibi 3 trilyon lira üste para almıştır. Bu ve bunun gibi saymakla bitiremeyeceğimiz onlarca örnek ihale yapılan şikayetler sebebiyle müfettişlerce mercek altına alınıp incelenmekte…

Rakamlarla izah ettiğim bu ihalelerde kamu zararı olmadığına dair ciddi bir kanaat şahsen bende uyanmış olup ne belediye çalışanlarının ne ihale komisyonunun ne de Ali Erdoğan ve Belediye Meclis Üyeleri’nin şahsi çıkar ya da menfaat elde etme niyetiyle hareket ettiklerini zannetmiyorum. Tabi ki hukuk önünde gerçeklerin ortaya çıkacağından hiçbir kuşku duymamaktayım. Ne yapılan şikayetleri ne de şikayet eden  çevreleri yadırgadığım ya da yargıladığım yok. Ancak hukuka intikal etmiş olayların kamuoyunda özellikle belediye içerisinde dillendirilmesi bir panik havası oluşturma Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri, Belediye çalışanları üzerinde psikolojik baskı kurma gayretleri gibi gözüken bazı davranış ve konuşmalar kanaatimce kente hiçbir katkısı olmadığı gibi zarar vermektedir.

Şu herkesçe bilinen bir gerçek ki artık belediye personeli sırtını birbirine dönmekten adeta çekinmekte, imza yetkisi bulunan müdürler imza atmaktan dolayısıyla mahkemelik olmaktan korkmakta, belediye içerisinde huzursuzluk çıkmasından nemalanmak isteyen siyasi ve sosyal çevrelere gün doğmaktadır.  Bu durum kime ya da kimlere faydalıdır bilinmez ancak Uşak halkı her şeyin farkında ve Ali Erdoğan’a yapılanların bir linç girişiminden ibaret olduğunu çoğunluk konuşmaktadır.

Hatta mahalle aralarında kahve köşelerinde ve dost meclislerinde şu cümleleri sıklıkla duyuyorsunuzdur. ‘Ali Erdoğan çalışıyor ya da çalışmak istiyor ancak adama izin vermiyorlar. Belediyeye kadrolu bir müfettiş versek işleri yetiştiremeyecek. Ali Erdoğan bu gidişle öksürse müfettişler gelecek. Ali Erdoğan Ak Parti’ye geçse bu sıkıntılar hallolacak. Ali Erdoğan bazı yemeğe alışkın ve yeme niyetli bazı gruplara izin vermediği için pişmiş tavuğun başına gelmeyenler onun başına geliyor.’  Bunun yanı sıra Ali bunları hak etti diyenler de yok değil. 

Sonuç itibari ile söylemek istediğim şu ki Ali Erdoğan babamın oğlu değil şayet bir suç işlemişse hak ettiği cezayı bulmasını herkesten çok isterim. Bazı çevrelerin bu yazıma vereceği tepkileri tahmin edebiliyorum. Ancak havasını teneffüs ettiğim kente faydamın dokunması adına bana açılan bu köşeden hak bildiklerimi yazmak mükellefiyetindeyim… Nasılsa yargıya intikal etmiş bu konuları bırakalım artık yargı çözsün kendi deyimiyle suçu yoksa aklanır cezası varsa katlanır. Kentimiz için hayırlısı ne ise o olsun inşallah adalet yerini bulsun deyip tahammülünüze teşekkür ederek sizi Hakka emanet ediyorum. 

Yorumlar

Okuyucu 14 Yıl Önce

Kamu yönetimi mezunu birisi olarak nedir? nasıl bir ifadedir. nasıl bir bağlayıcılığı vardır? bahsedilen şeye masumiyet karinesi der geçersiniz olur biter.

misafir 14 Yıl Önce

ali beyi uşak'lı tanır dürüst adamdır kesinlikle yemeye yelteneceğini sanmam. Bildiğim kadar ihtiyacıda yokCemaatçiler ve akp nin bir bölümü gibi menfaat müslümanı olduğunu da sanmıyorum. Zaten fetullahçı olsa Ak partili olsa başına hiç bunlar gelmezdi.ihalelerin paralarınıda yazarak izah ettiğin için teşekkürler.

vatandaş 14 Yıl Önce

ali bey çok değerli bir insan ihtiyacıda yok .adam yememek yedirmemek adına yıllardır hizmet verdiğ ideğer verdiği partiden ihraç edilmesine bile sesi çıkmadı

hurdacı 14 Yıl Önce

sevgili yazar yazın için teşekkür de kentsel dönüşüdeki hurda fiyatı tespit edilmişmi onunla ilgili bir şey yazmamışsın gerçekten orada o alanda 3 trilyonluk hurdamı var valla hurdacılar bayram eder ozaman

biri 14 Yıl Önce

2009 ve 2010 yılında belediye başkanı valla ben değildim.ee tabiki ali erdoğan idi

Tüm Yorumlar