
Bildiğiniz üzere, CHP Belediye Başkanı Özkan Yalım, İçişleri ve Adalet Bakanlığı ortak kararı ile olması gerektiği gibi belediye başkanlığından uzaklaştırıldı ve yine olması gerektiği kabulü ve prosedür gereği valilik, belediye meclisinden yeni belediye başkanı seçilmesi kararı verip gün tayin etti. Zaten il genel meclisi başkanlığında da değişim gerekliydi, seçimin vakti gelmişti. CHP Genel Merkezi durumu fırsata çevirerek bazı önemli ve ileride daha iyi anlayacağımız, bana göre yerinde hamleler yaptı. Öncelikle il genel meclisi başkanlık seçimlerini değerlendireyim; çünkü önce zaten hayli yıpranan Kadir Uslu'nun yerine Aynur Yurtsever il genel meclisi başkanı seçildi. Süreci kenardan takip ettim Uşak Haber Merkezi Genel Yayın Yönetmeni olarak ve hiç kafa karışıklığı sebebi olmamak, partinin kendi mahreminde krizleri aşmasına ve iç istişare ile başkanları belirlemesine zemin hazırlamak adına haberci gibi bile davranmadık ve sadece sonucu yazdık her iki seçimde de. Şimdi bu sonuçlardan artık değerlendirme sunabilirim düşüncesi ile seçimin ertesi sabah bu köşe yazısını hazırlayıp istifadenize sunma kararı verdim. Aynur Hanım, bizim uzun yıllardır hem bir girişimci kadın, hem bir esnaf, hem de yıllardır CHP'de siyaset yapan bir siyaset insanı olarak yakından tanıdığımız ve ekipçe çok da sevdiğimiz birisidir ki ön seçimde de destek attık kendisine. Belki bize sorsalar Ömür Önlü ya da Ahmet Doğan ağabeyleri mi isterdik, ama Aynur Yurtsever Hanımefendi de iyi temsil edecektir, kuşkum yok; partisini de, oy aldığı insanları da, buna mukabil devletin verdiği makamları da. Zaten belediye başkanı seçilen Hatice Terekeci Özkan'ın da Aynur Yurtsever'in de en göze çarpar huyları açık sözlü ve dürüst insanlar olmalarıdır. İl genel meclisi başkan adayı belirlenmesi sırasında adaylığının hukuksuz olduğunu bile bile diğer seçilmiş arkadaşlarına küstahça haksızlık etmekten geri durmayan ve Uşak'ta Emre Karslı veya Doğukan Kurnaz neyse, Eşme'de de Seyfi Paksoy yakın, yaklaşık aynı misyonu icra etti diye kulislerin çalkalandığı Eşme Belediye Başkanı Tozan'ın bütün şaibeli işlerinde ortak anılan ve bir şekilde kendisine disiplin cezası bitince, yani önümüzdeki yıl başkan yaptırmayı kabul ettiren haris arkadaşı ve onun adaylığı için çırpınan Tozan ve bazı genel merkez uzantılarını kınıyorum. Seyfi Paksoy kendini ne sandıysa, artık aday olması hukuken de etik olarak da münasip değilken, hiçbir il genel meclisi üyesine yakıştıramadı başkanlığı ve tuhaf biçimde kendini dayattı ve genel merkez de buna göz yumdu. Öncelikle bu eleştiriyi ve tepkiyi CHP tabanı adına dile getireyim; çünkü herkes farkında Seyfi Paksoy'un bu davranışlarının ayıp olduğunun, kibir ve harisliğini veya makam sevdasını ortaya koyduğunun da ve herkes kınadı, kınıyor.
Konuya gelmeden tekrar şunu da belirteyim: Başka bir gazetede okudum, CHP Genel Merkezi'nden gelen yetkili, yerel basına Yalım'ın zulmünü de kendilerinin yerel basını önemsemeyip yapılan haberleri, ikaz ve uyarıları da görmezden geldiğini kabul edercesine bir açıklama ile Uşak yerel basınına da el sallamış ve "öz eleştiri kabul edeceğiz, eleştiriler" demiş ve genel merkez adına özeleştiri de bulunmuş. Çok isabetli olmuş. Ben şahsen okuyunca haberi ve genel merkez yetkilisinin beyanatlarını mutlu oldum, umutlandım; şehrin en çok takip edilen, en etkili ve en güvenilir internet gazetesinin editörü ve köşe yazarı da olan bir gazeteci olarak. Tabii ki Yalım yalakalığı yapan mafyatik ve ukala tipleri de partiden uzaklaştırmalılar artık. En azından vitrinde birilerinin adamı olarak anılan kimselerin olmaması lazım. Pavyoncu Özkan'dan daha beter tipler de var; hem yönetimde, hem partide, hem de bir ya da iki tane de olsa belediye meclisi üyeleri arasında ve bize değil tabi ama diğer yerel gazetecilere kaba ve çirkin davranan tipler de var, biliyoruz. Özellikle Yalım görevden alındığı gün belediye binasını kendince mafyatik tiplerle ablukaya alıp gazetecilere kaba davrandıkları yönünde çok şikayet aldım. Kavgaya hazır tipler zaten bitik, kaybedecek bir şeyleri yok ve çok cüretkârlar. Nasılsa sıra bize gelecek diye de biraz rahat davranıyorlar. Zaten hali hazırda türlü suçlara bulaşmış oldukları için kavga çıkarmak, gazeteci tartakalamak onlar için hiç sıkıntı olmayabilir ki bizden giden olmadı ama giden gazeteciler bu kaygıyı yaşamış maalesef.
Belediye meclisinde, özellikle şimdi cezaevinde olan Yalım ve Halil Arslan'ın çok geceler evinde alemler tertipledikleri bilinen ve Uşak Spor'un da başında olduğu bilinen Özhan Özgöbek ve Emre Karslı, belediye meclisinde görev alıp göbeklerini yaya yaya, bacaklarını iyice açıp yayıla yayıla mecliste oturacak ise, Hatice Terekeci Özkan'ın başkan olmasının katacağı nezaket ve letafetin yeterli olacağını ben şahsen sanmıyorum. Ukala, kibirli, kendini beğenmiş ama ortada yalakalık dışında başardığı hiç iş olmayan tipler var. Zaten ki yönetimde de deminden beri ismini vermediğim, Asım Kalelioğlu'nun adamı diye bilinen ve yapışık ikizi gibi yanında gezen zatın acilen yönetimden uzaklaştırılması lazım. Bunlar Celaleddin Çoban başkanın dikkatine. Konuya dönersek, şehirce büyük bir psikolojik harp yaşadık son iki senede ve uyarılarımıza kulak tıkayıp Özkan Yalım'ı şımartanlar yüzünden finalde acayip rezil ve mahcup olduk. Bornozlu sevgililerin umurunda değil, onlar cezaevinde görüş ayarlama derdinde hala. Ve dolayısıyla şehirce, başta yerel gazeteciler ve mağdur edilen belediye personeli ve esnaflar olarak hepimizin biraz özel ilgi ve imtiyaza, morale ihtiyacı var. Bu bağlamda bütün ailesini yıllardır tanıdığımız gazeteci Nurullah Çavuşoğlu'nun aile avukatı ve öteden beri dostumuz olan ve ayrıca Çavuşoğlu'nun oğullarına kirve de olduğu Güven ve Hatice Terekeci Özkan çifti, zaten öteden beri CHP içinde bize en güven veren insanlardır. Doğruya doğru, biz avukat hanımı öteden beri Güven Bey'den fazla tutarız; o bize daha samimi, daha açık sözlü gelir. Hatice Terekeci Özkan ismi belediye başkanlığı için de zaten partinin seçimde adayı olsa yeri bir isimdir ve çok değerlidir ve bence genel merkez uzun istişareler sonunda doğru karar vermiştir. Kadın eli dokunmalıydı CHP siyasetine, iyi oldu.
Hep söyledik zaten seçimden önce de, iki yıl önce CHP'nin belediye meclis üyeleri – az önce isimlerini verdiğim piyangodan meclis üyesi olabilmiş iki isim dışında – bütün belediye meclisi üyeleri zaten Yalım'dan çok gömlek üstündür. Hangisi ile kıyaslarsak kıyaslayalım fark etmez. Mehmet Karakoç, Ozan Bayık ve Yüksel Doğan; üçü zaten belli, Yalım'a göre bizim adamdı. Haşa ki üçü de kimsenin adamı olmaz, üçü de adamdır evelallah. Bize göre üçü de sağlam Kuvayımilliyeci. Hatice Hanım zaten babadan dededen özel bir aileden geliyor; rahmet olsun babasına, büyük insandı bilirdik. İster Uğur Albayrak deyin, ister Turan Ünlü, ya da mesela şehrin en nezih alkollü mekanını işleten en sevilen mekancı Mustafa Arslan, Devrim Alkan için de sözüm geçerli; inanın hepsi de Yalım'dan iyi yapardı bu işi ve belki de bize sorulsa biz Karakoç ya da Yüksel Doğan olsun derdik, ayrı konu. Ama şöyle düşününce, bundan sonrasını kadın olması ve çok güven veren bir insan ve ayrıca avukat olması hasebiyle en doğru isim bence Hatice Terekeci Özkan idi. Bu gece sohbetini ettik hatta. İlahi adalet tecellisi ise Özkan'ın otel odasında belediye maaşlı sevgilisi ile basılıp cezaevine gitmesi, sanki Hatice Hanım'ın Yalım yerine başkan seçilmesi de sanki ilahi adaletin bir tecellisi gibi. Umuyor ve diliyorum ki, ilk başkan olarak konuşmasında da buyurduğu gibi şeffaf bir yönetim anlayışı benimser Başkan Hanım ve buyurduğu gibi ortak akılla yönetir ve kendisine her dönem referans olmuş gazeteci arkadaşları olarak bizi de mahcup etmez ve durumu toparlayarak şehre iz bırakır, eser bırakır üç senede. Benim şahsen umudum var Hatice Terekeci Özkan'dan ve Aynur Yurtsever'den. İkisi de gerçer birer Cumhuriyet kadını, kuşkum yok. Hayırlı uğurlu olsun. İnşallah şehrimize kadın eli değecek, ne mutlu?






