CHP Eşme İlçe Başkanı Cumhur Uslu ve CHP Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan'a CHP'den tam destek
CHP çabuk davranıp disiplin kurulu üzerinden ihraç sürecini başlatmazsa ve Devlet nihayet müdahale etmek zorunda kalırsa, CHP çok şey kaybeder.

Bildiğiniz üzere bir süredir Özkan Yalım'ın CHP'ye ve şehre çökme planlarını uyguluyor olması sebebiyle psikolojik şiddete maruzuz. Bütün şehir ve zaman zaman sözel veya fiziksel zorbalıklara da tabi. Sosyal medyada da fake hesaplar üzerinden "muhalefete muhalefet olmaz, gidin AK Parti'yi eleştirin" teranesi üzerinden aynı gergin ortam yaşatılıyor. Dolayısıyla zaten canı burnunda yaşayan Uşak halkı ve ülkenin en pahalı suyunu kullandığı halde çeşmesinden su bile akmayan ayrıca Yalım’ın savaşır gibi davranmakla kalmayıp kurduğu çadır üzerinden rekabette olduğu esnafımız hayli tedirgin ve gergin. Çoğu sosyal medyada yorum falan da atıp rahatlayamadığı için, duyurmayacağına emin olduğu dostlarının meclislerinde ağzına geleni söylemeden kendini teskin edemiyor. Esnafın hepsi samimi ortamda Neyzen Tevfik olmuş. Zaten gençlerin ve kadınların çoğu da Tıbbiyeli Hikmet gibi, "tam bağımsızlık", "Kuvâ-yi Milliye" demeyenin yakasına yapışmasa da peşini bırakmıyor.
Durum ülkecek zaten vahim, keza dünyaca da hiç iyi durumda değiliz anlaşılan. Düşünün ki, bir Devlet başkanı uyuşturucu baronu olmakla suçlanıyor ve başka bir Devlet tarafından kaçırılıyor. Ne enteresan! Neyse, konuya dönersek; siyasetin cılkı çıkınca her kurumun da cılkı çıktı sırayla ve siyasetteki çürüme her sahaya yansıdı ve bulaştı. Siyasetçi, 15 Temmuz bahanesiyle çok güçlendirildi ve şımartıldı, sanki halkın karşılığı imiş gibi. Görüştüğüm bütün CHP’liler aynı şeyi söylüyor: "Ön seçim olsa CHP'nin adayı asla Yalım olamazdı" diyor. "O olmasa kim olurdu?" sorusunun yanıtı muallak tabii biraz, ama herkes "Ön seçim dense başka aday adayları da çıkardı ve Yalım, kim çıksa sonuncu olurdu" diyor. Yani aslında Yalım, hukuk ve demokrasinin gereği şu anda o makamda oturmuyor. Parası ve yalakalığı ile yanında itibar bulduğu Genel Başkan'ın torpili ile bu net. Ve şu da net: Kim aday olsa zaten CHP kazanacaktı, İyi Parti'nin Muhammet Gür'ü aday ettiği bir zeminde. Yani kim aday olsa, halk AKP'nin karşısında en güçlü gördüğü adaya yüklenecekti. CHP'de doğal olarak kimi aday yapsa, AKP'ye karşı kazanmaya en yakın parti olduğu için halkın tercihi olacaktı.
Neyse, artık olan oldu. Yalım, şehre de partiye de seramik dükkanına dalmış bir fil gibi zarar verdi ama bence zararın neresinden dönülse kârdır. Zaman zaman eleştirmekten de geri durmadığımız ama samimiyetine ve partililiğine, yani CHP'liliğine her şartta toz kondurmadığımız, doğuştan CHP'li Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan nezdinde bir devrim, şehir ölçeğinde de olsa, gerçek oldu. Yalım despotizmine ve şaibeli yönetime "hayır" diyen ve hiç çekinmeden Genel Başkan dahil Genel Merkez'i de Yalım’a ve Uşak'ta yaşananlara dair bilgilendiren ve sonra ters düştüğü için Yalım’ca partiden dışlanmaya kalkılan Yılmaz Tozan’a, sadece Eşme’de değil neredeyse bütün ilçelerde ve Uşak merkezde parti çapında tabandan bir sahiplenme yaşadı. Özellikle kongre tiyatrosu oynandığı esnada, sırf Tozan'a yakınlığı bilindiği için büyük kongre delegesi yazılmayarak siyasi suikast girişimine maruz bırakılan CHP'nin kuşkusuz en başarılı ve en sevilen ilçe başkanı Cumhur Uslu'ya yapılandan sonra partililer adeta silkelendi ve Tozan ve Cumhur Başkan'a açıktan destek attı. Keza geçtiğimiz günlerde CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba da, yanında yine partililiğinden asla kuşku etmeyeceğimiz kişiler olan İl Genel Meclisi üyeleri Ömür Önlü, Ahmet Doğan ve CHP önceki il yönetiminden Can Ocakoğlu’nu da yanına alarak Eşme'ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sosyal medya ortamında fotoğrafla da paylaşılınca doğal olarak Karaoba da gördü partililerin desteğini ve "Yılmaz Tozan ile beraber görünmeye mecbur kaldı" yorumlarının kulislerde yankılanmasına sebep oldu. Ki aslında Ali Karaoba, en fazla Yalım’ın yanında görülen isim olduğu için tepkilere maruz kalmıştı parti içinde.
Özellikle son günlerde belediyenin sitesi veya Yalım’ca beslendiği bilinen sosyal medya hesapları dahil, belediyeye dair bütün haberlerin altında yüzlerce, toplamda binlerce yorum oluyor ve tam tabiri ile halk Yalım ve avanesinin çaputunu çıkarıyor. Tepkiler önceden homurdanma şeklinde idi belki, ama gelinen noktada halk ve esnaf sessiz tepki vermeyi bir kenara bırakarak Yalım’a ve CHP'ye siyaset ve demokrasi dersi verdi, vermekte. Yorumlarda açıktan "Yakında belediyenin kapısına dayanacağız ve 'Başkan istifa!' diye bağıracağız" diyenler de var ki, adam gibi bir muhalefet partisi olsa şimdiye zaten emin olun en az on bin kişiyle belediye kapısına dayanır ve istifaya zorlardı başkanı. Ama ortada maalesef parti yok ve bu gidişle halk, partiye ihtiyaç duymadan kendisi organize olacak ve tepkinin nerede, nasıl verileceğini gösterecek bütün Türkiye'ye.
Bizim Yılmaz Tozan’a kalsak, Özgür Özel, Devlet'ten ve halktan önce davranıp disiplin süreci başlatarak ya da başka bir yolla bu meseleyi çözüme kavuşturacak. Keşke çözse! İnanın, partiye zarar vermemek adına sustuklarımız ve yazmadıklarımız da gazeteci olarak bizim sırtımızda ağır yük haline geldi. Biz "Özkan Yalım’ın Partisi" diyoruz, CHP ismi zarar görmesin diye ve faturayı CHP'ye değil Yalım’a kesmeye, kestirmeye çalışıyoruz. Lakin halkın ekseriyası hiç de bizim gibi hassas davranmıyor ve direkt CHP diye yükleniyor ve "Yalım belediyeciliği" demiyor, "CHP belediyeciliği" diyor kötülerken. Oysa Mansur Yavaş örneği var CHP belediyeciliğine veya Afyon’da da aslında halkın çoğu memnun CHP'li Belediye Başkanı, Kuvâ-yi Milliye'ci Burcu Köksal hanımefendiden. Gelin görün ki Uşak ve İstanbul gibi belediyeler örnek verilerek CHP'ye yükleniliyor ve bu durum bizi gerçekten üzüyor. Dilerim CHP çabuk davranır ve Yalım'a dair gereğini yaparak kurtulur bu beladan. Zira yerine hangi belediye meclisi üyesi arkadaşımız belediye başkanı olsa, bundan çok çok daha iyi olur şu durumda.






