Bildiğiniz üzere gündem, Özgür Özel'in hiçbir şey yokken Kemal Kılıçdaroğlu’nu kendisine genel başkan adayı olarak kabul ettiği ve CHP Milletvekili olarak kalmasına razı olup "okey" dediği günden beri, Cumhuriyet Halk Partisi listelerinden seçilen belediye meclisi üyelerinin partilerinden istifa edip etmeyeceği sorusuna kilitlenmiş durumda.
Özgür Özel, tuzak kurar gibi istifa etti ve daha örgütlenmesini tamamlamamış, dört başı mamur bir ideal, misyon, vizyon ya da kuruluş ilke ve felsefeleri arz edilmemişken; henüz halka bir parti programı veya tüzüğü bile doğru dürüst tartışılmamış, halka mal edilmemişken ve dahi henüz hiçbir toplantı bile icra etmemişken, partisi insanları büyük bir manipülasyonla Yeni Parti'ye transfer olmaya zorluyor. Yetinmiyor, oyları da seçilmiş il ve belediye meclis üyeleri, milletvekilleri üzerinden transfere zorluyor.
Plan belli: Emperyalizmin zirvelerindeki siyaset mühendislerinin planı. Kemal Kılıçdaroğlu yine adeta yalnız kalmışken, birilerince hâlâ sırtından vurulup dururken ve bunca siyasi lince maruzken, başarılıdır belki, dahicedir ama CHP'lilerin sağduyusuna çarpar, çarpacak anlaşılan, inşallah.
Plan, CHP'den üye ve oy aparma planı. Uşak örneğinde görünen, en azından milletvekili bazında tutmamış ama milletvekilleriyle arası kötü olan herkesi, bu vesileyle partiden sürer gibi davranmaya çalışınca, maalesef il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri bazında operasyon sürüyor. Hâlâ Özgür Özel, tam kadro yedi yirmi dört manipülasyon çalışmasıyla, CHP'nin oylarını ve seçilenleri transfer ederek Yeni Parti'ye aktarma derdinde. Demokrasi hokkabazlığı gibi bir durum, anlayacağınız.
Geçenlerde "grup kararı aldık" demişti istifa için Hatice Terekeci Özkan; yalan çıktı. Malum bugün meclis toplandı ve kimse istifadan bahsetmemiş. Ulusa açık tek istifa eden Emre Karslı imiş; o da zaten herkesten saklamış istifasını. CHP Uşak İl Başkanı Can Ocakoğlu da zaten istifasını öğrenir öğrenmez "Çık o zaman grup odasından" demiş ve kovmuş. Emre Karslı kepazeliğe doymaz; gerçi aynı ustası Özkan Yalım gibidir, yüzüne tükürsen "iyi geldi abi ferahladım" diyebilir, o kadar ayrı konu. Ama çok doğru bir siyasi hamleyle derhal uzaklaştırmış CHP grubunun arasından. İstifasını gizlemekteki siyasi gaye belli: Ajan gibi manipülasyon faaliyeti yürütmek. Ama hukuki gayeleri de varmış, ilgilenecek anlaşılan CHP İl Başkanlığı.
Neden bu aceleniz? Bırakın Eylül, hatta Ekim'de karar versinler. Taktıkları rozet yapmıyor meclis üyeliğini. Neticede bu insanlar ve biz, bu insanları CHP listesinden aday gösterirken "CHP yıldızlarının hepsini sahaya sürdük, her biri belediye başkanı olabilecek kalibrede çok isim var meclis üyesi aday listesinde" diyerek methedip takdim ettik ki, elhak öyleler. İçlerinde Özkan Yalım'dan iyi belediye başkanlığı, Ali Karaoba'dan iyi milletvekilliği yapacak az isim yok inanın.
Yüksel Doğan zaten milletvekili adaylığı için yarıştı geçmişte ve hâlâ olabilir; vekillik ya da başkanlık planı var. Adam şimdi CHP'deki bütün emeğini sıfırla çarpıp neden başka partiye gitsin? Turan Ünlü, mesela mimarlar odası başkanlığı da yapmış, şehir yönetiminde hep az çok söz sahibi olagelmiş birisi ve o da muhalif yaşamanın bedelini ödedi yıllarca; dik durmanın, CHP'de ısrar etmenin de bedelini ödedi. Uğur Albayrak aile boyu partili idi; ailesi "bırak, bırak" dedi belki ama o ısrarla CHP bayrağı salladı, işine bakmak mümkünken. Doktor Mehmet Akif Şanlı'nın zaten CHP'den başka partiye geçeceğini hiç zannetmiyorum; adına leke getirmez, gerekirse meclis üyeliğinden istifa eder eminim. Mehmet Karakoç ve Ozan Bayık için de duyuyorum "kafaları karışık" diye. Kafamız hep karışık zaten, yalan yok. Ama onların arası Can Bey ile iyi; onlar zaten dededen babadan almış insanlar, bayrağı yere düşürmezler, gavura kızıp oruç bozmazlar.
Evet, doğrusu kafalar karışık. Defalarca kaybetmiş bir Kemal Kılıçdaroğlu ile tekrar kaybedersek? Ki kaybetme lüksümüz yok, diyor herkes. Bu sefer herkes kararlı zaten iktidardan kurtulmaya. Ama doğru yol ne? Can Ocakoğlu, kim ne derse desin, güvenebileceğimiz birisi. Gençlik Kolları'ndan gelmez; gidip gelmesi, yalpalaması, sektesi yok. Hep partili, hep örgütçü bir arkadaş ve diyalogu da çok iyi insanlarla. Düşünün ki bizimle iyi geçinebilmiş bunca yıl ve kafa karışıklığımızı arz ettiğimizde de giderebilir diye düşünüyorum. Bizden kaçsa da partiliden kaçmaz nasılsa.
Öncelikle söyleyeyim, elbette dileyen arkadaş Yeni Parti'ye geçsin. Kendileri kaldıkları sürece yolsuz, hukuksuz işe bulaşmadıkları sürece arkadaşımız olarak kalacaklardır. Sadece belediye meclisi üyeleri değil, diğer partili arkadaşlar için de geçerli bu sözüm. Biz Sevinç Yazgan ya da İsmet Akın'ın da özünde dürüst ve iyi insanlar olduğuna eminiz, kaniyiz mesela. İnsan bozulacak oldu mu CHP'de de bozulur; bozulursa da biz başlarız eleştirmeye ve mesafe koymaya, ayrı konu. Partiyi değiştirene "partiye ihanet etti" de demeyiz; ancak partini değiştirirken asıllı asılsız manipülasyonlarla partine zarar veriyorsan, buna hainlik de deriz, ayıplarız da, bilinsin. Ama aceleye getirilmemeli ve gerçekten hür iradesiyle içine sine sine CHP'de devam edebilmeli; ister meclis üyeleri, ister içine sine sine başka partiye geçebilmeli.
Duyuyoruz ki Yeni Parti adına Hatice Terekeci Özkan'ı arayıp baskı uygularmış Yaşar Tüzün ve Terekeci'ye "Belediye başkanı olmanı bana borçlusun, meclis iradesine kalsa biliyorsun Mehmet Karakoç'tu belediye başkanı" dermiş ve "vefan gereği bize geçmelisin" dermiş mesela. Hatırlarsanız Karakoç 12, Reyhan Aydın 6 oy aldı diye kulislerde duyulmuştu; yani Terekeci'nin adı bile yoktu ve sürpriz şekilde başkan oluvermişti. İşte o günlerde Yaşar Tüzün gelip gitmiş ve bu oluşu sağlamıştı. Terekeci'nin yerine ben olsam, diyet hikâyesindeki gibi keser kolumu yollarım Tüzün'e; yani başkanlıktan da meclis üyeliğinden de basar istifayı, bırakırım siyaseti. Ki zaten uzun olmayacağı kesin Terekeci'nin siyasetinin. İyice saçmaladı gerçekten; dün yine bir haber çıkmış "Terekeci istifasını duyurdu" diye, sanıyorum yalan ve yönlendirme, manipülasyon bir haber. Tuhaf olanı, haberi Karaoba'ya çok yakın, yalan haberleriyle meşhur, itibarsız sözde gazeteci yapmış. Terekeci yarın da o haberi yalanlar sanıyorum, mecburen. Yalanlamalar da yalanlar da havada uçuşuyor resmen.
Ezcümle, söylemek istediğim şudur ki: Lütfen birbirinizin iradesine saygı göstermeyi öğrenin ve lütfen ne CHP zırlasın meclis üyelerini karara zorlayarak, ne de Yeni Parti. Dileyen bağımsız da kalabilsin, CHP'de de bir süre kalabilsin, hiyerarşi ve parti disiplinine riayet etmek kaydıyla. Bırakalım gözlesinler, düşünsünler; ne gerek var doğmamış çocuğa don biçer gibi insanları zorlamaya. Ben şahsen neredeyse hepsine güveniyorum; kovulup kepaze edilen Emre Karslı dışında, iradeleri ne olursa olsun en doğrusunu yapmış olacaklardır.