Toplumda Yaygın Hale Gelen ve Can Sıkan Hastalık: Reflü!

Toplumda Yaygın Hale Gelen ve Can Sıkan Hastalık: Reflü!

Günümüzde oldukça yaygın olarak görülmeye başlayan reflü hastalığı konusunda Medical Park Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı abdullah Akdağ, bir açıklamada bulunarak hastalığın nedenlerini ve teşhis edilerek hangi tedavi yöntemlerinin uygulanması gerektiğini anlattı.

Op. Dr. Akdağ'ın reflü hastalığı hakkındaki açıklamaları şu şekilde:

"Reflü, kelime anlamıyla  “geriye kaçış” demek. Gastro-özafajeal reflüyse yüksek asitli mide içeriğinin yemek borusuna geri dönmesi ve burada hasara yol açması, solunum sistemine kaçarak öksürük, ses kısıklığı ve astım ataklarını tetiklemesi olarak nitelendiriliyor. Reflü, toplumda oldukça sık görülen bir hastalık. Öyle ki ülkemizde her beş kişiden birini etkisi altına alıyor.

Toplumda oldukça yaygın olan reflü, çoğunlukla basit tedbirlerle, beslenme içeriği ve alışkanlığında değişikliklerle üstesinden gelinebilecek bir sorundur. Bazen bu önlemler yetmez ve ilaç tedavisi gerekebilir. Mide yapısındaki bozukluktan dolayı oluşan reflü günümüzde basit ve risksiz bir cerrahi girişimle sona erdiriliyor.

Reflünün belirtileri nelerdir?

Göğüste yanma hissi, ağza acı su gelmesi, bulantı ve kusma, hazımsızlık ve ekşime, gıdaların ağza geri gelmesi, ağız kokusu, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, boğaz ağrısı, kuru öksürük, astım, zatürree, dişlerde mine kaybı."

Medical Park Uşak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr.Abdullah AKADAĞ, reflü ameliyatına götüren 6 nedeni şöyle anlattı:

1-Hasta ömür boyu ilaç tedavisi istemiyorsa: Reflü tedavisinde başvurulan ilaçlardan başarılı sonuçlar alınabiliyor. Ancak bazı hastalar, yan etkileri ve sürekli kullanım yüzünden ömür boyu ilaç kullanmak istemeyebiliyor.

2-Beslenme alışkanlıklarına dikkat edemiyorsa: Öncelikle düzenli beslenmek şart. Ayrıca reflüyü artırdığı bilinen yağlı gıdalar, kızartmalar ve çikolata gibi besinlerden, alkolle gazlı içeceklerden, çay, kahve, kola gibi kafeinli içeceklerden kaçınmak gerekiyor. Ancak bazı hastalar, beslenme alışkanlıklarına dikkat etmekte güçlük çekebiliyor.

3-Mide fıtığı eşlik ediyorsa: Reflüye sıklıkla mide fıtığı eşlik edebiliyor. Mide fıtığının bazı türlerinde fıtık boğulması ve acil ameliyat riski oluşuyor. Bu tür fıtıklarda reflünün şiddetine bakılmaksızın hastaya ameliyat öneriliyor.

4-Kullanılan ilaçlar kesilemiyorsa: Kemik erimesine karşı kullanılan ilaçlar, doğum kontrol hapları, ağrı kesiciler veya tansiyon ilaçları reflü şikâyetlerinin artmasına yol açabiliyor. Ancak bazı durumlarda bu ilaçların kesilmesi mümkün olmayabiliyor.

5-Hasta yaşam tarzını değiştiremiyorsa: Hasta, kiloluysa kilo vermeli. Ayrıca yemeğini uykudan 3-4 saat önce bitirmeli, yediği gıdaların türüne dikkat etmeli, stresli ortamlardan uzak durmalı, sürekli olarak ilaç kullanmalı ve sigara içiyorsa bu alışkanlığını bırakmalı. Eğer hasta şartlara uymakta zorluk çekiyorsa operasyonun seçenek olarak sunulması gerekiyor.

6-Gastro-özafegeal reflüye bağlı hasarlar oluşmuşsa: Uzun süren reflülerden sonra yemek borusunun  iç yüzeyinde yaralar oluşabiliyor. Bu yaraların sürekli olarak iyileşip yeniden açılmasıyla yemek borusunda darlıklar ortaya çıkabiliyor. Reflü nedeniyle mide içeriğinin gırtlak ve solunum sistemine gitmesi ses kısıklıklarıyla akciğer hastalıklarına yol açabiliyor. Sürekli devam eden reflü, hücre düzeyinde değişiklik yaparak sonu kansere neden olabilecek ‘barret özofagusu’   denilen bir duruma sebebiyet verebiliyor. Böyle hasarlar gelişmişse operasyonla tedavi öne alınabiliyor.

İzsiz operasyon ‘’Kapalı Reflü Cerrahisi Hasta İçin En Konforlusu’’

Reflü ameliyatının laparoskopik olarak yapılması gerekiyor. Çünkü açık ameliyatla karşılaştırıldığında pek çok avantaj sunuyor. Hasta için en konforlu ve en kalıcı tedavi yoludur. Amaç mideden yemek borusuna asid kaçışının önlenmesidir. Reflü hastalarının %40 ’ın da midenin fıtıklaşması da beraber bulunmaktadır. Reflü ameliyatında bu fıtık da düzeltilmektedir. Bu yöntem ameliyat sonrası iyileşme süresini çok kısaltır, hastanın ağrısını çok azaltır, işe ve olağan yaşama dönüşü hızlandırır. Açık ameliyat sonucu oluşabilecek yaraya ait enfeksiyon riski, oldukça yüksek ve yaklaşık yüzde 10 hastada yine bu yaradan dolayı fıtık oluşma riski de mevcut olurken Laparoskopik ameliyattaysa bu tür sorunlara çok ender rastlanıyor.

 
Op. Dr. Abdullah Akdağ; "Sadece büyük şehirlerde bulunun üniversite, eğitim ve araştırma hastanelerinde kapalı reflü cerrahisinin uygulanabildiğine dikkat çekerek bu yöntemin en önemli avantajlarından biri de karın içinde başka bir hastalık veya problem varsa onu da rahatlıkla tespit edebiliriz" dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
canan 7 yıl önce

reflü hastalığı kötü bir hastalık haline gelmiş o yüzden kendinize çok dikkat edin