Birisi Atatürk'e; Mustafa demiş dinsiz ilan etmişti, diğeri de Mustafa Kemal diyebildi sadece ve dindar diyemedi.

Ne Devlet sırlarını fetö ile bir olup yabancı servislere sızdırırken yakalanan Can Dündar'ın Mustafa'sı ne de Yılmaz Özdil'in Mustafa Kemal'i, lazım değil. Bize, Bizim Atatürk lazım. Bize Gazi Mustafa Kemal Atatürk lazım. O gazidir ki Gazilik sadece Müslüman olanın edinebileceği bir sıfat olup isminin önüne şerefle Gazi koydurtan birisi kesinlikle müslüman olduğu gibi aynı zamanda dindardır. Dinine düşkün olmasa hiç Gazi diye yad edin beni der miydi? Bize güvercin kovalayan Mustafa'da lazım değil kadın kovalayan Mustafa Kemal'de lazım değil. Zira Atatürk ne Can Dündar'ın anlattığı gibi dinsiz dinsiz, karga kovalar gibi Yunan kovalamış birisidir. Atatürk Yunan'ı Allah’ı razı etmek için denize dökmüştür. Yılmaz Özdil'in anlattığı gibi kadın peşinde bir ömür geçirmiş de değildir. Gazi Mustafa Kemal Milletinin inançlarına, törelerine saygılı gerçek bir Türk Komutan ve bir Türk Hakanı idi ve ömrü kadın peşinde değil Hak yolunda savaşırken geçti. Kurdu Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olmayı seçti. Emin olun şartlar oluşmuş olsa Oğuz Kağan'da Cumhuriyeti kurardı Alparslan'da. Türk Kağanlarının hepsi de muasır medeniyet hedefine giden yolda bir çığır açmış yada açmak istemiştir.

Bize Can Dündar'ın yada Yılmaz Özdil'in anlattığı Atatürk değil Hoşgeldin Atatürk eserinde Prof. Dr. Haydar Baş'ın anlattığı Atatürk lazım. Tıpkı Edim Smith'in The Ekonomisti ya da Karl Maks'ın daskapitali'nde değil Haydar Hocanın Milli Ekonomi Modelinde olduğu gibi ARADIĞIMIZ ÇARE Hoş Geldin Atatürk eserinde anlatılan Atatürk'te. Yılmaz Özdil kendini yeterince rezili rüsvay etmişti zaten bu sefer de Kaftancıoğlu'na adeta siyaseten aşk ilan ederek kepaze etmiş hem kendini hem de Kaftancıoğlu'nu ki hemen herkes dalga geçti sosyal medyada. Utanmamış Kaftancıoğlu'nu bunca rezilliğine rağmen savunmuş ve övmüş. Biz yıllarca O'nun yazılarını okuduk meğer herif bildiğin zır cahilmiş meğer herif üç kuruşluk menfaate kendini değişebilecek kadar da ucuz biriymiş. Neyse insan geçte olsa anlıyor kimin ne mal olduğunu. Yılmaz Özdil'in Kaftancıoğlu gibi tescilli terör örgütü propagandacısı bir haini övebileceği kimin aklına gelirdi oysa? Bunların adamlıkları bu kadarmış demek. Kadın olmasam daha ağır bir üslup ile eleştirmek isterdim ama değil mi ki kadınız bir miktar susmalıyım diyorum işte. Yılmaz Özdil'in son yazısı oldu gerçi okuduğum ve yazı biter bitmez bir daha okumama kararı verdim. Nihat Genç son günlerde daha ilgimi çeken yazılar yazıyor ve daha doğrulara temas ediyor sanki. Mustafa Kemal kitabı Yılmaz Özdil'in fikir dünyasının iflas açıklaması anlamına gelmişti zihin dünyamda son yazısı ile objektifliğinin ve insani vasıflarının da iflasta olduğunu anlamış bulundum.

Yeri gelmişken Adamlık kavramının erkeği dişisi olmaz bilirsiniz. Adamlık yürekte ve zihindedir. Adam olan böyle ucuz projelere dahil olup böyle ucuz projelerin gerçekleşmesi için kalem sallamaz. Adam olan Atatürk'ü istismar etmez Atatürk'ü yaşar Adam gibi.. Benim gördüğüm Atatürk ile ilgili konuşmalar yapan yada yazılar makaleler kaleme alanlar arasında Atatürk'ü yaşayan bir tek Prof. Dr. Haydar Baş var Adam gerçekten yaşıyor O'nu.. Bize de Atatürk'ü hal üzere yaşayan insanlar lazım zaten istismar etmek için küçük düşüren bilir bilmez Atatürk'ün özeli hakkında konuşup yazıp söyleyen iki yüzlüler lazım değil. Hem bize İmamoğlu gibi Kaftancıoğlu gibi hangi kıbleye yöneldikleri bile belli olmayan Türk'üm demekten bile imtina eden saçma sapan kimlikleri olan siyasetçiler lazım değil. Bize neye inandığını bildiğimiz inandığı gibi yaşayan, bağımsızlık ve özgürlük sevdalısı, başkalarınca güdülmeyen ve başkalarını gütmeye kalkmayacak kadar da akıllı, donanımlı, birikimli, kültürlü, hitabeti güçlü ve insanları bir araya getirebilecek söylemler üretebilecek insanlar lazım. Bize kuru gürültü yada kayıkçı kavgaları sahneleyecek tiyatrocular değil, çare ve çözümden yana söyleyecekleri olan bize iş sağlayan aş sağlayan huzur ve saadet sağlayan, projeleri olan samimi Adamlar lazım. Cinsiyeti, yaşı, ırkı, inançları değer yargıları ne olursa olsun bizi ilgilendirmiyor. Bizim inançlarımıza ve değer yargılarımıza saygılı olsun, dünyada yaşayan herkesin inanç ve değer yargılarına da saygılı olsun, ölçüleri olsun ve işi ehline danışmayı bilsin yeter. Gerisi damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur öyle değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bülent YILDIRIM 14 saat önce

Elleriniz dert görmesin, varolunuz..