Bildiğiniz üzere, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bütün iyi niyet gösterilerine ve hoşgörüsüne rağmen partiyi dağıtma niyetinde gibi davranan Özgür Özel'in istifa edip parti kurmaya kalkışmasından bu yana hem CHP üyelerinin hem de özellikle seçilmiş makamlardaki CHP'lilerin yaşadığı, ifade etmesi güç zaman dilimlerinden geçiyoruz. Can Ocakoğlu il başkanı olarak atandı ve dağıtılmak üzere kurgulanmış, fitne fücur yuvasına döndürülmüş bir partiyi kucağında buldu. O toparlar, ben eminim. Kendisine itimadımız yeni değil, epeycedir vardır ve bizi yakın tanıyan herkes bilir; epeycedir CHP için aklımızdaki il başkanıdır. Ama işi de hayli zor. Zira karşısında üst akıldan akıl alan manipülasyon ustaları var. Düşünsenize, insanlar "Erdoğan CHP'ye Kemal Bey nezdinde çöküyor" diye inanabiliyor. Yahu Erdoğan çökse il başkanı herhâlde Can Ocakoğlu olmazdı, öyle değil mi? Onu kafalarına uyduramayacaklarını da bilirler, değil mi? Hem Erdoğan partiye çökse Bahçeli neden Özgür Özel'e bu kadar çok prim versin, kredi açsın, öyle değil mi? Kemal Kılıçdaroğlu mu daha kolay yönetilebilir Erdoğan'ca, yoksa "normalleşelim" deyip duran Özel mi? Gel gör ki algıları yönetenler bu sorulara cevap aramıyor, aratmıyor.
İkisinden birisi saraya esirse bu iki genel başkan ya da adayının hangisi esirdir sizce? Hemen herkesin dürüstlük ve nezaketine söz yok dediği, hiç şaibesiz Kemal Bey mi, yoksa her gün bir yeni dosyada şüpheli diye yazılan ve fezlekeleri ardı ardına gelen Özgür Özel mi? Buz gibi de belli işte. Özel, kendisinin dahi tahmin edemediği bir hazneye doğru savruluyor. Neyse, konumuz bu değil. Bu daha bir girizgâh. Meclis üyeleri yeni partice markaj ve baskı altına alınmışken CHP de pek bir sessiz davrandı son ana değin nedense. Sanki giderlerse gitsinler der gibi de oldu bir bakıma ama Allahtan acele etmedi meclis üyeleri ve belli ki hiç de acele edeleri yok. Belli ki Özgür Özel yırtınsa da şimdilik yeni partiye geçeceği falan yok meclis üyesi arkadaşların. Şu ana kadar tek bir istifa var CHP'den, o da Emre Karslı denen, zaten CHP'ye oldum olası yakıştıramadığımız kişi. İstifa etmiş, o da tuhaf şekilde kimseye "istifa ettim" dememiş ve CHP adına komisyonlara girmiş, hukuksuz şekilde ayrıca imzalar da atmış, iyi mi? Bu durumda sanırım Emre Karslı'nın istifa ettikten sonra CHP adına katıldığı bütün komisyon toplantıları iptal edilip tekrarlanmak durumunda kalacak ve tabii kararlar da geçersiz sayılacak ve yeniden karar verilecek.
CHP Uşak İl Başkanı Can Ocakoğlu bugün meclis salonunda idi ve bizzat süreci yönetti, çok da iyi yönetti söylemeliyim. İyi diyaloglar kurdu ve maskesi düşmesi gerekenlerin maskesini düşürdü. Emre Karslı'nın istifasını öğrenir öğrenmez onu grup odasından çıkardı ve "Madem istifa ettin, CHP Grubunda işin ne?" diyerek azarladı, haklı olarak. Daha sonra da hâlâ CHP'nin meclis üyesiymiş gibi bağımsız kaldığını söylemeyerek işlediği suçları tek tek tespit etti; basının, herkesin önünde, şeffaf şekilde ve gerekli adli, idari soruşturmanın açılması için çalışma başlatacağını da duyurdu çekinmeden. Tek düşürdüğü maske Karslı'nın maskesi değildi. Hatice Terekeci Özkan'a da neden istifanın eşiğinde olduğunu sordu. Terekeci de "Sen de beni neden yalanladın ve beni neden hiç aramadınız bu süreçte?" dedi.
Demek ki Terekeci, Can Ocakoğlu onu yalanlamak yerine arasaymış ve "hayırdır" deseymiş, istifa etmeyecekmiş, öyle mi? Evet, kendisi "Neden beni yalanladın, madem geçmemi istemiyordun?" dediğine göre ve "Neden hiç aramadınız?" diye suçladığına göre, demek meclis üyeleri ve kendi adına kamuoyuna paylaştığı irade beyanı da yalanmış. En azından kararsızmış hanfendi. Ki bence kararsız olduğundan değil, partisini ve partilisini suçlamazsa manipülasyon yapamayacak da ondan. Yoksa bence istifa konusunda çoktan kararını vermiş Terekeci Özkan Hanım ve gideceği kesin de işte gider ayak il başkanını suçlayıp kendisine arka çıkacak meclis üyeleri arıyor belli ki. Ama bence zor, zordan da zor o meclis üyelerini CHP'den koparmak. Ayrıca hepsi değilse de birçoğu Hatice Terekeci Özkan'dan kaç gömlek üstün insanlar siyasette. Uğur Albayrak da çırak çıkartır onu, Yüksel Doğan da mesela siyasetçe ve asla kendilerini Terekeci'ye falan da güttürmezler. Bence zaten aceleye getirilmesine izin vermemeli meclis üyeleri ve CHP'de kalarak iki tarafla da elini hakkı kadar yükselterek oturup konuşabilmeli. Bir taraf siyaset yapma fırsatı vermez gibi davranırken diğer tarafın "çabuk geçin, yoksa bu partide de sonra siyaset imkânı vermeyiz" der gibi davrandığı bir zeminde alelacele karara zorlamaya hiç gerek yok. Bu insanlara sabredilsin ve görülsün gelişmeler. Belki iki ay sonra yeni parti de kalmaz, Özgür Özel de zaten. Veya tersi de olabilir, kim bilir? Demem o ki karar her şartta Eylül meclisine sarkar ve bence de en azından Eylül başına kadar düşünebilmeli meclis üyeleri.