Ali Erdoğan'ı Eleştirmenin Dayanılmaz Hafifliği ve Marka İsim Olmak...
Uşak ilinin 3 tane Milletvekili, Bir Belediye Başkanı, bir iktidar partisi İl Başkanı, onlarca Daire Amiri, 32 tane Belediye Meclis Üyesi, 18 tane İl Genel Meclisi Üyesi var. Ancak bunların arasında her nedense en çok eleştiriye maruz kalan hatta neredeyse tek eleştirilen isim Belediye Başkanı Ali Erdoğan.

Yıl 1999 Uşak Halkı birçoğunun ilk defa duyduğu bir isimle tanışıyor. Yerel seçimler öncesi Milliyetçi Hareket Partisi'nin Belediye Başkan Adayı olarak gösterdiği Ali Erdoğan... Erdoğan, sokak aralarında, kahve köşelerinde, ev sohbetlerinde, dost meclislerinde, siyasi içerikli toplantılarda seçim süreci boyunca hakkında en çok konuşulan ve merak edilen isim oluyor. Genç bir mimar olan Ali Erdoğan genç yaşına rağmen daha çok sol görüşlü kişilerden oluşan Mimarlar Odası yönetim Kurulu'na dahil edilmiş, mesleğinde yeni olmasına rağmen mesleki anlamdaki rüştünü kısa sürede ispat etmiş marka olmaya aday bir Uşaklı... 

O daha 1999 seçim kampanyaları sırasında kimine göre Ülkücü, kimine göre Haydar Baş'çı, kimine göre Fethullah'çı, kimine göre Süleyman'cı, kimine göre Menzil'ci idi. Her kesimin insanı onu kendilerinden olarak kabul edip benimsemişlerdi. Halk arasında hakkında ortak konuşulan ve hemen herkesin hemfikir olduğu cümleler ise dindar adam, dürüst çocuk, abdestinde, namazında insan gibi söylemlerdi. Bir önceki seçimlerde 3000 oyu olan MHP, bu söylemlerin, Ali Erdoğan'ın mütevazi kişiliği ile ev ev dolaşmasının, MHP kadrolarının her yerde adayı anlatmasının neticesinde oluşan rüzgarın etkisiyle 36000 oy alarak Uşak'ta Belediye Seçimlerini kazandı. 

1999-2004 arası 5 yıl boyunca Belediye Başkanlığı yapan Ali Erdoğan bu dönemde de zaman zaman partisiyle ters düşmüş ancak her hangi bir yolsuzluk ya da usulsüzlüğü konuşulmamıştı. 2004 Yerel Seçimleri öncesi seçim kampanyalarında MHP teşkilatının adeta yalnız bıraktığı(konvoy dışında) Ali Erdoğan Ak Parti'nin iktidar gücünü elinde tutmasına, bütün güç gösterilerine, 5 yıl Başkanlık yapması nedeniyle yıpranmışlığına, kendisine yönelik eleştiri ve karalama kampanyalarına (bir yerel TV sahibi Erdoğan'ın özel hayatını kastederek iyi bir aile babası mıdır? diyebilecek kadar ileri gitmişti.) yaşanan olumsuzluklara rağmen yalnızca 3000 oy farkla seçimleri kaybetmişti.

2009 seçimlerine gelindiğinde tüm partiler ve Uşak halkı Ali Erdoğan'ın aday olup olmayacağı konusunu hararetle tartıştı. Seçimler yaklaşmış birçok partide aday adayları ortaya çıkmış hatta bazıları adaylarını bile belirlemiş MHP ise Ali Erdoğan'a kilitlenmiş kendisini adaylığa ikna etme gayreti ve çabası içerisine girmişti. Herkes Ali Erdoğan'ın aday olması halinde dengeleri değiştireceğini ve seçim sonucunu etkileyecek en önemli faktör olacağını biliyor ve konuşuyordu. Nihayetinde ikna edilen Ali Erdoğan'ın adaylığı binlerce kişinin katıldığı bir salon toplantısıyla ilan edilmişti. Seçimlerde 41000 oy alarak Ak Parti'ye 7000 fark atan Ali Erdoğan yeniden Belediye Başkanlığı görevine seçilmiş oldu. 

Seçildiği günden bu yana tartışmaların hala odağında olmayı sürdüren Erdoğan geçen yazımda belirttiğim gibi bazı çevrelerce siyasi linç girişimine maruz bırakılmak isteniyor. Peki Neden? Kanaatimce sevelim ya da sevmeyelim Ali Erdoğan Uşak için bir marka isim halini almış ve Uşak halkının gönlünde önemli bir yer tutmuştur. Yine şahsi kanaatime göre tabiidir ki marka isim çıkartma konusunda ciddi zaafiyetlerinin olduğunu düşündüğüm Uşak siyasetinin bazı isimleri bu durumu hazmedemediği için kendisine yönelik adeta bir kampanya başlatarak bu ismin karizmasını çizmek niyetindedir. 

Uşak siyasetinin nabzını ölçme adına her siyasi partinin yöneticileri ya da yönetici adaylarıyla da görüşme imkanı buluyorum. Zaman zaman verdiğimiz kulis haberlerinde kısmi de olsa payım da vardır. Bu görüşmeler sırasında Ali Erdoğan'la ilgili fark ettiğim birşeyi söylemeden geçemiyeceğim. Ak Parti içerisinde Ali Erdoğan'ı eleştiren ya da eleştirilmesine çanak tutanların Erdoğan'ın Ak Parti'ye geçme ihtimalinden korkanlar olduğunu hissettim. Yine MHP'de ve CHP'de aynı kaygıyı taşıyanların olduğunu görmek beni gerçekten şaşırttı. Eleştirenlerin geneli ya umduğu makamı alamayanlar, ya istediği çıkarları elde edemeyenler, ya hasetliğinden kaynaklanan bir hazımsızlık içinde olanlar ya da gelecekte yeniden Belediye Başkanı olması kaygısını taşıyanlardır diye düşünüyorum. 

Sonuç itibari ile söylemek istediğim şudur ki Siyasilerimiz İzmir'in Burhan Özfatura'sı, Ahmet Piriştina'sı, Aydın'ın Adnan Menderes'i, Eskişehir'in Yılmaz Büyükerşen'i, Denizli'nin Recep Yazıcıoğlu'su, Isparta'nın Süleyman Demirel'i gibi marka isimleri Uşak'tan da çıkartmak uğraşına girmelidir. Tarihe baktığımızda Orhan Dengiz ya da Hakkı Yağcı ismi Uşak için öne çıkmış marka isimlerdir. Siyaset sahnesinde marka isim olmuş ya da olmaya aday gördüğümüz isimlerle kavga etmek yerine yeni markalar üretmek adına gayret göstermeliyiz. Ölü sevici bir toplum olma yolunda ilerlemekteyiz. Değerlerimizin kıymetini öldükten sonra anlamakta bu nedenle kaybetmekteyiz. Bence var ise Uşak'ta kendisini iyi yetiştirmiş, özgüven, donanım ve birikim sahibi insanlar hep birlikte sahip çıkmalı gençlerimizin de bu insanlara imrenmesini gıpta ile bakıp örnek almalarını sağlamamız gerekmektedir.  

Not: (Yazıda bahsi geçen Televizyon Uşak Art Tv'dir. Uşak'ta 3 tane yerel Televizyon Kanalı bulunması sebebiyle, yanlış anlaşılmaması adına gelen mailler üzerine isim belirtilmiştir. )


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bir dost 8 yıl önce

sen ağzınla kuş tutsan fayda etmez artık. ne yaparsan yap. millet seni mimledi. senin karakterini ve nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu öğrendi. inanmadığım şeyi asla yazmam diyorsun. Ama bu yazıya kendini inandırmışsın. yorumlarda ne kadar eleştri aldığını gördün. meyve veren ağaç taşlanır ama senin dallarını taşlarken kırdılar bir daha meyve verirmi kırılan ağaç.

Avatar
Hasan kuş 8 yıl önce

Ali Erdoganı yazmak degil amaç,yazı yazmak Halk Ali erdoganı silmiştir artık bir insanı bu kadar büyütürsen olacagı budur.Büyütmemek gerek en büyük halktır MHP'dir.

Avatar
Esat Özdemir 8 yıl önce

Yazıya yapılan yorumları bugüne kadar sabırla bekledim. Ve bazı yorumlar bu cevabı vermemi gerektirdi.

Yapılan yorumlara bakıldığında bir önceki yazım olan “Ali Erdoğan’a Linç Girişimi” başlıklı köşe yazımda ne kadar haklı olduğum ispat edilmiş oldu.

Ve şunu da söylemek gerekir ki insanlar alçalabileceği kadar karşısındakinin alçalabileceğini düşünür. Karşındakinden ne bekliyorsan asıl senden beklenmesi gerekendir o!

Bu sitenin hiçbir köşe yazarı asla ve asla aşağıdaki yorumda yer alan suçlamadaki gibi ısmarlama yazı yazacak karakterde insanlar değildirler. Ki Ali Erdoğan’ın da kimsenin gölgesine himmetine ihtiyaç duymacağı düşüncesindeyim. Kendisinin aleyhinde yazılan onca yazı ve yapılan onlarca haberin ardından bizi aramaya tenezzül etmeyen bir insanın bu şekilde bir ısmarlama yazıya ihtiyaç duyup yazdırma talebinde bulunmayacağı kanaatinde olduğum için bu yazıyı kaleme aldım.

Kaldı ki inanmadığım şeyleri kaleme almak şöyle dursun sözünü dahi etmem. Aslında burada yorum yazanlara cevp vermeyecektim ancak hakaretleriniz sanki yaşanmışçasına bir olayı anlatarak her iki tarafa da iftira boyutuna ulaşınca cevaba mecbur hissettim kendimi.

Sonuç itibariyle herkes düşüncelerini ifade etmekte özgürdür. Uşak Haber Merkezi olarak farklı bakış açılarını ortaya koymaktan imtina etmeyeceğimizi de belirtmek isterim.

Avatar
MARKA&MARKA 8 yıl önce

İnanmayacaksınız ama geçenlerde burada adı geçen belediye başkanı bu yazı hakkında şuna benzer bir şeyler demiş: Arkadaş, adamın birisine bir yazı yaz dedik, ülen bir abartmış bir abartmış, inan kendim okurdum bu benmiyim dedim, kendim bile inanmadım falan gibi bir şeyler. Gerçekten, burada 30 yorum varsa, bunun yarısı sallama bile olsa (ki sanmıyorum) 15 bunun 5i gıcığına yazsa 10 kişi. yani bu adamın hiç seveni kalmamış gardaş

Avatar
uşaklı 8 yıl önce

ben fazla lafa gerek yok olduğunu düşünüyorum ve son olarak şunları söylüyorum.ali bey hem belediye çalışanları hemde uşak halkı karşısında o eski sevgisini ve sempatisini kaybetmiş durumda.bu da bir belediye başkanı açısından çok kötü.zaman okadar hızlı ilerliyorki kaldı şurada 2 yıl. geride bıraktığımız 3 yılda erdoğan ne yaptı derseniz herkezle kavga ve personelin yerini sürekli değiştirme ancak bunları başardı yani altakke ver külah.bence oda yoruldu artık bakıyoruz belediyede iş yapacak bir müdür kalmadı çoğu işleri yardımcısı buldaşa yüklüyor oda maşallah eline ayağına bulaştırıyor.erdoğanın işi çok zor...bu iş buldaşla falan olmaz şu 2 yıllık kısa zamanı çok iyi değerlendirmeli ve bu çıkmazdan biran önce çıkmalı diyorum.

Avatar
Remzi Durak 8 yıl önce

Esat kardeşim bırak eleştirsinler ve nefislerini tatmin etsinler. Baksana bu kez de linç girişimini sana yönelik uygulamışlar. Bakıyorum da hiç isim verme cesareti gösteren de yok zaten hep zart zurt..

Avatar
Uşak Aşığı 8 yıl önce

Şunu kabul etsin herkes 1999 sürecinde tüm Türkiye de MHP kadroları başbuğlarına cenazesinde verdikleri sözü tutup canlarını dişlerine katarak çalıştılar ve MHP tarihinin en yüksek oyunu aldı. Ali Başkanı kimse tanımazken teşkilatı omuzuna alıp o makama oturtmuş ancak teşkilatına sırt dönmüş ülkücüleri küstürmüştür.2004 de teşkilatı es geçmiş sevdiği Bahadır ın peşine düşmüş kendi seçim çalışmasını yapmış ve kaybetmiştir.2009 seçimlerinde ben hata yaptım beni affedin deyip teşkilatından ve ülkücülerden özür dileyip tekrar onların omuzlarında başkanlığa oturmuştur.Sonra Hazım Abisinin arkasına düşmüş teşkilatına yine sırtını dönmüş ve gömlek çıkarmıştır.Fakat artık AKP dahil hiç bir sağ parti kabul etmemiştir. CHP meclis üyeleri başkanlığını koruduğuna göre bir dahaki seçimde CHP adayı olacaktır. tabi Hazım Abisi onay verirse.

Avatar
Umut Türkcan 8 yıl önce

Bundan önceki tüm yaılarını şimdi tel tek okudum yazarın. Belediye deki işçilerin Milli Eğitime gönderildiği süreçte de eleştirmiş Ali Erdoğan'ı. Bu şu demektir bir çıkar ilişkisi yada yalakalık anlayışı yok. Kaldı ki mesela MHP nin Ali Erdoğan ile derdi ne yazısıda bir önceki yazısıda çok yerinde tespitler içeriyor. Bu yazıda biraz mübalağa ettiği konusuna ben de katılıyorum ama yazarın uslubü böyle. Eleştirirken de mübalağa etmiş. Ayrıca Bana göre bu yorumları hep aynı bahsettiği çevrenin kişileri atıyor. İsmimni dahi veremiyorlar. Bakın ben yazdım açık açık kendi ismimi.