Alpay Özgür'ün yaptığı açıklamada ''Yakın tarihimize damga vuran olaylardan biri de 3 Mayıs 1944’de cereyan etmiştir. Bundan 66 yıl önce, 03 Mayıs 1944’de H.Nihal ATSIZ, dönemin Başbakanı Şükrü SARAÇOĞLU’na yazdığı iki mektupta Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki Marksist kadrolaşmadan söz etmiş ve Türk Milli Eğitiminin bu insanların eline bırakılamayacağını ifade etmişti. Bunun üzerine Milli Şef İsmet İNÖNÜ tarafından “Turancılık, Irkçılık” yaptıkları gerekçesiyle suçlanan aralarında bilim adamı, siyasetçi, asker ve üniversite öğrencilerinin bulunduğu Türk Milliyetçileri tutuklanmış ve mahkemede yargılanmışlardır.
O dönemde Ankara Devlet Konservatuarında öğretmen olan Sabahattin Ali, vatan hainliğiyle suçlandığı gerekçesiyle, Nihal ATSIZ aleyhine hakaret davası açmıştır. Nihal ATSIZ, Alparslan TÜRKEŞ ve beraberindeki Türk milliyetçilerinin yargılanmaları yurt çapında büyük tepki görmüş ve Türk Gençliği Türklüğe, Türkçülüğe ve Milliyetçiliğe yönelik karalama ve iftiralara karşı tek yürek olmuştur. Bu olayda ayrıca sınırları içinde önemli oranda Türk nüfusunu barındıran Sovyetler Birliğinin Türkiye üzerindeki baskısı da etkili olmuştur.
03 Mayıs 1944 tarihiyle birlikte başlayan “Türkçülük-Turancılık davası” olarak bilinen yargılama süreci ve sonrasında tabutluk denilen ölüm hücrelerine atılan Türk Milliyetçilerinin kutlu mücadelesi, her Türk’ün okuması ve bilmesi gereken bir olaydır. Türk milletini her türlü emperyalizmden korumak için; inandıkları fikirleri, değerleri ve doğruları haykıran Türk Milliyetçilerinin verdikleri bu mücadelenin önemi bugün daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. Dün Türk Milliyetçilerini en ağır şekilde eleştirenler, şimdilerde onların savunduğu çizgiye yaklaşmanın ve onlara hak vermenin mahcubiyetini yaşamaktadırlar.
3 Mayıs 1944’ü doğuran şartlar ve gelişmeler önemini ve sıcaklığını bugün de korumaktadır. Bugün Türkiye, etnik milliyetçiliği körükleyen ve Türk kimliğini her fırsatta reddeden bir siyasi anlayışla idare edilmektedir. Türk’üm diyemeyenlerin, Türklüğümüzü sorgulamaya açanların, Habur gibi bir rezaleti bu millete yaşatanların, rengini şehitlerimizin kanından alan şanlı bayrağımızı çürümeye terk edenlerin, (Kızılcasöğüt’te) Türk olmaktan gurur duyanları ırkçılıkla suçlayanların aydın geçindiği günümüzde 3 Mayıs Milliyetçiler gününün önemi bir kat daha artmaktadır.
Özellikle 1984 yılından beri ülkemizde süre gelen etnik- bölücü terörün tek amacı Türklük kavramını sorgulamaya açarak, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü önce zihinlerden silmektir. Nitekim bölücü hainlerin Habur’da yargılandıkları seyyar mahkemede Türk Bayrağı ve Atatürk Posterinin indirildiğini düşünülecek olursa, her Türk’ün bugünü daha farklı bir şuurla idrak etmesi gerekmektedir.03 Mayıs 1944, Milletimizin direncinin bayraklaştığı önemli ve anlamlı bir günü ifade etmektedir'' dedi.
Sözlerine ''Türk Milliyetçileri, Türklüğü savunmanın bedelini işkencelere ve tabutluklara maruz kalarak, nice çile ve sıkıntılara göğüs gererek ödemişlerdir. İftiralara, baskılara ve suçlamalara rağmen Türklük şuurundan, Türkiye sevdasından ve Türk birliği ülküsünden asla vazgeçmemişlerdir. 3 Mayıs, Türk Milliyetçilerinin bu kutlu mücadelesini anlamak başta olmak üzere, Türklüğü ve Türk Ülküsünü doğru okumak, geçmişten ders alıp Türk Milletinin onurlu geleceğini inşa etmek için çok çalışmanın önemini kavramak olarak kabul edilmelidir. Türk Milleti, ecdadını bildiği,anladığı ve unutmadığı sürece Türk-İslam aleminin liderliğini yapabilecek gücü, kudreti ve fikriyatı kendisinde bulacaktır'' diyerek devam eden Özgür
''Türk Milliyetçileri bugün teslimiyetçi gayri milli politikalara karşı yüce Türk Milletinin emrindedir. Milliyetçi Hareket “Lider Ülke Türkiye” hedefi ile inanç ve ilkelerini Türk Devleti’nin temel siyasetlerine egemen kılabilmek içinde 1969’dan itibaren siyasi bir programla, Türk siyasi hayatına girmiştir. Türk Milliyetçileri bütün baskı ve zorlamalara rağmen milletiyle beraber bu kutlu mücadeleyi kazanacaktır.
Türk Milliyetçiliği tarihinin altın sayfalarını oluşturan ülkü devleri başta Alparslan TÜRKEŞ, H.Nihal ATSIZ, Orhan Şaik GÖKYAY, Necdet SANÇAR, Fethi TEVETOĞLU, Zeki Veli TOGAN, Muzaffer ERİŞ, İsmet TÜMTÜRK ve daha niceleriyle birlikte vatanı ve bayrağı için her gün toprağa düşen şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum diyerek sözlerini tamamladı.







Türklük ve Türkçülük adına çile çeken,hizmet eden liderlerimize sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.Bu milleti mozaik olarak görmüyoruz.Türk Devleti bölünmez bir bütündür.Irkçılığa varmayacak derecede Türkçüyüz.Bülücülüğe karşı dimdik ayaktayız.ABD'nin yıkıcı faaliyetlerine şiddetle karşıyız.ABD menşeli BOP projesinin asıl amacının Türk birliğini bozmak,Türk Devletini yıkmak olduğu akıllardan çıkmamalıdır."TÜRKÇÜLÜK BAYRAMI KUTLU OLSUN" derken bu uğurda çile çekmiş Sayın Türkeş'i, Sayın ATSIZ'ı ve binlerce vatansever ülkü devini saygı,sevgi ve minnetle anıyoruz.