
Bugün bir arkadaşım dedi ki abi Yalım seçileli hiç belediyeye gittin mi? Dedim ki hayır gitmedim. Peki dedi gitseydin mesela yüzleştirseydin Halil Arslan’ı veya Doğukan Kurnaz'ı veya parti İl, İlçe Başkanını olup bitenle ne diyebilirlerdi sana? Hepsi tanır ve sever sayardır? Neden inisiyatif alıp bizzat işin içine dahil olarak düzeltmeyi seçmedin? Bu soruyu daha önce da çok duydum neden müdahale etmiyoruz ve neden inisiyatif alıp kurulu olan diyaloglarımızı canlandırıp, insanları ikna ederek olması gerektiği gibi mantıklı ve hukuk çerçevesinde hareket etmeye mecbur etme yolunu denemiyoruz siyasi yada idari makam sahiplerini? Evet, bu sadece CHP ve belediye kurumları için geçerli değil ki biz nereye gitsek randevusuz habersiz bile gitsek eminiz geri çevirmezler ve görüşürler. Haklılığımızın, yaşanmışlıklarımızın ve Valilik protokolünde yeri ve protokolü oluşturan kurumlar da tanınırlığı ve saygınlığı olan epey de okunan ve güvenilen bir gazete kurumunun sahipleri yazarları gazeteciler olmamızın da avantajı ile biraz da belki cesareti ve ağırlığımızı kullanarak şehre ve şehir siyasetine dair bilgi ve bunca yıllık tecrübemize de yaslanarak pekâlâ başımızdaki bu adaletsizliği giderip bu gidişe dur diyebilecek özgüvene sahibiz çok şükür ve hatırımızın ne kadar sayıldığının da MHP ve Ak Parti de dahil her çevredeki popülarite ve çapımızın da farkındayız. Oğullarımız, hatta bazı yeğen ve damatlarımız bile toplumda karşılığı olan sevilen insanladır ve nereye gitseler insanlar başına toplanır hal hatır ederler.
Hangi partiye gitsek ya yönetimin de dost ve ahbaplarımız vardır ya başkanları ile vekilleri ile başkan olmadan önce tanışıklıklarımız. Esat Beylerce'den bu yana ki Esat ağabey babamın dava arkadaşıdır beraber siyaset yaptılar CHP'de ondan beri gelen CHP İl, İlçe başkanlarının da çoğunu bizzat tanırız severler MHP'de de yine taa İbrahim Cevher'den beri gelen İl, İlçe başkanları ile az çok diyalogumuz vardır. Ocak başkanlarının da neredeyse hepsiyle sıkı diyaloglarımız vardır. Ayhan Kınden de sever bizi Muhterem Kuruçay yada Mustafa Raşit Yılancı veya Alpay Özgür de mesela hepsine katkımız olmuştur az çok siyaset yolunda halka mal olup sesini duyurma konusunda. AK Parti'nin zaten içinde evvela öz ablam bulundu bir dönem aktif siyaset bile yaptı Kadın Kollarında. Eski İl başkanlarından Basri Yıldırım kardeşim de ilk gençlikten tanır sever sayar mesela sonra tanıdığım Hilmi Alper’de. Halen yönetim de olan İzzet Demir var mesela Muhammed Kuzubaşı var uzun yıllardır tanıyıp ahbaplık ettiğimiz yine mahallemizin insanı İl genel meclisi üyesi kardeşim var. İsmail Güneş geçen bizzat ziyaretimize geldi sağ olsun daha üç gün önce İl başkanı Himmet Yaşar kardeşim telefonla aradı sağolsun nezaket göstermiş teşekkür etmek için özellikle aramış oturacağız yakın zamanda. Devlet kurumlarında da durum pek farklı değil çok şükür sağolsunlar neredeyse bütün protokol sever sayar değer verir ve hissettirir. Rektör hocamız hele mesela insana özel hissettirme becerisi de yüksektir büyük bir insan olunca tabi ilim erbabının halden biliri ve Arif'i farklı oluyor sonuçta. Rektör hoca gerçekten farklı bir bürokrat.
Peki madem şehir siyasetinde ve Devlet kurumlarında bu karşılığa sahip isek neden mağduruz ve neden birazda mağdur edebiyatı yapıp işimizi gördürüp, adaleti tecelli ettirme yönünde inisiyatif almıyoruz bu şehrin belki de en cesur bilinen insanları olarak? Hemen yanıt vereyim de yazı uzamasın biz sap samandan ayrılsın kimin ne olduğu iyice meydana çıksın istedik. Ne tekim öyle de oldu kimi küçücük menfaatlere eğilip sustu kimi zorbalık etmeye hazır insanları peşine takıp gezen mafyatik siyasetçi tiplerden korkup sustu. Gazeteci de dövdürdü siyasiler malum tekel bayii esnafı da veya kuyumcu da çok var zorbalık örneği ki bu dönem de yaşanan ortada. Kimi de tâbi dik durdu, teslim olmadı algı ve şantaj siyasetine. Ama biz müdahale etmeyi kendimize had ve hak görmemek ile beraber hiç susmadık. Kimsenin yanına gidip yüzüne makamında ekibinin içinde söz söylemedik ama gazetemizden uluorta denmesi gerekeni de dedik nitekim hepsinin bizi okuduklarına da emindik ve bekledik ilahi adaletin gelmesini ki geldi emin olun biz eminiz vakit ilahi adalet vakti.
Vakit ilahi adalet vakti olduğu için şehir siyasetini dizayn etmesi için vazifelendirilenler kepaze oldular hiç olmadıkları kadar. İlahi adalet vakti olduğu için karşılarında algılarını yönetemeyecekleri kadar aydınlık bir halk ve aydın halk temsilcileri buldular. CHP yönetiminde ki aydın insanlar mesela kendi siyasi geleceklerini hiçe sayma pahasına istifayı göze alarak bu örgütlü faaliyeti ifşa ettiler. Siyasetin içindeki kokuşmuşluğu ahlaksızlığı da keza. Son yaşananlar çok manidar ve şehir siyasi tarihine geçecek kadar önemli gelişmeler idi. CHP İl, İlçe başkanları ve yönetimlerinin istifa gerekçeleri çok yerinde idi ve halka durumu ifşa anlamına gelmekte idi. Keşke hazır yeri gelmiş iken mağdur edilen işçilerin de nasıl CHP düşmanı haline getirildiğini de konuşsalardı. Çadır kurup bizzat esnaflığa soyunarak son düşmanlığı ettiği esnafın da belediye yönetiminden kan ağladığını da ifade etseydiler. Belediye içindeki mobbingleri adam kayırmaları ve yolsuzluk iddialarını da. CHP ye zarar vermek adına ne mümkün ise yapıldığını ve CHP ismini yıpratmak ister gibi davrandıklarını da halka ve Ankara'ya duyursaydılar ama bu da bir şeydir. Dilerim İl seçim kurulu ve Savcılığı da bilgilendirir aydın CHP’liler. İşte Ak Parti'deki milli ve milliyetçi arkadaşlar ile CHP’deki milli ve milliyetçi arkadaşlarımız ayna tutuyor şimdi ve halkı aydınlatmamıza yardım ediyor şükür. Bu arada biz gerektiğini gördüğümüz de FETÖ'yü partisine konumlandırmaya çalışanların kapısını bile dövdük ve gümbürtüyü Ankara bile duydu. Gerekirse yine müdahale ederiz inisiyatif alıp ama anlaşılan halkta Devlet de bu sefer uyandı. Yıllar süren mücadelemiz nihayet meyvesini verdi. Kaldı ki gelişmelere bakılır ise gazetemiz de açılacak, Adli tatil biter bitmez ve el konulan mal varlıklarımız ve birikmiş alacaklar dahil haklarımıza da kavuşacağız inşallah ilgili ve yetkililerden siyasi destek sözünü aldık. Hukuk zaten çoktan verdi desteği ama siyasetle çözememiş idik Uşak kavgası büyük kavga olunca ve anlaşılan CİA ve derinler Uşak siyasetini Ankara'ya pek bırakmayınca. İstifalar başta olmak üzere şehirdeki bu enteresan siyasi gelişmelerin perde arkası yada hikmeti bu işte adalet geliyor hem de ilahi adalet getiriyor adaleti yerine daha doğrusu mecbur ediyor ilgilileri.






