Kategoriler

Uşak Haber Merkezi

Çıldırtan Yardım ve Bağış Kampanyaları ve Uşak'lının Feryadı

  Her Cuma Namazının ardından alışkanlık haline gelen Allah Rızası için bir yerlere yardım toplanması, Cemaatlerin burs, yurt, okul vs gibi çoğu ticarethane gibi işletilen kurumlara bağış toplanması, yaygın medyayı da kullanarak Kentin hatta Ülkenin dışındaki ihtiyaç sahipleri için bağış toplanması ne kadar doğru?  Uşak Halkı özellikle işadamları bu duruma ne diyor? Bağış toplayanlar ne kadar samimi? Bu yapılan iş ya da işlemler ne kadar doğru? 

Uşak'ta son günlerde gittiğim konuştuğum hemen her iş adamının dert yandığı ve muzdarip olduğu bir konuya değinmek istiyorum. Ramazan ayları başta olmak üzere özellikle hayır sever ve cömert olduğu bilinen işadamları, kapılarını aşındıran yardım kuruluşlarından nerede ise bıkmış durumda. Tabiki yazımın en başında bu türden vazifeleri gerçekten halisane niyet ile Allah için layıkı ile yapan kişi yada kurumları tenzih etmek isterim. Yazımda isim vermemeye özen göstereceğim lakin bahsettiğim kurum ya da kişilerin kimler olduğu aslında en azından o kurum ya da kişilerin malumu olacaktır. Lütfen samimiyetle memlekete millete hizmet edenler üzerine alınmasın ve Onlara bu yazım bilakis şevk versin.

Bazı sivil toplum örgütleri, adeta sosyal hizmetler ve yardımlaşma müdürlüğü gibi davranıyor. Adeta dünyada bi savaş, felaket vs. bir olay olsa da bize misyon düşse diye fırsat kollar gibi davranışlar içinde olan ve her yere yardım toplamayı kendi kendilerine misyon biçen bazı dernek ya da benzeri sivil toplum örgütleri Uşak halkına adeta illallah dedirtmiş gibi görünüyor.

Kendisi Şehit Yakını olmadığı halde Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneklerinin başında bulunan kişiler, kendisi engelli olmadığı gibi, yakın çevresinde yada akrabalarında da bir tane engelli bulunmayan kişilerin kurduğu engellillere yardım dernekleri, Çevre adı altında kurulmuş ancak çevreye zarar veren her hangi bir faktöre karşı herhangi bir faaliyeti yada çevre adına bir projesi dahi olmayan çevre dernekleri, Açtıkları okul ya da yurtlarda bir tane gariban çocuğuna dahi yer vermedikleri halde kurulacak yurtları yada okulları için para toplamaktan imtina etmeyen sivil toplum örgütleri, Allah rızası diye diye Milletten iftar çadırı için 30 günlük Ramazan'a nerede ise 3 aylık bağış toplayan bazı kuruluşlar, Güneydoğu'da PKK İle içiçe olduğu bilindiği halde Uşak'ta da kelli felli kişilerce idare edilen ve basın dünyasında da sık sık yer bulan sözde mazlumların insanların haklarını aramak üzere kurulmuş Türkiye çapında şubeleri bulunan dernekler ve sivil toplum kuruluşları, Deniz Feneri vari dedikodular ya da şüphelerin oluşmasına yol açan yardım kuruluşları hepsini tek tek değilse bile genel olarak kaleme almaya çalışacağım. 

Acaba bu kuruluşlar Uşak'a ve Türk Milletine ne kadar faydalı ne kadar zararlı? Dernekler masası bu kuruluşları ne kadar denetliyor? Bu türden STK'ların başında bulunan insanların samimiyetine ne kadar güvenebiliriz? Mesela Devlet Kurumlarının alacaklarını tahsil için icra avukatlığı görevini üstlenen, bu işi kapabilmek için türlü siyasi manevralar yapan, hatta zaman zaman piyasa da tefeci olarak adlandırılan kişilere dahi avukatlık yaptığı bilinen kişilerin, Uşak'ta yuvaların yıkılma pahasına icra yolu ile evden eşya götürürken sızlamayan vicdanı nasıl oluyor da dünyanın bilmem neresindeki insan için merhametleri cuşa geliyor da bu insanlar için kapı kapı yardım dilenebiliyor? Doğrusu benim aklım bunu pek almıyor.

Filistin'e yardım toplanır bakarsın ellerinde bi diafon aynı isimler, Çeçenistan yine aynı isimler, Irak, Suriye ne varsa her yerde aynı isimler başroldedir. Bir yerde deprem olur haydi bakalım Uşak'lı yardım kampanyası gariptir hep de battaniye yollanır. Battaniye yollanmasının hikmeti de tartışılır durur. Bu battaniyeler kimlerden nasıl temin edilir?

Ayrıca bu kuruluşlar son derece içine kapanıktır. Hiç sizi üye yapmak için davet ya da teklifte bulunan olmaz. Sessize kongreleri yapılır ve aynı isimlerden başkan ve yönetim oluşturulur. Üye sayısını artırmak gibi bir dertleri de hiç olmaz. Bu stk'lar vasıtası ile başındaki isimler medyatik de olur kendilerine siyasi ve sosyal bir rant olarak da bu durum ayrıca döner. 

Tüzel Kişiliği Olan Dernekler Camiler Dahil Dinen Zekat Alamaz.

Bunun yanısıra tüzel kişilik olan yerlere yani yurt, kul vs. gibi kurumlara hatta camiye dahi zekat verilemeyeceği az buçuk dini bilgisi olan herkesin malumu iken zenginlerden zekat toplamaktan imtina etmeyen sözüm ona hocalara ne demeli. Bunun toplumdaki derin çatlağı nasıl artırdığının farkında bile değiller. Sosyal dengeyi tesis edebilecek bir vecibe olan zekat müessesini kendileri kesintiye uğratarak zengin ile fakir arasındaki uçurumu nasıl derinleştirdiklerinin ve topluma nasıl bir zarar verdiklerinin harisane davranışları ile insanlar karşısında nasıl itici duruma düştüklerinin de farkında bile değildirler. Kurbanlarda döktürdükleri sucukları evlerine götürdükleri söylentileri her yer de konuşulan bazı sözde hocaların bu Milletin güven duygusunu ve hayır elini nasıl kırdığına nasıl şahitlikj ettiğimi ben tarif dahi edemem.

Bu yazı dizimde bu türden kuruluşları genel olarak ele almaya, yüce dinimiz İslam'ın bu türden davranışlara yaklaşımına dikkat çekmeye, hadisenin toplumsal ve kişisel zararlarını göz önüne koymaya devam edeceğim. Bir sonraki yazımda buluşmak dileği ile ESENKALIN..
Yorumlar

Kamil Hoca 13 Yıl Önce

Haklısınız hem de yerden göğe kadar lakin dikkat çekilmesi gereken asıl noktanın insanların güven bunalımına doğru sürüklendiği gerçeğidir diye düşünüyorum. Kimse kimseye güvenemez oldu zaten yazınız da sanki farkında olmadan bu durumu körükler nitelikte olmuş. Haber Merkezinin yazarlarını yakinen takip etmekteyim gerçekten çok önemli konularda doyurucu analizler ve farklı bakış açıları ortaya koyduğunuz yazılarınızı keyifle okuyoruz. Bahsettiğim konuya dikkat ederek yazı dizinizi devam ettirmenizin daha yararlı sonuçlar getireceğini düşünüyor sevgiler sunuyorum.

gurbetci-64 13 Yıl Önce

Bu yardim toplayanlari dürüst ve gercekden muhtac olanlatra yardim edilmesinde yardimci olanlaria tesekür ederek onlardan Allah razi olsun diyorum fakat bunlarin yaninda birde holdinkler var otobuslerle sefer yapilan giyim ve kusamla sakalla insanlari kandiran elestirilmeyen kuran ve sünnetden uzak kendilerine seyit yada cok ustunlük vererek insanlari sömüren holdinkler var bunlar din ticareti yapanlar yapilar olarak diyanet bunlarin elinden müslümanlari kurtarmasi lazim diye düsünüyorum

MKY 13 Yıl Önce

Sayın Ramanzan Güner; Toplumu rahatsız eden, Her Cuma günü camilerde sözüm ona yardıma Çağrı yapan, Devlet memuru olan Müftülük tarafından görevlendirilen Vaazlara ne demeli..!!! Dinayet İşleri başkanlığı tarafından bunların yönlendirildiğini düşünür hale geldim. Bu konuyu gündeme getirdiğin için teşekkür ederim. Vede Camilerden bu konu kesilene kadar gündemde tutarsanız sevinirim.

Cami cemaati 13 Yıl Önce

cuma namazı daha bitmeden cemaatin bir kısmı hala namaz kılarken kapıda avaz avaz bağırıp boş geçmeyelim diyenlere ne demeli. 6 rekatını kılıyro sonra namazı bitirdim zannedip çıkıyor kapının önüne yardım için bağırıyor orada namaz kılan onlarca insanı rahatsız ediyor cami önümü cuma pazarımı belli değil pazar esnafı bunar kadar bağırmıyor

EMRAH AYDIN 13 Yıl Önce

KİLİSELERİN TAMİRİ VE MASRAFLARI DEVLET TARAFINDAN KARŞILANAN AMA CAMİLERİN YAPIMI GARİBAN HALKIN ÜSTÜNE YÜKLENEN BİR ÜLKEDE YAŞIYORUZ .ÇOK SAF IZ DENİZ FENERLERİ MERCİMEKLERİ ÇABUK UNUTTUK

Tüm Yorumlar