Var İse Şayet Bir İktidar-Cemaat Kavgası, Galibi Şimdiden İlan Ediyorum: Recep Tayyip Erdoğan!
Son günlerde MİT Müsteşarının ifadeye çağırılması ile beraber gündeme getirilen ve birilerinin bir kaşık suda fırtına çıkartmak isteyerek giriştiğini düşündüğüm, sözde Cemaat-Erdoğan kavgası var ise ki hiç sanmıyorum, ama var ise bu kavganın galibi tabi ki Ak Parti'nin vazgeçilmez Lideri ve sürükleyicisi Tayyip Erdoğan olacaktır.

2001yılında Ak Parti'nin kurulduğu günden bu yana adeta kader birliği yapan, Fethullah Gülen Cemaati ve Tayyip Erdoğan'ın arasında bir iktidar kavgası çıktığı yönündeki iddialar son günlerde sıklıkla kamuoyunun gündemine taşınır oldu.

Öncelikle her ne kadar sitede köşe yazarı olan dostum Vedat Orhan'ın geçtiğimiz gün köşesinde bahsettiği videoda Fethullah Gülen'in isim vermeden yaptığı konuşmada Tayyip Erdoğan'a bir ikaz olduğunu bende kabul ediyor olsam da yine akabinde de MİT Müsteşarının ifadeye çağırılması belki bu tarzda sıkıntılar olabileceği tezini güçlendirebilir nitelikte olsa da, şahsen ben bunun zayıf bir ihtimal olduğunu söylemek istiyorum.

İktidarı yıpratmak, hatta belki de Ak Parti içindeki birliği ve beraberliği baltalamak maksadı ile gündeme getirilmiş olma ihitmalinin daha yüksek olsuğunu düşündüğüm bu iddiaları şöyle bir değerlendirmek istiyorum.

Fethullah Gülen Cemaati, Dinler Arası Diyalog gibi benimde tasvip etmediğim bir çok etkinliğe imza atan bir cemaat olmakla birlikte Ak Parti'nin iktidara gelmesinde değilse bile, iktidar da kalmasında çok etkin rol almış bir oluşumdur. Seversiniz sevmezseniz, beğenir yada beğenmezsiniz etkin ve güçlü bir yapılanması olan, ülkemizin bir olgusudur. Varlıkları, inkarı mümkün olmayacak düzeyde ortadadır. Eleştirilebilir, eksikleri de olabilir, yanlışları da ama unutulmamalıdır ki siyaset güç gösterisidir. Kitleleri harekete geçiremeyen, farklı görüş ve yaşam tarzını benimsemiş kişi ve gruplardan oy alamayan siyasi partilerin ise başarma şansı nerede ise yoktur.

Ak Parti kesinlikle bir kitle partisidir ve o partiyi idare eden kişiler dengeleri gözetmeye mecburdurlar. Kaldı ki liderliği konusunda kimsenin tek kelime söyleyemeceği Tayyip Erdoğan bu hususlarda rüştünü defalarca ispatlamış, hem iç siyaset hem de dış siyasette hem de parti içinde dengeleri korumayı çok iyi becermiştir. Yine başaracağından da şahsen benim kuşkum yok.

Şimdi gelelim gündeme; kamuoyunun genelinde Uludere olayı olarak bilinen ve 36 vatandaşımızın büyük bir yanlışlık eseri ölümüne sebep olan hadisede cemaate yakın olduğu iddia edilen televizyon kuruluşlarının, olayı MİT'in üzerine yıkmaya kalkıştığı iddiaları ardından MİT Müsteşarının ifadeye çağırılması, bazı çevrelerce Başbakan'a, MİT'in şahsında meydan okuma olarak algılandı. Bu türden algı ve iddiları doğrular derecede bazı köşe yazıları ve haberler de medyada yer aldı. Tabi ki bu iddiaların doğru olup olmadığı, cemaat-iktidar savaşının var olup olmadığı zamanla anlaşılacak. Ancak ben şunu söylemek isterim; bu milletin gönlünde cemaat sevgisinden de Ak Parti sevgisinden de üstün bir Tayyip Erdoğan sevgisi vardır. Bu millet tarih boyu başa bağlı bir millet olarak yaşayagelmiştir.

Cemaat şayet böyle bir savaşa girerse kesin mağlup olacağı gibi, bünyesindeki insan sayısında da ciddi eksilme yaşayacağı aşikardır. Bu tür kavgalardan ülkemizin zarar göreceği, en azından istikrar konusunda şüpheler oluşacağı bu nedenle girişimciler ve yatırımcıların kendilerini frenleyebileceğini düşünüyorum. Bu nedenle ne bu tür kavgaları ne de kavgaların gündem edilmesini şahsen doğru bulmuyorum. Ancak tekrar vurgulamak isterim ki bu milletin en az %35'inin gönlünde ciddi bir Tayyip Erdoğan sevgisi vardır ve bu sevgi de öyle cemaat ya da başka grupların vereceği kavga ile kolay silineceğe benzemiyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Arkadaşın Aydın 8 yıl önce

Esat bu siteyi de senin köşe yazılarını da ykından takip ediyorum ve Uşak'lının sizi yakından takip ettiğinin de farkındayım. Ama Lütfen bu durum sizi şımartmasın bu uslüp sana yakışmamış. Vedat'a zaten bir şey dememe gerek yok zihniyet ve tarz belli sen bari yapma.. Sen Ak Parti'lisin zaten Onu Biliyorum da Hocaefendi için ve cemaati için bu türden şeyler yazmak sana yakışmadı. Hem de sözler biraz ukalaca sanki kusura bakma ama sana yakıştırmadım pek. Yazının geneline sözüm yok ayrıca fikrindir saygı duyarım ancak biraz daha dikkat et lütfen hizmetleri ile bilinen dindar kişiler hakkında konuşurken.

Avatar
gitartık sıkıyorsun. 8 yıl önce

yav sen milleti salak sanıyorsun senin cemaatin türkiyenin hayrınadegillll...sengit baskayerde oku masallarını ismail.türkiye cumhuriyeti.assla cemaatcilere inanmaz.diniman deyip halkısömürendegilmi cemaat.eee

Avatar
Vatandaş gözüyle 8 yıl önce

Sayın Alpay Özgür Biri adına yorum yapıyorsun. Üzülüyorum. Düşüncelerinizi Av.Alpay Özgür belirtirsiniz. Bizde faydalanırız.

Avatar
biri 8 yıl önce

ismail bey kesin başbakanlık hukuk müşavirliğini kaparsın gibime geliyor diyeceğim ama galiba yine büronuzla adliye arasında gidip gelirsiniz.saygılarımla

Avatar
İsmail Vural 8 yıl önce

Çok az da olsa Başbakanımız ve Fethullah Gülen Hoca Efen diye tanıyanların böyle bir çatışma olmayacağını bilmeleri gerekir.Biz bile hiç bir temsil kabiliyeti olmayan bir vatandaş olarak dahi böyle bir çatışmanın ne kadar zarar verebileceğini görüp derd edindiğine göre tırnakları ile kazıyarak getirenlerin etmemesi düşünülemez. Her şey herkesin istediği gibi gitmez. Sanırım bu söylentiyi çok daha önce bitirebilirlerdi. Sanırım ve kuvvetle muhtemeldir ki DOSTLARI VE DÜŞMANLARINI VE BU ÇATIŞMADAN MEDET UMANLARI GÖRMEK İÇİN BEKLEMİŞLERDİR. AMA DAHA FAZLA UZATMAK TA DERİN YARALAR AÇACAĞINDAN BIRAKMAK ZORUNDA KALMIŞLARDIR.BAŞBAKANIMIZIN DANIŞMANI YALÇIN AKDOĞAN IN AÇIKLAMASI BAŞBAKAN ADINA YAPILDIĞI AÇIKTIR.

Avatar
İsmail Vural 8 yıl önce

Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Yasin Doğan'dan (Yalçın Akdoğan) yanıt geldi.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın, özel yetkili savcı tarafından KCK operasyonu kapsamında ifadeye çağrılması, bu soruyu bir kez daha gündeme getirdi.

Yeni Şafak gazetesinde Yalçın Doğan takma adıyla yazılar kaleme alan AK Parti Milletvekili ve Başbakan Erdoğan'ın Danışmanı Yalçın Akdoğan, bu iddialara bugünkü köşesinden yanıt verdi.

İşte Yalçın Akdoğan'ın Yeni Şafak'taki yazısında yer alan bölümler;

İngiltere'de katıldığım bir akademik programda şunu öğrenmiştim: Bizler ne söyleyeceksek yazının sonunda söylüyoruz, İngilizler ise başında söylüyorlar. Ben de Türk gibi yazıp, onlar gibi yazının sonunu başa taşıyorum ve şunları söylüyorum:

ÇATIŞMA YOK VE OLMAYACAK
1. AK Parti ile Gülen cemaati arasında hiçbir zaman bir çatışma ve çekişme yaşanmamıştır, bundan sonra da yaşanmayacaktır. Bu sadece gönül birlikteliği değil, büyük Türkiye idealinde temerküz eden bir amaç ve hedef birlikteliğidir. İki farklı kulvarda hareket eden bu yapılar arasında güç ve iktidar çekişmesi yaşanmasını murad edenler yine hayal kırıklığına uğrayacaktır. Fitne ateşine odun atanlar, sadece parti ve cemaati 'kaybet-kaybet' sarmalına sürüklemek istememekte, aynı zamanda Türkiye'yi iddialarından ve demokratikleşme perspektifinden koparmaya çalışmaktadır.

İKTİDAR KARARLILIK İÇERİSİNDE
2. 15 Şubat'tan itibaren yeni bir kalkışmaya hazırlanan terör örgütü ve bölgede Türkiye'nin etkisini kırmaya çalışan Türkiye düşmanlarına fırsat verilmemelidir. Asker, polis ve istihbarat örgütlerinin uyumunu ve motivasyonunu güçlendirerek ortak hareket etmek, terörle mücadele açısından hayati derecede önemlidir. Ne Ergenekon davası sulandırılmalıdır, ne KCK/PKK ile mücadele akamete uğratılmalıdır, ne de kirli ilişkilerle ve karanlık odaklarla hesaplaşma kesilmelidir. AK Parti iktidarı maruz kaldığı sıkıntılı duruma rağmen bu kararlılıktadır.

AK PARTİ'YE ZARAR VERMEK TÜRKİYE'YE ZARAR VERMEKTİR
Şunu herkesin bilmesi gerekir: Türkiye'nin zararına olan bir durum, ne AK Partinin ne herhangi bir grubun faydasına olabilir. Bugün için AK Parti iktidarına zarar vermek ise Türkiye'ye ve Türkiye içindeki herkese zarar vermek anlamına gelir.

9 yıllık iktidar döneminde maruz kalınan türlü türlü oyunlar, provokasyonlar, tezgahlar büyük bir tecrübe oluşturmuştur. Samimiyet, her türlü oyunu bozar. Milletin hayır duasıyla ve desteğiyle bütün badireleri atlatan AK Parti iktidarı bu oyunu da bozacaktır. Menfaat değil ideal birlikteliğiyle oluşan kardeşliğe kimse halel getiremez.

Biz kardeşlikle, samimiyet ve ortak akılla hareket etmeyi sürdüreceğiz. Yanlış yapanlar veya istismar edilecek durumlara sebep olanlar hesabını millete ve adl-i ilahiye verirler.

Kaynak: YENİ ŞAFAK

Avatar
gizeme .. 8 yıl önce

gizem carsaftagiy cıkortayabari.hos moderngiyinli olsanda farketmez kafa geri.sen akpyi cemaati ülkenin hayrına olmadıgını ögren artık.molla olmayacak halk camilerimiz de hep acik isteyen gitsin .

Avatar
Gizem Yılmaz 8 yıl önce

AK Parti, cemaatin siyasi bir parti olmadığı, hele hele iktidar partisi olmadığı halde; siyasi bir erki kullanmadığı dolayısıyla “yıpranmadığı” halde, ülke politikalarını domine etmesinden rahatsız