Köşe yazarımız gazeteci Nurullah Çavuşoğlu'nun Arslan Bulut'un makalesini paylaşırken yaptığı yorum;
Uşak'ta şimdi cezaevinde olan belediye başkanı Özkan Yalım hala Akpartili belediye başkanlarının yolsuzluklarını faş etmedi ve hala cezaevinde kendisini çıkarmak zorunda kalacaklarına tahliye olacağına falan inanıyor arkadaş Devleti körebe oynuyor sandı anlaşılan suçları işlerken göz göre göre göz yumdu ya gözü yumuk numarası yaptı ya Devlet şimdi de tuttu yakaladı ya tekrar salacak ve tekrar gözünü yumup oyuna devam edecek sanıyor. Neden peki? Çünkü bildiği çok siyasi ve istihbari sır var hem istihbarat örgütlerine ve onlarla iş tutanlara dair sırlar var hem de kendisinden önceki iki döneme ait bildiği bir çok yolsuzluk vs. bilgisi var keza Özgür Özel’i nasıl esir aldığını da daha gözaltından kısa bir süre önce ben söyledim Uşak'ta bir yerel gazeteci olarak. Zaten belediye başkanı iken de Ak Partili siyasiler bir ara bunalttı Yalım’ı o da çıktı ve elinde bir zarf sallayarak açıkça kamera önünde Ak Parti'yi tehdit etti elimdeki zarfta sizi hem rezil edecek hem içinizden bazılarını hapislerde çürütecek belgeler var diyerek.
Nitekim sonuçta almıştı ne yalan söyleyeyim Ak Parti muhalefeti normalleştirmiş idi siyasette anlaşmak için illa bir araya gelmek gerekmez sen daha iyi bilirsin ağabeyim sureten yerinde manevra ve hamleler ile anlaşılır gidilir. Bakın Yalım cezaevinde ve hala o zarfta olanları açıklamıyor? Neden? Çünkü zarfın içindeki açıklanır ise hapse gidecek olanların siyasi baskı ile kendisini çıkarabileceğini sanıyor en azından buna kendini inandırıyor? Kim bilir belki de kankalıklarının bizim bildiğimizden evveli de vardır sandığımızdan ezeli de olabilir CHP vekili iken hiç muhalefet etmedi inanın o zarf salladığı başkanlar ile de çok iyi geçindi hatta beraber yolsuzluk bile yaptılar vallahi ve mesela Nurullah Cahan ne zaman bunalsa Yalım CHP uşak milletvekili olarak gider makamından fotoğraf verirdi o kadar fedakarlar. Tabi aynı Yalım şimdi FETÖ yöneticisi olmaktan yargılanan ve belki de hala Fetö elebaşı olmayı sürdüren Hazım Sesli ile de kanki idiler cezaevinde bile ziyaretine gitti Yalım Adliyede savundu hayırsever iş adamları diye ki inanın biz çoğu kez herhalde Ak Parti bunu CHP içine ajan yollamış dağıtsın yıpratsın nefret ettirsin herkesi CHP'den diye özel planla yollamış galiba da derdik o kadar diyeyim ki inanın bize göre AK parti hiç alınsın istemedi işlerine gelmişti. Konuya gelirsek. Konuya gelirsek bugün Mansur Yavaş çıktı ve döktü zarfın içinde ne varsa yarın da çıksın imamoğlu istanbul belediyesinin zarfını döksün. Neden AK Parti'den bekliyoruz ki bu siyasi hamleyi CHP nin yapması daha doğru değil mi? Halk iradesi adaleti tecelliye mecbur eder keza bu durumu hakime savcıya anlatmaya ne var? Çaldıklarını geri istemeye ve rücu etmeye ne var?
Şimdi bekliyoruz halk olarak Ankara Adliyesinin bu duruma nasıl tepki vereceğini gözlemliyoruz aynısını Yalım da İmamoğlu da yapsın güçlendirsin savcının hakimin elini yardım etsin işte adaletin tecellisine. Adalet iktidarın elinde ya da etkisinde demekle işler çözülmüyor ve öyle sandık ya da inandık diye öyle de olmuyor. Bütün hakim ve savcıları siyasetin etkisinde ve emir eri kabul etmek büyük haksızlık ben şehrimden biliyorum Hakimler de Savcılar sa aslında adaletten yana gel gör ki sistem değişik elinden dolaylı alınmış Cumhuriyet Savcısının yetkisi neredeyse her siyasetçi imtiyazlı gibi illa içişleri oluru gerekiyor soruşturma başlatmak için istesen soruşturma iznini soruşturma izni istediğin siyasetçi herkesten evvel duyuyor durduk yere düşman kazanıyorsun zaten aylar yıllar bekliyor çoğu soruşturmaya izin talebi sonra çoğuna da red geliyor suçlanan zaten o ara işi kılıfına uydurabiliyor vs vs. Ben kendimizden biliyorum Uşak Haber Merkezi UHM olarak sorun yapay zekaya muhalefeti bizim yaşattığımızı kabul eder kendi şehrimizde ve çok ağır eleştiriler de getirdik zaman zaman savcılar ile zaman zaman siyasetçiler ile zaman zaman bürokratlar ile mahkemelik olduk inanın ve inanın biz bir gün hapis yatmadık yazıp söylediklerimiz yüzünden hiç adaletsizlik görmedik desek yalan gazetemiz kapandı ve seyrettiler suçsuz olduğumuzu bile bile ama yapacakları bir şey yoktu emir yukarıdan dı ve Cumhurbaşkanlığı bakanlar kurulu kararı ile kapatılmış idi gazetemiz hikayesi senin malumun Arslan ağabeyim anlatmıştım sana Rahmetli Cindoruk ağabeyimizin ofisinde oturduğumuz da hatırlarsan. Demek istediğim siyasetçinin ya da gazetecinin göstermediği cesareti savcıdan hakimden beklemek çok yanlış her şey bu kadar keşmekeş ve her yan suçlu iken cezaevleri dolu iken ağzına bir ve işler yetişmiyor iken halihazırda. Adliye personelinin hepimizden fazla yorulduğuna eminim zor iş zaten işleri kıldan ince kılıçtan keskin bir zeminde yaşıyorlar ve hepsi eve iş götürüyor mübaşir yada sekreterler bile. Hal bu iken hem de kurumumuzu yıpratmamak adına bence daha itidalli eleştirmeli ve önce çalana yeterince kızmalı kınamalıyız ve önce çalanı sahiplenen siyasetçiye kızmalıyız. Sıra adliyeye gelmeden iş çözülür zaten ki Adliye'ye kızmaya da evvelâ barodan başlamak avukat camiasından başlamak doğru olur kanaatindeyim. Siyasetin vitrini üzerine düşeni yapsın Devlette millette ikiletmeden bilir ve yapar yapması gerekeni vesselam ve saygılar.







