Süleymancılar cemaati başta olmak üzere Nakşibendilik ve türevi cemaat üyeleri ve çevreleri bu röportajı mutlaka izlemeli.
Süleymancılar da Nakşibendiler veya Nurcular da zararlı yapılar ve hepsi de aslında Diyanet İşleri sayesinde varlar ve güçlüler.
Diyanet İşleri personeli, cami imamları millete dinini sevdirme ve öğretme konusunda sınıfta kaldı; cahil insanları cemaatlere kaptırdı.
Süleymancılar Cemaati'nin tepe kadrosuna yapılan operasyona farklı bakış.
Süleymancılar, mezardaki bir meczuptan medet uman, saçma sapan inançlara sahip insanlardır ve çocukların eğitimleri asla onlara teslim edilemez.
Süleyman Hilmi Tunahan kimdir? İzinden gittiğini iddia edenler nasıl bir sapkın yolun içindedir ve hangi sapkınlıkların içindedir?
Nakşibendi ve türevi cemaatler, milletin evlatlarını kandırıp istismar etmekle kalmıyor; siyasete ve devlete etki edip millete kader tayin ediyor.
İstihbarat örgütlerinin oyuncağı hâline gelmiş olan bu sözde cemaat yapılanmaları ile mücadele edilmeli ve halk aydınlatılmalı.
Tasavvuf ile şu hâlleri ile cemaat ve tarikatler kesinlikle ayrı tutulmalı; tasavvufun ürünü çok büyük insanlar yetişmiştir nihayet.
Tasavvufun temel mantığı insanı özgür kılmak iken insanı köleleştiren Nakşibendilik ve türevleri tasavvuf yolu sayılmamalı.
Nakşibendiliği tasavvuf yoluna saymak, tasavvuf kültürüne de ilime de gerçeklere de aykırı.
İnanmak ve inancını yaşamak insanların en temel ihtiyacıdır ve bu ihtiyacı görmesi için devletin insanını sahipsiz koymaması gerekir.
Derhâl devlet, öğrenci yurtlarını mesele olmaktan çıkarıp gencecik fidanlarını cemaatlere kaptırmamalı.
Nakşibendilik en başta zikir metodu ile İslam Peygamberini taklidi bırakmış oluyor; kendi nefsinin duyacağı kadar zikretmek varken Allah'ı kendi uydurdukları yöntemle anıyorlar.
Papazın günah çıkarması gibi tövbe kabul etmek ya da simasını gözünün önüne getirterek zikretmek Hz. Peygamber'in uygulamalarında yok.
Nakşibendiler, kim derse ki "Yahu Muaviye'ye hazret demek doğru değil ve Ehlibeyt ne diyorsa ona bakmak lazım." hemen tard ediyorlar.
Mahmut Esad Coşan Hocaefendi'yi önce sürgün hayatına mecbur edip sonra şehadete götüren süreç nasıl işledi?
Kurtuluşun Ehlibeyt ipine tutunmakta olduğunu görüp Ehlibeyt gibi yaşamak isteyen, Ehli Sünnet olmaktan çıktı kabul edilip dışlanıyor.
Ehlibeyt'e hürmet beslemeyen kimseden ne büyüklük umulmalı ne de Allah nuru ya da feyiz; ki zaten ehliyet sahipleri büyük bilinmeli.
Tasavvuf, yüzlerce yıldır süregelen bir gelenek, hatta aslında Türk Milleti'nin kültürü ve tasavvuf büyükleri tarih boyu çok yararlı işler çıkardı.