Kategoriler

Uşak Haber Merkezi

Daha FETÖ bitmeden, birileri METÖ mü kuruyor yoksa? Nedir bu milletin sözde cemaatlerden çektiği!

FETÖ Örgütünün çirkin yüzünün net olarak ortaya çıkmasının ardından, bazı cemaat yada grupların el ovuşturarak iktidara yaranma, düne kadar kutsadıkları Fetullah Gülen hainine sövme yarışına girdiklerini gözlemlemekteyiz. Ayrıca bu sözde tarikatların, FETÖ'den boşalan yere aday olduğunu ve tıpkı FETÖ gibi kadrolaşma Devlet imkanlarına çöreklenme derdinde olduklarını üzülerek seyretmekteyiz ve bu durum Türk Milletini ciddi bir endişeye sürüklemekte.

Fethullah Gülen grubunun, hem siyasi kurumlarda hemde Devlet içinde kadrolaştığını ve bunun ileride ciddi bir risk olabileceğini, yıllar önce defaatle söylemiştik. Ancak hiç kimse bizim ikazlarımıza malesef kulak vermemişti. Hatta o dönem, şimdi FETÖ'ye galiz küfürler yağdıranlar hiç üşenmeyip, hakaret dolu mesajlar, yorumlar atarak bizleri FETÖ'ye iftira atmakla hasetlikle vs suçlayabiliyorlardı. Yine o dönem Fetöyü başka Nakşi gruplarda övüyor ve Nakşibendilik yolundaki her cemaat ya birinciliğe ya ikinciliğe Fetullah Gülen'i koyuveriyorlardı Allah'a yakınlıkta. Yani bizim şeyhimiz zamanın sahibi ama Fetullah Hocaefendi bizim şeyhten sonraki kutuptur deyiveren pek çok Nakşibendi müntesibi ile karşılaşmamız mümkündü. Şimdilerde ise FETÖ'ye karşı tepkileri doğru kullanan bazı cemaat yada gruplar, kendileri FETÖ'nün yerini alıp, siyasete ve Devlet kurumlarına sızma yapma derdinde ve aynı FETÖ'nün istikametinde.. Hatta Fetullahçılardan daha da gözü kara giden bu grupların iktidara yakın faaliyetler içinde olması, insanımızı bu konuda ciddi endişeye sevk etmekte. Doğuda PKK yerine İşit'i desteklediği iddia edilen, bazı Bakanlıkları adeta ele geçirmiş olması yetmezmiş gibi belediyeler üzerinde nüfuz edinip, kendi zenginlerini yaratmanın derdine düşen, bazı cemaatlere neden bu kadar taviz verildiği ve şımartıldığı herkesin merak konusu ve malum cemaat yada grupların bir kaç yıl içinde aynı noktaya gelebileceği noktasında halkımızın ciddi endişeleri var.

Cemaatler yada tarikatler adı her neyse, güya dini insanların daha iyi yaşayabilmesi ve dini anlatabilmek ve yayabilmek için kurulmuş illegal yapılar. İllegal diyorum çünkü tarikat diye bir olguyu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yapısının tanıma şansı olmadığı gibi resmi olarak Devlete bildirilmeyen bir örgüt oluşturmak, şayet oluşturulan örgüt yapısı, sahibi bulunduğu üye sayısı ve araç gereç bakımından suça elverişli ise bu örgütü kuranlar, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası ile yargılanır ki; bahsettiğimiz örgüt yapısına sahip olan makaleme konu tarikatler yada cemaatler, Devletin algısına göre kesinlikle illegaldir. Türkiye'yi geriye götürmek için dini cahiliye adetlerinden olup bu güne dek yaşattıkları bazı ritüeller ile bezeyip bidatlerle doldurduklarından, bu sözüm ona tarikatlerin tamamına yakınına Devlet  irticai faaliyetleri olan örgütler olarak bakar ve yıllardır bu faaliyetler ile ve bu faaliyeti gösteren örgütler ile sözüm ona mücadele verir yada vermelidir.

Gerçi FETÖ Operasyonu kapsamında gözaltına alınan yada tutuklananların sayısına, kimliğine bulundukları mevki ve makamlara bakıldığında irticayla mücadele adı altında yapılan faaliyetlerin hiçte yeterince yapılmadığını yada mücadele ediyor görünümünde olanların bir kısmının bile bu tarikat yada cemaatlerin genişlemesine yardımcı olup kol kanat gerdiklerini pekala söyleyebiliriz. Konumuz elbette Devletin irticayla yada bu türden örgütlerle mücadele konusunda eksik kaldığı değil. Çünkü bunda suçlanması gereken sadece Ordu yada bürokrasinin üst düzey yetkilileri değil başta siyasiler olmak üzere, bütün bir Millet olarak bu hususta sınıfta kaldığımızı söyleyebiliriz. Düşünsenize Kadir Mısıroğlu denilen bir herif çıkıyor, ben tarihçiyim diyor, uydurduğu tarihi millete anlatıyor. Atatürk'e olmadık hakaretler yağdırırken, İngiliz taşeronluğu yapıyor ve sözüm ona Osmanlı hayranlığı körüklüyor, sözüm ona şeriat çığırtkanlığı yapıyor. Türk Devletinin kurucusuna hakaretler yağdırıyor, ne Devletin Cumhuriyet Savcıları buna müdahale ediyor nede siyasiler buna bir çift söz söylüyor, yetmiyor bu herifin facebook sayfasını da yüzbinlerce insanın beğendiğini görüyoruz. Yani hainlere rağbet eden bir millet haline getirilmişiz haberimiz yok. Daha sonra Uşak halkı, en azından Uşak halkının büyük çoğunluğu, bu herifin eskiden tımarhanede yatmış, dolandırıcılık suçundan sabıkaları olan bir İngiliz Ajanı olduğunu Nurullah Çavuşoğlu'ndan öğreniyor. Ne acı değil mi? Buna benzer pek çok örnek var ülkemizde....

Şimdilerde FETÖ ile mücadeledeyiz milletçe ve milletçe kurtulabilmek için uğraş veriyoruz. Ama diğer yandan siyasilerimizin isimleri, başka başka tarikat şeyhleri ile anılıyor. Ahmet Davutoğlu gidiyor Menzil'deki bir tarikat şeyhiyle fotoğraf veriyor. Ülkenin Cumhurbaşkanı gidiyor artık aklının bile başında olmadığı iddia edilen bir sarıklı sakallıyı ziyaret ediyor. Mitingte Genelkurmay Başkanımız, Cübbeli ismindeki her türlü hokkabazlığı ve yalancılığı meydana çıkmış irtica yanlısı olduğu kesin bilinen birisi ile el sıkışıyor. Uşak Belediye Başkanı ve İl Sağlık Müdürü'nün durumu zaten malumunuz, ikisi de Menzil'deki tarikat ile anılıyor. Menzilin yurdundan satın alınan  kokmuş eti personele yedirildiği İl Sağlık Müdürlüğünde kadrolaşma had safhada biliniyor. Koca İl Sağlık Müdürünün şeyhlerle fotoğrafları ortalıkta geziniyor. Uşak Belediyesinin bütün işlerinin Menzilcilere teslim edildiği bütün Uşak'ta neredeyse herkes tarafından bilinip konuşuluyor. Ramazanda fakirlere dağıtılmak üzere oluşturulan gıda paketlerini bile Menzil  grubunun yurduna indirilirken görüntüleyip yakalıyor gazeteciler. Uşak belediyesi adeta Utaş belediyesine dönüştürülüyor. Yolsuzluk iddiaları almış başını gidiyor ama kimseden çıt çıkmıyor. Hatırlayın lütfen şimdilerde paralel dediğimiz olgunun ilk çıkış tarihlerini, ne kadar da çok benziyor, sanırsın tarih tekerrür ediyor.

Adeta kötü bir taklidi gibi durmuyor mu bu cemaat yada tarikatler Fetullahçıların? Elcevap evet. Aynen söylediğim gibi Fetullahçıların kötü birer taklidi gibi duran bu gruplarla, ilişkisi olan insanların, bu ilişkilerini hiç değilse makamlarında kullanmalarına asla izin verilmemeli. Asla bu grupların kendi çıkarları doğrultusunda mürit edindikleri insanların işgal ettiği makamlarından yada güçlerinden yararlanmasına izin verilmemeli. Sağlık camiası olduğu gibi Menzil'e adeta mecbur ediliyor şeklinde iddialar daha şimdiden almış başını gitmiş durumda. Bu gün Sağlık, yarın eğitim, öbürsü gün Orman derken bu seferde paralelcilerden boşalan yeri acaba Menzilciler yada benzeri cemaatler mi dolduracak? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demezler mi adama?  
 
Nurculuk, Süleymancılık, Menzil, Mahmut Efendicilik, İsmail ağacılık, mealcilik vs. hepsinin de kökenine bakıyorsunuz hepsi de Nakşibendiliğin değişik türevleri. Hepsi de Arapçı, hepsi de sözde Osmanlıcı, hepsi de Arap hayranlığı körüklüyor. Hepsinde de cahiliye adetlerinden kalma; okunmuş ekmek, okunmuş şeker, cevşen, muska, tevbe vermek, evlenmemek, şifayı doktordan ziyade hocalardan aramak vs. gibi onlarca İslamla ve maneviyatla alakası olmayan bir takım adetleri var. İstisnasız hepsi de Atatürk düşmanı. Ayrıldıkları noktalar ise kimisi güya Kuranı Kerim okumayı önemsiyor ama Onların Kuran okuma biçimi bir acayip, bize hiç benzemiyor. Kimisi zikrullahı önemsiyor ama İslamda yeri olmayan bir biçimde, dillerini damaklarına dayayarak zikrediyorlar Allah'ı. Kimisi güya sadece Kuran mealine önem veriyor ama sünneti yani Ehli Beyt efendilerimizin hayatını tamamen devreden çıkartıyor. Birbirilerine asla laf söylemiyorlar ama Mevlana'ya ve yolunda gidenlere her türlü hakareti hepsi mübah görüyor mesela. Yine hiç bir tarikat ve cemaate girmeyeni müslüman kabul etmiyorlar. Şeyhlerine söz söylesen seni mürted, kafir, (din dışı) ilan ediyorlar hemen. Hepsi ama istisnasız hepsi Muaviye'yi pek seviyorlar, Yezid'e bile Hazret diyebiliyorlar söz söyletmiyorlar. Yavuz Selim'in alevi katliamını kutsuyorlar hepsi. Hepsi de Cumhuriyete ille de laikliğe düşmanlar güya şeriat istiyorlar. Şeriatten anladıkları ise hırsızın kolunu kesmek yada zina yapanı recm etmekten (taşlayarak öldürmek) ibaret. Şeriate dair başkaca bir bilgileri de yok. Ama zinanın suç olmaktan çıkartılmasına domuz etinin serbest bırakılmasına alkış tutuyorlar hiç itirazları olmuyor. Şeriat gelse önce kendilerinin kolunun kesilmesi gerekecek. Yani aslında şeriatın gelmeyeceğini çok iyi biliyorlar ve böyle bir dertleri de yok. Ama şeriat istiyoruz diyerek taraftar toplayabiliyorlar ve bizleri yani laikliği savunanları kafir ilan etmeleri son derece kolay hale geliyor. 

Söz yine uzadı farkındayım, yazılarımızın uzunluğundan dolayı hep azar yiyoruz ama anlayış bekliyorum sizlerden. Yazılarda anlattığımız meramımız kolay anlatılabilir yada anlaşılabilir değil. Ayrıca yanlış anlaşılmalara meydan vermemek için pek çok sözü tekrara mecbur kalıyoruz ilk kez okuyacaklar açısından. Bildiğiniz üzere zaten eksiğimizi kollayan çok ciddi bir kesim var her çevreden, bu ve benzeri pek çok sebepten dolayı, teferruatlı şekilde izah etmek durumunda kalıyoruz, dolayısıyla da yazılarımız uzun olabiliyor. Samimi söylüyorum şu anda yazıyı yazarken bile zihnimdeki ve gönlümdekileri tam olarak dökebildiğimden emin değilim. Lakin kısa kesmek bakımından, son bir kaç cümle ile bitirmek istiyorum. 

Bizim Milletçe ve Devlet'çe, bu sözde tarikat Nakşibendilik ve türevleri ile mücadele vermemiz hem Allah'ın muradıdır hemde Devletimizin bekası için buna mecburuz. Yani müslümanlık adına kaygısı olanlar da, Devleti ve Milleti adına kaygısı olanlarda bu türden oluşumlarla, ne pahasına olursa olsun mücadeleye mecburdur. Hele hele bu cemaat yada tarikatlerin milletin malı olan Devlet kurumlarına çöreklenmelerine kadrolaşmalarına, asla izin vermemeliyiz. Sizce de bu sözde tarikatler; ileride FETÖ olmaya aday değil mi? PKK ile cilveleştiğini gördüğümüz FETÖden kurtulup, İŞİT'le cilveleşen başka bir tarikat gelip ileride başımıza bela olsun mu? Bunu istiyor muyuz? Elimizle yeni bir canavar yaratmayalım yada yaratılmasını seyretmeyelim lütfen....
Yorumlar

hakkı 10 Yıl Önce

sen belani ariyosun

Allah ıslah etsin 10 Yıl Önce

kendine cemaat arayan, camiye gitsin, kitap arayan kuran'ı okusun örnek arayan ise hz muhammed'in hayatına baksın saçma sapan din tüccarlarının peşinden koşmasın. din Allah ile kul arasında yaşanır, araya amacı din ticareti olmuş vakıf, dernek vs yi sokmasın. artık insanlar iç huzur bulmak için değil memuriyete girmek, ilerlemek, devletten ihale kapmak, işlerini yürütmek için bu cemaatlerin peşinden koşuyor. ne diyelim Allah ıslah etsin.

tarikat oyunlarına gelmeyin 10 Yıl Önce

40 50 yıldır türkiye , ortadoğu , afrikayı sömürüp kaynaklarını cebine aktaran avrupa ve abd dir.bunu da halkı tarikatlara bölerek yapmaktadır ..türkiye ve ortadoğu birleş ayağa kalk bırak şu abd avrupa kuruluşu tarikatleri defolsunlar hepsi de

Yalçın 10 Yıl Önce

fetullahcilar da vakti zamanında bu adamlar elestirirken böyle yorum atiyor tehdit yada hakaret ediyorlardı ama şimdi durum ortada. ben bu adamların dinlenmesi kanaatindeyim. bilgili iyi niyetli ve öngörüleri çok güçlü. ne dediler de hep çıktı buda çıkar nakşilik işi hakikaten biraz sıkıntılı gibi.hakaret edecegine düşün.

akpartili 10 Yıl Önce

valla hiç hakaret etmeyelim bence nurullah beye çoğu fikrimiz uyuşmaz ama son yazdığı iki köşe yazısının da altına hiç çekinmeden imzamı atarım. iyi niyetli objektif yaklaşımlar bunları bana göre. evet zaten akparti kurucu il başkanımız nuri aslan yada sonraki dönem il başkanı recep gümüş te böyle düşünüyor biliyorum. talıp gümüsun faceden benzer yaklaşım da paylaşımlarina tanıgım. yne eski il başkanımız mehmet gün de aynı düşüncede olduğunu twetlerle ortaya koymustu menzilin usaktaki oyu beş bin ancak ama belediyeyi onlar yönetiyor kimin işe girecegine onlar karar veriyor biz eşşek miyiz bir cemaate girmedik diye yani. gce gündüz çalış her türlü fedakarlık et akparti yi iktidar et belediye kazan sonra gelsin bir cemaat senin elinden imkanları alsın vatan müdafası da yine sana kalsın.ben bir.akpartili olarak bu tarikat işinin siyasete girmesine karşıyım kendi mecrasında kalıp dini i̇slamai̇slama hizmet etmeliler siyasete ve ticarete bu kadar bulaşmamalılar.

Tüm Yorumlar