Kategoriler

Uşak Haber Merkezi

Uşak'ta ikinci ve üçüncü dalganın olacağını soruşturmayı yürüten başsavcı söylüyor ya, CHP ne önlem alıyor?

Tekrara lüzum yok: Özkan Yalım alınmadan önce her birimiz adeta davul çaldık. Ey CHP yönetimi, gidişat belli. Yalım'ı Devlet almak zorunda kalacak; zira suçlarını hiç kasmadan, herkesin gözüne soka soka ve küstahça işliyor. Savcılığa suç duyurusunda bile bulunduk. Devlet daha fazla tahammül edemez Özkan Yalım’ın bu yolsuz, hukuksuz, ahlaksız, ölçüsüz gidişine, dedik. Zaten evine de makamına da uğradığı yok deyip, ama maalesef kimseye dinletemedik ve olanlar oldu. Malum, Devlet organize suç örgütüne Devlet'in 18 yaşında olduğunu gösterdi ve kibirlerini de kırdı, şafak vakti bornozu ile esas duruşa geçirerek ve şimdi de malumunuz hesaba çekiyor tutuklu olarak. Operasyon sonrası lağım patlamış gibi ardı ardına hem yolsuzluk ve rüşvet iddiaları, hem belediye kadrolu sevgililer, hem de tüm ahlaksız iş ve ilişkiler ortalığa saçıldı ve bütün şehir rezil oldu. Tabii özellikle CHP ülke çapında zarar gördü ve bütün Türkiye'deki CHP'liler mahcup ve rezil oldu. Soruşturmanın derinleştirilip organize suç örgütü ya da yolsuzluk çetesi oluşturmanın yanı sıra FETÖ’cülük ilintilerinin ve benzer planlarının da olduğunun ortaya çıkartılıp Uşak Belediyesi'ne kayyum atanmasını beklerken, biz Belediye Başkanını görevden aldılar ve ardından Valilik tarafından yapılan bir açıklama ile meclis içinden yeni başkan seçilip yola devam edilmesi kararı verildiği, yani CHP Genel Merkezi'ne ve Uşak örgütüne bir fırsat ve şans daha verildiği anlaşıldı. Valilik kararı aynısıyla uygulandı ve belediye meclisi kendi içinde seçimlere gitti; doğal olarak da CHP adayı Hatice Terekeci Özkan seçildi. Sevinsek mi, üzülsek mi? Bilemedik ve gelişmeleri takibe koyulduk ama gelişmeler gösterdi ki CHP, kendisine Devlet'in sunduğu bu fırsatı da doğru kullanmak derdinde kesinlikle değil ve hala Devlet'i karşısına alma ve CHP'yi daha çok yıpratma pahasına kararlara imza atıyor.

Muhtar adayı olmak başka, azâ adayı olmak başka; azâ iken muhtar seçilen, makamı ölüm ya da istifa vb. sebeple bırakınca yerine muhtar olan kişinin işi ne kadar zorsa, belediye meclisi üyesi iken başkanın yerine vekâleten başkanlık etmek de aynı oranda, hatta daha da fazla zor iş, kanaatimce. Düne değin belediye başkanı olmak aklının köşesinden bile geçmeyen ve başkanlık için hiç hazırlığı olmadığı gibi, belediye başkanlığı için değil, meclis üyesi olmak için yarışa girmiş isimlerden birisinin belediye başkanlığı yürütmesi bence o şehir için talihsizliktir. Ben beklerdim ki Hatice Terekeci Özkan seçilir seçilmez önce "Bir genel temizlik yapacağız ve yargı yolunu bütün geçmişe dair yöneticiler bakımından da açıp belediyeyi şaibelerden arındıracak, sonra da en yakın zamanda seçime götüreceğiz" desin. Mesela ilk altı ayda savcılar ve müfettişlere yardım, kuruma çeki düzen verme ve sonraki altı ay içinde de seçime götürme kararı şehir için kazanım olurdu. İki yıllığına da olsa seçimle gelen kadro ile gelir, inanmışlık ile gelir, halk desteği ile gelir ve icraat umulur. Şimdi Hatice Terekeci Özkan'dan ne umulur? Ne umulabilir bu şartlarda? Siyasi sebeplerle belediye gücü kullanılarak ekmeği ile oynanan insanlar açısından adalet yerini bulmayacaksa, derhal ve derhal haksız yere işten çıkartıldığı için CHP'den nefret eder hale getirilen belediye çalışanları işe geri alınmayacaksa ve dahi yerel medya özellikle tekrar gönlü kazanılıp adaletli ve şeffaf bir yönetim anlayış ve kadrosu ile karşılanmayacaksa, kimin seçildiğinin ne önemi var? Tamam seçildi, seçileli söylüyoruz; Hatice Terekeci Özkan dürüst bir insandır ama işlev önemli değil mi? Sadece çalmayacağından emin olmak yetmez ki belediye başkanı doğru insan oldu demeye. Edilgen, çevresi Yalım yalakalarınca ve şaibeli isimlerle sarılmış bir belediye başkanı olarak oturacaksa o makamda, hiç ismine yazık edip leke getirmesin Hatice Hanım ve derhal istifa etsin, tavsiyem.

Kiminiz "konuşmak, eleştiri getirmek için erken" diyebilirsiniz. Ama dün Genel Yayın Yönetmenimiz Ramazan Yıldız köşesinde biraz değindi yeni atamalara dair çekincelere ki bu çekinceler sadece biz gazetecilerde değil, tabanda da aynısıyla mevcut. Aslında herkes tedirgin: Önceki başkanın ismi Özkan idi, yeni başkanın soy ismi... Gerisi hep aynı, derler halk diye ve herkes tedirgin, Hatice Terekeci Özkan’ın bugün atadıklarından bazı isimlerin yarın öbür gün vazife başında iken gözaltına alınma olasılığından. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resmen açıklamışken üstelik ikinci, üçüncü dalga operasyon olacağını ve Uşak Belediyesi soruşturmasının genişleyeceğini, belediye ve parti yönetiminin rahatlığı akıl alır gibi değil. Sanki Yalım bunca yolsuzluk, rüşvet ve adam kayırma işini gözaltındaki birkaç kişi ile yapmış ve başka kimsenin bu yolsuzluklarla ilgisi yokmuş gibi. Bana sorulursa, milletvekili Ali Karaoba ve İl Başkanı Celaleddin Çoban bile Devlet'in bu anlamda yakın markajı ve merceği altında; hatta Veli Ağbaba ve Özgür Özel bile büyük riskte Uşak Belediyesi soruşturmasına dair. Sonuçta işlenen suçlar hukuki olsa da siyasi makamlar kullanılarak işlenmiş siyasi suçlar da aynı zamanda ve kâğıt üzerinde suçlu olması da gerekmiyor olası suçlanacak ve soruşturmaya dahil edilecek kişilerin.

Hatice Terekeci Özkan sonuçta hukukçu ve bu işleri de o da biliyor, diyebilirsiniz; haklısınızdır da belki böyle deseniz. Ama sütten ağzımız yandığı gibi, kaybedecek vaktimiz de yok artık şehir olarak saçma sapan siyasiler yüzünden kaybedecek enerji ve prestijimiz de yok. Dünyaya reklam olduk zaten ve olumsuz bir reklam oldu. Acilen toparlanmaya geçmeliyiz ama toparlanma da ithal isimler ile kesinlikle olmaz. Kesinlikle CHP'li, güven veren kadrolar kurmalı yeni yönetim. Ancak üzülerek görüyoruz ki CHP'lilere soran bile yok. Yerel medya ile Yalım'ın başlattığı savaşta sanki birkaç akredite verilen isim dışında örtülü sürer gibi de görünüyor ve hiç yerel medyaya soran eden de yok. Oysa ki yerel medyanın önemi bu kadar ortaya çıkmışken biz şahsen farklı bekliyor idik tavrı ama soğuk rüzgarlar sürsün istiyorlar anlaşılan. Sürsün, bence mahsuru yok. Şahsen ben yine doğru bildiğimi, kendi gözlemimce yazarım ve Uşak Haber Merkezi ekibi de yine mücadelesine devam eder karanlıklara karşı. Karanlıklar dedim çünkü ne aydınlık var hala CHP Uşak Belediyesi'nde, ne de arınma veya şeffaflık alameti. Kapalı kapılar ardında birkaç kişi, belki de bunca kepazelik olurken seyreden ve asla güvenemediğimiz genel merkez etkisiyle alınan kararlar adeta partili ve şehrin insanına dayatılıyor ve gidişat hiç de iç açıcı değil, doğrusu benden söylemesi. Sonra kimse uyarmadı, oysa dosttuk falan demesin. Dost ve iyi niyetli olan aydınlatır, soru işaretlerini giderir, şeffaf olur. Dost olan, dostuyla istişare eder.

Yorumlar

Daha Fazla Haber
Güncel
Uşak’ta Eş Zamanlı Narkotik Operasyonu: 6 Gözaltı
Güncel
Telefonlarına 5 Gündür Cevap Vermiyordu: Öğretim Görevlisi Evinde Ölü Bulundu
Yaşam
Etiket Bastırma: Doğru Malzeme, Doğru Üretici ve Maksimum Kalite Rehberi
Güncel
Anahtar Parti Uşak İl Başkanı, okullarda şiddetin önlenmesi adına çözüm önerisi de sunarak şiddete tepki gösterdi.
Yaşam
Altın Küpe Seçim Rehberi: Yüz Şeklinden Günlük Stile Zarafetin Sırları
Güncel
Ak Parti İl Başkanı Himmet Yaşar'ın yeğeni Sude Gelen elim bir kazada hayatını kaybetti
Güncel
Uşak'ta ikinci ve üçüncü dalganın olacağını soruşturmayı yürüten başsavcı söylüyor ya, CHP ne önlem alıyor?
Teknoloji
2026'nın En İyi SEO Firmaları: Türkiye İlk 10
Güncel
Yılmaz Tozan hakkında bomba iddialar ile suç duyurusu
Güncel
AK Parti İl Genel Meclisi Üyeleri Mehmet Bayer ve Nafiz Mıdık, CHP'li rakiplerine fark attı.